Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
KAPI (Osmanlıca Karşılığı)
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 13 Ksm 2004
Bildiriler: 1
Alıntıyla Cevap Gönder
Merhaba,

Ben uzun zamandır internet üzerinden Türkçe'de kullandığımız "kapı" kelimesinin Osmanlıca karşılığını araştırıyorum.Ancak bir sonuca ulaşamadım. Bana bu konuda yardımcı olursanız memnun olurum. teşekkür ederim.
Kullanıcı kimliğini gösterÇağatay Çağalı tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Aslında eminim bu sözcüğü biliyorsunuzdur. Birazdan söylediğimde "Tabii ya işte bu, ben bunu biliyordum." diyeceksiniz.

Kapı sözcüğünün Osmanlıcada karşılığı bab olarak geçmektedir.

Örnek:

Bab-ı adalet : Adalet kapısı


Yine eminim ki Namık Kemal'in şu dizesini ( HÜRRİYET KASİDESİ'nden)
mutlaka duymuşsunuzdur.

"Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükümetten."


NOT: Sayın konuklar bu vesileyle bir kere daha hatırlatmak istiyorum. Lütfen soru, istek ve önerilerimizi YAZIŞMA ORTAMI aracılığıyla yapalım. Böylece bu bilgiyi daha sonra aramıza katılacak olan konuklarımızın bilgilerine sunma olanağını da yaratmış oluruz.


Saygılarımla


Hazır yeri gelmişken adı geçen bu güzel şiiri eklemek istiyorum.

HÜRRİYET KASİDESİ

Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten
Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten

Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten

Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten

Vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
Ne gam rah-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten

Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir
Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten

Hemen bir feyz-i baki terk eder bir zevk-i faniye
Hayatın kadrini âli bilenler hüsn-i şöhretten

Nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten

Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
Utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten

Felekten intikam almak demektir ehl-i idrake
Edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten

Durup ahkam-ı nusret ittihad-ı kalb-i millette
Çıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı rey-i ümmetten

Eder tedvir-i alem bir mekînin kuvve-i azmi
Cihan titrer sebat-ı pay-ı erbab-ı metanetten

Kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
Fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten

Değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
Felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten

Ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten

Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmaniyânız kim
Muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten

Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten

Biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
Bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten

Ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
Kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten

Kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
Müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten

Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten

Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
Ki ednâ zevki aladır vezâretten sadâretten

Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
Ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten

Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
Vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten

Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ye bidâd
Erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten

Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
Ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten

Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
Cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten

Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
Cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten

Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten

Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten



Namık KEMAL


Not: SÖZLÜKLER bölümümüz de küçük çapta da olsa Osmanlıca-Türkçe sözlük ( KÜÇÜK LÜGAT) bulunmaktadır.

_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Ekm 2004
Bildiriler: 24
Şehir: Yzmir
Alıntıyla Cevap Gönder
Çağatay Bey soruyu sorup cevabını alınca kayboldu sanırım. Ben onun adına teşekkür ediyorum aziz dostum. Bu sayede Hürriyet Kasidesi gibi güzel bir şiiri hatırlamak ve bir daha okumak büyük bir zevk oldu.

Teşekkürler
Kullanıcı kimliğini gösterMuzaffer Sungur tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
KAPI (Osmanlıca Karşılığı)
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2