Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Tv. bir alt yazı
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
“Aracın içinden cephanelik çıktı.” Bu ifade Beyaz Tv. 21. Eylül Saat 18.00’ deki bir haberin alt yazısı. Haberde, Polisin, bir aracı durdurup aramak istediği ancak içindeki şahsın polise pompalı tüfekle ateş etmesi sonucu çatışma çıkarak şahsın öldürüldüğü ifade edilmiştir. Araçta yapılan aramada üç adet dinamit lokumu ve bunları ateşlemeye yarayan iki elektrikli düzenek çıkmıştır.
Bu haber ve alt yazıda birden fazla yanlış bulunmaktadır;
Cephane; ask. Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde, mühimmat (TDK)
Cephanelik; Cephanenin saklanmasına yarar kapalı ve korunmuş yer. (TDK)

1. Dinamit lokumu ateşli silahla atılan bir patlayıcı madde değildir, sadece patlayıcıdır. Dolayısı ile cephane değildir.
2. Araç, cephane olmayan yani sadece patlayıcı olan dinamit ve düzenekleri bir yerden başka bir yere ulaştırılmak için kullanılmıştır. Velev ki dinamitleri cephane olarak nitelendirelim şahsın amacı aracı cephanelik yapmak değildir.
3. Cephane olmayan bir cismin bulunduğu yere de cephanelik denemez.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
İade - geri verme
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
Değerli Dil sevdalıları,

Bu sayfalarda medyada gördüğüm kullanım, anlam yanlışlıklarını belirtmeye çalışmaktayım. Sık sık gördüğümüz bu yanlışlıklardan birini de bir ilandan aldım. İlanı veren hasar olabilirlik karşılığı olarak 'Depozito' alındığını, bunu kiralama dönemi sonu duruma göre iade edilebileceğini belirtiyor. İade ve geri aynı anlamlara gelmesine rağmen cümlede iade ve geri verme bir birinin tamlaması olarak belirtmiş.

İlan;
Yanlış: "500 TL depozito alınır ve kira süresi bitiminde evde herhangi bir hasar olmaması durumunda depozito geri iade edilir."

Doğrusu: "500 TL depozito alınır ve kira süresi bitiminde evde herhangi bir hasar olmaması durumunda depozito geri verilir."
Ya da, "500 TL depozito alınır ve kira süresi bitiminde evde herhangi bir hasar olmaması durumunda depozito iade edilir." olmalıydı.


En son Ertuğrul ÖLCE tarafından Çrş Ekm28, 2015 17:05 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Japon vatandaşı mı, Japonya vatandaşı mı?
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
Dilimizdeki ifade eksikliklerine ve yanlışlıklarına sık sık rastlamaktayız. Bu konuda göstereceğimiz biraz dikkat yapılan bu yanlışlıkları görmemizi sağlayacaktır. Bir tv haber programında sunucu habere konu olan hastalığı yapan virüsten bahsederken; ".... hastalığına sebep olan virüs en son olarak bir Japon vatandaşında görüldü. Bu hastalık daha önce de bir Yunan vatandaşında görülmüştü." Habere konu olan hastalığın doğru ifadesi, ".... hastalığına sebep olan virüs en son olarak bir Japonya vatandaşında görüldü. Bu hastalık daha önce de bir Yunanistan vatandaşında görülmüştü." ya da ".... hastalığına sebep olan virüs en son olarak bir Japonda görüldü. Bu hastalık daha önce de bir Yunanda görülmüştü." olmalıydı.

Bilindiği gibi vatandaşlık bir ülke mensubu olmanın ifadesidir. Anılan ülkenin ismi ise o ülkeyi meydana getiren boy (lar) isminin ülke isim takısı almasıyla meydana gelmektedir. Örn.: Türk - Türkiye, Alman - Almanya, Japon - Japonya, Yunan - Yunanistan, Özbek - Özbekistan, Kazak - Kazakistan, Rus - Rusya gibi.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
İtiraf!
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
03.Şubat.2015 - 12:45, Kanal NTV Spor Haberleri...

Demba Ba Beşiktaş'ın Senegalli futbolcusu...
Sunucu anılan futbolcunun Beşiktaş'ın şampiyon olacağı konusundaki sözlerini; "Senegalli futbolcu Demba Ba'ın itirafı; Demba Ba bu yıl şampiyon olacaklarını, buna Beşiktaşlılardan başka kimsenin inanmadığını söyledi." olarak ifade etmiştir.

Bu cümlede itiraf kelimesi yanlış kullanılmıştır;
TDK'da
İtiraf: Başkaları tarafından bilinmesi sakıncalı görülen bir gerçeği saklamaktan vazgeçip açıklama, söyleme, bildirme.

Beşiktaş'ın şampiyon olacağı (olabileceği) bir gerçek değil sadece bir ihtimaldir. Bunun itiraf olabilmesi için geleceğe ait değil geçmişe ait bir "Gerçeklilik" olması gerekir. Başka bir anlatımla itiraf, geçmişte gerçekleşen, başkaları tarafından bilinmeyen, bilinmesinde sakınca görülen ancak zaman içinde başkaları tarafından da bilinmesinde beis görülmeyerek bu gerçeğin bizzat kişi tarafından açıklanmasıdır. Ayrıca bunun başkaları tarafından bilinmesinin ne gibi bir sakıncası olabilir ki! Bunu anlamak da mümkün değildir.

Bu tür hatalı kullanımların yapıldığını çok sık görmekteyiz. Kelimelerin gerçek anlamlarının bilinmemesi anlatım gücünü zayıflatmakta, her geçen gün dilimizi kısırlaştırmaktadır. Unutmamak gerekir ki anadilinin gücü ile toplumun kültür gücü doğru orantılıdır.

Sık sık "Neden sen beni yanlış anlıyorsun, ben öyle demek istememiştim", "Birçok kez söyledim ama beni anlamıyorlar" gibi sözlere şahit olmamız kelimelere yeteri kadar hâkim olmamamızdan kaynaklanmaktadır.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Re: Seçmece Bunlar
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
kekmeg_er demiş ki:
STANDART POMPA:
yaygın pompa

Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri :
Söz konusu maddelerin ihracatında, ihracatçı, ilgili "Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri Grup Başkanlığı"na müracaat eder.


Dış Tecimde Ölçerim Denetleyicileri :
Söz konusu maddelerin dışarıya satışında, dışa satımcı, ilgili “ Dış Tecimde Ölçerme* Denetleyicileri Küme Başkanlığına” başvurur.

STANDART BM TRADA BELGELENDİRME, ADINIZA “GÜVEN” KATACAKTIR

Belgelendirme:
Uluslar arası, ulusal, sektörel standartlar, kuruluşların kendi standartları ve BM Trada standartlarında uzman denetçi kadromuzla yönetim sistemleri ve ürün belgelendirme hizmetleri vermekteyiz


ÖLÇÜLÜ BM TRADA BELGELENDİRİCİ, ADINIZA “GÜVEN” KATACAKTIR.

Belgelendirme:
Uluslararası, ulusal, alanca ölçerimler, kuruluşların kendi ölçüleri ve BM Tecim kapsamında (Tecim ölçülerine dayanarak) uzman denetleyicilerimizle yönetim düzenekleri ve ürün belgeleme hizmetleri vermekteyiz.

Standart Yay
Ölçülü Yay/ Yaygın yay/ Genel Yay

Standart Boya
Yaygın Boya / tutulan boya

STANDART VE TEKNİK DÜZENLEME
ÖLÇÜ VE YORDAM [YORDAMINA UYGUN (yordamlı(?)]) DÜZENLEME
Ya da yalnızca “Ölçerme” ile tamlama toptan anlatıılabilir.

Türk Standartları Enstitüsü
Türk Ölçerim Kurumu

Standart Saçmalar
Yaygın Saçmalıklar

Standard : Ölçerik, ölçergi, yaygın, uygun, genel, yerleşik-saptanmış ölçü, ölçülü…

Günlük hayatımızda standart kelimesinin gerçek anlamı dışında kullanıldığını sıklıkla görmekteyiz. Kısaca standart, temelde umumun yararı gereği benimsediği, teknik ve diğer unsurları ile kabul görmüş kurallardır. Bu teknolojik sahada olabileceği gibi gıda, işletme, sosyal, ticaret vs. gibi çeşitli sahalardaki "esas"ların birleşimidir. Teknolojik ve bilgi yeterliliğinin olmadığı sahalarda standart dahili uygulamaların olması beklenemez. Zira bu tür yerlerde esasları uygulayabilmek hem teknolojik olarak ve hem de bilgi birikimi olarak yeterli değildir. Genelde bu esaslar / kurallar toplum yapılarına göre değişiklik göstermektedir. Bir toplumda kabul gören esaslar bir başka topluma uygun olmayabilir. Buna örnek olarak; Avrupa standardına göre üretilen bir pantolonun paça boyunun, Türk standardına göre üretilenden daha uzun olduğu görülür. Bu her toplumun fiziki ve örfi ihtiyaçlarına göre değişiklik gösterebilir. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Bunu daha çok teknolojik sahada görmek mümkündür.

Devletler arası ekonomik ilişkiler geliştikçe standartlar da gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Günümüzde her sahada standartlaşma yaşanmaktadır. Bu bir zarurettir. Zira her milletlerarası münasebet bunu gerektirmektedir. Bu ilişkiler yoğunlaşırken anlamsız bazı deyimleri ortaya atmak dilimiz adına yarar değil zarar vereceği kanaatini taşımaktayım.

Sonuç olarak standardizasyondan amaç; keyfiliği ortadan kaldırıp, toplum yararına hizmet vermenin kurallarını belirlemektir. Milletlerarası ilişkilerimiz de zaten bizi buna zorlamaktadır. Bunun için otorite bir dizi yöntem, ölçüt, işlem ve uygulamaların esaslarını belirler. Bu da dilimizde bir bütün olarak standardizasyon olarak ifade edilir. Yukarıda anılan cümlelerin Türkçeleştirme gayretlerini anlamsız bulduğum kadar, kafaları karıştırmaktan ileri gitmeyeceği de aşikârdırda.

Burada eksikliğini hissettiğimiz kelimeleri üretmek yerine, kullanageldiğimiz kelimeleri dışlama gayretlerini görmekte ve yermekteyim.

Dipyazı: Dilin anlatım gücünün kuvvetli olup olmadığının anlaşılması, kelime anlamlarının karşılıklarının az veya çok olması ile ilgilidir. Bu hususu ileriki günlerde ele almakta fayda görüyorum. Bunu yukarıdaki standard(t) kelimesini görünce düşündüm.
Standardın karşılığı ne de çokmuş... İstediğin kelimeyi, istediğin kadar, istediğin cümlede kullan!. Dilimiz zenginleşir belki!. Eğer hepsi standardı karşılıyorsa ne gerek var bu kadar ayrı ayrı kelimeye. Bir çoğu kendi başlarına zaten birer anlamı ifade etmektedirler.


En son Ertuğrul ÖLCE tarafından Pzr Ksm29, 2015 04:21 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
KULLANILMAYA DEVAM EDECEK Mİ, EDİLECEK Mİ?
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
10.Mart.2015 tarihli Hürriyet Gazetesinde,

"Arınç; F4'ler kullanılmaya devam edecek" başlıklı bir haber yer almıştır.

Bu cümlede kurulum hatası bulunmaktadır. Cümlede geçen kullanılmaya ve edecek sözcükleri bir birleri ile uyumlu değildir. Cümlede geçen "kullanılmaya" sözcüğünün devamında "edecek" sözcüğü yerine "edilecek" sözcüğü kullanılmalıydı.

Bu iki sözcüğü örnekleme yoluyla irdeleyelim.
Kullanılma: Bir kişinin, bir nesnenin kendi iradesi dışında kullanma işine konu olması. Bir nesnenin bir başka (ikinci) nesne tarafından sevk ve idare edilmesi.

Edecek: Gelecekte yapılacak, gerçekleşecek iş, fiil

Cümlede geçen F4 uçağı kendi kendini mi kullanacak -yönetecek- yoksa bir nesne (kişi) tarafından mı -yönetilecek- kullanılacak?.

Uçağın görevi gereği yönetilmesi yani kullanılması söz konusudur. Bu durumda uçak kişi (nesne) tarafından gelecekte kullanılmaya "devam edilecek."

Kim uçağı kullanmaya devam edecek?; Kişi-nesne-, TSK
Ne kullanılmaya devam edilecek?; Uçak

O halde cümlenin doğrusu: "Arınç; F4'ler TSK -pilot(lar)- tarafından kullanılmaya devam edilecek",
Ya da "Arınç; F4'leri TSK -pilotlar- kullanmaya devam edecek" olmalıydı.

Sağlıcakla kalın.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Hata Yapma Şansı!
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
04.05.2015 Tarihili Kanal a HBR spor yorumunda konuşmacı Galatasaray'ın Akhisar Belediye Spor ile yapacağı müsabaka -karşılaşma- öncesi Galatasaraylı bir yöneticinin sözlerini aktarıyor. Konuşmacı bayan; "Galatasaray'ın artık puan kaybetme şansı kalmadı" ifadesini kullanmıştır.
Daha önceleri de bu forumda şans kelimesini irdelemiş, hiç alakası olmayan yerlerde kullanıldığını, yanlış, anlamsızlıklara sebebiyet verdiğini belirtmiştik.
Bilindiği gibi imla kurallarında eskiye nazaran daha fazla hatalar yapılmaktadır. Hal bu ki tam tersi olmalıydı. Zira eskiye göre okuma yazma oranımız daha fazla olduğu istatistiklere bakmadan malumumuzdur. Herkes en az lise mezunu, toplumun azımsanamayacak bir kesimi ise üniversite mezunu durumundadır. Böyle olmasına rağmen dilimiz kurallara uygun kullanılmadığı gibi kelimeleri de gerçek anlamlarının dışında kullanarak anlamsızlaştırılmaktadır.
Bugün şans kelimesini tekrar açıklamaya çalışalım.
Şans ne demek?
Şans, kısaca bir kimsenin herhangi bir konudaki mutluluk kazanımının ifadesidir. Bu hususu daha önceleri teferruatı ile incelemeye konu etmiştim.
Yanlış kullanıma konu olan "Galatasaray'ın puan kaybetme şansının olup olmadığı"nda ise şans yerine karşılığı olabilecek "mutluluk" sözcüğünü koyacak olursak cümlenin anlamsızlaşacağı açıktır. Cümleyi; "Galatasaray'ın artık puan kaybetme mutluluğu kalmadı" olarak kurarsak anlamsızlığı ortaya çıkmaktadır. Daha fazla irdelemenin anlamı olduğuna inanmıyorum. Sadece doğrusu nasıl olmalı diye düzeltecek olursak, "Galatasaray'ın artık puan kaybetmeye tahammülü yok -kalmadı-", "Galatasaray, Akhisar Belediye Spor karşısında puan kaybederse şampiyonluğu riske girer." vb. olmalıydı.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
"Maalesef"in yanlış kullanımı
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
TDK
maalesef:
zarf: Üzülerek söylüyorum ki, ne yazık ki, maatteessüf
"Hatta maalesef bu sevgide bir çocuk içliliği bile vardır." - N. Hikmet

Birkaç gün önce bir tv haber programında "Şartlı salıverme" nasıl uygulanıyor konusu işlendi. Sunucu şartlı salıverme kararının nasıl uygulandığını ve bu uygulamada Plastik Kelepçe denilen bir bant ve üzerindeki elektronik cihaz ile şartlı salıverilen kişinin kontrol edilebildiğini anlattı. Bu anlatım sırasında kelepçenin kesilemediğini, eritilemediğini, herhangi bir şekilde ilgili kişinin bileğinden uzaklaştırılamadığını belirtmiştir. Ancak "bu kelepçenin kesilemediğini, eritilemediğini, herhangi bir şekilde ilgili kişinin bileğinden uzaklaştırılamadığını" anlatırken cümlenin başına "maalesef" kelimesini de kullanmıştır. Spikerin cümlenin başında maalesef kelimesini kullanmasıyla; Spiker şartlı salıverilenenin bu kelepçeden kurtulamamasına üzüntü duyduğu anlamı verilmiş olmaktadır. Günlük konuşmalarımızdaki anlamı böylesine açık kelimelerin yanlış kullanılması dil konusunda ne kadar duyarsız, saygısız olduğumuzu göstermektedir.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
DOĞRUSU NASIL OLMALI?
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
7. sayfa (Toplam 7 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2