Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Atatürk Diyor ki
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 21 Ekm 2006
Bildiriler: 106
Alıntıyla Cevap Gönder
ATATÜRK'ÜN ORDU VE ASKERLİK İLE İLGİLİ VECİZ SÖZLERİ


· Ben Türk Ordusunun yabancısı bir adam değilim; ben ordu ile küçük rütbelerden beri içten teması olan bir askerim. Ben, hadiselerin akışı ile ordunun içinde subay, nihayet komutan olarak iş görmüş ve kanaatime göre başarılı olmuş bir komutanım. Türk Ordusunun, onun faziletini, kıymetini ve bu ordu ile neler yapılabileceğini bizim kadar anlayan az olmuştur. (1926, Ankara) (Falih Rıfkı ATAY, Atatürk'ün Bana Anlattıkları, İstanbul, 1955, s. 13)

· Benim, ordularımızı sevk ettiğim ve yönelttiğim hedefler, esasen ordularımızın her erinin, bütün subaylarının ve komutanlarının düşüncelerinin, vicdanlarının, azimlerinin, ideallerinin yönelmiş bulunduğu hedefler idi... Bütün millete hiç tereddütsüz ve gönül rahatlığıyla arz edebilirim ki, Cumhuriyet Orduları; Cumhuriyeti ve kutsal topraklarını güvenle koruma ve savunma kudretindedir ve hazırdır. (1925, İzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, C. II. Ankara, 1952, s. 240)

· Orduyu asıl düşman karşısında görmek lazımdır. Bunu ise bir millete herhangi bir zamanda gösterebilme imkanı yoktur. Bunu muharebe sahasında görmek fırsatını bulabilecekler azdır. Bunlardan yoksun bulunanlara, millet ordusunun kuvvetini, kudretini, göstermek için genellikle bir takım göz alıcı hareketler, askeri usuller kabul edilmiştir. Bu usuller ve bunların gösterileri bir takım göz kamaştırıcı ve gönül alıcı görevlerdir. Bir ordunun esas disiplinini bu gösteri şekillerine göre değil, arazi şartlarına uydurması mecburiyeti anlaşıldığı günden beridir ki, ordunun eğitim ve öğretim programlarının gerçek hareket noktası tespit edilmiştir...Bu çocuklar asker oldukları zaman, onların muharebe meydanlarında başarılı olmaları için lazım olan eğitim ve öğretime özellikle önem vermeliyiz. (A. ÂFETİNAN, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Ankara, 1959, s. 87)

· Hiçbir zaman saldırgan olmayı düşünmemiş olan ve fakat daima haksız taarruza uğrayacağını hesabeden bir milletin ordusu olarak, ordumuz uzun bir seferden sonra hemen diğer bir sefere başlayacakmış gibi maddi ve manevi yönden hazır bulunmalıdır. (1924, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, C. I, Ankara, 1997. s. 351)

· Yedek subay demek bu milletin zaten aydın sınıfına , eğitim görmüş sınıfına aldığı vatan evladı demektir. Bu vatan evladı ilim ışığıyla memlekete, yerine getirmeye zorunlu olduğu hizmetten başka, vazifeden başka, bir de orduya giriyor. Düşmana göğüs gererek, askerlik vazifesini de yerine getiriyor. Bunlar ilim ve bilgi sahibidirler. Memleket bunlara her zaman muhtaçtır. Hele ordu içinde muharebe meydanlarında bin türlü ölüm mücadelesi yaparak tecrübe kazanmış, cürret ve cesaretlerine dayanıklılık vermiş olan bu memleket evlatları tercihen, en yararlı olabilecekleri yerlerde kullanılmalıdır. Bundan dolayı gerek kahraman ordumuzun bütün subayları ve gerek onların aralarındaki yedek subaylar tamamen emin ve rahat olmalıdırlar ve millet bunlara karşı vazifesini hakkıyla yapacaktır. (1923, İzmit) ( Arı İNAN, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1923 Eskişehir-İzmit Konuşmaları, Ankara, 1982, s. 123)

· Askerlik hayatını öyle bir okul haline koymalıdır ki, hem vatanı savunabilecek derecede askerlik sanatını öğrensin ve hem de memleketine döndüğü zaman bütün köy için ve köy halkı için ve hayatı için faydalı olabilecek şeyleri öğrensin . (1923, İzmit) (Arı İNAN, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1923 Eskişehir-İzmit Konuşmaları, Ankara, 1982, s. 54)

· Taarruz ve hücumda kıtaların sevk ve idaresinin kontrol altında tutulması sırasıyla, bütün kıta komutanlarının emirlerinin ve nüfuzunun etkili olmasıyla ve bu da askerin her an kontrol altında tutulması ile mümkündür. (1916, Silvan) (ATATÜRK, Arıburnu Muharebeleri Raporu, Ankara, 1968, s. 86)

· Subay, yalnız askere savaş vasıtalarını öğreten ve ona harpteki vazifesini gösteren bir insan değildir. O, insani ve milli hisleri de işler ve gereğinde düşman karşısında silah kadar tehlikeli bir duruma getirir. Bizim askerimiz kışlaya işlenecek bir ham madde olarak gelir. Kışladan ayrıldığı zaman da geldiğinden çok farklı bir durumda ayrılır. Kazanmış, yükselmiş, kuvvetlenmiş olarak evine döner. Kışla bizde sadece bir harp öğretim yeri değil, aynı zamanda bir kültür ocağı, bir sanat okuludur ve böyle olmakla da memlekete yaptığı hizmet ölçülemeyecek kadar büyüktür. (E. Ziya KARAL, Atatürk'ten Düşünceler, Ankara, 1981, s. 112)

· Asıl sanat eğitimi yaptıracak gerçek öğretmen yetiştiriciler, birbirinden yüksek olan komutanlardır. (1918, İstanbul) (M. K. ATATÜRK, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhâl, Ankara, 1981, s. 10)

· Kıtası tamamen emir ve komutası altında bulunmayan kıta komutanı hizmet etmiyor demektir. (1916, Silvan) (ATATÜRK, Arıburnu Muharebeleri Raporu, Ankara, 1968, s. 91)

· Komutanlar kıtalarının moral durumlarını bizzat içlerine girmek suretiyle anlamalı. Bu şekilde daha güvenle emir verilebilir. Üst rütbedekiler emirlerinde olanlarla konuşmalı, serbest söz söylemeye alıştırılmalı. Bu tutum faydalı ve gereklidir. (1918, Viyana) (A. ÂFETİNAN, M. K. Atatürk'ün Karlsbad Hatıraları, Ankara, 1983, s. 22)

· Bir kuvveti meydana getiren insanlar, genel hayatları, fikirleri, hareket serbestileri ezilmemiş, gürbüz, neşeli erlerden ve subaylardan oluşursa böyle bir birlikte bizzat akıl kullanarak kendiliğinden iş görme özelliği çok fazla görülür. (1918, İstanbul) ( M. K. ATATÜRK, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhâl, Ankara, 1981, s. 21-22)

· Muharebe için düşmanı ordugahımızda beklemek olmaz, onu uzaktan karşılamak en iyisidir. Düşman az ise yetişebilenlerimiz onu durdurur veya püskürtür. Çok ise bütün çarpışanlar yetişinceye kadar düşmana ateş açarak onun hareketini ağırlaştırır ve gerekirse geri çekiliriz . Fakat ileri gitmek, beklemekten iyidir. Hiçbir şey yapamazsak düşmanı görür, kuvvetini anlar, meraktan kurtuluruz. (1918, İstanbul) (M. K. ATATÜRK, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhâl, Ankara, 1981, s. 22)

· Son asır ordularını oluşturan personel, eskiden olduğu gibi hemen hepsi kendi gönül rızası ile askerlik hizmetine girenlerden ibaret olmayıp, milletin bütün kişileri askerlik hizmeti ile yükümlü tutulmuştur. Arzusu olanda olmayanda askerlik hizmetini yapmaya mecburdur. Bu şekilde kurulmuş olan ordularda, eski zaman ordularında olduğu gibi, üstler aşırı derecedeki insiyatifi ölçülü bir sınıra indirgemek, onu disiplin ve idare altında bulundurmak düşüncelerinden kurtulmuştur. Çünkü bu günkü ordularda barışta uzun yıllar uygulanan sıkı disiplin bir çoklarında hareket kabiliyetini kendiliğinden boğuyor. Bu sebeple bugünkü üstler, astlarda insiyatif uyandırmak için onları uyarmak özellikle, muharebede teşvik ve ümitlendirmek mecburiyetindedirle r...

· Bir orduyu meydana getiren her rütbe sahibi, genel olarak her kişi, yaşayan bir makinenin canlı organları, parçalarıdır. Bu makineyi işleten her organı, her parçasını harekete geçiren kuvvet buharla çalışan motor değildir. O tahrik vasıtası ordu makinesini meydana getiren yaşayan organların zihinleridir. Kuvvet ve kanlarındaki ruhtur. Zihinlerde bilgi, muhakeme, idrak ve kavrama olmazsa makine durur ve hiçbir kuvvet onu işletemez. Böyle bir makinenin çalıştırılabilmesi için herhangi bir veya birkaç makinistin sanat ustalığı da yeterli ve yararlı olamaz. Çünkü bu durgun beyinlerde teşekkül etmiş kütleler, taş, demir ve odun yığınlarından da hareketsizdir. (1918, İstanbul) (M. K. ATATÜRK, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhâl, Ankara, 1981, s. 26)

· Ordunun vazifesi, vatanı çiğnemek isteyen düşmana karşı ayağa kalkmaktır. Bu kalkış, elbette, yerinde durmak için değil, düşmana atılmak için olursa kalkılmış olduğuna değer. (1918, İstanbul) (M. K. ATATÜRK, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhâl, Ankara, 1981, s. 56)

· Gerek komutanların ve gerek erlerin bizzat düşüncelerini işleterek kendiliklerinden iş görebilecek meziyette yetiştirilmiş olduklarına kanaat edilmeden, bir askeri kıt'anın, bir ordunun güvenilir ve dayanılır bir kuvvet olarak tanınması gaflettir, felakettir . (1918, İstanbul) (M. K. ATATÜRK, Zabit ve Kumandan İle Hasbıhâl, Ankara, 1981, s. 59)

· Bir birlik ve özellikle subaylar topluluğu yalnız iyi örnek olacak önderlerle yetiştirilir. (1918, İstanbul) (M. K. ATATÜRK, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhâl, Ankara, 1981, s. 45)

· Memleketimizin ellide biri değil, her tarafı yıkılsa, her tarafı ateşler içinde bırakılsa, biz bu toprakların üstünde bir tepeye çıkacağız ve orada savunma ile uğraşacağız. (1920, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 82)

· Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz. (1921, Polatlı) (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK. Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 2000, s. 419)

· Zaferin sırrı, orduların sevk ve idaresinde bilim ve teknik kurallarını yol gösterici olarak almaktır. (1922, Bursa) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 47)

· Bir ordunun kıymeti zabitan ve kumanda heyetinin kıymeti ile ölçülür. (1923, Kütahya) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 169)

· Gelecekte de, çetin denemelerde değerini ortaya koymaya hazır komutanlarımızı n yüksek yeteneklerini korumak ve artırmak, yurt korunması ve savunması için gereken bütün araçları aralıksız sağlamak zorunluluğumuzu hiçbir gün savsaklayamayı z. (1924, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 354)

· Zafer, "zafer benimdir" diyebilenin, başarı, "başaracağım" diye başlayanın ve "başardım" diyebilenindir. (1925, Konya) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 214)

· Türk milleti ordusunu çok sever, onu, kendi idealinin harisi telâkki eder.

(1931, Konya) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 303)

· Tarihte yarılmamış ve yarılmayan cephe yoktur. (1927, Ankara) (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK. Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 2000, s. 318)

· Efendiler, komutanlar, askerliğin görev ve gereklerini düşünür ve uygularken, beyinlerini siyasi görüşlerin etkisi altında bulundurmaktan kaçınmalıdırlar. Siyasetin gereklerini düşünen başka görevliler bulunduğunu unutmamalıdırlar. (1927, Ankara) (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK. Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 2000, s. 336)

· Komutanların, emirleri altına verilen millet evladını, memleket vasıtalarını, düşmana ve ölüme doğru sürerken, düşündükleri tek nokta, milletin kendilerinden beklediği vatan görevini ateşle, süngüyle ve ölümle yerine getirerek sonuç almaktır. (1927, Ankara) (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK. Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 2000, s. 336)

· Lafla, politika ile, düşmanın aldatıcı vaatlerine kulak vermekle askerlik görevi yapılamaz. Omuzlarında ve özellikle kafalarında askerlik sorumluluğunu yüklenecek kadar kuvvet bulunmayanları n feci sonuçlarla karşılaşmaları kaçınılmazdır. (1927, Ankara) (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK. Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 2000, s. 336)

· Gerçek bilgiyi verebilecek asıl okul birliklerdir. (1918, İstanbul) (M. K. ATATÜRK, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhâl, Ankara, 1981, s. 50)

· Muharebede yağan mermi yağmuru o yağmurdan ürkmeyenleri ürkenlerden daha az ıslatır. (1918, İstanbul) (M. K. ATATÜRK, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhâl, Ankara, 1981, s. 50)

· Zaferi, milletimizin azim ve iman gücü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi ordularının süngüleri kazanmıştır. (1922, Bursa) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 45)

· Türk Milleti'nin yüce ideallerinin gerçekleşmesi için kahraman asker evlatları hep önde gidecektir. (1931, Konya) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 302)

· Türk Milleti, hakkını, haysiyetini, şerefini tanıtmaya kadirdir. Türk vatanının bir karış toprağı için bütün millet bir vücut olarak ayağa kalkar. (1924, Kayseri) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 212)

· Eğer mensup olduğum milletin şanı ve şerefi varsa, ben de şanlı ve şerefliyim...ş an da, şeref de milletimindir. İçinizden biri çıkar da, sırf şan ve şeref için koşar, milletinden koparsa biliniz ki başınıza beladır. Millet bu gibilere asla izin vermemelidir. (1923, Uşak) (Ulus Gazetesi, 10 Kasım 1939)

· Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğ inin çelikleşmiş bir ifadesidir.

· Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini gerçekleştirmek için sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız güvencesidir.

· Büyük milli disiplin okulu olan Ordunun; ekonomik, kültürel, sosyal savaşlarımızda bize aynı zamanda en lüzumlu elemanları da yetiştiren büyük bir okul haline getirilmesine, ayrıca itina ve dikkat edileceğine, şüphem yoktur. (1937, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 420)

· Memleketimiz şu iki şeyin memleketidir: Biri çiftçi diğeri asker. Biz çok iyi çiftçi ve asker yetiştiren bir milletiz. İyi çiftçi yetiştirdik, çünkü topraklarımız çoktur. İyi asker yetiştirdik, çünkü o topraklara kasteden düşmanlar fazladır...bundan sonra da daha iyi çiftçi ve asker olacağız. Lakin bundan sonra asker oluşumuz artık eskisi gibi başkalarının hırsı, şanı, şöhreti ve keyfi için değil; yalnız ve yalnız bu aziz topraklarımızı korumak içindir. (1923, Tarsus) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 135)

· Ordumuzdaki subay ve yüksek komuta heyeti birbirlerine karşı büyük bir sevgiyle, hürmetle emniyet ve güvenle bağlıdır ve üstten aldıkları emri bir namus meselesi gibi kabul ederek ifa ederler. (1922, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 271)

· Dünyanın hiç bir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir.

· Sizin gibi komutanları, subayları, er ve erbaşları olan bir milletin yabancı eller altında köle olması mümkün değildir. (1921, Ankara) (Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, AKDTYK. Atatürk Araştırma Merkezi, C. IV, Ankara, 1991, s. 436)

· Askerlik hayatımda bu kadar mükemmel bir topçu ve bu kadar mükemmel idare edilmiş bir topçu ateşi nadiren gördüm. (1922, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 270)

· Memleket evlatlarını, vatanın savunması için ölüme sevk etmek sorumluluğunu üzerine alan ve aynı zamanda onların önünde göğsünü düşman kurşunlarına geren subaylardır, komutanlardır. (1923, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 340)

· Bu milletin evlatlarının fedakarlıkları , kahramanlıkları için kıyaslanacak örnek bulunamaz...

· Böyle evlatlara ve böyle evlatlardan oluşan ordulara sahip bir millet elbette hakkını ve bağımsızlığını bütün anlamıyla korumayı başaracaktır. Böyle bir milleti bağımsızlığından mahrum etmeye kalkışmak boş bir hayaldir. (1921, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 197-198)

· Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ordusu; insanca, bağımsız yaşamaktan başka amacı olmayan milletiyle aynı ülküyü paylaşan ve sadece milletinin emrinde olan öz evlatlarından oluşan saygıdeğer ve kuvvetli bir topluluktur. (1922, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 261)

· Ordumuz babalarına ve atalarına layık evlatlardan meydana geldiğini göstermiştir. Bundan sonra ordumuzu daha mükemmel hale getireceğiz. Bu da ordunun refah ve saadetini sağlamakla olacaktır. Subaylarımızı hayat kaygısı içinde bırakmak asla doğru olmaz. Hayat dediğimiz zaman savaş meydanlarında terk edeceğimiz hayatı kastetmiyorum. Bizim subaylarımız savaş meydanlarında hayatlarını büyük bir olgunluk ve iftiharla vermeye hazırdırlar. Hayattan amacım gerek kendilerinin, gerekse ailelerinin dert ve sıkıntılardan kurtularak refahlarını temin etmektir. Etmeyen bir millet en önemli noktada hata yapmış demektir. Fakat milletimiz subaylarının, askerlerinin ve devlet makinesini işleten memurlarının refahını elbette dikkate alacaktır. (1923, İzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 94)

· Mutlaka şu veya bu sebepler için milleti savaşa sürüklemek taraftarı değilim. Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Hakiki düşüncem şudur : Milleti savaşa götürünce vicdan azabı duymamalıyım. Öldüreceğiz diyenlere karşı, "ölmeyeceğiz" diye savaşa girebiliriz. Lakin, milletin hayatı tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir. (1923, Adana) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 128)

· Savaş, nihayet meydan savaşı sadece karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Milletlerin çarpışmasıdır. Meydan savaşı milletlerin bütün varlıklarıyla, bilim ve teknik alanındaki seviyeleriyle, ahlaklarıyla, kültürleriyle kısacası bütün maddi ve manevi güç ve nitelikleriyle ve her türlü vasıtalarıyla çarpıştığı bir sınav alanıdır. Bu alanda, milletlerin gerçek güç ve kıymetleri ölçülür. Sonuçta yalnız maddi güçlerin değil, bütün güçlerin özellikle ahlaki ve kültürel gücün üstünlüğü kesinlikle ortaya çıkar. Bu sebeple meydan savaşında yenilen taraf milletçe ve memleketçe, bütün maddi ve manevi varlığıyla yenilmiş sayılır. Böyle bir sonucun ne kadar feci olabileceğini tahmin edersiniz. Yok oluş sadece savaş alanındaki orduya ait olamaz. Aslında, ordunun mensup olduğu millet feci sonuçlara uğrar. Tarih, birtakım boş hayallerle, başlarındaki hükümdarların, hırslı politikacıları n oyuncağı durumuna düşen istilacı orduların, istilacı milletlerin uğradığı bu çeşit feci sonuçlarla doludur.

· Türk Vatanı'nı ele geçirmek fikrini, Türkü esir etmek hayalini genel, büyük bir ideal haline getirmeye çalışanların layık oldukları kötü sondan kurtulamadıkları nı gözlerimizle gördük... Kendilerine bir milletin geleceği emanet edilen adamlar, milletin kuvvet ve kudretini yalnız ve ancak yine milletin gerçek ve ulaşılabilir çıkarları yolunda kullanmakla yükümlü olduklarını bir an hatırlarından çıkarmamalıdırlar. Bu adamlar düşünmelidirler ki, bir memleketi ele geçirmek; o memleketin sahiplerine egemen olmak için yeterli değildir. Bir milletin ruhu ele geçirilmedikçe, bir milletin azmi ve iradesi kırılmadıkça, o millete egemen olmanın imkanı yoktur. (1924, Dumlupınar) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 184)

· T ürkiye Cumhuriyeti sadece iki şeye güvenir. Biri millet kararı, diğeri en elim ve güç şartlar içinde dünyanın takdirlerine hakkıyla layık olma niteliğini kazanan ordumuzun kahramanlığı ; bu iki şeye güvenir.

Bu ordular tarihte benzeri görülmemiş kahramanlıklar, fedakarlıklar göstermiştir. Şanlı zaferler kazanmıştır. Millet ve memleketin gerçekten minnet ve teşekkürüne hak kazanmıştır.

· ...Türkiye en zayıf zannedildiği bir zamanda ordusu sayesinde en kuvvetli olduğunu ispat etmiştir. Ordumuz vatan içinde zafer kazanmıştır. Bu durum Türkiye'nin olağanüstü gücünün, yüce kararlılığının ve ölmez varlığının en belirgin delilidir. Düşmanın vatan içine girmiş olması düşman lehine birçok durum ve sebepler doğurur. Bütün bu güçlükleri aşarak düşmanı vatan içinde yenmek, ortadan kaldırmak başlı başına bir varlık, büyük bir kuvvet eseridir. Vatan içinde yenilginin sonucu son derece kötüdür, tehlikelidir. Bu gerçeği doğrulayan yakın ve uzak tarihi örnekler çoktur.

· ... Hepimiz için asıl olan, ulusun, vatanın güvenliği ve her türlü endişe ile korkudan uzak olmasıdır. Yurdu savunmak ve ulusun yüksek çıkarlarını korumakla yükümlü olan komutanlar, sahip oldukları bütün kuvvetleri ve bütün araçları en önemli hedefler üzerine toplamalıdır.

· ... Arazinin ve birtakım durumların, şartların, olağanüstü fırsatların savaşın sonucu üzerindeki etkileri inkar edilemez. Fakat daima arzu edilen emniyet ve güvence, sayıca üstünlük ve değerdir. Türkiye bütün düşman devletlere karşı kazandığı maddi ve manevi zaferlerle ölmez bir varlığa sahip olduğunu ispat etti...benim için ordumuzun değerini ifade de tek karşılaştırma şudur : Türk ordusunun bir birliği dengini mutlaka yener, iki katını durdurur. Şimdilik bundan fazlasını istemiyorum. Çünkü fazlasını milletimizin yaratılıştan sahip olduğu cengaverlik zaten sağlamaktadır. Fakat bu değeri mutlaka korumak lazımdır. Bunu, askeri bir esas, bir kural olarak gözönünde tutmalıdır... Bu değer korundukça, teşkilatımızı, eğitim ve öğretimimizi bu hedef ve amaca yönelttikçe, Türkiye'nin her türlü saldırıdan, taarruzdan korunmuş olacağına ve korunacağına kimsenin şüphesi kalmaz.

· Kesin sonuç daima taarruzla alınır. Ancak savunma ile de yerine getirilen birçok görev vardır . Bu noktada bütün arkadaşlarımın dikkatlerini bir noktaya çekmek isterim. Kesin sonuç, istenilen zaman gelmeden önce, gerçek ve ciddi taarruz zamanından önce birliklerin muharebe güçlerini azaltmaktan, sayısını eksiltmekten kaçınmak lazımdır. Bunun için taarruz, savunma, oyalama muharebesi ve kesin muharebenin niteliği, uygulanacağı zaman ve durumun seçilmesi konusunda arkadaşların zaten var olan kendine güvenleri korunmalıdır. Buna teorik ve pratik işlerimizde çok dikkat etmeliyiz. Bir de alınan görev ile yapılacak askeri faaliyetin ciddi bir ilişkisi vardır. Bunun için görev verenlerin, görev alanların kullanacakları araçların, uygulanacak askeri faaliyetlerin belirlenmesinde tereddüde düşmelerine neden olmamaları gerekir. Amacın açık olarak belirtilmesi çok önemlidir. (1924, İzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 173-176)

· Memleketin genel hayatında, orduyu siyasetin dışında tutmak prensibi, Cumhuriyetin daima dikkat ettiği önemli bir noktadır. Şimdiye kadar takip edilen bu yolda; Cumhuriyet orduları vatanın güvenilir ve sağlam koruyucusu olarak saygınlığını muhafaza etmiştir. (1924, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 348)

· Bütün taarruz muharebelerinde her şeyden önce piyade sınıfı, özünde bulunan taarruz ruhunu daima geliştirmelidir. Her ne pahasına olursa olsun düşmanın üzerine atılma fikri, bütün tutum ve davranışlarına egemen olmalıdır. (1908, İstanbul) (M. K. ATATÜRK, Bölüğün Muharebe Eğitimi, Ankara, 1995, s. 42)

· Ordunun esenliğini yürekten düşünen namuslu ve ahlaklı insanlar ikiyüzlülükten uzaktır. Tam ve olgun ahlâk sahibi olanlar, çoğu kez, barış ve güvenlikte, dikkat ve ilgiyi kendi üzerlerine çekmekten çok, bunları umursamadan açıkça konuşurlar. (1918, İstanbul) (M. K. ATATÜRK, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhâl, Ankara, 1981, s. 46)

· Askerlik; işlerin yürütmesi değil, insanların sevk ve idaresi sanatıdır. (1918, İstanbul) (M. K. ATATÜRK, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhâl, Ankara, 1981, s. 53)

· Astların hareket özgürlükleri keyfi hareket rengini almamalıdır. Savaşta büyük başarının temeli olan bağımsız hareket, gerekli sınırları içinde olanıdır. (1918, İstanbul) ( M. K. ATATÜRK, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhâl, Ankara, 1981, s. 61)

· Ordumuz hayat ve onur mücadelesinde milletin amaçlarının tek dayanak noktasıdır. (1920, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 16)

· Aklı eren, yurdunu seven, gerçekleri gören kimselerden düşman çıkmaz. (1923, Tarsus) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 136)

· Askeri harekat, siyasi faaliyetlerin ümitsiz olduğu noktada başlar. Ümidin güvenli bir surette geri dönüşü, orduların hareketinden daha seri hedeflere ulaşmayı temin edebilir. (1922, İzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. III, Ankara, 1997, s. 61-62)

· Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri! (1922, Dumlupınar) (Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, AKDTYK. Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, 1991, s. 473-474)

· Gerçek zafer savaş meydanlarında başarılı olmak değil, asıl zafer başarıların kaynağını güçlendirmek, milleti yükseltmektir. (1923, Ankara) (AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1997, Cilt II, s. 118)

· Kuvvetli bir ordu denildiği zaman anlaşılması lazım gelen anlam, her kişisi, özellikle subayı, komutanı; medeniyetin ve tekniğin gereklerini kavramış ve ona göre iş ve hareketlerini uygulayan yüksek ahlakta bir topluluktur. (1918) (BELLETEN, Türk Tarih Kurumu, Cilt XXXII, No.: 128, Hikmet BAYUR, 1968)

· Büyük Ulusumuzun orduya sunduğu en son sistem fabrikalar ve silahlar ile bir kat daha güçlenerek, büyük bir özveri ve hayatınız pahasına her türlü görevi yerine getirmeye hazır olduğunuza eminim. (1938, Ankara) (AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1997, Cilt II, s. 331)

· Zaferin sırrı, orduların sevk ve idaresinde bilim ve teknik kurallarını yol gösterici olarak almaktır. (1922, Bursa) (AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1997, Cilt II, s. 47)

· Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir başka komutanlar hakim olabilir. (1915, Anafartalar) (Atatürk, Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe, Derleyen : Uluğ İĞDEMİR, 1990, s., XV-XVII)

· En güzel coğrafi vaziyette ve üç tarafı denizle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile, en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifadeyi bilmeliyiz; denizciliği, Türk'ün büyük millî ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız. (AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt I, s.416)

· Ben askerliğin her şeyinden çok sanatkarlığını severim. (10 Şubat 1939, Vakit Gazetesi) (Ord. Prof. KARAL Enver Ziya, Atatürk'ten Düşünceler, MEGSB.lığı, Bilim ve Kültür Dizisi, s.115)

· ... Sorumluluk yükü, her şeyden, ölümden de ağırdır. (İĞDEMİR Uluğ, AKDTYK., Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1990, s.24)

· Milli sınırlar içinde bulunan vatan parçaları bir bütündür. Birbirinden ayrılamaz. (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof.Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 1994, s.45)

· Deniz silahlarına önem veriyoruz. Denizcilerimizin iyi silahlı ve iyi eğitimli olarak hazırlanmaları büyük emelimizdir. (AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt I, s.408)

· Felaket başa gelmeden önce, onu önleme ve ona karşı savunma çarelerini düşünmek gerekir. (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof.Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 1994, s.317)

· Tarih, itiraz edilemez bir şekilde ispatlamıştır ki, büyük davalarda başarı için sarsılmaz bir kabiliyet ve kudrete sahip bir önderin varlığı şarttır. (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof.Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 1994, s.49)

· Bir millet; varlığını ve istiklalini kurtarabilmek için düşünülebilen her türlü teşebbüs ve fedakârlığı yaptıktan sonra başarıya ulaşır. Ya başaramazsa demek, o milletin ölmüş olduğu hükmüne varmak demektir. Öyle ise, millet yaşadıkça ve fedakârca teşebbüslerine devam ettikçe başarısızlık da söz konusu olamaz. (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 1994, s.118)

· Tarihte bütün bir vatanı, çok üstün düşman kuvvetleri karşısında, son bir avuç toprağına kadar karış karış kahramanca ve namusluca savunmuş ve yine varlığını koruyabilmiş ordular görülmüştür. Türk Ordusu o cevherde bir ordudur. Yeter ki ona komuta edenler, komuta edebilme vasıflarına sahip olabilsinler! (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof.Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 1994, s.335)

· Bir Türk komutanının, ordusunu kullanmaksızın, herhangi bir kötü tesadüf ve kötü şans eseri bile olsa, düşmana esir düşmesini biz mazur görsek de, tarih, bunu asla affetmez ve affetmemelidir. Türk İnkılâp tarihinin gelecek nesillere hitap ve uyarısı işte budur. (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof.Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 1994, s.336)

· Kaleyi içinden ele geçirmek dışından zorlamaktan çok kolaydır. (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof.Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 2000, s.433)

· Komutanlar, emir vermiş olmak için emir vermezler. Gerekli, uygulanabilir olan hususları emrederler. Emir verirken, kendini, o, emri yerine getirecek olanların yerine koymak ve emrin nasıl yerine getirilip uygulanacağını düşünmek ve bilmek gerekir. (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof.Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 2000, s.502)

· En büyük askerlik; çeşitli varsayımları çok iyi hesap ederek en iyi görüleni gecikmeden uygulamaktır. (Atatürkçülük, Atatürk'ün Görüş ve Direktifleri, Birinci Kitap, s.241)

· Yarım hazırlıkla yarım tedbirle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten daha fenadır. (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof.Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 2000, s.431)

· Bir orduyu oluşturan her rütbe sahibi, genel olarak her şahıs, yaşayan bir makinenin canlı organları, parçalarıdır. (Zabit ve Kumandan İle Hasbihal, Genelkurmay ATASE Başkanlığı, s.26)

· ... Türk esaret kabul etmeyen bir millettir. (AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.241)

· Hiçbir medeni devlet yoktur ki, ordu ve donanmadan evvel ekonomisini düşünmüş olmasın. (AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.188)

· Maddi ve özellikle manevî çöküş, korku ile... güçsüzlükle başlar. (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof.Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 2000, s.432)

· Başarılarda gururu yenmek, felaketlerde ümitsizliğe karşı koymak gereklidir. (ÂFETİNAN, A., Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, İş Bankası Yayınları, s.94)

· Büyük kararlar vermek kâfi değildir. Bu kararları cesaret ve kesinlikle tatbik etmek lâzımdır. (Utkan Kocatürk, Atatürk'ün Fikir ve Düşünceleri, AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, 1999, s.396)

· Muharebede kuvvetten ziyade, kuvveti maksada uygun sevk ve idare etmek önemlidir. (İĞDEMİR Uluğ, AKDTYK., Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1990, s.23)

· ... Türk milleti güçlükleri; milli birlik ve beraberlikle yenmesini bilmiştir. (AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.318)
Kullanıcı kimliğini gösterZ. Şakiroğlu tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 21 Ekm 2006
Bildiriler: 106
Alıntıyla Cevap Gönder
ATATÜRK'ÜN E?YTYM-Ö?RETYM YLE YLGYLY VECYZ SÖZLERY

• Hayatta en hakiki mür?it ilimdir.

• Ysterim ki, daima idealimi gençlere a?ylayasynyz ve daima korumak hususunda çaly?asynyz. (?emsettin Günaltay, 1951 Ola?anüstü Türk Dil Kurultayy)

• Ylk ve orta ö?retim mutlaka insanly?yn ve medeniyetin gerektirdi?i ilmi ve tekni?i versin, fakat o kadar pratik bir tarzda versin ki çocuk okuldan çykty?y zaman aç kalmaya mahkûm olmady?yna emin olsun. (Gazi'nin Nutuklaryndan Alynmy? Vecizeler, Muhit Mecmuasy, No:32, 1931)

• Devlet bünyesinde yüzyyllar boyu derin idari ihmallerin neden oldu?u yararlary iyile?tirmede verilecek emeklerin en büyü?ünü hiç ku?ku yok ki irfan yolunda esirgememiz lazymdyr. ( 1921 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Kongremizden ( 16 - 21 Temmuz 1921 tarihleri arasynda Türkiye Milli E?itim i?lerinin bir programyny hazyrlamak amacyyla Ankara'da yapylan resmi ilk genel toplantyda ) yalnyz çizilmi? eski yollarda ?öyle veya böyle yürümenin nasyl olaca?ynyn tarty?ylmasynyn de?il, belki ileri sürdü?üm ?artlary kapsayan yeni bir sanat ve marifet yolu bulup millete göstermek ve o yolda yeni nesli yürütmek için rehber olmak gibi kutsal bir görev bekliyoruz. ( 1921 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Bir milli e?itim programyndan söz ederken, eski devrin bo? inançlaryndan ve yaradyly? niteliklerimizle hiç de ilgisi olmayan yabancy fikirlerden, do?udan ve batydan gelebilen bütün etkilerden tamamen uzak, milli karakterimiz ve tarihimizle uyumlu bir kültür kasdediyorum. Çünkü milli dehamyzyn tam olarak geli?mesi ancak böyle bir kültür ile sa?lanabilir. Herhangi bir yabancy kültür, ?imdiye kadar takip edilen yabancy kültürlerin yykycy sonuçlaryny tekrar ettirebilir. Kültür ( fikri kültür ) ortmala uyumludur. O ortam milletin karakteridir.
Çocuklarymyz ve gençlerimiz yeti?tirilirken onlara özellikle varly?y ile, hakky ile, birli?i ile ters dü?en bütün yabancy unsurlarla mücadele lüzumunu ve milli duyguya dayanan dü?ünceleri büyük bir olgunlukla her kar?yt dü?ünceye kar?y ?iddetle ve fedakârlykla savunma zorunlulu?u telkin edilmelidir. Yeni neslin bütün manevi gücüne bu özellik ve yeteneklerin a?ylanmasy önemlidir. Sürekli ve müthi? bir mücadele ?eklinde beliren milletlerin hayat felsefesi, ba?ymsyz ve mutlu kalmak isteyen her millet için bu özelli?i büyük bir ?iddetle istemektedir. ( 1921 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Gelecek için yeti?tirilen vatan çocuklaryna, hiçbir güçlük kar?ysynda ba? e?meyerek tam sabyr ve dayanyklylyk ile çaly?malaryny ve ö?renimdeki çocuklarymyzyn anne ve babalaryna da yavrularynyn ö?renimlerini tamamlanmasy için her fedakârly?y göze almaktan çekinmemelerini tavsiye ederim. Büyük tehlikeler önünde uyanan milletlerin kararlarynda ne kadar ysrarly olduklaryny tarih do?rulamaktadyr. Silahy ile oldu?u gibi kafasyyla da mücadele mecburiyetinde olan milletimizin, birincisinde gösterdi?i kudreti ikincisinde de gösterece?ine asla ?üphem yoktur. ( 1921 )(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• En önemli ve verimli vazifelerimiz millî e?itim i?leridir. Millî e?itim i?lerinde kesinlikle zafere ula?mak lâzymdyr. Bir milletin gerçek kurtulu?u ancak bu suretle olur.
Bu zaferin sa?lanmasy için hepimizin tek vücut ve tek dü?ünce olarak esasly bir program üzerinde çaly?masy lazymdyr. Bence, bu programyn iki esasly noktasy vardyr:
a - Sosyal hayatymyzyn ihtiyaçlaryna uygun olmasy
b - Ça?yn gereklerine uymasydyr. ( 1922 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Milletimizin siyasî, toplumsal hayatynda, milletimizin fikrî terbiyesinde rehberimiz ilim ve teknik olacaktyr. Mektep sayesinde, mektebin verece?i ilim ve teknik sayesindedir ki Türk Milleti, Türk sanaty, ekonomisi, Türk ?iir ve edebiyaty, bütün güzelli?iyle geli?ir. ( 1922 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Bu memleketin asyl sahibi ve toplumumuzn esas unsuru köylüdür. Y?te bu köylüdür ki bugüne kadar bilgi nurundan mahrum byrakylmy?tyr. Bundan ötürü; bizim izleyece?imiz kültür siyasetinin temeli, evvelâ mevcut bilgisizli?i ortadan kaldyrmaktyr. Ayryntylara girmekten kaçynarak bu fikrimi birkaç kelime ile açyklamak için diyebilirim ki genel olarak bütün köylüye okumak, yazmak ve vatanyny, milletini, dinini, dünyasyny tanytacak kadar co?rafî, tarihî, dinî ve ahlâkî bilgi vermek ve dört i?lemi ö?retmek, kültür programymyzyn ilk hedefidir. Bu hedefe eri?mek millî e?itim tarihimizde kutsal bir merhale te?kil edecektir. ( 1922 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

• Çocuklarymyzy ayny e?itim derecesinden geçirerek yeti?tirece?iz.
Kesinlikle bilmeliyiz ki, iki parça halinde ya?ayan milletler zayyftyr, hastadyr.
Çocuklarymyza ve gençlerimize verece?imiz tahsilin hududu ne olursa olsun, onlara esasly olarak ?unlary ö?retece?iz:
1 - Milliyetine,
2 - Türkiye Devleti'ne,
3 - Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne; dü?man olanlarla mücadele lüzumu. Fertleri bu mücadele gerekleri ve vasytalaryyla donanmayan milletler için ya?ama hakky yoktur. Mücadele, mücadele lâzymdyr. ( 1922 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Hükümetin en verimli ve en önemli vazifesi milli e?itimle ilgili i?lerdir. Bu i?lerde ba?aryly olabilmek için öyle bir program takibetmeye mecburuz ki, o program milletimizin bugünkü haliyle, sosyal, hayati ihtiyacyyla, çevre ?artlaryyla ve ça?yn gerekleriyle tamamen uygun ve uyumlu olsun. Bunun için büyük ve fakat hayali ve karma?yk dü?üncelerden tamamen syyrylarak gerçe?i etkili bir baky?la görmek ve el ile temas etmek lazymdyr. Te?ebbüs edilecek ?eyin neden ibaret oldu?u ancak bu ?ekilde kendili?inden ortaya çykar...
Yüzyyllardan beri milletimizi idare eden hükümetler e?itimin yaygynla?tyrylmasy arzusunu gösteregelmi?lerdir. Ancak bu arzularyna ula?mak için do?uyu ve batyyy taklitten kurtulamadyklaryndan, sonuç milletin cahillikten kurtulamamasyna neden olmu?tur. ( 1922 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

• Milli E?itim programymyzyn, Milli E?itim siyasetimizin temel ta?y, cahilli?in yok edilmesidir.
Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz... Yerinde duran bir ?ey ise geriye gidiyor, demektir. Bir taraftan genel olan cahilli?i yok etmeye çaly?makla beraber, di?er taraftan toplumsal ya?amda bizzat faal ve faydaly, verimli elemanlar yeti?tirmek lazymdyr. Bu da ilk ve orta ö?retimin uygulamaly bir ?ekilde olmasyyla mümkündür. Ancak bu sayede toplumlar i? adamlaryna, sanatkârlaryna sahip olur. Elbette milli dehamyzy geli?tirmek, hislerimizi lâyyk oldu?u dereceye çykarmak için yüksek meslek sahiplerini de yeti?tirece?iz. Çocuklarymyzy da ayny ö?retim derecelerinden geçirerek yeti?tirece?iz. ( 1922 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Yeti?ecek çocuklarymyza ve gençlerimize, görecekleri ö?renimin synyry ne olursa olsun, ilk önce ve her?eyden önce Türkiye'nin ba?ymsyzly?yna, kendi benli?ine milli geleneklerine dü?man olan bütün unsurlarla mücadele etmek gere?i ö?retilmelidir.
Dünyada, uluslararasy duruma göre böyle bir mücadelenin gerektirdi?i manevi unsurlara sahip olmayan ki?iler ve bu nitelikte ki?ilerden olu?an toplumlara hayat ve ba?ymsyzlyk yoktur. ( 1922 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

• Ylk ve orta ö?retim mutlaka insanly?yn ve medeniyetin gerektirdi?i ilmi ve fenni versin, fakat o kadar pratik bir ?ekilde versin ki, çocuk okuldan çykty?y zaman aç kalmaya mahkûm olmady?yna emin olsun. ( 1922 ) (Muhit Mecmuasy, Sene:3, No:32, Haziran 1931, Atatürk'ün Nutuklaryndan Alynmy? Vecizeler)

• Bir yandan bilgisizli?i ortadan kaldyrmaya u?ra?yrken, bir yandan da memleket evladyny toplumsal ve ekonomik hayatta aktif ?ekilde etkili ve verimli kylabilmek için zorunlu olan ilk bilgileri, uygulamaly bir biçimde vermek metodu e?itimimizin temelini olu?turmalydyr.
Medeni ve ça?da? bir toplumun bilim ve kültür yolunda yalnyz bu kadarla yetinemeyece?i ?üphesizdir.
Milletimizin dehasynyn geli?mesi ve bu sayede layyk oldu?u medeniyet düzeyine ula?masy ancak, yüksek bilim ve teknik elemanlarynyn yeti?tirilmesi ve milli kültürümüzün yüceltilmesi ile mümkündür.
Orta ö?retimde bile e?itim ve ö?retim metodunun uygulamaly olmasy esasyna uymak ?arttyr. Kadynlarymyzyn da ayny ö?retim kademelerinden geçerek yeti?melerine önem verilecektir. ( 1922 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

• Ordularymyzyn kazandy?y zafer, sizin ve sizin ordularynyzyn zaferi için yalnyz zemin hazyrlady... Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam ettireceksiniz ve mutlaka ba?aryly olacaksynyz. Ben ve sarsylmaz imanla bütün arkada?larym, sizi takip edece?iz ve sizin kar?yla?aca?ynyz engelleri kyraca?yz. ( 1922 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Memleketimizi, toplumumuz gerçek hedefe, mutlulu?a eri?tirmek için iki orduya ihtiyaç vardyr. Biri vatanyn hayatyny kurtaran asker ordusu, di?eri milletin istikbalini yo?uran kültür ordusu. Bu iki ordunun her ikisi de kyymetlidir, yücedir, verimlidir, saygyde?erdir. Fakat bu iki ordudan hangisi daha kyymetlidir, hangisi di?erine üstün tutulur? ?üphesiz böyle bir tercih yapylamaz, bu iki ordunun ikisi de hayatîdir.
Yalnyz siz, kültür ordusu mensuplary, sizleri ba?ly oldu?unuz ordunun kyymet ve kutsiyetini anlatmak için ?unu söyleyeyim ki sizler ölen ve öldüren birinci orduya niçin öldürüp niçin öldü?ünü ö?reten bir ordunun fertlerisiniz.
Bir millet irfan ordusuna sahip olmadykça, muharebe meydanlarynda ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalycy sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna ba?lydyr. ( 1923 ) (Cumhurba?kanlary, Ba?bakanlar ve M. E?itim Bakanlarynyn Milli E?itimle Ylgili Söylev ve Demeçleri)

• Okullarda ö?retim vazifesinin güvenilir ellere teslimini, memleket evladynyn, o vazifeyi kendine hem bir meslek, hem bir ideal sayacak üstün saygyde?er ö?retmenler tarafyndan yeti?tirilmesini sa?lamak için ö?retmenlik, di?er serbest ve yüksek meslekler gibi, derece derece ilerlemeye ve her halde refah sa?lamaya uygun bir meslek haline getirilmelidir. Dünyanyn her tarafynda ö?retmenler, toplumun en fedakâr ve saygyde?er unsurlarydyr. ( 1923 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

• E?itim ve ö?retimde uygulanacak olan metod, bilgiyi insan için fazla süs, bir hükmetme vasytasy veya medeni bir zevkten çok, maddi hayatta ba?aryly olmayy sa?layan pratik ve kullanylmasy mümkün bir vasyta haline getirmektir. Milli E?itim Bakanly?ymyz bu esasa önem vermektedir. ( 1923 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

• Milli E?itim'in gayesi yalnyz hükümete memur yeti?tirmek de?il, daha çok memlekete ahlâkly, karakterli, cumhuriyetçi, inkylâpçy, olumlu, atylgan, ba?lady?y i?leri ba?arabilecek kabiliyette, dürüst, dü?ünceli, iradeli, hayatta rastlayaca?y engelleri a?maya kudretli, karakter sahibi genç yeti?tirmektir. Bunun için de ö?retim programlary ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir. ( 1923 ) (Kylyç Ali, Atatürk'ün Hususiyetleri, 1955)

• Okul genç beyinlere; insanly?a hürmeti, millet ve memlekete sevgiyi, ?erefi, ba?ymsyzly?y ö?retir... Ba?ymsyzlyk tehlikeye dü?tü?ü zaman onu kurtarmak için takip edilmesi en uygun olan en güvenli yolu belletir... Memleket ve milleti kurtarmaya çaly?anlaryn ayny zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmalary lazymdyr. Bunu sa?layan okuldur. Ancak bu ?ekilde her türlü te?ebbüsün mantykly sonuçlara ula?masy mümkün olur. ( 1923 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Memleketi ilim, irfan, ekonomi ve bayyndyrlyk alanlarynda da yükseltmek, milletimizin her hususta çok verimli olan kabiliyetlerini geli?tirmek, gelecek nesillere sa?lam, de?i?mez ve olumlu bir karakter vermek lazymdyr. Bu kutsal amaçlar elde etmek için mücadeleye atylanlaryn arasynda ö?retmenler en önemli ve en hassas yeri almaktadyr. ( 1923 ) (Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri;Türk Ynkylâp Tarihi Enst.Yay.;Derleyen:Nimet Arsan)

• Bence yeni devletimizin, yeni hükümetimizin bütün esaslary, bütün programlary ekonomi programyndan çykmalydyr... Çünkü her?ey bunun içindedir. Bunun için evlatlarymyzy o ?ekilde e?itip tebiye etmeliyiz ve onlara o ?ekilde ilim ve irfan vermeliyiz ki, ticaret dünyasynda, tarym ve sannatta ve bütün bunlaryn faaliyet sahalarynda faydaly olsunlar, etkin olsunlar, faal olsunlar, i?leyen bir organ olsunlar. Bunun için milli e?itim programymyz, gerek ilk ö?retimde ve gerekse orta ö?retimde verilecek bütün ?eyler, bu görü?e göre olmalydyr. ( 1923 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Hedefe yalnyz çocuklary yeti?tirmekle ula?amayyz! Çocuklar gelece?indir. Çocuklar gelece?i yapacak adamlardyr. Fakat gelece?i yapacak olan bu çocuklary yeti?tirecek analar, babalar, karde?ler hepsi ?imdiden az çok aydynlatylmalydyr ki, yeti?tirecekleri çocuklary bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararly ve faydaly olabilecek ?ekilde yeti?tirsinler! Hiç olmazsa yeti?tirmek lüzumuna inansynlar! Okullardan ba?ka gazeteler, küçük dergiler köylere kadar yayynlanyp da?ytylmalydyr. Bizim köylümüz ne gazete ne dergi vs. okumaz. Bilenler bilmeyenleri toplayyp, okutmayy, onlara okumayy anlatmayy bir vazife bilmelidir. ( 1923 ) (Ary Ynan, Gazi M.Kemal Atatürk'ün 1923 Eski?ehir-Yzmit Konu?malary, 1982, TTK Yay.)

• ( Y?te memleketi kurtardynyz. ?imdi ne yapmak istersiniz? sorusuna verdi?i cevap: ) Millî E?itim Bakany olarak millî kültürü yükseltmeye çaly?mak en büyük emelimdir. ( 1923 ) (Tarih IV, Türkiye Cumhuriyeti, Haz:T.T.T.C., 1931)

• Yeni nesil, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü ö?retmenler toplulu?undan ve onlaryn yeti?tirecekleri ö?retmenlerden alacaktyr. ( 1924 ) (Büyük Tarih Trabzon'da, 1938, Derleyen: Trabzon Çocuk Esirgeme Kurumu)

• Türkiye'nin birkaç seneye sy?dyrdy?y askerî, siyasî, idarî inkylâplar çok büyük, çok mühimdir. Bu inkylâplar, sayyn ö?retmenler, sizin; toplumsal ve fikrî inkylâptaki muvaffakiyetlerinizle desteklenecektir. Hiçbir zaman hatyrynyzdan çykmasyn ki, Cumhuriyet,sizden "fikri hür, vicdany hür, irfany hür" nesiller ister! ( 1924 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Ö?retmenler! Yeni nesli, cumhuriyetin fedakâr ö?retmen ve e?itimcileri, sizler yeti?tireceksiniz. Ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktyr. Eserin kyymeti, sizin maharetiniz ve fedakârly?ynyz derecesiyle orantyly bulunacaktyr. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister! Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yeti?tirmek sizin elinizdedir... Sizin ba?arynyz, Cumhuriyetin ba?arysy olacaktyr. ( 1924 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Erkek ve kyz çocuklarymyzyn, ayny suretle bütün tahsil derecelerindeki ö?retim ve e?itimlerinin pratik olmasy mühimdir. Memleket çocuklary, her tahsil derecesinde ekonomik hayatta verimli, etkili ve ba?aryly olacak surette donatylmalydyr. ( 1924 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Terbiyedir ki; bir milleti ya hür, ba?ymsyz, ?anly, yüce bir sosyal toplum halinde ya?atyr veya bir milleti esaret ve sefalete terkeder.
Terbiye kelimesi yalnyz olarak kullanyldy?y zaman herkes kendine göre bir anlam çykaryr. Ayryntyya giri?ilirse terbiyenin hedefleri, amaçlary çe?itlenir. Meselâ dini terbiye, milli terbiye, milletlerarasy terbiye... Bütün bu terbiyelerin hedef ve gayeleri ba?ka ba?kadyr... Yeni Türk Cumhuriyeti'nin yeni nesle verece?i terbiye, milli terbiyedir.
(...)
Milli terbiyenin ne demek oldu?unu bilmekte artyk kary?yklyk, yanly? anlama olmamalydyr. Bir de milli terbiye esas olduktan sonra onun dilini, usulünü, vasytalaryny da milli yapmak zorunlulu?unu tarty?mak gereksizdir.
Milli terbiye ile geli?tirilmek ve yükseltilmek istenen genç beyinleri bir taraftan da paslandyrycy, uyu?turucu, hayali fazlalyklarla doldurmaktan dikkatle kaçynmak lâzymdyr. ( 1924 ) (Atatürk'ün Maarife Ait Direktifleri, MEGSB, 1985)
Not: 1341 Eylülünde Atatürk, Karadeniz sahillerindeki ?ehirlerimizi dola?yrken Samsun'a u?ramy?lardy. Ystiklâl Ticaret Mektebi'nde ö?retmenler tarafyndan ?ereflerine verilen çay ziyafetinde söylemi?lerdir.

• Mili e?itim y?y?ynyn memleketin en derin kö?elerine kadar ula?masyna, yayylmasyna özellikle dikkat ediyoruz. ( 1924 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

• Türkiye'nin ö?retim ve e?itim politikasynyn her derecesini, tam bir netlik ve hiçbir tereddüte yer vermeyen açyklyk ile ifade etmek ve uygulamak lazymdyr. Bu politika tam anlamy ile milli bir nitelikte görülebilir. ( 1924 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

• Ylk ilham, ana baba kuca?yndan sonra okuldaki ö?retmenin dilinden, vicdanyndan, terbiyesinden alynyr. Bu ilhamyn geli?ebilemsi, millet ve memlekete hizmet edebilecek kudret ve kabiliyetini verebilmesi için, millet ve memlekette büyük, derin ilgi yaratan fikir ve duygularla her an desteklenmesi lazymdyr. Bu fikir ve duygularyn kayna?y bizzat memleket ve millettir. Milletin ortak arzu ve e?ilimine temas etmek ve onun gereklerine varly?y adamayy hareket kurallary olarak kabul etmek hakiki yolda yürüyebilmek için en önemli esastyr. Bir milletin fertlerinde sa?lanmasy ve egemen olmasy, uyulmasy gereken ?ey milletin ortak arzusu, milletin ortak fikridir. Bir insan memleket ve milletine faydaly bir i? yaparken, gözönünden bir an uzak bulundurmamaya mecbur oldu?u kural milletin hakiki e?ilimidir. ( 1924 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Milletleri kurtaranlar yalnyz ve ancak ö?retmenlerdir. Ö?retmenden, e?iticiden yoksun bir millet henüz millet adyny almak kabiliyetini kazanmamy?tyr. Ona basit bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka e?iticilere, ö?retmenlere muhtaçtyr. ( 1925 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

• Hayatyn her çaly?ma safhasynda oldu?u gibi özellikle ö?retim hayatynda syky disiplin ba?arynyn esasydyr. Müdürler ve ö?retim kadrolary disiplini sa?lamaya, ö?renci ise disipline uymaya mecburdur. ( 1925 ) (Atatürk'ün Maarife Ait Direktifleri, 1939)

• Ö?retmenler her fyrsattan yararlanarak halka ko?maly, halk ile beraber olmaly ve halk, ö?retmenin çocu?a yalnyz alfabe okutan bir varlyktan ibaret olmayaca?yny anlamalydyr. ( 1927 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:V,(Tamim ve Telgraflary)

• Milli e?itimde, süratle yüksek bir seviyeye çykacak olan bir milletin, hayat mücadelesinde maddi ve manevi bütün kudretlerinin artaca?y muhakkaktyr. ( 1928 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

• Büyük Türk milletine onun bütün emeklerini kysyr yapan çorak yol haricinde kolay bir okuma yazma anahtary vermek gereklidir. Büyük Türk milleti cahillikten az emekle kysa yoldan ancak kendi güzel ve asil diline kolay uyan böyle bir vasyta ile syyrylabilir. Bu okuma yazma anahtary ancak Lâtin esasyndan alynan Türk alfabesidir. Basit bir tecrübe Lâtin esasyndan Türk harflerinin, Türk diline ne kadar uygun oldu?unu ?ehirde ve köyde ya?y ilerlemi? Türk evlatlarynyn ne kadar kolaylykla okuyup yazdyklaryny güne? gibi meydana çykarmy?tyr. ( 1928 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

• Hepimize, bu memleketin bütün vatanyny seven yeti?kin evlatlaryna önemli bir vazife dü?üyor; bu vazife, milletimizin tümüyle okuyup yazmak için gösterdi?i istek ve arzuya fiili olarak hizmet ve yardym etmektir. Hepimiz, özel ve toplum hayatymyzda rastlady?ymyz okuyup yazma bilmeyen erkek, kadyn her vatanda?ymyza ö?retmek için candan arzu göstermeliyiz. ( 1928 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

• E?er Cumhurba?kany olmasam, E?itim Bakanly?y'ny almak isterdim. ( 1930 )

• Her profesör ve ö?retmenin a?ylayaca?y fikirler, ideal gayelere hizmet edecek ?ekilde olmalydyr. Kitaplaryn cansyz teorileriyle kar?y kar?yya gelen genç beyinler, ö?rendikleriyle memleketin gerçek durum ve çykarlary arasynda ili?ki kuramyyorlar. Yazarlaryn ve teorisyenlerin tek tarafly dinleyicisi durumunda kalan Türkiye'nin çocuklary hayata atyldyklary zaman bu ili?kisizlik ve uyumsuzluk yüzünden tenkitçi, karamsar, milli ?uur ve düzene uyumsuz kitleler meydana getirirler. ( 1931 ) (M.Kemal Atatürk'ün 1931 Yylynda Anadolu'ya Yapty?y Seyahat Sonunda Hazyrlady?y Notlar)

• Memleketi ?imdilik üç büyük kültür bölgesi halinde dü?ünerek; baty bölgesi için, Ystanbul Üniversitesi'nde ba?lanmy? olan düzenleme programyny daha köklü bir tarzda tatbik ederek cumhuriyete cidden modern bir üniversite kazandyrmak; merkez bölgesi için, Ankara Üniversitesi'ni az zamanda kurmak lâzymdyr. Ve do?u bölgesi için Van Gölü sahillerinin en güzel bir yerinde, her ?ubeden ilkokullaryyla ve nihayet üniversitesiyle modern bir kültür ?ehri yaratmak yolunda, ?imdiden fiiliyata geçilmelidir. Bu hayyrly te?ebbüsün, do?u vilâyetlerimiz gençli?ine kazandyraca?y verim, Cumhuriyet Hükümeti için ne mutlu bir eser olacaktyr. ( 1937 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

• Büyük davamyz, en medeni ve en üst refah seviyesinde bir millet olarak varly?ymyzy yükseltmektir.
Bu, yalnyz kurumlarda de?il, dü?üncelerinde de köklü bir inkylâp yapmy? olan büyük Türk Milleti'nin dinamik idealidir. Bu ideali en kysa bir zamanda ba?armak için, fikir ve hareketi beraber yürütmek mecburiyetindeyiz. Bu te?ebbüste ba?ary, ancak, yasal bir planla ve en akylcy bir ?ekilde çaly?makla mümkün olabilir. Bu sebeple, okuma yazma bilmeyen tek vatanda? byrakmamak; memleketin bütün kalkynma sava?ynyn ve yeni çatysynyn istedi?i teknik elemanlary yeti?itirmek; memleket davalarynyn ideolojisini anlayacak, anlatacak, nesilden nesile ya?atacak, ki?i ve kurumlary yaratmak; i?te bu önemli prensipleri en kysa zamanda sa?lamak... Bakanly?yn üzerine aldy?y büyük ve a?yr vazife ve sorumluluklardyr. Y?aret etti?im prensipleri Türk Gençli?i'nin beyninde ve Türk Milleti'nin bilincinde daima canly bir halde tutmak, üniversitelerimize ve yüksek okullarymyza dü?en ba?lyca vazifedir. ( 1937 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)

2. Bölüm

· Okullarda ö?retim vazifesinin güvenilebilir ellere teslimini, memleket evladynyn, o vazifeyi kendine hem bir meslek, hem bir ideal sayacak üstün ve saygyde?er ö?retmenler tarafyndan yeti?tirilmesini sa?lamak için ö?retmenlik, di?er serbest ve yüksek meslekler gibi, a?ama a?ama ilerlemeye ve her halde refah sa?lamaya uygun bir meslek haline getirilmelidir. Dünyanyn her tarafynda ö?retmenler insan toplumunun en fedakar ve saygy de?er unsurlarydyr. (1923, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 317)

· Millete gidece?i yolu gösterirken dünyanyn her türlü iliminden, ke?iflerinden, geli?melerinden yararlanalym, ama unutmayalym ki, asyl temeli kendi içimizden çykarmak zorundayyz. (1923, Konya) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 145)

· Milletleri kurtaranlar yalnyz ve ancak ö?retmenlerdir. Ö?retmenden, e?iticiden yoksun bir millet henüz millet adyny almak kabiliyetini kazanmamy?tyr. Ona basit bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka e?iticilere, ö?retmenlere muhtaçtyr. (1925, Yzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 243)

· Küçük hanymlar, küçük beyler! Sizler hepiniz gelece?in bir gülü, yyldyzy, ilkbal nurusunuz. Yurdu asyl nura gark edecek sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim ve kyymetli oldu?unuzu dü?ünerek ona göre çaly?ynyz. Sizlerden çok ?eyler bekliyoruz. (1922, Bursa) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 45-46)

· Türkiye'nin e?itim ve ö?retim tutumunu her katynda, tam bir açyklykla hiçbir teretdüde yer vermeden saptamak ve uygulamak gerekir; bu tutum, her anlamyyla ulusal bir nitelikte olacaktyr. (1924, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 347)

· Tarih, bir milletin kanyny, hakkyny, varly?yny hiçbir zaman inkar edemez. (1927, Ankara) (Utkan Kocatürk, Atatürk'ün Fikir ve Dü?ünceleri AKDTYK. Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara, 1999, s. 165)

· Yapty?ymyz ve yapmakta oldu?umuz inkylâplaryn gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkyny tamamen ça?da? ve bütün mana ve ?ekliyle uygar bir toplum haline getirmektir . Ynkylâplarymyzyn ana ilkesi budur. Bu gerçe?i kabul edemeyen zihniyetleri darmada?yn etmek zaruridir. ?imdiye kadar milletin, beyinlerini paslandyran, uyu?turan bu zihniyette bulunanlar olmu?tur.

· Uydurma hikayeler ve bo? fikirler kafalardan tamamen çykarylacaktyr. Onlar çykarylmadykça beyinlere gerçe?in nurlaryny sokmak imkansyzdyr. (1925, Kastamonu) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 224)

· Ynsanlar olgunla?mak için bazy ?eylere muhtaçtyr. Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekni?in gerektirdi?i ?eyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. Halbuki bizim milletimiz, gerçek nitelikleriyle medeni ve ileri olmaya layyktyr ve olacaktyr. (1923, Bursa) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 71)

· E?itim ve ö?retimde uygulanacak yol, bilgiyi insan için fazla bir süs, bir zorbalyk vasytasy yahut medenî bir zevkten ziyade, maddî hayatta muvaffak olmayy temin eden pratik ve kullanylmasy mümkün bir cihaz haline getirmektir. Milli E?itim Bakanly?y bu esasa önem vermelidir. (1923) (Utkan Kocatürk, Atatürk'ün Fikir ve Dü?ünceleri AKDTYK. Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara, 1999, s. 130)

· Cumhuriyet'in temelinin laik bir dünya görü?üne dayaly oldu?u hiçbir zaman unutulmamaly ve bu gerçek gözden kaçmamalydyr. Zira Türk halky teokratik yönetimden çok yzdyrap çekmi?tir. Geri kaly?ynyn nedenleri arasynda bunun önemli bir yeri vardyr. (1930, Kyrklareli) (Utkan Kocatürk, Do?umundan Ölümüne Kadar Kaynakçaly Atatürk Günlü?ü, AKDTYK. Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara, 1999, s. 437)

· Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefine, mutlulu?a eri?tirmek için iki orduya ihtiyaç vardyr. Biri vatanyn hayatyny kurtaran asker ordusu, di?eri milletin gelece?ini yo?uran fikir ordusudur . Bu iki ordunun her ikisi de kyymetlidir, yücedir, feyizlidir, muhteremdir. Fakat bu iki ordudan hangisi daha kyymetlidir, hangisi di?erine muhtaçdyr. ?üphesiz böyle bir tercih yapylamaz, bu iki ordunun ikisi de hayatidir. Yalnyz siz, irfan ordusu mensuplary, sizlere mensup oldu?unuz ordunun kyymet ve kutsally?yny anlatmak için ?unu söyleyeyim ki, sizler ölen ve öldüren birinci orduya niçin öldürüp niçin öldü?ünü ö?reten bir orduya mensupsunuz.

· Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadykça sava? meydanlarynda ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin köklü sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür. Bu ikinci ordu olmadan, birinci ordunun elde etti?i kazançlar sönük kalyr . Milletimizi gerçek kurtulu?a ula?tyrmak istiyorsak, bizi ölümden kurtaran ve hayata götüren bugünkü idare ?eklimizin sonsuzlu?unu istiyorsak, bir an önce, büyük, kusursuz, nurlu bir irfan ordusuna sahip olmak zorunlu?unda bulundu?umuzu inkar edemeyiz. (1923, Kütahya) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 167-168)

· Siz genç arkada?lar, yorulmadan beni takip etmeye söz vermi?siniz. Y?te ben özellikle bu sözden çok duygulandym. Yorulmadan beni takip edece?inizi söylüyorsunuz. Fakat arkada?lar yorulmadan ne demek ? Yorulmamak olur mu ? Elbette yorulacaksynyz. Benim sizden istedi?im ?ey yorulmamak de?il, yoruldu?unuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her canly için do?al bir durumdur. Fakat insanda yorgunlu?u yenebilecek manevi bir kuvvet vardyr ki, i?te bu kuvvet yorulanlary dinlendirmeden yürütür. Sizler, yani, yeni Türkiye'nin genç evlatlary, yorulsanyz dahi beni takip edeceksiniz. ..dinlenmemek üzere yürüme?e karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençli?i gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. (1937, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997,
s. 327-328)

· Eski hocalar nasyl dini esastan hakim olmu?larsa ö?retmenler de ilim esasyndan kazanmaya ba?ladyklary hakimiyeti sonuçlandyrsynlar. Bununla ö?retmenlik mesle?i gerçek yücelme devrine dahil olacaktyr.

· Ö?retmenler her fyrsattan istifade ederek halka ko?maly, halk ile beraber olmaly ve halk, ö?retmenin çocu?a yalnyz alfabe okutur bir varlyktan ibaret olmayaca?yny anlamalydyr. (1927, Ystanbul) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 266)

· Dünya'da her ?ey için, medeniyet için, hayat için, ba?ary için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. Ylmin ve fennin dy?ynda yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir, do?ru yoldan sapmaktyr. Yalnyz; ilmin ve fennin ya?ady?ymyz her dakikadaki safhalarynyn sonuçlaryny idrak etmek ve geli?mesini zamanynda takip etmek ?arttyr. Binlerce yyl önceki kurallary, bugün aynen uygulamaya kalky?mak elbette ilmin ve fennin içinde olmak de?ildir. En önemli, en esasly nokta e?itim meselesidir.

· E?itimdir ki, bir ulusu ya hür, ba?ymsyz, ?anly, yüksek bir toplum halinde ya?atyr, ya da bir ulusu esaret ve sefalete terkeder .

· Milli e?itimin ne demek oldu?unu bilmekte artyk bir kary?yklyk ve yanly? anlama olmamalydyr. Bir de milli e?itim esas olduktan sonra onun dilini, usulünü, vasytalaryny da ulusal yapmak zorunlulu?unu tarty?mak gereksizdir. Milli e?itim ile geli?tirilmek ve yükseltilmek istenen genç beyinleri bir taraftan da paslandyrycy, uyu?turucu, hayali fazlalyklarla doldurmaktan dikkatle kaçynmak lazymdyr. (1924, Samsun) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 202-206)

· Ö?retmenler; yeni nesli Cumhuriyetin fedakar ö?retmen ve e?itimcileri sizler yeti?tireceksiniz, yeni nesil, sizin eseriniz olacaktyr. Eserin kyymeti, sizin becerinizin ve fedakarly?ynyzyn derecesiyle orantyly olacaktyr. Cumhuriyet: fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafyzlar ister. Yeni nesli, bu özellik ve yetenekte yeti?tirmek sizin elinizdedir.

· Ö?retmenler ! Erkek ve kyz çocuklarymyzyn, ayny ?ekilde bütün ö?retim basamaklaryndaki e?itimleri uygulamaly olmalydyr. Yurt evlady, her ö?renim basama?ynda, ekonomik hayatta ba?aryly, iz byrakan, eser sahibi olacak ?ekilde bilgilerle donatylmalydyr. Ulusal ahlâkymyz, ça?da? esaslarla ve hür fikirlerle artyrylmaly ve takviye olunmalydyr . Bu çok mühimdir, bilhassa nazary dikkatinizi çekerim....Sizin ba?arynyz Cumhuriyetin ba?arysy olacaktyr.

Arkada?lar ! yeni Türkiye'nin birkaç yyla sy?dyrdy?y askeri, siyasi, idari inkylâplar sizin, sayyn ö?retmenler, sizin sosyal ve fikri inkylâptaki ba?arynyzla peki?tirilecektir. Hiçbir zaman hatyrlarynyzdan çykmasyn ki, Cumhuriyet sizden "fikri hür, vicdany hür, irfany hür " nesiller ister. (1924, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 178-179)

· Devlet bünyesinde yüzyyllar boyu derin idari ihmallerin neden oldu?u yaralary iyile?tirmede verilecek emeklerin en büyü?ünü hiç ku?ku yok ki irfan yolunda göstermemiz lazymdyr. ?imdiye kadar uygulanan e?itim ve ö?retim yöntemlerinin milletimizin geri kalmasynda en önemli etken oldu?u kanysyndayym. Onun için bir milli e?itim programyndan söz ederken, eski devrin bo? inançlaryndan ve yaratyly?ymyzla hiç ilgisi olmayan yabancy fikirlerden, do?udan ve batydan gelebilen bütün etkilerden tamamen uzak, milli karakterimiz ve milli tarihimizle uyumlu bir kültür kastediyorum. Çünkü milli dehamyzyn geli?mesi ancak böyle bir kültür ile sa?lanabilir.

· Herhangi bir yabancy kültür, ?imdiye kadar izlenen yabancy kültürlerin yykycy sonuçlaryny tekrar ettirebilir. Kültür ortamla uyumludur. O ortam milletin karakteridir. Çocuklarymyz ve gençlerimiz yeti?tirilirken onlara özellikle varly?y ile, hakky ile, birli?i ile ters dü?en bütün yabancy unsurlarla mücadele etme gere?i; milli dü?ünceleri büyük bir olgunlukla her kar?yt dü?ünceye kar?y ?iddetle ve fedakarlykla savunma zorunlulu?u ö?retilmelidir. Yeni neslin milli ruhuna bu özellik ve yeteneklerin a?ylanmasy çok önemlidir. Sürekli ve müthi? bir mücadeleden ibaret olan hayat, ba?ymsyz ve mutlu olmak isteyen her milletten bu özellikleri ?iddetle istemektedir. .. Gelecek için hazyrlanan vatan çocuklaryna, hiçbir güçlük kar?ysynda ba? e?memelerini; sabyr ve metanet ile çaly?malaryny; çocuklarymyzyn anne ve babalaryna da yavrularynyn ö?renimlerini tamamlamalary için her fedakarly?y göze almalaryny tavsiye ederim. Büyük tehlikeler önünde uyanan milletlerin ne kadar sebatkar olduklaryny tarih do?rulamaktady r. Silahyyla oldu?u gibi aklyyla da mücadele etmek zorunda olan milletimizin birincisinde gösterdi?i kudreti ikincisinde de gösterece?ine asla ?üphem yoktur. (1921, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 19-21)

· Fikirler anlamsyz, mantyksyz, bo? sözlerle dolu olursa, o fikirler hastalyklydyr. Ayny ?ekilde sosyal hayat akyl ve mantyktan uzak, faydasyz, zararly ve birtakym inançlar ve geleneklerle dolu olursa felce u?rar. Memleketi, milleti kurtarmak isteyenler için, çaly?kanlyk, iyi niyet, fedakarlyk gerekli olan niteliklerdir. Fakat bir toplumdaki hastaly?y görmek, onu tedavi etmek, toplumsal hayaty ça?yn gereklerine göre geli?tirmek için bu nitelikler yeterli gelmez; bu niteliklerin yanynda ilim ve fen lazymdyr.

· Ylim ve fen çaly?malarynyn merkezi okuldur. Bundan dolayy okul lazymdyr. Okul adyny hep beraber hürmetle, saygyyla analym.

· Okul genç beyinlere; insanly?a hürmeti, millet ve memleket sevgisini, ?erefi, ba?ymsyzly?y ö?retir. Ba?ymsyzlyk tehlikeye dü?tü?ü zaman onu kurtarmak için takip edilecek en uygun, en güvenli yolu ö?retir. Memleket ve milleti kurtarmaya çaly?anlaryn ayny zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmalary lazymdyr. Bunu sa?layan okuldur. Ancak bu ?ekilde her türlü giri?imin mantykly sonuçlara ula?masy mümkün olur.

· Milli E?itim i?lerinde kesinlikle zafere ula?mak lazymdyr. Bir milletin gerçek kurtulu?u ancak bu ?ekilde olur. Bu zafere ula?ylmasy için hepimizin tek vücut ve tek dü?ünce olarak esasly bir program üzerinde çaly?masy lazymdyr. Bence bu programyn iki önemli noktasy vardyr: Sosyal hayatymyzyn ihtiyaçlaryna uyumlu olmasy, ça?yn gereklerine uygun olmasydyr.

· Gözlerimizi kapayyp tek ba?ymyza ya?ady?ymyzy dü?ünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alyp dünya ile olan ba?larymyzy kopartamayyz. Aksine yükselmi?, ilerlemi?, ça?da? bir millet olarak medeniyet düzeyinin de üzerinde ya?ayaca?yz. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. Ylim ve fen nerede ise oradan alaca?yz ve her ulus ferdinin kafasyna koyaca?yz. Ylim ve fen için kayyt ve ?art yoktur.

· Hiçbir tutarly kanyta dayanmayan birtakym geleneklerin, bo? inançlaryn korunmasynda ysrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç olur; belki de hiç olmaz. Geleneklerin kayyt ve ?artlaryny a?amayan milletler, hayaty, akla ve gerçeklere uygun olarak göremez. Böyle milletler, hayata geni? açydan bakan milletlerin egemenli?i ve boyunduru?u altyna girmeye mahkumdur.

· Milli E?itim programymyzyn, Milli E?itim siyasetimizin temel ta?y, cahilli?in yok edilmesidir. Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz. .. yerinde duran bir ?ey ise geriye gidiyor, demektir. Bir taraftan genel olan cahilli?i yok etmeye çaly?makla beraber, di?er taraftan toplumsal hayatta faal ve faydaly, verimli elemanlar yeti?tirmek lazymdyr. Bu da ilk ve orta ö?retimin uygulamaly bir ?ekilde olmasyyla mümkündür. Ancak bu sayede toplumlar i? adamlaryna, sanatkarlara sahip olur. Elbette milli dehamyzy geli?tirmek, hislerimizi layyk oldu?u dereceye çykarmak için yüksek meslek sahiplerini de yeti?tirece?iz. Çocuklarymyzy da ayny ö?retim derecelerinden geçirerek yeti?tirece?iz.

Hanymlar, Beyler ! (Ö?retmenler)

Kesinlikle bilmeliyiz ki, iki parça halinde ya?ayan milletler zayyftyr, hastadyr. Çocuklarymyzy ayny e?itimden geçirerek yeti?tirece?iz. Çocuklarymyza ve gençlerimize verece?imiz ö?renimin synyry ne olursa olsun, onlara esasly olarak ?unlary ö?retece?iz: Milletine,Türkiye Devleti'ne, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne dü?man olanlarla mücadele sebep ve vasytalary ile donatylmayan milletler için ya?ama hakky yoktur.

Hanymlar, Beyler ! (Ö?retmenler) Ordularymyzyn kazandy?y zafer, sizin ve sizin ordularynyzyn zaferi için yalnyz zemin hazyrlady. Hakiki zaferi siz kazanacak ve devam ettireceksiniz ve mutlaka kazanacaksynyz. (1922, Bursa) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 47-49)

· Muhterem Gençler, hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayy hayatta yalnyz iki ?ey vardyr. Kazanmak, yenilmek. Size, Türk Gençli?i'ne terk edip byrakty?ymyz vicdani emanet, yalnyz ve daima kazanmaktyr ve eminim daima kazanacaksynyz. Milleti yükseltmek için yapylacak ?eylerde, atylacak adymlarda kesinlikle tereddüt etmeyin. Milleti yükseltmek için dikilecek engellere hep birlikte engel olaca?yz. Bunun için beyinlerinize, irfanlarynyza, bilgilerinize, gerekirse bileklerinize, pazularynyza, bacaklarynyza ba?vuracak, fakat sonuçta mutlaka ve mutlaka o amaca varaca?yz... Bu millet, sizin gibi evlatlaryyla layyk oldu?u olgunluk derecesini bulacaktyr. (1923,Tarsus) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 137)

· Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençli?ine ve yeti?mekte olan çocuklaryna hitap ediyorum: Baty senden, Türk'ten çok geriydi. M ânada, fikirde, tarihte bu, böyleydi. E?er bugün, Baty nihayet teknikte bir yükselme gösteriyorsa, ey Türk çocu?u, o kabahat senin de?il, senden evvelkilerin affolunmaz ihmalinin bir neticesidir. ?unu da söyleyeyim ki, çok zekisin, bu belli! Fakat zekâny unut, daima çaly?kan ol! (Utkan Kocatürk, Atatürk'ün Fikir ve Dü?ünceleri, AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara, 1999, s.213)

· Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekle?tirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamy? bir gençli?e byrakaca?ymdan dolayy çok memnun ve mesudum. (Utkan Kocatürk, Atatürk'ün Fikir ve Dü?ünceleri, AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara, 1999, s.195)

· Ülkeler çe?itlidir, fakat medeniyet birdir ve bir milletin ilerlemesi için de bu tek medeniyete katylmasy gerekir. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt III, s.91)

· Bir milletin kültürü yükseldikçe ki?isel hürriyetin uygulama sahalary geni?ler ve ço?alyr. (ÂFETYNAN, A., Medeni Bilgiler ve M.K. Atatürk'ün El Yazylary, AKDTYK., Ara?tyrma Merkezi Yayyny, Ankara, 2000, s.550)

· Yeni nesil; en büyük Cumhuriyetçilik dersini bugünkü ö?retmenler toplulu?undan ve onlaryn yeti?tirecekleri ö?retmenlerden alacaktyr. (Utkan Kocatürk, Atatürk'ün Fikir ve Dü?ünceleri, AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara, 1999, s.129)

· Büyük atalarymyz ve onlaryn analary tarihin ya?anmy?ly?yyla sabittir ki cidden büyük erdemler göstermi?lerdir. Burada birçok noktadan sayabilece?imiz o faziletlerin en büyü?ü ve en önemlisi kyymetli evlatlar yeti?tirmeleriydi. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.155-156)

· Asyl u?ra?maya mecbur oldu?umuz ?ey, analarymyzyn ve atalarymyzyn olduklary gibi yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya birincili?ini tutmaktyr. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt III, s.133)

· Fikirler; zorla, ?iddetle, topla ve tüfekle kesinlikle öldürülemez. (YNAN Ary, Dü?ünceleriyle ATATÜRK, AKDTYK., s.324)

· Dünya bir synav alanydyr. Synavda ba?aryly olmadan iyiliksever davrany?lar beklemek bo?unadyr. (ÂFETYNAN, A., Atatürk Hakkynda Hatyralar ve Belgeler, Y? Bankasy Yayynlary, s.3)

· Ynsanlaryn ya?amyna, çabalaryna egemen olan güç; yaratma, yeni bir ?ey bulma yetene?idir. (ÂFETYNAN, A., Atatürk Hakkynda Hatyralar ve Belgeler, Y? Bankasy Yayynlary, s.272)

· Ahlâk kutsaldyr; çünkü ayny kyymette e?i yoktur ve ba?ka hiç bir çe?it kyymetle ölçülemez. (Utkan Kocatürk, Atatürk'ün Fikir ve Dü?ünceleri, AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara, 1999, s.218)

· Milliyetin çok açyk niteliklerinden biri dil'dir. Türk Milletindenim diyen insan, her ?eyden önce ve mutlaka Türkçe konu?malydyr. Türkçe konu?mayan bir insan Türk dü?üncesine ba?ly oldu?unu iddia ederse, buna inanmak do?ru olmaz. (Önder Mehmet, Atatürk'ün Yurt Gezileri, Türkiye Y? Bankasy Kültür yayynlary, Ankara, 1998, s.8)

***

Atatürk'ün Ö?retmenlik Mesle?i Yle Ylgili Sözleri

"Uluslary kurtaranlar yalniz ve ancak ö?retmenlerdir."

"Dünyanyn her yanynda Ö?retmenler, insan toplulu?unun en fedakar ve saygyde?er ki?ileridir."

"Ö?retmenler; ben ve arkada?larym sarsylmaz imanla sizi izleyece?iz ve sizin kar?yla?ty?ynyz bütün engelleri kaldyraca?yz."

"Ö?retmenler! Cumhuriyet sizden dü?ünceleri özgür, vicdani özgür, kültürü özgür ku?aklar ister."

"Ö?retmenler! Cumhuriyetin fedakar ö?retmen ve terbiyecileri, yeni nesli sizler yeti?tireceksiniz. Yeni nesil sizin eseriniz olacaktyr."

"Ö?retmenler! Ordularymyzyn kazandy?y zafer, sizin ordularynyz için yalnyz zemin hazyrlady. Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam ettireceksiniz ve mutlaka ba?aracaksynyz."
Kullanıcı kimliğini gösterZ. Şakiroğlu tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 21 Ekm 2006
Bildiriler: 106
Alıntıyla Cevap Gönder
ATATÜRK'ÜN DY?ER KONULAR YLE YLGYLY VECYZ SÖZLERY

· Hiçbir millet yoktur ki ahlâk esaslaryna dayanmadan yükselebilsin. (1919, Kyr?ehir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 4)

· Türkiye halky asyrlardan beri hür ve ba?ymsyz ya?amy? ve ba?ymsyzly?y hayatyn ?arty kabul etmi? bir milletin kahraman evlatlarydyr. Bu millet istiklalsiz ya?amamy?tyr, ya?ayamaz ve ya?amayacaktyr. ( 1922, Yzmit) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 38)

· Bu memleket tarihte Türk'tü, ?imdi de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak ya?ayacaktyr. (1923, Adana) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 130)

· Ya?amak demek, çaly?mak demektir. Bir toplumun bir bölümü çaly?yrken di?er bölümü oturursa, o toplum felce u?rar. (1923, Yzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 89)

· Denilebilir ki hiçbir ?eye muhtaç de?iliz, yalnyz tek bir ?eye çok ihtiyacymyz vardyr; çaly?kan olmak. (1923, Yzmit) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 63)

· Hayatyn her çaly?ma safhasynda oldu?u gibi, özellikle ö?retim hayatynda disiplin, ba?arynyn esasydyr. Müdürler ve ö?retim heyetleri, disiplini sa?lamaya ve ö?renciler disipline uymaya mecburdurlar. (1925, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 359)

· Tarih yazmak tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadyk kalmazsa de?i?meyen gerçek insanly?y ?a?yrtacak bir mahiyet alyr. (Utkan Kocatürk, Atatürk'ün Fikir ve Dü?ünceleri, AKDTYK. Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara, 1999, s. 163)


· Türk çocu?u atalaryny tanydykça daha büyük i?ler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktyr. (A. ÂFETYNAN, Atatürk Hakkynda Hatyralar ve Belgeler, TTK. Yay. Ankara, 1959, s. 297)

· Ba?ary, tüm ulusun azim ve inancyyla çabasyny birle?tirmesi sonucu kazanylabilir. (1921, Yzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 80-81)

· Milli kültürün her çy?yrda açylarak yükselmesini Türk Cumhuriyeti' nin temel dile?i olarak temin edece?iz. (1932, Ankara, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 390)

· Sanata önem vermeyen bir millet büyük felakete mahkumdur. (1923, Adana) ( Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 130)

· Dünyada her toplulu?un varly?y ve de?eri, özgürlük ve ba?ymsyzlyk hakky, sahip oldu?u ve yapaca?y uygar yapytlarla orantylydyr. (1924, Dumlupynar) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 187)

· Müzik ya?amyn ne?esi, ruhu, sevinci ve her?eyidir. (1925, Yzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 243)

· Bir ulusun yeni de?i?ikli?inde ölçü, musikide de?i?ikli?i alabilmesi, kavrayabilmesidir. (1934, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 396)

· Tam ba?ymsyzlyk ancak ekonomik ba?ymsyzlyk ile mümkündür. (1922, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 243)

· Bizi yanly? yola sevk eden habisler, biliniz ki çok kere din perdesine bürünmü?lerdir. (1923, Adana) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 131)

· Ben gerekti?i zaman en büyük hediyem olmak üzere Türk Milletine canymy verece?im. (14 Haziran 1937) (Cumhuriyet Gazetesi)

· Özgürlük ve ba?ymsyzlyk benim karakterimdir. (1921, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. III, Ankara, 1997, s. 31)

· Hükümetin iki amacy vardyr: Biri milletin korunmasy, ikincisi milletin refahyny sa?lamaktyr. Bu iki ?eyi sa?layan hükümet iyi, sa?lamayan kötüdür. (1923, Adana) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 125)

· Benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansyz dü?manyyym. (23 Nisan 1921) ( Ankara Gazetesi)

· Diyarbakyrly, Vanly, Erzurumlu, Trabzonlu, Ystanbullu, Trakyaly ve Makedonyaly hep bir yrkyn evlatlary, hep ayny cevherin damarlarydyr. (1932, Ystanbul) (Cumhuriyet Gazetesi, 05 Ekim 1932)

· Bütün insanly?yn varly?yny kendi ?ahyslarynda gören adamlar bedbahttyrlar. Besbelli ki o adam fert syfatyyla mahvolacaktyr. Herhangi bir ?ahsyn, ya?adykça memnun ve mutlu olmasy için gereken ?ey, kendisi için de?il, kendisinden sonra gelecekler için çaly?maktyr . Makul bir adam, ancak bu ?ekilde hareket edebilir. Hayatta tam zevk ve saadet, ancak gelecek nesillerin ?erefi, varly?y, mutlulu?u için çaly?makta bulunabilir. Bir insan böyle hareket ederken, "Benden sonra gelecekler acaba böyle bir ruhla çaly?ty?ymy farkedecekler mi?" diye bile dü?ünmemelidir.

· En mesut olanlar, hizmetlerinin bütün nesillerce meçhul kalmasyny tercih edecek karakterde bulunanlardyr. Herkesin kendine göre bir zevki vardyr. Kimi bahçe ile me?gul olmak, güzel çiçekler yeti?tirmek ister. Bazy insanlar da adam yeti?tirmekten ho?lanyr.

· Bahçesinde çiçek yeti?tiren adam çiçekten bir ?ey bekler mi? Adam yeti?tiren adam da, çiçek yeti?tirendeki hislerle hareket edebilmelidir. Ancak bu ?ekilde dü?ünen ve çaly?an adamlardyr ki memleketlerine ve milletlerine ve bunlaryn geleceklerine faydaly olabilirler . Bir adam ki, memleketin ve milletin saadetini dü?ünmekten ziyade kendini dü?ünür, o adamyn kyymeti ikinci derecededir.

· Esas kyymeti kendine veren ve mensup oldu?u millet ve memleketi ancak ?ahsiyeti ile kaim gören adamlar, milletlerinin mutlulu?una hizmet etmi? sayylmazlar. Ancak kendilerinden sonrakileri dü?ünebilenler, milletlerini ya?amak ve ilerlemek olanaklaryna kavu?tururlar. Kendi gidince geli?me ve hareket durur zannetmek bir gaflettir.

· Bugün bütün dünya milletleri a?a?y yukary akraba olmu?lardyr ve olmakla me?guldürler. Bu nedenle insan mensup oldu?u milletin varly?yny ve saadetini dü?ündü?ü kadar, bütün dünya milletlerinin huzur ve refahyny dü?ünmeli ve kendi milletinin saadetine ne kadar önem veriyorsa bütün dünya milletlerinin saadetine katkyda bulunmak için elinden geldi?i kadar çaly?malydyr .

· Bütün akylly adamlar takdir ederler ki, bu yolda çaly?makla hiçbir ?ey kaybedilmez. Çünkü dünya milletlerinin mutlulu?una çaly?mak, di?er bir yoldan kendi huzur ve mutlulu?umuzu temine çaly?mak demektir. Dünyada ve dünya milletleri arasynda bary?, dayany?ma ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendi kendisi için ne yaparsa yapsyn huzurdan mahrumdur. Onun için ben sevdiklerime ?unu tavsiye ederim:

Milletleri sevk ve idare eden adamlar, tabii önce kendi milletinin varly?yny ve mutlulu?unu sa?lamak isterler. Fakat ayny zamanda bütün milletler için ayny ?eyi istemek lazymdyr.

Bütün dünya olaylary bize bunu açyktan açy?a ispat eder. En uzakta zannetti?imiz bir olayyn bir gün bizi bir gün etkilemeyece? ini bilemeyiz.

· Bunun için insanly?yn hepsini bir vücut ve bir milleti bunun bir uzvu kabul etmek gerekir. Bir vücudun parma?ynyn ucundaki acydan di?er bütün organlar müteessir olur.

· "Dünyanyn filan yerinde bir rahatsyzlyk varsa bana ne " dememeliyiz. Böyle bir rahatsyzlyk varsa typky kendi aramyzda olmu? gibi onunla ilgilenmeliyiz. Olay ne kadar uzak olursa olsun bu esastan ?a?mamak lazymdyr. Y?te bu dü?ünü?, insanlary, milletleri ve hükümetleri bencillikten kurtaryr. Bencillik ki?isel olsun, milli olsun daima fena kabul edilmelidir. (1937, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 324-327)

· Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun kar?ysynda zincirler erir, taç ve tahtlar yanar yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmu? kurumlar her tarafta yykylmaya mahkumdur.

· Milletimizin hedefi, milletimizin ideali bütün dünyada tam anlamy ile medeni bir sosyal toplum olmaktyr. Bilirsiniz ki, dünyada her kavmin varly?y, kyymeti, hürriyet ve ba?ymsyzlyk hakky, sahip oldu?u ve yapaca?y medeni eserlerle uyumludur.

· Medeni eser meydana getirmek yetene?inden yoksun olan kavimler, hürriyet ve ba?ymsyzlyklaryny kaybetmeye mahkumdurlar. Ynsanlyk tarihi ba?tan ba?a bu dedi?imi do?rulamaktady r.

· Medeniyet yolunda yürümek ve ba?aryly olmak, hayatyn ?artydyr. Bu yol üzerinde duraksayanlar veya bu yol üzerinde ileri de?il geriye bakmak cahilli?inde ve gafletinde bulunanlar, medeniyetin co?kun seli altynda bo?ulmaya mahkumdurlar. Medeniyet yolunda ba?ary yenile?meye ba?lydyr. Sosyal hayatta, ekonomik hayatta, ilim ve fen sahasynda ba?aryly olmak için tek geli?me ve ilerleme yolu budur. Hayata egemen olan kurallaryn zamanla de?i?mesi, geli?mesi ve yenilenmesi zorunludur. Medeniyetin bulu?larynyn, tekni?in harikalarynyn, dünyayy de?i?iklikten de?i?ikli?e u?ratty?y bir ça?da, asyrlyk köhne zihniyetlerle, geçmi?e ba?lylykla varly?yn korunmasy mümkün de?ildir.

· Gençler ! Cesaretimizi artyran ve devam ettiren sizsiniz. Siz almakta oldu?unuz terbiye ve irfan ile, insanlyk meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kyymetli sembolü olacaksynyz.

· Ey yükselen yeni nesil ! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz. (1924, Dumlupynar) ( Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 179-188)

· Türkiye'nin gerçek sahibi efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. (1922, Ankara) ( Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 240)

· Kadynyn en büyük vazifesi analyktyr. Ylk terbiye verilen yerin ana kuca?y oldu?u dü?ünülürse bu vazifenin ehemmiyeti daha iyi anla?ylyr. (1923, Yzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 89)

· Bizim dinimiz en makul ve do?al bir dindir ve ancak bundan dolayydyr ki son din olmu?tur. (1923, Yzmir) ( Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 94)

· Bir dinin do?al olmasy için akla fenne, ilme ve manty?a uygun olmasy lazymdyr. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur. (1923, Yzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 94)

· Dünyada fütuhatyn iki vasytasy vardyr biri kylyç di?eri saban. (1923, Adana) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 120)

· Sanatsyz kalan bir milletin hayat damarlaryndan biri kopmu? demektir (1923, Adana) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 129)

· Dünyada hiçbir milletin kadyny "Ben Anadolu kadynyndan daha fazla çaly?tym, milletimi kurtulu?a ve zafere götürmekte Anadolu kadyny kadar gayret sarfettim" diyemez. (1923, Konya) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 152)

· Siyasi, askeri zaferlerler ne kadar büyük olursa olsunlar ekonomik zaferlerle taçlandyrylmazsa kazanylan zaferler kalycy olmaz az zamanda kaybedilir. (1923, Yzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 111)

· Uygarly?yn, ilerlemenin ve güçlülü?ün temeli, aile ya?amydyr. (1924, Dumlupynar) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 187)

· Türkiye Cumhuriyeti ?eyhler, dervi?ler, müritler ve mensuplar memleketi olamaz. En do?ru ve en gerçek yol, medeniyet yoludur. Medeniyetin emir ve iste?ini yapmak, insan olmak için yeter. (1925, Kastomunu) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 225)

· Asla ?üphem yoktur ki, Türklü?ün unutulmu? büyük uygar vasfy, büyük uygarlyk yetene?i, bundan sonraki geli?imi ile gelece?in yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güne? gibi do?acaktyr. (1933, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 319)

· Hepiniz mebus olabilirsiniz. .. Vekil olabilirsiniz hatta Cumhur Reisi olabilirsiniz. .. Fakat sanatkar olamazsynyz. Hayatlaryny büyük bir sanata vakfeden bu çocuklary sevelim. (1927, Ankara) (Sümerbank Dergisi, Cilt 3, Sayy. 29, 1963, s. 149)

· Ben sporcunun zeki, çevik ve ayny zamanda ahlaklysyny severim. (Yücel Dergisi Cilt X, Sayy 57, 1939, s. 130)

· Türk; ö?ün, çaly?, güven. (A. ÂFETYNAN, Atatürk Hakkynda Hatyralar ve Belgeler, TTK. Yay. Ankara,1959 s. 304)

· ... Sizin gibi gençlere sahip bulundukça, bu vatan ve milletin, ?imdiye kadar elde etti?i ba?ardy?y zaferlerin üstüne çok daha büyük zaferler koyabilece?ine ?üphe etmiyorum. (1923, Adana) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 117)

· Bir ulus sanattan ve sanatçydan yoksunsa, tam bir hayata sahip olamaz. (1921, Adana) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 129)

· Cumhuriyet yüksek ahlaki de?er ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir. Cumhuriyet idaresi faziletli ve namuslu insanlar yeti?tirir. (1925, Yzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 242)

· Birbirimize verece?imiz i?aret ileri! Yleri daima ileridir. (1925, Konya) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 245)

· Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktyr, fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar ya?ayacaktyr. (1926, Yzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. III, Ankara, 1997, s. 119)

· Beni görmek demek behemehal yüzümü görmek de?ildir. Benim fikirlerimi, benim duygularymy anlyyorsanyz ve hissediyorsany z bu kafidir. (1929, Ystanbul) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 279)

· Ne mutlu Türküm diyene. (1933, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 319)

· Geçen zamana oranla, daha çok çaly?aca?yz. Daha az zamanda daha büyük i?ler ba?araca?yz. (1933, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 318)

· Biz, ilhamlarymyzy, gökten ve gaipten de?il, do?rudan do?ruya hayattan almy? bulunuyoruz. (1937, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 423)

· ... Türkiye'nin adyna çaly?kanlar diyary denilsin ...En büyük makam, en büyük hak, çaly?anlaryn olacaktyr. (1923, Yzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s.112)

· Yalnyz ?unu bir hakikat olarak biliniz ki, ?eref, hiçbir vakit bir adamyn de?il, tüm milletindir. (1923, Adana) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 127)

· Medenî olmayan insanlar, medenî olanlaryn ayaklary altynda kalyrlar. (1925, Akhisar) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 234)

· Önderlerin görevi ya?amy sevinç ve istekle kar?ylamak yönünde uluslaryna yol göstermektir. (1937, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 324)

· Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve ?erefli bir millet olarak ya?amasydyr. Bu ilke, ancak tam istiklâle sahip olmakla gerçekle?tirilebilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, istiklâlden yoksun bir millet, medeni insanlyk dünyasy kar?ysynda u?ak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyyk görülemez...

Türk'ün haysiyeti, gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir ya?amaktansa yok olsun daha iyidir...

O halde; Ya istiklâl ya ölüm ! (1919, Ankara) (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Yay. Haz. Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 2000, s. 9-10)

· Egemenlik kayytsyz ?artsyz milletindir. (1923, Yzmit) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 62)

· Yurtta bary? dünyada bary? için çaly?yyoruz . (1931, Ankara) (Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, AKDTYK. Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara, 1991, s. 608)

· Bu millet, ekonomik ba?ymsyzly?yny elde ederse o kadar kuvvetli temel üzerinde yerle?mi? ve ilerlemeye ba?lamy? olacaktyr ve artyk bunu yerinden kymyldatmak mümkün olmayacaktyr. Y?te dü?manlarymyzyn, hakiki dü?manlarymyzyn bir türlü ryza göstermedikleri budur. (1923, Yzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 114)

· Türkiye basyny, Cumhuriyetin etrafynda çelikten bir kale vücuda getirecektir. Bir fikir kalesi, zihniyet kalesi. Basyn mensuplaryndan bunu istemek, Cumhuriyetin hakkydyr... (1924, Yzmir) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 171)

· Bir toplum, bir millet erkek ve kadyn denilen iki cins insandan olu?maktadyr. Mümkün müdür ki bir toplumun yarysy topraklara zincirlerle ba?ly kaldykça di?er kysmy göklere yükselebilsin? ?üphe yok ilerleme adymlary dedi?im gibi iki cins tarafyndan beraber, arkada?ça atylmak ve geli?me sahalarynda ve yenilikte birlikte mesafe almalary lazymdyr... (1925, Kastamonu) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Ara?tyrma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 226-227)

· Büyük i?ler, önemli giri?imler, ancak birlikte çaly?ma ile elde edilebilir. (1925, Bursa) (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1997, Cilt II, s. 231)

· Bütün gyda ihtiyaçlarymyzyn kalitesini yükseltmek hastalyk ve zararlylary ile u?ra?mak için gereken teknik ve yasal her önlem zaman geçirilmeden alynmalydyr. (1937, TBMM.) (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1997, Cilt I, s. 413)

· Basyn milletin ortak sesidir. (1922, TBMM.) (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1997, Cilt I, s. 246)

· Bence bir millette ?erefin, onurun, namusun ve insanly?yn varolmasy ve devam etmesi mutlak o ulusun özgürlük ve ba?ymsyzly?yna sahip olmasyyla mümkündür. (1921, Ankara) (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1997, Cilt III, s. 31)

· Büyük ?eyleri yalnyz büyük milletler yapar. (AFETYNAN, A., Medeni Bilgiler ve M.Kemal Atatürk'ün El Yazylary, AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara 2000, s., 27)

· Do?anyn her ?eyden büyük ve her ?ey oldu?u anla?yldykça, do?anyn çocu?u olan insan kendinin de büyüklü?ünü ve saygynly?yny anlamaya ba?lady. (AFETYNAN, A., Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün El Yazylary, AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara 2000, s., 66)

· Büyük dinimiz çaly?mayanyn insanlykla ilgisi olmady?yny bildiriyor. Bazy kimseler ça?da? olmayy dinsiz olmak sanyyorlar. Asyl dinsizlik onlaryn bu dü?üncesidir. Bu yanly? yorumu yapanlaryn amacy, Müslümanlaryn dinsizlere esir olmasyny istemek de?il de nedir? Her saryklyyy hoca sanmayyn, hoca olmak sarykla de?il, akylladyr. (1923, Adana) (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1997, Cilt II, s. 132)

· Kyyafet tarzymyzy a?yryya vardyranlar, kyyafetlerinde aynen Avrupa kadynyny taklit edenler dü?ünmelidir ki, her milletin kendine özgü gelenek, görenekleri ve kendisine özgü milli özellikleri vardyr. Hiçbir millet aynen di?er bir milletin taklitçisi olmamalydyr. Çünkü böyle bir millet ne taklit etti?i milletin ayny olabilir, ne kendi milliyeti synyrlarynda kalabilir. Bunun neticesi ?üphesiz ki hüsrandyr. (1923, Konya) (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1997, Cilt II, s. 154)

· Bir ülkeyi zorla ele geçirmek ve elde tutmak, o ülkenin sahiplerine egemen olmak için yeterli de?ildir. (1924, Dumlupynar) (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1997, Cilt II, s. 184)

· Bu memleket dünyanyn beklemedi?i, asla ümit etmedi?i bir ayrycalykly olu?umun ola?anüstü çyky?yna sahne oldu. Bu sahne yedi bin yyllyk en a?a?y bir Türk be?i?idir. Be?ik tabiatyn rüzgarlary ile sallandy; be?i?in içindeki çocuk tabiatyn ya?murlary ile yykandy, O çocuk tabiatyn yyldyrymlaryndan, ?im?eklerinden, kasyrgalaryndan evvela korkar gibi oldu; sonra onlara aly?ty; onlary tabiatyn babasy tanydy, onlaryn o?lu oldu. Bir gün o tabiat çocu?u oldu; ?im?ek, yyldyrym, güne? oldu; Türk oldu. Türk budur. Yyldyrymdyr, kasyrgadyr, dünyayy aydynlatan güne?tir. (Vecize, Millet Dergisi, Sayy : 16, 1948, s., 10-11 ve Türk Kültürü, 1969, s:85, Fethi TEVETO?LU "Atatürk'ün Türk'ü ve Türkiye Cumhuriyetinin Tarifi" isimli makalesinde yer almaktadyr. Ayryca ady geçen vecizenin Atatürk'ün el yazysy ile bizzat yazdy?y orijinal metninin tarihçi Cemal KUTAY'yn özel ar?ivinde bulundu?u belirtilmektedir. )

· Ekonomik hayatyn etkinlik ve canlyly?y ancak ula?tyrma vasytalarynyn, yollaryn, demiryollaryny n, limanlaryn durumu ve derecesiyle orantylydyr. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt I, s.242)

· Demokrasi memleket a?kydyr. (ÂFET-YNAN, A., Medeni Bilgiler ve M.K. Atatürk'ün El Yazylary, AKDTYK., Ankara, 1969, s.43)

· Türkler demokrat, hür ve sorumluluk sahibi vatanda?lardyr. (ÂFETYNAN, A., Medeni Bilgiler ve M.K. Atatürk'ün El Yazylary, AKDTYK., Ankara, 1969, Giri? Bölümünde)

· Adalet gücü ba?ymsyz olmayan bir milletin devlet halinde mevcudiyeti kabul edilemez. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1945, Cilt I, s.58)

· Büyük Türk kadynyny çaly?malarymyza ortak yapmak, hayatymyzy onunla birlikte yürütmek, Türk kadynyny bilimsel, ahlaki, sosyal ve ekonomik hayatta erke?in orta?y, arkada?y, yardymcysy ve destekçisi yapmak yoludur. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.154-155)

· Az zamanda çok ve büyük i?ler yaptyk. Bu i?lerin en büyü?ü, temeli Türk kahramanly?y ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti' dir. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II, s.318)

· Bizim yolumuzu çizen; içinde ya?ady?ymyz yurt, ba?ryndan çykty?ymyz Türk milleti ve bir de milletler tarihinin bin bir facia ve ystyrap kaydeden yapraklaryndan çykardy?ymyz sonuçlardyr. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt I, s.423)

· Türk milletinin yapysyna ve ilkelerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt III, s.106)

· Millete efendilik yoktur. Hizmet etmek vardyr. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt I, s.216)

· Ynsaf ve merhamet dilenmek gibi bir ilke yoktur. Türk milleti, Türkiye'nin gelecekteki çocuklary, bunu bir an akyllaryndan çykarmamalydyrlar! (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Yay. Haz. Prof.Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 1994, s.243)

· Türk Milletinin yetene?i ve kat'î karary, cumhuriyet, medeniyet ve geli?me yolunda durmadan, yylmadan ilerlemektir. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1989, Cilt I, s.351)

· Yeni Türkiye Devletinin özcevheri milli hakimiyettir. Milletin kayytsyz ve ?artsyz hakimiyetidir. (Ary Ynan, Dü?ünceleriyle Atatürk, Türk Tarih Kurumu, 1999, s.63)

· Hürriyetin de, e?itli?in de, adaletin de dayanak noktasy, milli egemenliktir. (Atatürkçülük, Atatürk'ün Görü? ve Direktifleri, Birinci Kitap, s.17)

· Egemenlik hiçbir sebep ve ?ekilde terk ve iade edilemez, emanet edilemez! (Atatürkçülük, Atatürk'ün Görü? ve Direktifleri, Birinci Kitap, s.5)

· Cumhuriyet dü?ünce özgürlü?ünden yanadyr. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt III, s. 94)

· Cumhuriyet milli egemenlik temeline dayanan halk hükümetidir. (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Yay. Haz. Prof.Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 2000, s.300)

· Kuvvet birdir ve o milletindir. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1989, Cilt I, s.423)

· Dünya üzerinde ya?amy? ve ya?ayan milletler arasynda ruhen demokrat do?an tek millet Türklerdir. (Ord. Prof. KARAL Enver Ziya, Atatürk'ten Dü?ünceler, MEGSB.ly?y, Bilim ve Kültür Dizisi, s.148)

· Millet sevgisi kadar büyük sevgi yoktur ve ?ahsymyz için de?il, fakat mensup oldu?umuz millet için elbirli?i ile çaly?alym. (ÂFETYNAN, A., M.K. Atatürk'ten Yazdyklarym, Kültür Bakanly?y Yayynlary, 1981, s.58)

· Yüksek Türk, senin için yüksekli?in hududu yoktur. Y?te parola budur. (ATATÜRK'ÜN Tamim, Telgraf ve Beyanna-meleri, AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Cilt IV, s.652)

· Bir toplum ayny amaca bütün kadynlary ve erkekleri ile beraber yürümez ise ilerlemesine teknik olarak imkan ve bilimsel olarak ihtimal yoktur. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.153)

· ...Kadynlarymyzy n genel görevlerde paylaryna dü?enlerden ayry olarak kendileri için en önemli, en hayyrly, en erdemli bir vazifeleri de iyi ana olmaktyr. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.156)

· ?una kani olmak lazymdyr ki dünya yüzünde gördü?ümüz her?ey kadynyn eseridir. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.89)

· Kadynlarymyz erkeklerden daha çok aydyn, daha çok verimli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.156)

· Ekonomik kalkynma, Türkiye'nin özgür, ba?ymsyz, daima daha kuvvetli, daima daha gönençli Türkiye idealinin belkemi?idir. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt I, s.416)

· Milli ekonominin temeli, ziraattir. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt I, s.412)

· Bir devletin maliyesi ba?ymsyzlyktan yoksun olunca, o devletin bütün hayatî kysymlarynda ba?ymsyzlyk felç olmu?tur. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt I, s.243)

· Bir insanyn hakky, di?er bir insan için vazife olur ve yine bir insanyn vazifesi de di?er insanyn hakky demektir. Hak, salâhiyet dedi?imiz zaman hemen ayny ?eyleri anlady?ymyz gibi vazife, mecburiyet, yükümlülük, vecibe, borç da birbirinden ayrylmayan ?eylerdir. Anlyyoruz ki, hakkyn bulundu?u yerde vazife ve vazifenin bulundu?u yerde hak vardyr. Yani her insan ayny zamanda hem kendine ait birtakym haklara sahiptir, hem de ba?kalaryna ait haklaryn kendine yükledi?i birtakym vazifelere sahiptir. (Utkan Kocatürk, Atatürk'ün Fikir ve Dü?ünceleri, AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara, 1999, s.242)

· Büyük hadiseler; fikirlerde büyük inkylâplar yapar. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.31)

· Gerçe?i konu?maktan korkmayynyz. (Utkan Kocatürk, Atatürk'ün Fikir ve Dü?ünceleri, AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara, 1999, s.265)

· Cumhuriyet, yeni ve sa?lam esaslaryyla, Türk milletini emin ve metin bir ba?ymsyzlyk yoluna do?ru koydu?u kadar, asyl fikirlerde ve ruhlarda yaratty?y güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatyn müjdecisi olmu?tur.

Seneler geçtikçe, millî ideal verimleri, güvenle çaly?mada, ilerleme hevesinde, millî birlik ve millî irade ?eklinde, daha iyi gözlere çarpmaktadyr. Bu, bizim için çok önemlidir; çünkü, biz, esasen millî varly?ymyzyn temelini, millî bilinçte ve millî birlikte görmekteyiz. (01 Kasym 1936) (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt I, s.404-405)

· Bir yurdun en de?erli varly?y, yurtta?lar arasynda milli birlik, iyi geçinme ve çaly?kanlyk duygu ve yeteneklerinin olgunlu?udur. (4 ?ubat 1935) (ATATÜRK'ÜN Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Ankara, 1991, Cilt IV, s.643)

· Türk milleti daha dindar olmalydyr. Yani, bütün sadeli?i ile dindar olmalydyr demek istiyorum. Dinime, bizzat gerçe?e nasyl inanyyorsam öyle inanyyorum. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt III, s.93)

· Hangi ?ey ki akla, manty?a, kamu çykaryna uygundur, biliniz ki o, bizim dinimize de uygundur. Bir ?ey akyl ve manty?a, milletin çykaryna, Yslam'yn çykaryna uygunsa, kimseye sormayyn, o ?ey dinîdir. E?er bizim dinimiz aklyn, manty?yn uydu?u bir din olmasaydy en mükemmel olmazdy, son din olmazdy. (AKDTYK., Atatürk Ara?tyrma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.131)

K A Y N A K Ç A

1. Atatürk, Nutuk, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Ara?tyrma Merkezi Yayyny, Yayyna Hazyrlayan : Prof. Dr. Zeynep KORKMAZ, Ankara 2000
2. Atatürk, Nutuk, Vesikalar, Cilt 3, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, Ystanbul 1967
3. Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri I-III, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Ara?tyrma Merkezi Yayyny, Ankara 1997
4. Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri
5. Atatürk, Aryburnu Muharebeleri Raporu, Ankara 1968
6. Atatürk, Anafartalar Muharebatyna Ait Tarihçe, Türk Tarih Kurumu Yayyny, Derleyen: Ulu? Y?DEMYR, 1962
7. Atatürk, M. K., Bölü?ün Muharebe E?itimi, Ankara 1995
8. Atatürk, Zabit ve Kumandan ile Hasbihâl, Ankara 1981
9. Atatürkçülük, Atatürk'ün Görü? ve Direktifleri, Birinci Kitap, Gnkur.B?k.ly?y
10. ATAY, Falih Ryfky, Atatürk'ün Bana Anlattyklary, Ystanbul 1955
11. ÂFETYNAN, A., Atatürk Hakkynda Hatyralar ve Belgeler, Ankara 1959
12. ÂFETYNAN, A., M.K.Atatürk'ün Karlsbad Hatyralary, Ankara 1983
13. ÂFETYNAN, A., Atatürk'ten Yazdyklarym, Kültür Bakanly?y Yayynlary, 1981
14. ÂFETYNAN, A., Medeni Bilgiler ve M.K.Atatürk'ün El Yazylary, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Ara?tyrma Merkezi Yayyny, Ankara 2000
15. BELLETEN, Türk Tarih Kurumu, Cilt XXXII, No.: 128, 1968
16. YNAN, Ary, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1923 Eski?ehir-Yzmit Konu?malary, Ankara 1982
17. YNAN, Ary, Dü?ünceleriyle Atatürk, Türk Tarih Kurumu, 1999
18. KARAL, Enver Ziya, Atatürk'den Dü?ünceler, MEB. Yayynlary, Ankara 1981
19. KOCATÜRK, Utkan, Atatürk'ün Fikir ve Dü?ünceleri, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Ara?tyrma Merkezi Yayyny, Ankara 1999
20. KOCATÜRK, Utkan, Do?umundan Ölümüne Kadar Kaynakçaly Atatürk Günlü?ü, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Ara?tyrma Merkezi Yayyny, Ankara 1999
21. Ulu? Y?DEMYR, Atatürk, Anafartalar Muharebatyna Ait Tarihçe, S., XV-XVII, 1990
22. ÖNDER, Mehmet, Atatürk'ün Yurt Gezileri, Türkiye Y? Bankasy Kültür Yayynlary, Ankara, 1998
23. Sümerbank Dergisi, Cilt 3, Sayy 29, 1963
24. Millet Dergisi, Sayy : 16, 1948
25. Türk Kültürü Dergisi, 1969
26. Yücel Dergisi, Cilt X, Sayy 57, 1939
27. 23 Nisan 1921 Tarihli Ankara Gazetesi
28. 05 Ekim 1932 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi
29. 14 Haziran 1937 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi
30. 10 Kasym 1939 Tarihli Ulus Gazetesi
Kullanıcı kimliğini gösterZ. Şakiroğlu tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
Millet varlığını ve bütünlüğünü korumak için bütün yurttaşlarının canını ve her şeyinin derhal ortaya koymaya karar vermiş olmak, bir milletin en yenilmez silahı ve koruma vasıtasıdır. -Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK -1935- (Atatürkçü Olabilmek -Dr. Tahir Tamer KUMKALE)

Bu sebeple, Türk Milletinin idaresinde ve korunmasında Milli birlik, Milli Duygu, Milli Kültür en yüksekte tuttuğumuz idealdir. -Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK -1935- (Atatürkçü Olabilmek -Dr. Tahir Tamer KUMKALE)

Türkiye'de fikir adamları diyorlardı ki; Biz adam değiliz ve olamayız. Kendi kendimize adam olmamıza ihtimal yoktur. Bizim canımızı, tarihimizi, varlığımızı bize düşman olan, düşman olduğundan hiç şüphe edilmeyen Avrupalılara, kayıtsız şartsız bırakmak istiyorlardı. 'Onlar bizi idare etsin' diyorlardı. Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar. -Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK -1935- (Atatürkçü Olabilmek -Dr. Tahir Tamer KUMKALE)

İnsanları istediği gibi kullanan kuvvet, fikirler ve bu fikirleri tanıyan ve genelleştiren kimselerdir. Fikrin özelliği de hiçbir itirazın bozamayacağı bir kesinlikle kendi kendisini kabul ettirmesidir. Bu ise fikrin yavaş yavaş duygular haline gelerek inanca dönüşmesi ile mümkündür. Ve böyle olduktan sonradır ki, onu sarsmak için bütün başka mantıkların ve başka yargılamaların hükmü kalmaz. -Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, İstanbul, 1987, Sayı 28, Sayfa 2- (Atatürkçü Olabilmek -Dr. Tahir Tamer KUMKALE)

Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel mihver üzerinde akıl ve ilimin önderliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar. Kemalist Devrim ve İdeolojisi, İstanbul, 1980, sayfa 13 -İsmet GİRİTLİ, (Atatürkçü Olabilmek -Dr. Tahir Tamer KUMKALE)

Milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtrî zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, Milli Birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirler ile besleyerek inkişaf ettirmek Milli ülkümüzdür. Türk Milletine çok yakışan bu ülkü, onu bütün beşeriyete (insanlığa) hakiki huzurun yemini yolunda kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır. -Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK -29 Ekim 1923- (Atatürkçü Olabilmek -Dr. Tahir Tamer KUMKALE)
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
"İki Mustafa Kemal vardır; Biri ben, et ve kemikten meydana gelen geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesi ile tarif edemem. O, ben değil, bizdir. O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve muvaffak olması gereken Mustafa Kemal odur."

"Beni görmek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir. (Atatürkçü Olmak -Dr. Tahir Tamer Kumkale)"

"Biz ilhamlarımızı gökten ve görünmez âlemlerden değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."

"Bizim yolumuzu çizen; içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk Milleti ve bir de milletler tarihinin binbir facia ve ızdırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticelerdir. (Atatürkçü Olmak -Dr. Tahir Tamer Kumkale)"

"Bir millette güzel şeyler düşünen insanlar, fevkalade işler yapmaya kabiliyetli kahramanlar bulunabilir. Ama böyle kimseler yalnız başına hiçbir şey olamazlar, meğer ki bir umumi hissin ifadesi, temsilcisi olsunlar."

"Ben milletimin düşünce ve duygularını yakından tanımaktan, aziz milletimde gördüğüm kabiliyet ve ihtiyacı belirtmekten başka bir şey yapmadım. Onun bu kabiliyet ve duygularını sezip tanımakla övünüyorum. milletimdeki bugünkü zaferleri doğurabilecek özelliği görmüş olmak...Bütün bahtiyarlığım işte bundandır. Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, II. Cilt, Sayfa 161, 1926 (Atatürkçü Olmak -Dr. Tahir Tamer Kumkale)"


En son Ertuğrul ÖLCE tarafından Cmt May10, 2008 00:01 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 25 Ekm 2007
Bildiriler: 124
Şehir: Kyrykkale
Alıntıyla Cevap Gönder
Mustafa Kemal'in 06 Mart 1922'de yapty?y ve TBMM Gizli Celse Zabytlary 3. Cildinde yer alan konu?malary

"... Hepiniz bilirsiniz ki, Avrupa'nyn en önemli devletleri, Türkiye'nin zararyyla, Türkiye'nin gerilemesiyle ortaya çykmy?lardyr. Bugün bütün dünyayy etkileyen, milletimizin hayatyny ve ülkemizi tehdit altynda bulunduran, en güçlü geli?meler, Türkiye'nin zararyyla gerçekle?mi?tir. E?er güçlü bir Türkiye varly?yny sürdürseydi, denebilir ki Yngiltere'nin bugünkü siyaseti var olmayacakty. Türkiye, Viyana'dan sonra Pe?te ve Belgrat'ta yenilmeseydi, Avusturya / Macaristan siyasetinin sözü edilmeyecekti. Fransa, Ytalya, Almanya da, ayny kaynaktan esinlenerek hayat ve siyasetlerini geli?tirmi?ler ve güçlendirmi?lerdir."

" ... Bir ?eyin (Türkiye'nin) zararyyla, bir ?eyin (Osmanly'nyn) yok olmasyyla yükselen ?eyler (Batyly Devletler), elbette, o ?eylerden (Avrupa'dan) zarar görmü? olany alçaltyr. Gerçekten de Avrupa'nyn bütün ilerlemesine, yükselmesine ve uygarla?masyna kar?ylyk, Türkiye gerilemi?, dü?tükçe dü?mü?tür. Türkiye'yi yok etmeye giri?enler, Türkiye'nin ortadan kaldyrylmasynda çykar ve hayat görenler, zararly olmaktan çykmy?lar, aralarynda çykarlary payla?arak, birle?mi?ve ittifak etmi?lerdir. Ve bunun sonucu olarak, birçok zekâlar, duygular, fikirler, Türkiye'nin yok edilmesi noktasynda yo?unla?tyrylmy?tyr. Ve bu yo?unla?ma, yüzyyllar geçtikçe olu?an ku?aklarda, adeta tahrip edici bir gelenek biçimine dönü?mü?tür. Ve bu gelene?in, Türkiye'nin hayatyna ve varly?yna aralyksyz uygulanmasy sonucunda, nihayet Türkiye'yi yslah etmek, Türkiye'yi uygarla?tyrmak gibi birtakym bahanelerle, Türkiye'nin iç hayatyna, iç yönetimine i?lemi? ve syzmy?lardyr. Böyle elveri?li bir zemin hazyrlamak güç ve kuvvetini elde etmi?lerdir."

" ...Oysa güç ve kuvvet, Türkiye'de ve Türkiye halkynda olan geli?me cevherine, zehirli ve yakycy bir syvy katmy?tyr. Bunun etkisi altynda kalarak, milletin en çok da yöneticilerin zihinleri tamamen bozulmu?tur. Artyk durumu düzeltmek, hayat bulmak, insan olmak için, mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün i?leri Avrupa'nyn emellerine uygun yürütmek, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakym zihniyetler ortaya çykty. Oysa hangi istiklâl vardyr ki yabancylaryn nasihatleriyle, yabancylaryn planlaryyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemi?tir. Tarihte, böyle bir olay yaratmaya kalky?anlar, zehirli sonuçlarla kar?yla?my?lardyr. Y?te Türkiye de, bu yanly? zihniyetle sakat olan bazy yöneticiler yüzünden her saat, her gün, her yüzyyl, biraz daha çok gerilemi?, daha çok dü?mü?tür.

"...Bu dü?ü?, bu alçaly?, yalnyz maddî ?eylerde olsaydy, hiçbir önemi yoktu. Ne yazyk ki Türkiye ve Türk halky, ahlâk bakymyndan da dü?üyor. Durum incelenirse görülür ki, Türkiye Do?u 'maneviyaty' ile sona eren bir yol üzerinde bulunuyordu. Do?u'yla Baty'nyn birle?ti?i yerde bulundu?umuz, Baty'ya yakla?ty?ymyzy zannetti?imiz takdirde, asyl mayamyz olan Do?u maneviyatyndan tamamyyla soyutlanyyoruz. Hiç ?üphesizdir ki bu büyük memleketi, bu milleti, çöküntü ve yok olma çykmazyna itmekten ba?ka bir sonuç beklenemez bundan."

"... Bu dü?ü?ün çyky? noktasy korkuyla, aczle ba?lamy?tyr. Türkiye'nin, Türk halkynyn nasylsa ba?yna geçmi? olan birtakym insanlar, galip dü?manlar kar?ysynda, susmaya mahkûmmu? gibi, Türkiye'yi atyl ve çekingen bir halde tutuyorlardy. Memleketin ve milletin çykarlarynyn gerekti?ini yapmakta korkak ve mütereddit idiler. Türkiye'de fikir adamlary, âdeta kendi kendilerine hakaret ediyorlardy. Diyorlardy ki "Biz adam de?iliz ve olamayyz. Kendi kendimize adam olmamyza ihtimal yoktur."

"Bizim canymyzy, tarihimizi, varly?ymyzy bize dü?man olan, dü?man oldu?undan hiç ?üphe edilmeyen Avrupalylara, kayytsyz ?artsyz byrakmak istiyorlardy. 'Onlar bizi idare etsin' diyorlardy."

"BYLELYM KY, ULUSAL BENLY?YNY BYLMEYEN ULUSLAR, BA?KA ULUSLARA YEM OLURLAR"

Mustafa Kemal 06 Mart 1922

_________________
Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz!
Kullanıcı kimliğini gösterFaruk Namli tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 25 Ekm 2007
Bildiriler: 124
Şehir: Kyrykkale
Alıntıyla Cevap Gönder
Mustafa Kemal Atatürk'ün kaleminden Türk'ün tanımı!

"Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarları ile sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu; Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.

_________________
Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz!
Kullanıcı kimliğini gösterFaruk Namli tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Atatürk Diyor ki
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2