Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Arguç Acun Kurgulary
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
UYGARLI?IN SON KERTESY (Y.S 3. bin yyl)

Amorekalylar da artyk Türkçe ad kullanmaya özen gösteriyordu. Bu, hem i?lerinin daha kolay yürütülmesini sa?lyyor hem de gittikleri yerde tutunabilmeleri için sa?lam bir dal oluyordu. Gerçi Türkleri herkes seviyor görünse de seveni yok denecek kadar azdy. Ama seviyor görüntüsü vermek her türden insanyn i?ine geliyordu.

Dünya iyice kyzy?ty. Yanyryn (petrol) sycakly?y, para, açgözlülük, o-son* daki deli?i daha da büyütünce dünyalylar yeni yerle?im yerleri aramaya ba?ladylar.

Amorekalylar bütün acuna, gönderecekleri en son yapym uzay ke?if dolmu?u Amore Sömürey’in fyrlatyly?yny izlemek için davetiye saldylar. Amore, eski dünya dillerinde a?k anlamyna geliyordu. Dilbilimcilere göre Amoreka, latince kökenli amore ye Türkçe syfat k si ve adla?tyran a nyn gelmesiyle olmu?tu ve anlamca ayny buharla?my? yapysyndaki gibi a?kla?my? olan ?ey demekti. A?ky içeren ülke adlaryyla caka satmayy seven bu insanlaryn bilgeleri NEZA uzay üssünde milyarlarca insany bir alana doldurmanyn bir at arabasy domatesi 5 okkalyk terazi kefesine koymak anlamyna gelece?ini kavrayamamy?lardy. O gün gelmi?ti. Tanry’nyn karar günü (kyyamet) nü andyran kalabaly?yn ortalykta kalmasy yetmiyor gibi ite kalka di?erlerini ezebilenler önlere do?ru ilerlemi?lerdi. Türlü topraklaryn insany büyük bir gururla ellerinde ta?ydy?y davetiyeleriyle Neza Meydany’nyn arka kapysynda kuyru?a girmi?tiler. Kuyru?un nedeni belli de?ildi ki ön syralardan isyan eden bir ba?yrty duyuldu.

Giri?ler paraylaymy?! Yazyklar olsun.

—Ne ne ne? Anlamadym, paraly my?

—Ama bu haksyzlyk! Hani arka kapydan giri?ler özeldi. Hani AöK (acayyp özel ki?i) idik biz!

Kalabaly?y yaran iri yapyly sary?yn, saçlary jöleli ve aksyryncaya, tyksyryncaya kadar yedi?i her halinden belli göbekli biri konu?tu:

“Bütün kalbinizle inanarak ve güvenerek geldi?iniz Amoreka topraklarynda sizler gibi saygyn dostlary a?yrlamak bizler için büyük bir onurdur. Bilmenizi isterim ki bu uygun, önemsemeyece?iniz giri? parasy sizlere bugün ya?atacaklarymyzyn güvencesidir.”

“Nasyl yani?” dedi bir ses sorgulayan bir ezgi vuru?uyla… Ama bu sesi kimse duymady. Çünkü her ?ey ola?anüstü bir göz alycylykta idi. Her ?ey göz boyuyordu ve sevinçten her kimsenin gözü doluyordu.

—Aman Allah’ym böylesine ilk kez denk geliyorum! Ya?asyn co?kumuz.
—Ya?asyn!

Ömür dedi?imiz olgu o gün yalnyzca bir e?lenceden ba?ka ?ey de?ildi. Renk renk e?lencelik fi?ekler patlady ha patlady.

Fi?eklerin ?avkynda karanlyk yüzler aydynlanyyor ama a?k gözü kör eder misali göz gözü görmüyordu. Birden her ki?i sustu. Ders veren edasyyla bir ses duyuluyordu. Çok geçmedi ayny türden ba?ka biri aldy sahneyi. Sonra öteki, di?eri… Sürüp gitti. Davetliler sustukça onlar konu?tu da konu?tu.

Y?te beklenen an gelip çatty da hep bir a?yzdan geri sayym ba?lady:


9
.
8
.
7
.
6
.
5
.
4
.
3
.
2
.
1
.
0

************************************************************************
O-son: O tamgasy biçim olarak dünyanyn, dolayysyyla dünya ya?amynyn belirtkisidir. O-son da böylece, ya?amyn son buldu?u kertedir; yani ozon. Olmazsa dünyanyn sonu gibi…

DEVAM EDECEK >>>


En son kekmeg_er tarafından Sal Şub06, 2007 20:18 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi.
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Hzr 2005
Bildiriler: 549
Şehir: Ystanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
ilgiyle okuyorum

_________________
www.gelgelturkce.blogcu.com
Kullanıcı kimliğini gösterbensay tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Ynsan gibi saymaya akly eren ba?ka canlylar olsa belki de 0’dan 9’a do?ru sayacaklardy. Hep 1 den geriye elde var syfyr. Sonrasy eksiye gider. Ü?ütür, co?kuyla ü?ütürdü.

Bir çy?lyk bir çy?lyk, gözleri görmeyenler bile yalnyz co?kuya katylabilirdi. Bir duman bir sis ki kimse bir ?ey göremedi.

—Ya?asyn co?kumuz.
—Ya?asyn!
—Çok ani oldu. Ben böyle alelacele i?lerden hiç hazlanmam.

Sanki herkes konu?ma özleminde! Özlem insanlaryn içinde…

O an düzenleme i?lerinden sorumlu bir yetkili kendi kendine konu?anlary saymaya kalksa kaç yazmalyk dolardy kim bilir! Konu?anlaryn sesi iki kulak araly?ynda duyulacak kadardy. Bu yüzden hiçbir yetkili de bu konu?malary duyacak de?ildi.

—Beklemek ve beklentilerin olmamasy insany yypratyyor. ?imdi ne oldu da derin bir sessizlik çöktü.

—Sevgili davetliler, saygyn dünyalylar. Bunu saymyyoruz. Fyrlatma i?lemi yeniden gerçekle?tirilecektir.

—Ama neden?

Yönetici kimli?ini yakasyna ili?tiren ki?iden yetkin bir ses duyuldu. “Lütfen bu güzel geceyi bozmayalym!”

Oynamasyny bilmeyen gelin yerim dar demi? de ardyndan ne gelmi??

Bu parlak dü?üncenin ardyndan insany yumu?atan ezgiler girdi devreye. Olacak i? de?ildi. Evrenselli?inden midir nedir anlayan anlamayan hemen herkes ola?andy?y bir hafiflikle kendinden geçiyor; uçuyor, ezgiler uçuruyordu.

Bu tür törenlere kimse çocuklaryny getirmezdi. Ancak bunu oldu?u gibi kabul etmek, genel kural diye solak bir kimsenin sa?yna çatal koymak gibi bir ?eydi de koca meydanyn en küçü?ünü kimse algylayamady. Ya?yny ba?yny almy? beyefendi, hanymefendi görünü?lü kocamy? kocaman olmu?laryn içinde ufak tefek bir u?ak görülesi de?ildi ya.

Neden sorusunu en çok bilginler sorardy. Bir de kadynlar… Kadynlardan da bilginler çykardy da hiçbir zaman kadyn bilim adamy gibi bir saçmalyk olmady?y bu aralar kabul görüyordu.

“Ooooooof of!” Çocuk aklyyla böyle uzun iç geçirmeyi ona kim ö?retmi?ti ve “neden” sorusunu bu u?ak ilk kime yöneltmi?ti?

Bir varmyyyyyyyyyy? bir yokmu?. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir yylanla bir leylek arkada? olmu? da aralaryndan su syzmazmy?. Nasyl olmu? da yylan leylekle syrna?yr olmu? hayvanlar buna ?a?my?.

Leylek yylanyn bir dedi?ini iki etmezmi?. Leylek hep ayny ?arkyyy söylermi? de dostunun çok ho?una gidermi?: Lak lak…

Günlerden bir gün “Ben serinlemek istiyorum.” demi? yylan. “Gel yrma?a gidelim.”
Dost canlysy leylek “olmaz” dememi?. Az gitmi? uz gitmi?ler. Bir o yana bir bu yana salynmy?lar. Ary suda arlanmy?lar da yylan buna bozarmy? sonra kararmy?. Bir öte bir beri oynamy?lar da yylanyn bo?azyna su kaçmy?. Hem sonra ba?yrmy?:

—Dostum, can dostum yardym et!

Y?te o an dostluklary da suya dü?mü? de suya dü?en yylan leyle?e sarylmy?. Dost dostu sokar my bunu akyl almamy?. Ya?amynyn iki solukluk araly?ynda can havliyle yylany kumsala bir seksen uzatmy? leylek ve son kez söylenmi?:

—Öyle e?ri bü?rü arkada?lyk olmaz. Olacaksan dosdo?ru olmaly.

Leylek yylanla dost mu kalmaly?
Sabyr acyya engel de?il. Acy, yürekte bir çengel; kanatyr, kanatyr.

Oturdu?u ahyr sekisi, ça?yrdy?y Ystanbul türküsü. Bak fele?in i?ine!

—Dede, neden öyle ba?ladyn söze?

—Çünkü masallar böyle ba?lar.

“Bir varmy? bir yokmu?!”

Onun çocukça anylara daldy?ynyn ayyrdynda de?ildi kimse. Kendi kendine söylendikten sonra çocu?u bir gülme tuttu bir gülme… Onun bu ?en tavryny nasylsa görebilen kocamy?lar y?yk saçarak kykyrdayan sevimli ?eyi ba?ryna basmak istedi. Ne sevecendi ne çocuksu… Bir tek O bekledi; onlar a?ktandyr dedi. O, bekleme yemezdi.

—Ya?asyn Amore Sömürey!
—Ya?asyn co?kumuz…

9
8
7
6
5
4
3
2
1
0


DEVAM EDECEK >>>
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
—Biliyor musun yükseldikçe medeniyeti avuçluyor gibiyiz. Dü?ün bir zaman Mayalary, Ynkalary ve Aztekleri… Her gelen bir tu?la koymu? ya?ama ve biz ?imdi tu?lasyz yükseliyoruz. ?u kysa ömründe neleri kaybetti?ini bir dü?ün. Karde?inin nasyl bir çileden apansyz soldu?unu… Evlili?inin ilk gününde iki oda bir konuklu?u(salon) bo? haliyle dü?ün. Her sabah pencereye ko?ardyn. Her günün yeni bir umut… ve sen kitap aralaryndaki gülleri kurutmamaya çaly?yrdyn. Her ilkyaz dallary çiçek basardy. Sonra, bahçende ?en ?akrak dü?lerdin çocuklary sen. Ama nedense sonra günbegün ezildi?ini anymsa… En güzel dü?ündü karde?lik, karde?lerin kalle?ti.

O an içinden derin bir of çeker gibiydi. Duygulandy?y, gözlerini kaçyry?yndan belli oluyordu. Geçmi?in izi, iki damla ya? oldu akty. Ama gözya?lary a?ladykça ve yerden yükseldikçe havada kalyyordu. Coni’den hiç ses çykmayynca konuyu de?i?tirmek istedi Harbi. Bu uzun yolculu?a, daha kentler gözden kaybolmamy?ken yufka anylarla ba?lamanyn iyi bir çyky? olmady?yny geç de olsa anlady. “Tanrym ben ne yapyyorum!” dedi kendi kendine. Ykisi de ayny sokakta büyümü?tüler. Ayny ilk, ayny orta, ayny son okul… Evleri kyrmyzyya boyalyydy. Boyadan de?il belki, ellerinin kirinden… Bir yanda ça? yangyny, bir dalynda bin yanylgy… De?i?tiremez olsa da insan o an bir çyrpyda yanylgylary, bunlary unutturacak bir soruyla girdi söze.

—?urasy Meksikonya’nyn yüksekçe dördüncü doru?u Nevado De TOLUCA(1) de?il mi? Y?te tam ?urada! Hepsi yan yana. Di?er yanda Azteklerin tüten tepesi POPOcaTEPE(2)tl… Sangangüey(3)

—Kuvatemala da tam ?urada uzanyyor.

Bu sözler O’nun bütün duygusally?yny da?ytty. Acunun çirkin yüzünü güzelle?tiren ye?ilin tonlaryny seyre daldy?y pencerenin önünde kendini yukaryya do?ru çekerek duru?unu düzeltti.

—Kuvatemala ile ilginç bir öykü dinlemi?tim.
—Ylginç olan ne olabilir ki?

Kuvatemala, ça?y saran ?u Türkçe’nin kurallaryna göre kyvylcymly anlamyna geliyormu?. Ya da sen' de püsküllü!(4)

—Güldürme beni…
—Evet, evet püskürmekle ilgilidir.
—Eee?
—Yani, yanarda?ly yer.
—NEZA’nyn bu yolculuk öncesi en iyi i? bizi ayyrmamak olmu? dostum. E?lenceli. Yyi ki varsyn.
—Bak ?imdi! Bu elimde kaç parmak var?
—Çocuk yerine koyma n’olur. Oyun mu oynuyoruz?
—Hayyr. Ba?parma?yn kuv olacak. Hadi ama...
—O nedir?
—Kuv, kyvylcym ya da püsküldür. Y?aret parma?yn at olacak, anla?tyk my?
—Pekiyi, sen ne diyorsan o… Kurallary sen biliyorsun.
—Orta parma?yn +am; yüzük parma?yn al ve serçe parma?yn a olacak. ?imdi… elini açynca nasyl görünüyor?
—Püsküllü mü demem gerekiyor burada?

Harbi, ince bir gülümsemeyle dudaklaryny oynatmadan “evet” dedi.

—Senden dilbilimci olmaz biliyor musun?
—Biliyorum ama izin ver açyklamamy sürdüreyim.

Yüzündeki ilgilenir belirtiyle sa? elini “buyur” anlamynda ortaya do?ru uzatty.

—Her parma?yn bir de?eri olsun. Ba?parma?ynla, yani arty(+) de?erle ba?layaca?yz. Neden? Çünkü saymaya eksi(-)den ba?lamayyz. Sonra devam edelim +, -, +, … En son eki de hep kök üzeri sayaca?yz. Liseden hatyrla: zyt de?erdeki iki sayyyy birbirine eklemek ikisini de yok eder. Sonuç? Syfyr… Saymaya syfyrdan ba?laryz. O olmasa 1’e giden araly?y bulamayyz de?il mi? Öyleyse ?imdi syfyra yani ba?langyç gövdemize bir arty, bir eksi de?erdeki ekleri ulayalym: Kyvylcym-ly-syz-ly…
—… ?

—Biliyorum kafan kary?ty. Bu dizilime göre kyvylcymy olmayan anlamy çykyyor. Ancak öyle de?il: sondaki +ly +syz’y götürdü?ü için geriye kyvylcymly kalyr. +a’sy da cilasy…

—Hmmmm.
—Açylymy yeniden toparlayacak olursak 1 üzeri +a= 1 sonucuna ula?aca?yz ve “a” sürekli birinci eke kar?ylyk gelecek. Hatyrla, ilk ek “ly” idi. Y?te ?imdi kyvylcymly oldu. Yanarda?ly…
—Hiçbir ?ey anlamadym desem bu sözüm bir ?ey anlatyr my bilmem! 

Ykisi de gülü?tüler.

—Öngen sen bunlardan anlasan gökmen (astronot) olmazdyn.

Amore Sömürey’in tüm çaly?anlary ne?eli görünüyordu. Bir zaman parmak uçlaryyla sevgililerine deniz kyyysynda ayy gösteren adamlar ?imdi yyldyzlara el de?irecek gibiydiler. Acunun baty yany yine karanlyk, y?yk do?udan vuruyordu.

—Kovaçka tam ?urada i?te, bakyn görüyor musunuz? Acynasy Ülker gene yok.
—Hangisiymi? o bakalym…hmmm… Bu Uruslaryn buldu?u yyldyz kümesi de?il mi?

Kys kys gülerken “ ahh bunu bildi?ini söylesen ne var!” dedi içinden. Ardyndan, her an atabilece?i bir kahkahaya yer vermeden yanyt verdi.

—Hayyr canym, o da Türklerin… De?i?ik adlary da var: Yedi Garda?… Sonraaaa… Yedigerler…
—Abartyyorsun! Hadi diyelim senin dediklerin do?ru olsun. Ya Ülker’in acynasy tavry nedenmi??

O anda güverteden gelen di?er Amoreka temsilcisi kahkahayla araya girdi.

—Ha ha haaaaaa…

Bu gürültü tadyndaki kahkahanyn bilgisizlikten çykty?y belliydi. Ama onlar da haklyydy aslynda. “Her ?ey ilgiyle ba?lantyly ne de olsa” diyerek olgun bir tavyrla Harbi devam etti.
—Keçeden çadyrlarda ya?ayan göçebe Türklerin söylencelerine göre Ülker bu yedi karde?ten bir kyz kaçyrmy?. Böylece araya dü?manlyk girmi?. Ondandyr Yedigerler do?madan Ülker’in batydan batty?y ve Yedigerler batmadan Ülker’in do?udan do?mady?y.
—Bilmediklerimle beni imrendiriyorsun.
—Ama sana bir öneri: Bunlary kitaplarda arama. Biliyorum sen dönünce bu biçim baskylar arayacaksyn.
— “Saçma” desem bana kyzmazsyn sanyrym yolda?.
—Hayyr kyzmam. Tersine saçma olmady?yna seni inandyrmak için ?unu derim: Bunlary kitaplarda bulamazsyn çünkü Türkler böyle buru?acak, yyrtylacak, tozlanacak ve bir gün toprakla?acak ?eyleri önemsemezler. Onlaryn gönülleri elindeki tüm kitaplary kapsayacak kadar geni?tir. O gö?üs bo?luklarynda kocaman dünyalary vardyr. Davetçi olsan yemediklerini senin için sunarlar. Çocuklaryna yedirmez sana yedirirler. Yki ki?ilik sofralarynda üçüncü bir ka?yk bulundururlar hep. Elleri açyktyr. Ellerindekileri kendi elleriyle verirler.
Olup biteni dolmu?un en arkasyndan gelen ses kesti.

—Syrada ne var?



DEVAM EDECEK >>>
*********************
1,2,3 : Google Earth
4 : Çokum Bilig (Halk Bilimi) Ara?tyrmalary 4, DAbaci

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
SÜPERSYN...
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 02 Ekm 2006
Bildiriler: 165
Şehir: BANDIRMA / BALIKESYR
Alıntıyla Cevap Gönder
Sayyn de?erli dosttum kekmeg er;Sizi gerçekten tebrik ederim.O güzel aky?kanlyk serisine sonunda bizi de kaptyrdyn.Evet... ?imdi syrada ne var ? Merakla, ?u kalmy? oldu?un Türklerin misafirli?inden, bir an önce devam edelim.Yn?allah bizi daha fazla bekletmez sin !..Saygylarymla...

_________________
ATA/TÜRK-ÇE ve TÜRK DYLY SEVDALISI
Kullanıcı kimliğini gösterCavit ALVER tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 09 May 2006
Bildiriler: 114
Alıntıyla Cevap Gönder
damarın uğultusunu dinle
kanın çağıltısını

yüreğinde
göğsünün altında
koca bir dağ yatar
yanar yanar da
kor saçar
kayayı kum
toprağı un
yapar


sürecek...

_________________
Dilimiz.com önerilerden sorumlu de?ildir.
Kullanıcı kimliğini göstersanalbaba tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Uzayyp giden yol boyunca tüm çaly?anlarda, acundan arta kalan yerle?ik aly?kanlyklar göze çarpyyordu.

“Çaylar beyler!”… “Adaçaylarynyz geldi.” dedi Sunay (hostes) kyz.

Sangan, “hmmm” yapty dudak büzerek. “Bunun verdi?i tady hiçbir ?eye de?i?mem.”

Tanrym! Syraya koyacak ba?ka bir ?ey bulamadynyz my” diyerek öte yanda Coni’nin yakyndy?y açykça i?itildi.

Coni, bir keresinde çar?yda gezerken Kan-?a? Ylbeyi’nin kaçak adaçayy aldy?yna tanyk oldu?u any anymsayarak öfkeyle yerinden kalkty.

—Bu ne vurdumduymazlyk; kaçak adaçayynyn burada ne i?i var! Bir yandan güvenlik birimleri kaçakçylykla sava?yyor di?er yandan biz bunu hiçe sayyyoruz ve yasal olmayany yasalla?tyryyoruz. Byrakyn siz onu bir de o kör olasy yetkili kyly?yna bürünmü? adamlar gökmenlerin günlük besin dizgesinde bunu syraya koyuyor. Ne içerim ne derman bulurum. Uzak olsun.

—Kyzma canym, bunda öfkelenecek ne var! Herkes içiyor bu mereti de bir sen mi içmeyeceksin. Ya da sen istedin diye mi ortalyktan kalkacak? Saçmalamayy byrak da devlet ba?kanymyzyn bile içti?inin tadyny almaya bak.

—Yüce ba?kanymyz Tanry’ya kullu?u byraksa pe?inden mi gideceksiniz?

Çyt çykmady. Herkes bu öfkeli anyn bir an önce geçmesini diliyor gibi bakyyordu yalnyzca.

“Gerçekten de dola?yk bir konu. Bir yandan kaçakçylyk yapany sanyk koltu?una oturtacaksyn; elindeki mallara el koyacaksyn; di?er yandan senin ilbeyin gelecek ayny kaçak ürünle kona?ynda keyif sürecek. Bu dünya i?lerine akyl syr ermiyor bazen” diye içinden Harbi sözlerini sürdürdü.

O syralar Amoreka’nyn çar?ylarynda “kaçak adaçayy var” ilgiçekerleri çok syk görülen yazylardandy.

Zamanyn yaygyn içece?i, ülkeye Atylyz Denizi üzerinden yasal olmayan yollarla sandalcylarca sokuluyordu. Üstüne üstlük her evin mutfa?ynda olmazsa olmazlardan sayylyyordu.

Coni, hesaplar yapabilen, ses ve görüntü kaydedebilen, ayryca kablosuz ileti?im kurabilen, nesneleri tanymlayabilen ve bile?e aya bakysyyla iç yüzden tutturulan çok amaçly el-alty bilgisayaryna Acundan gelen bir ileti y?yltysyyla irkildi. Gizeyi (?ifre) girdi ve y-mektup (y?ytylmy? mektup) kutusunu açty. Gelen iletinin karysyndan oldu?unu hemen seçebildi. Büyük bir heyecanla okumaya koyuldu. Dudaklary kypra?yrken bu hareketlerin sese dönü?tü?ünün bilincinde bile de?ildi.

Sevgili Coni,

Yyi oldu?unuzu her gün haberlerden duyuyoruz. Yetkililer, aileler için ayryca görüntülü ileti?im olana?y sunacaklaryny bildirdiler. Ancak bu uygulamaya geçi? bazy gerekçelerle biraz zaman alacakmy?. Ben de elimdeki olana?y de?erlendirip yazyyorum sana.

Acun bildi?in gibi… Ayny sürüp gidiyor. Her ?ey ayny aky?ynda… Sava?lar dy?ynda kimse kimseye kary?myyor. Gitgide sokaklar çete doluyor; çetelesi a?kla tutulmuyor. Ynsanlyktan, haktan dem vuranlar en çok kur?un atanlar… Do?ulularyn bir kysmy yine Amoreka’ya hizmet etmeye yana?myyor. Devlet ba?kanymyz yayynlarda syk syk, kyzgynly?a ve bo? laflarla tavyr koymaya gerek olmady?yny, ba?kaldyranlaryn kendi yöneticileri eliyle boyun e?meyi eninde sonunda kabul edeceklerini söylüyor bugünlerde.

Yakynda Amoreka’nyn büyüklü?ünü anlayacaklar. Enayiler! Oysa onca can geçip gitmeden kabul etseler bu büyüklü?ü ne iyi olacak. Açyk sözlülü?ümüzle bütün u?ra?larymyz sürüyor anlayaca?yn.

Ha bir de… Unutmadan diyeyim. Biliyorum, belki bu gidi?ine lanet edecek kahyrlanacaksyn… Ama umursamayacaksyn. Söylemeden geçsem ermeyece?im. Dünyalar tatlysy kyzymyzyn o önemsemedi?imiz küçük çilesi gittin gideli tüm bünyesini sardy. Günden güne soluyor. Günden güne beliriyor dü?künlü?ü ve sanki ya?amda bizden geriye kalacak tek de?erli varly?ymyzy yitiriyoruz. Anladym ki önemsiz deyip bir kenara atty?ymyz ne varsa umulmadyk bir anda kar?ymyza çykyyor ve önemsediklerimizi alyyor elimizden. Ahh ba?lasak hayata yeniden, tutabilsem kyzymyzyn ellerinden. Sa? elini sol gö?sünün üzerine yaslamy?ken “anne ?uram a?ryyor” dedi?ini bu kez duyabilsem, duyabilsek. Dü?tü dü?ecek… Bu nasyl payla?mak bu nasyl ömür? Çok çekiyorum çok. Yanymda olsan ?imdi! Bir görsen… Bir bilsen… El ele verip topra?a dü?menin tam zamanydyr. Bir tohum gibi yeniden kök salmanyn… Hislerim omzumda bu yükü ben çekiyorum. Acun arguç(yalan), ya?anan gerçek. Ömürle yüzle?iyorum, yoksun sen. Harcanyp gitmi?iz gibi ?öyle dü?ünsen. Bir varmy? bir yokmu? oluyoruz her gün. Daha bir sürü ?ey... Ne bileyim i?te, içimden geldi. Sen üzül diye yazmadym bunlary, kadynly?yma say. Umarym beni anlyyorsundur.

Günler nasyl geçiyor, sen de anlatyrsyn artyk. Kara deliklerde kaybolup yitmenden çok korkuyorum. Dört gözle yanytyny bekliyorum.
Sevgiler


Karysyny symsyky sardy?y günleri hatyrlady. Yolculuk öncesi duda?yna kondurdu?u o sycak öpü?ü, kyzynyn el edi?ini… Onsuz kim bilir ne yapyyorlardy. Gün gelip de yeniden kyzyna “ko? ko?” derken kollaryny iki yana gerebilecek miydi?

“Nasyl da buruk bir havayla bakakalmy?lardyr u?urlarken kimbilir!”

Yletinin son kysmynda bütün dünya gerçekli?ini unuttu Coni; duygusalla?ty, duygulandy. Yalandan iki damla süzülür gibi oldu. Bir yerlerde topra?y ye?ertecek damla yerine kur?un ya?yyordu ve kemin yüzüne daha kur?un dökenler vardy.

Bir çyrpyda yerinden kalkty, dikeldi, öylece kalakaldy. Karanly?yn içinde tutu?an yyldyzlara gitti gözü. Ba?yny a?yrca öne geriye sallady, birkaç derin soluk aldy ve di?erlerinin baky?lary arasynda dudaklaryndan tam on iki sözcük döküldü.

“Ya?amanyn kuraly bu! Çaresiz… Ya katlanacaksyn ya atlatacaksyn.”

Yineleyerek…

“Ya katlanacaksyn ya atlatacaksyn...”

SÜRECEK>>>

*****************************************************************************************

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Hzr 2005
Bildiriler: 549
Şehir: Ystanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
Suregi icin bizleri cok bekletmeyecegini umarim, esenlikler.

_________________
www.gelgelturkce.blogcu.com
Kullanıcı kimliğini gösterbensay tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
—Atlatamyyorum. Atlatamyyorum.
—Kyzym n’oldu? Neyi atlatamyyorsun?
—Ya anne atlamyyor bunlar.
—Hadi canym, hadi bebe?im. Atlat onlar atlar! Yum gözlerini.

O syra Coni’nin karysy kyzlaryny uyutmaya çaly?yyordu. Alt kattaki kom?ularynyn çocuklaryndan ö?renmi?ti çocuk. Eski bir gelenekti çocuklary uyutmak için hendekten koyun atlatmak. Birer birer atlayan koyunlary saymak…

—Anne ben uyumak istemiyorum.
—Canym… Bebe?im… Lütfen ama… Üzme beni.

Afacan kyzy bir an durakaldy. Gözlerini tavana dikti, sonra haylazca gülümsedi.

—Anne! Sen kendin deveye hendek atlattyn my hiç?

Annesi “ne desem” diye birkaç saniye dü?ündü. Evet derse kyzy “ben atlatamyyorum” diyebilirdi. Hayyr dese “önce sen atlat” … Ancak bunun ne güldürücü oldu?unu sonradan anlady.

—Sen var ya seeeeeeeen.

Analy kyzly gülü?tüler. Kyzyny kuca?yna aldy. Sardy, sarmalady. Ba?yny kendi omuzlarynyn üzerinden arka yana verdi. Syrtyny syvazlady. Bir anne sycakly?yyla öptü, koklady. Saçlaryny da?ytty.

Annesi tüm içtenli?i, sevgisi ve yakynly?yyla kyzyny koklarken, kyzy gözlerini yummu? çukur üzeri kar?ydan kar?yya atlarken dü?en koyunlary sayyyordu.
1
2
3… Annesi saati kolluyordu. E?lence any yakla?yyordu ve daha ak?ama ne giyece?ine karar vermemi?ti.

“Ooooooof of” oflady puflady. Kyzy uyudu sandy. Her an uyanyr endi?esiyle aldy odasyna götürdü. Usulca yata?yna uzatty. “Uyuyanyn üzerine kar ya?army?.” dedi ve üzerini örttü. Örtüyü yanlardan iyice tepi?tirdi. Tam yataktan destek alarak do?rulacakken kyz uyandy.

—Kyzym ne oldu gene?
—Anne benim uykum kaçty, koyunlar kaçty.
—Oh Tanry’m! Hiç duymady?ym sözler bunlar. Ne diyece?ini ne yapaca?yny iyice ?a?yrdyn sen.

Yumurcak hiç oraly olmuyormu? gibi konu?mayy sürdürdü.

—Bana masal anlatyrmysyn anne?
—Aaaaaaaah kyzym ahh!
Ak?ama e?lence için sözüm var, bilmiyormusun? Ak?am oldu olacak ve ben hala sana söz yeti?tirmeye çaly?yyorum.
—Ama anneeeeee…

Yçi içini yiyordu. Ne varsa de?er, ardyna sis dü?mü? her nen de?ersiz olmu? gibiydi o an. Sisin içinde belli belirsiz bir karalty gibi… Yakynmaya ba?lady. “Bir bu eksikti. Bana hiç rahat yok zaten.”

Kapy çaldy. Kapyya ko?tu, seslendi. “Kim o?”. “Aç, benim” dedi dy?ardan gelen ses. “Sen kimsin” diye sormak aklyna bile gelmedi. Kapyyy açty. Kar?ysynda duran alt kat kom?ulary Urazana idi.

—Ho? geldin Yuraz’anna. Gel, buyur.
—Ho?bulduuk, ho? bulduk.

Urazana içeri girdi. Saryldylar… Ayryldylar. Julya’nyn heyecanly oldu?u yüzünden okunuyordu. Kypyrdak tavryyla kom?usuna yer gösterdi.

—?öyle otur Yuraz’anna.
—Oturayym kyzym oturayym. Eksik olma.
—Tam’ ben de kyzy uyutmaya çaly?yyordum. Yyi ki geldin. Ba?ymyn etini yedi. Tutaly?y tuttu bugün.
—Aman o nasyl söz yavrum!
—Sorma Yuraz’anna. Bir türlü yatyramadym arsyzy.
—Niye ki; bir derdimi var yoksa?
—Ynan ben de bilmiyorum. Bilsem, i?e yarar bir ?eyler yapacaktym. Neyse, sen rahatyna bak. Ben hemen hazyrlanayym. Yoksa geç kalaca?ym.
—Oldu kyzym’ oldu.

O ara Ayçil* odasynda sessizce gözlerini ya?la dolduruyor, parmak uçlaryny kemiriyordu. U?run u?run u?unuyordu. U?unuyor yutkunuyor… Bir gecenin yarysynda a?aran ay y:?yrken do?mu?tu da y?y?y tülle kesilen bir ?amdan gibiydi.

Julya do?ru yatak odasyna ko?turdu. Giysi dolabyny açty. Sa?dan sola, soldan sa?a tüm giysileri süzdü. Elini uzatty. “Yok yok!” Geri çekti elini. “Bu nasylmy??” Sormasyyla giysilikten çykardy?y elbiseyi yata?yn üzerine fyrlatmasy bir oldu. Büyük bir kasyntyyla yönünü duvara döndü. Ba?yny yukary do?ru kaldyrdy. Ellerini açty. “Tanry’m çyldyraca?ym.” Geri döndü. “Hmmm. Gel bakalym sen.” Elbiseyi askylyktan tuttu, üzerine tuttu. Yukarydan a?a?y boylamasyna ölçü aldy. Görüntü aldy. Tam aynanyn kar?ysynda durmu? kendi kendine, sa?dan soldan baky? atarken a?a?ydan gelen sesleri duydu. Pencereye ko?tu, önce perdeyi açty sonra pencereyi… Dy?aryda lapa lapa kar ya?yyordu. Ortalyk bembeyazdy. Abbakly?yn** içinde, ko?ar adymlaryyla birkaç parmaklyk tabaka olu?turan ak örtüyü asfaltyn rengine çevirerek deli gibi ko?an iki ki?i gördü.

—Ko?, koooooo?.
—Sence bunlary atlatacak myyyz?
—Ko?, sen ko? bunu dü?ünmenin syrasy de?il.
—Bir ?ey desen ölür müsün? Y… in… Ynsan olsana. Bana ba?yrma.

Çok geçmedi, arkadan iki polis…
Taak, tak, tak tak…

Olaylaryn aky?yny izlerken bir yandan olup bitene anlam vermeye çaly?yyordu. Dirseklerini pencere çerçevesinin altyna dayamy? içinden türlü dü?ünceler geçiriyordu.
“Burgazanlar*** bile atlatmanyn derdinde. Ne sykyntylar atlatylyr. Yeter ki sen ölme!”

Yrkildi, kendine geldi. Ko?an adamlar gitti onun bilinci geri geldi. Sürenin daraldy?yny anlady. Hemen geçele?e (koridor) ko?tu. Oradan oturum odasyna… Anlyk bir atylymla ortaya geldi.

—Bu cartiyerle nasyl görünüyorum sence Yuraz’anna?

Ka?laryny yukary do?ru kaldyrdy, gözlerini açty, ?akaklary gerildi.

—Kyzym o ne? O hiç giyile? Aaaa?maaaaaaan… Ahan da diyorum sana, cart diyer yyrtarlar onu.
—Yok, daha neler. Abarttyn ?imdi.
—Kyz buralar haydut dolu.
—Yuraz’anna, Ayçil odasynda uyuyor. Sen varsyn ya gözüm arkada kalmaz. Ben gidiyorum. Biraz gecikirsem meraklanma. Ho?ça kal.
—Güle güle kyzym, güle güle…

Julya bir daha dönmeyecekmi? gibi hy?ymla evden ayryldy.

Ya?ly kadyn, gözetmek için do?ru küçük kyzyn odasyna vardy. Ayçil yata?yna gömülmü?, yorgany ba?yna çekmi? uykuda görünüyordu. O’na do?ru yakla?ty. Ayçil duvar dibine verinmi? kysyk bir sesle pusmu? a?lyyordu. Bunu gören Urazana’nyn yüre?i yandy. Bir elini duvara yaslady. Di?er eliyle yorgany aralady.

—Yavrum. Ne oldu sana, gel bakalym.
Yki eliyle ufakly?y kavrayarak kendine do?ru çekti. “Gelsin benim kuca?yma, gelsin. Oy oy!”
Benim kyzym ?imdi içinde ne varsa döker bana, de?ilmi?

Ayçil elleriyle gözlerini ovu?turarak iç çekti bir kez daha. Urazana’nyn gö?sünde kyvryldy. Ba?yny yanyna yaslady. Durgunla?ty. Ya?ly kadyn pütürlü ellerinden sa? elini çocu?un alnyndan a?a?y do?ru burnuna, burnundan çene altyna kadar kaydyrdy, ok?ady. Pütürlü eller bir törpüymü?çesine kyzyn yüzündeki tüm gözya?laryny aldy. Parmak uçlary dokundukça yüzü açyldy. Canlandy, unutmamy?ty, çocuklar unutmaz… Onlar kutzaldy****… Günahsyz…

-Yuraz’anna sence yaram geçermi?

—Geçecek kyzym. Geçecek. Kahyrlanmadan, syzlanmadan… Senin gülü?lerin varken, senin dü?lerin… Gamyn kapysyny gamaz *****tozarken süpürmek dü?er bize.
*************************************************************************

*Ayçil : Maya Ay Tanryçasy Ix-Chel
**Abbaklyk : Tertemizlik, arylyk
***Burgazan : Bknz. >> http://www.dilimiz.com/forum/viewtopic.php?t=1509
****Kutzal : (Aztekçe) Quetzal= kutsal, ilahi, ulu, de?erli.
*****Gamaz : Hava burgaçy, hortum.


SÜRECEK >>>

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Kuyanak’yn geni? sokaklarynda her nesne, ak gerdana dizili bir syraly inci gibi duruyordu.

“Ah bu havalar, ah gençli?imi çalan kent!”

Julya durakta beklerken anylary canlandy. Yçinde kendine ait genç bir kadynyn çy?ly?y yankylandy. Az sonra telgezen geldi. Geç kalmasy durumunda oturacak yer bulamamanyn çekincesiyle ileri atyldy. Bo? bulundu. Tavanyn enginli?ini görmedi?inden ba?yny büyük bir gürültüyle tavana çarpty. Cany belli ki çok yandy. Acysyny kimseye çaktyrmadan otura?a yerle?ti. Çabucak kendini atty?y yerdeki cam açykty. Julya dü?meye basty, kapatty. Camy kapatyrken acy acy inleyerek büyük bir ivmeyle geçen cankurtaran aracy de?di gözlerine. Gözlerini yumdu. “Tanry’m yardym et…” Syrtyny koltu?a yaslady, ayaklaryny üst üste atty. Otura?yn içinde kayboldu. Her durakta aracy yerden yukary do?ru çeken çykryklar çaly?ty. Julya’nyn yükseklik korkusu oldu?undan diklemesine a?a?yya bakmaktan ödü kopuyordu. Yükseldiler.

“Ay! Bu ne kokudur; burnumun dire?i… aaay ay! Gerçi yalnyzly?y çekmekten daha çekilir, bu ne ki?”

Gözünün ucuyla kentin kalabaly?yny seyre daldy. Tel ta?yty yol aldy.

—…Gönül diyor “ git ?u yaratyklaryn kafasyny da?yt. Ver elini meydana… deli gibi ba?yr ça?yr…”
Julya: Gittikçe çyldyryyorum mu ne!
—Sen hiç akyllanmayacaksyn. Kendine gel!
Julya: Uslanmayacak myyym ben?.. Bilmem, ne olur sonumuz… bilmem… ayry ayry ne kadar sürer bu kaçamaklar...
—Neden beni anlamyyorsun? … Gerçi benim anlatmam, benim anlatty?ym neyi de?i?tirir ki! Benim dediklerimden daha önemli olan senin ne anlady?yn.
Julya: …ne sen beni anladyn ne de ben senin byrakty?yn kadyn… Bugün de sensiz bir günüm olsun…

Kent içre uzanan tel boyunca ön oturaktaki iki yolcu konu?tu durdu. Julya da o syrada içinden Coni ile konu?uyordu. Bunu duyan yoktu.

—Y?te biz buyuz… Kendi elimizle üretiyor, elimizle ürettiklerimize tutsak oluyoruz. Her nen ne çabuk de?i?iyor.

“En gerekli bulu?lardan biri olan ?u telgezen dolmu?laryny yaratan akyl yuma?yny bulsam kutlarym. Ne iyi oldu. Sürüngen batakly?yny andyran gidincek (trafik) biraz olsun rahatlady bari. Bir de ?u yükselme korkum olmasa… Yaygynla?malaryny tetikleyen olay olmasy gereken ola?an durumdan ba?ka ama olsun. Kimin aklyna gelir? Öküzlü Kav?a?y’nda bir öküz, yyrtyk tel örgülerden içeri otlanmak için girecek, aniden kyzaklara fyrlayacak ve bu beklenmedik çyky? kyzak dolmu?unun (tramvay) ba? a?a?y dönmesine yol açacak. Tanrym usuma girdikçe kendimi buradan a?a?y atasym geliyor, çyldyryyorum. Ya?atmak için ille birilerinin can vermesi mi gerekiyor? Evet evet! Kesinlikle… Telgezen ne iyi bir bulu?. Ya o gereksiz telkesenler (tel çalanlar) neyin nesi? Allah’ym sen koru bizi! … Tövbe tövbeeee… sen içimdekini de dy?ymdakini de bilensin. Her i?imi senin üzerine yykyyorum. Ba?y?la beni Tanry’m… Elime bir geçireyim gyrtla?yny sykarym asalak canavarlaryn.”

Julya’nyn sykyntyly bir yolculuk yapty?y yüzünden okunuyordu. Ter basty, suya batty.

—Budala kadyn! Giyimin de bir yaky?y?y var.

Julya sol tarafynda ters yöne bakar ?ekilde syralanan oturaklarda oturan bayanla göz göze geldi.

—Aptal kadyn! Ah ?u çekememezlik… Kyskanç baky?laryny çek üzerimden. Çekik* kadyn!

Yki kadynyn kendileri sustu, gözleri konu?tu. Julya bunalmy? bir tavyrla üzerindeki gömle?ini çeki?tirdi. Yç yüzünden tutarak dy?ary do?ru sündürdü.

“Tanry’m bu ysytycylary ne diye bu kadar yüksek dereceli çaly?tyryrlar ki?”

Telgezen durdu. Sonra duyuru: “Öküz Dura?y…”

“Çok ?ükür... yandym ay!”

Öküz sözünü i?itmek, Julya’nyn içini bunaltan sycaktan daha çok yakty. Bir kez daha yandy. Yeri örten kar i?lemiyordu. Acylaryny depre?tiren dura?y var gücüyle terk etti.

“Ne sonu gelmez yolmu?, öf!”

Ko?ar adymlarla en kalabalyk kav?aklardan geçti. Kaç anlamsyz baky? seçti.

“Hayyr, hayyr. Ya?amak bu de?il. Bu gözler bu kadar anlamsyz bakamaz. Gözler kalbin aynasydyr… Hayyr!”

Telgezen hatty Ilgyn Esi?i’ne uzak dü?tü?ünden ba?ka bir ula?ym aracyna daha binmek gerekiyordu.

“Taksi, taksi!”

Ta?yt, tam önünde durdu. Ta?ytyn sürücüsü ince, soylu bir davrany?la sa?yna uzanyp arka kapyyy açty: “Buyurun efendim.”

—Ilgyn Esi?i’ne gidece?im.
—Olur han’fendi.

“Oh, dünya varmy?. Ayaklaryma kara sular indi. E?lenmek mi, eziyet mi belli de?il. Öf öf! Bazan çekemez oluyorum. Bu yollar da çekilmez oldu iyice ay! Çekimim** kalmady, içim daraldy.”

Julya, yolun di?er çeyre?i boyunca kendi kendine baya?y yakyndy. Hiç söylenmedi?i sözleri syky?tyrdy araya, söylendi. Sövdü saydy.

—Burada indirsem uygun olur mu bayan?

Daldy?yny anlady, ayykty. ?a?kyn bir tavyrla sürücüye bakty.

—Evet, lütfen.
—?öyle duralym, buyurun.
—Kaç karaça?
—Ne verirseniz bayan, canynyz sa? olsun.
—Ya öyle ?ey olur mu? Neyse o…
—O halde siz 150 karaça verin yeter.
—Ne, 150 mi?
—Evet, n’oldu ki?
—Daha ne olsun! Topu topu ?uradan ?urasy…
—Ya daha ?imdi “neyse o” demediniz mi siz? Yoksa garezimiz mi var!
—Yyi iyi, neyse… Kaç karaça?
—Siz yüz verin yeter.
—Yüz verince anla?my? olacak myyyz?
—Üç a?a?y be? yukary… Ehh! Ynsanlyk ölmedi ya… Her ?ey para my?

“Tanry’m, delirece?im yardym et! Benim paramla bana a?alyk yapyyor, a?a?ylyk ya…” dedi içinden. “En iyisi mi u?ra?mamak...”

—Bayan biraz acele eder misiniz lütfen? Yol tykandy, ceza yazacaklar…

Omuz çantasyny para kesesini bulmak için kary?tyryyor bir yandan da myzyrdanyyordu. Birdenbire:

—Eyvaaaaah! Gördünüz mü olany?

…düüüüüüüüüüüüüüüüüt düt düüüüüt…

Araçlar arka arkaya dizilince yol aky?y bir anda tykandy; çyldyran çyldyrana... Sol elini camdan yukary kaldyryp i?aret parma?yyla “1 dakika! Hemen gidiyorum” demeye getirirken durumu idare etmeye çaly?an sürücü daha da çyldyrdy.

—Hadi bayan!

—Cüzdanym yok, kahretsin!

Julya o an utancyndan kypkyrmyzy kesilmi?ti. Bereket versin, yüzünde ki allyk utancyny saklyyordu.

—Haydaaa… Buyur buradan yak. Utun musun nesin bayan ya!
—Anlamadym.
—Y?inize gelmeyince anlamayyn, oh ne güzel!
—Utanmazly?yn gere?i yok.

Julya, ivedilikle indi?i kapydan geri bindi.

—Bakyn beyefendi. Bu kadar gürültü koparmanyn size bir yarary olur sanyyorsanyz aldanyyorsunuz.
—Ama bayan…
—Bunun amasy mamasy yok! Bir: “Param yok” dediysem olmady?yndan de?il. Yki: Varsayalym gerçekten yok. O halde sürersiniz arabanyzy, beni aldy?ynyz yere geri byrakyrsynyz olur biter.

O an dolmu?un sürücüsü avazy çykty?y kadar ba?yrdy:

—Yeteeeeeeeeeeeeeer! Yeter, in a?a?y kadyn! Yn a?a?y, seni daha fazla görmek istemiyorum.

Düüüüüt düt. Düt düüüüüüüüt…

Araba düdüklerinin kudurdu?u syrada Julya, kükremi? bir aslanyn kyzgyn tavryny andyran o sürücü baky?yyla birlikte kendini dy?ary atty. Ayaklary yere basar basmaz tekerlerin yanyk kokusunu duyumsady. Yüzünde ?a?kynly?yn ve korkunun belirtisi vardy. Bir iki adym atty. Durdu. Yeniden ilerledi. Kaldyryma çykty. Sa?a sola salyndy, gördü?ü tanytym tabelasynyn dire?ine dayandy. Bir iki derin soluk aldy. Kendini toparlamasy çok sürmedi. Hyzla yürümeye ba?lady. Birkaç dakika yol aldyktan sonra geçmi?in izlerini ta?yyan büyük Süre?en Tovary’nyn*** yanyna geldi. Yirmi ar?yn kadar yüksekli?iyle geçmi?in bütün izlerini yansytan dikilita?yn denginden sola döndü. Yol boyunca yakla?yk yüz adym giderek yol çatyna (kav?ak)vardy. Üstgeçitten kar?yya geçti. Tekrar sola döndü. Çenesi sol omzunu syyyracak biçimde ba?yny çevirdi ve ayny yönde yol aldy. Az ileriden ara soka?a döndü. Dönü?üyle üzerine do?ru gelen “Dünyalylar Karde?tir Uzaylylar Kalle?tir” yazan çy?ryna?y (pankart) görmesi bir oldu. Dalgynly?ynyn bilincinde de?ildi ki bu tamgalary sese döken ba?ry?laryn ayyrdyna sonradan vardy.

“Olmasyna uzayly yok ortalykta, yok da bu neyin nesi ?imdi?”

Durumu yaratan tüm gerekçelerin ipuçlaryny bulmak için belle?ini yoklarken usunda olayyn Coni ile ilgisi olabilece?i dü?üncesi dolandy. Ne yapaca?yna karar veremedi. Kafasy kary?ty.

“Uzaylylar Acun’a indiyse yolda bizimkilerle kar?yla?my? olmalylar. Peki… Ya kar?yla?tylarsa… Hayyr. Olmaz, olamaz, olmamaly… Hayyyyyyyyyyyyyr!”

Julya oracykta bayyldy. Onun çy?lykla yere kapaklandy?yny gören birkaç yardymsever ko?tu, yeti?ti. Birisi hemen kendi gömle?ini soyup kadynyn bacaklaryny örtecek ?ekilde üstüne sardy. Bile?ine uzandy, yüre?ini yoklady. Bir di?eri söze girdi: “ O’nu sol yanynyn üzerine çevirelim.” Ötekisi çekti, “Hayyr olmaz, bu yana yatmasy daha yararly.” Ba?ka birisi: “ayaklaryny yukary kaldyryn”…

Küüüüüt!

Aaah!
Baygyn yatan kadynyn ayak bileklerinden kavrayyp dizlerinden büken di?er ki?inin topu?una konaklaryn üst katlaryndan atylan bir so?an dü?tü. Sonra yanyk bir ses… “So?an koklatyn so?aaaaan!”

—Yeti?in, yeti?in.
—Efendim sakin olur musunuz lütfen?
—Nasyl olurum, nasyl?

So?an fyrlatylan katyn bir altyndaki ailenin evhamly büyü?ü “ustaca kurampalanmy? bir yankesicilik olayy” sanysyyla durumu güvenlik birimlerine iletmeye çaly?yyordu. Uyduruk ihbarlar günbegün artty?yndan do?al olarak güvensizlik gösteren durumlaryn bildirilmesi i?lemi syrasynda olanlary aktaran ki?inin kimlik bilgileriyle ilgili güvenlik merkezince derinlemesine sorgulama uygulamasynyn yürürlü?e giri?i yeni oldu?undan ihbar ba?ly ba?yna bir i? oldu çykty.

Çy?ry?y (slogan) atarak giden kalabaly?yn en arkasyndakilerin gözden kaybolmasyna yakyn Julya gözlerini açty. Myryldanarak:

“Neredeyim ben?...”

Kulaklarynda gene ayny çy?ry?y yankylandy.

“Dünyalylar Karde?tir Uzaylylar Kalle?tir…”

Gözlerini yumdu. Derince soludu. Kirpikleri oynady, göz kapaklary katlandy. Bilincini canly tutmak için Julya’nyn o anda duymady?y basit sorular soran iyi yürekli insanlardan ikisi koluna girdi. O’nu yatty?y yerden kaldyrarak do?rulttular. Yçlerinden iki ki?i O’nu kollaryndan tireyerek kaldyrymyn üzerindeki a?acyn altyna yerle?tirilen otura?a oturttu. Su uzattylar. Julya bir diki?te suyunu içti. Kadynyn korkusu geçti. Bilinci tam olarak yerinde gözüküyordu. Üç be? dakika önce yüzünde ta?ydy?y o sarymtyrak, donuk baky?lary gitti.

“Sa? olun” dedi. “Hepiniz sa? olun.”

Oturdu?u yerden kalkty:

“Unuturum sanmayyn.”

Julya son sözlerini dokunakly bir havada söyledi. Hemen hemen böyle bir any daha önce de ya?amy? oldu?unu duyumsady. Belli belirsiz bir sesle birkaç söz dedi: “Ayrylyklar yaman… Aly?malyyyz.” Bir daha arkasyna bakmady.

Üç be? sokak a?a?yya yeni yakynlarda zincir halkalaryndan sonuncusu açylan “Büyük Bakkal” aly?veri? merkezinin önünden geçerken Coni’nin en sevdi?i ezgi çynlady. Julya, böylesine ko?u?turmaly geçen bir günün ala aydynly?ynda kaç zamandyr duyulmadyk bu ‘ileti alyndy’syna pek de sevinmi? gözükmüyordu. Ba?yny iki yana sallayarak homurdandy:

“Yaz ayynda dikilen kardan adam gibisin. Varly?yn anlamsyz sevgilim… Anlamsyz. Geç kalmady?yn bir günün olsun. Yalnyzym demedi?im bir günüm…”

__________________________________________________________

*çekik: tatsyz, çirkin.
**çekim: güç, erk
***Süre?en Tovary: Saat Kulesi (duvary)


SÜRECEK >>>

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Aman Tanry’m! Bu, bu…

Mucize, anymsanmasy zor biz söz oldu?undan dahaca kucaktan kuca?a dola?tyrylan bir yavruca?yn özlemle, istekle yanan körpe yüre?ini serinletecek, kuruyan dudaklaryny yslatacak “bu” diye yalvarmasy gibi yalnyzca tek söz edebildi: “Bu”. O anda aklyna gelmedi. Bekledi?i mucize gerçekle?medi. Dudaklary kapandy. Dilini yuttu. Bu inanylmasy zor bir ukmu?tu[1].

Julya’nyn yüre?i kypra?ty. Myrnav, kom?ulary Khawot ile kapynyn önünde sarma? dola? olmu?, sevi?iyordu. Julya böyle bir görüntü kar?ysynda biraz ?a?kynlyktan, biraz dalgynlyktan kendini alamady; oldu?u yere e?ildi, sonra çömeldi. Sevi?mekli günleri geldi aklyna: Herkesin baky?lary arasynda, sevgiyle beslenen bir delikanlylyk ve yürek çarpyntysyyla Coni’yi hyrpalady?y günler… Syrf, olur da biri yan gözle bakacak olursa “göz önündeki ala kyzaryk çiziklerden, Coni’nin bir sevgilisinin oldu?u iyesiz olmady?y anla?ylsyn” dedi?i günler… Çentikler, tyrnak izleri, tyrmalamalar, büsbütün çylgynlyk günleri, düpedüz çyldyrmalar… Sevi?irken atylan çizikleri “tyn” diye kaytarmalar…

Do?a her neni sunmu?tu ancak, Julya bir kediyle bir köpe?in sevi?ti?ine ilk kez tanyk oluyordu. Arkada?y, Myrnav için ne terler ne paralar dökmü?tü. Onu büyütüp beslemek için yapmady?y kalmady. Gece yarysy cany süt çekmi?ti de açyk bir AVY bulabilmek için gün a?aryncaya dek nerdeyse tüm kenti dola?my?ty. Geçen yedigün içinde de do?um gününü kutlamy?lardy. Do?um gününde en be?endik yerden Myrnav’ a aldy?y mavi boncuklu, kyrmyzy çizgili, yaldyzly deri boyunluk onu ne cana yakyn gösteriyordu. Hele boyaklaryn oyna?masy, kyrmyzy çizgilerin sary tüyler arasynda a?armasy… Belli belirsiz, renklerin kayna?masy…

Kar?y kaldyrymda bir ergen bo?uluyordu. Çenesinin altyndan bir çift elle desteklenmi?, gür saçly, kara iki gözün tam da orta yerinden konduruldu?u bir ba?, dalgyn bir baky?… Bir baksan orada, oldu?u yerde; bir baksan tinin dola?ty?y yerde... Kedi myr myr orasyny burasyny köpe?e sürterken soka?yn sol yakasyndan kelli felli; bir papyon, bir yelek, içinde ak gömlek bir de uzunca kara donla alny açyk saçy geriye yatyk, beylerbeyi kasaltyly[2] biri belirdi.

Çok oluklu su arytycysynyn önünde içece?i bir tas suyun arytylmasyny bekleyen öksüzü kimse görmedi. Yçi mi yanyyordu, Tanry’yy my anyyordu, Allah’tan bela my aryyordu yoksa gelip geçene mi kahyrlanyyordu belli de?ildi. Dersin yanaklary ba?tanba?a tu?la tozuna bandyrylmy?.

Soka?yn ortasyna hayli insan çonmu?tu ki beylerbeyinin sesi kalabayy kendisine çekti. “Çocuklar içeri…” Konu?masyndan sonra hayvansever oldu?u anla?yldy. “Me?er ne çok hayvansever varmy?.” Az sonra kasabanyn ?erifi geldi. “Yzninizle birkaç diyece?im var “ dedi.
O an orada bulunanlara “izniniz” lafy öyle tatly geldi ki adamca?yzyn daha sözünü bitirmesine olanak vermeden hep bir a?yzdan “elbette” dediler. Beyler beyi ki?i ekledi: “?u anda burada bulunmanyzdan bir hayvansever olarak oldukça sevinç duydum. Benim ne hayvansever oldu?umu bu yörede bilmeyeniniz yoktur!”

—Alky?, alky?!

Birdenbire gelen bu ça?ryya birço?u e?lik etti. Sevinçli görünenler ikinci sözle sözlerini çektiler, yeniden söze kulak kesildiler.

“Ne var ki kalabalyk arttykça ses kirlili?i yaratyyorsunuz. Abartmayalym, evlerinize lütfen.”

—Do?ru!
—Do?ru…
—Abartmayalym. Alty üstü bir kedi.
—Adam do?ru söylüyor. Hiç mi kedi görmedik sanki.
—De?il sevi?en, yeni yeti?en serçeleri kapan kediler bile gördü bu gözler.

Hayvanseverleri Sevenler Toplumu üyesi olan 107 numaraly evin oturany atyldy. “Senin anan baban yok mu? Seni ?iddetle kynyyorum.” Bereket, yanylyp da sözünü davrany?a dökmedi. Yoksa, Allah muhafaza! ?iddet sözünü, kynamak için kullanyrken çykardy?y o yumu?ak ses kertisi konu?an ki?inin ne denli e?itimli oldu?unun anla?ylmasyna yetti. Bir süreli?ine bildik kutla?malar, kucakla?malar…

“Ah ?u enginli?iniz, ah o bilmi?li?iniz!”
“Kutlarym, kutlarym. Böyle bir tepkiyi sizden ba?kasy veremezdi”
“Ne demek, benim için kyvanç.”

Gördükleri kar?ysynda süt dökmü? kediye dönen delikanly hiçbir tepki veremedi, tepkisiz kaldy. Bu durumu anlatacak tek söz bulamady. A?zyndan tek söz çykmady.

“Hadi bakalym yeter bu kadar oyalanma! Hiçbir ?ey olmamy? gibi herkes i?ine baksyn. Bilen bilir; bilmeyen bir nen var sanyr.”

Evli evine gitti; köylü köyüne… Çöplü?ün yanynda kyrynty kyrpyk e?eleyen “gurk gurk” sesler çykaran, ibi?ini yana dü?ürmü? bir horoz; bir de az ileri de günün aydynynda parlayan bir yyldyz aryyor gibi ba?yny yükselen çok katly, üst üste binmi? evlerin arasyndan gö?e çeviren ergen kaldy. Mavi umuttu, umut gö?ermi?ti. Bir de beylerbeyinin korumasy, kasabanyn ?erifi… Ergeni, yaka paça demedi tuttu. “Sen utanmyyor musun kedileri sevi?irken izlemeye, de bakalym.” Delikanlynyn hiçbir nenden haberi yoktu. O sevi?en kedileri de sevi?meyen kedileri de zaten severdi. “Asarym seni bak kulaklaryndan” diyerek kükredi. Çocuk, bu sözü anymsady, yalnyzca yutkundu; sa?a sola bakyndy. Bir keresinde iki a?abeyi, evlerinin avlusuna dadanan iki köpe?in pe?ine dü?mü?lerdi ve nasyl olduysa ikisi iki yandan köpekleri ararken iki ayry soka?yn birle?ti?i yerde birbiriyle kavgaya tutu?mu?lardy da, kavganyn sonunda babalary ikisinin de kulaklaryny sündürmü?tü.

—Ben sana sola sapan sokaktan gidelim dedim, söz dinletemedim. Köpekleri kaçyrdyk i?te!
—Hiç de de?il! Bir kere sa?dan gitsek köpeklerin önüne çykmy? olacaktyk. Hiç büyük sözü dinlemiyorsun.

Ykisi bir olup, o iki yal ya?asy[3] köpe?i tasmalamak varken, birbirlerine girmi?lerdi. Daha sonra bu i?e kendileri de ?a?ty. Yki tasmasyz köpekten geriye gözü ya?ly iki çocuk ve eli ma?aly bir baba kalmy?ty.

—Efendim, benim inanyn bir suçum yok. Ben bilerek görmedim diyorum size. Ne olduysa olany gördüm. Ne bir eksi?i, ne bir artysy… Anlayyn n’olur. Annem, adymyn sevi?en kedilerle anyldy?yny ö?renirse çok kyzar. Bütün öfkesini bana kusar. Yetmedi iki a?abeyim veremden gitti, geri kalan ortanca karde?im ko?ar. Ykisi bir olur beni bir odaya tykar.

—Yaa gördün mü? Belli ki duygusalla?tyn. Ne o anan my geldi aklyna? Bunu önce dü?ünecektin.

“Efendim” demedi bu kez. Kasalty ve kasynty kar?y kar?yyaydy. Kendini sykty, di?lerini sykty; kasty kasyldy. Adamyn “efendim” diyecek bir yany kalmamy?ty. Efendim dedikçe adam kendisini delikanlynyn efendisi sayyyordu. ?erifin ellerinden ilk kez bir arsyz kaçyyordu.

Delikanly arkasyna döndü. Julya, takadan bakyyordu. O’nu görmedi. Geldi?i yerde kocaman “ILGIN ESY?Y”[4] yazyyordu.


______________________________
[1] : Mucize ( Kyrgyz Türkçesi, TDK)
[2] : Kendini be?enmi? tavyrly, havaly
[3] : Ba?ybo?; yuvanta, ba?kasyndan geçinen...
[4] : Ilgyn=Serap



SÜRECEK >>>

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Acun’dan ayrylaly, Julya ba?ryna ta? basaly hayli zaman oldu. Amore Sömürey durgun bir ilkyaz havasynda gökte süzülen uçurtma gibi bo?lu?un içinde ilerliyordu. Fakat Amore Sömürey tayfasynda genel görünü?, bykkynly?yn yaratty?y patlamakly bir durum izlenimi veriyordu. Ara ara da olsa tarty?malar ya?anyyor, an geliyor bütün bir gemi yönetim ve çaly?anlar arasyndaki çyky?malarla çalkalanyyordu. Bili?im ve Tasarym Ba?kany Coni, Yön Ba?kany Güdergin’i tez elden görü?mek üzere yönetim odasyna ça?yrdy. Joni gergin ve endi?eli gözüküyordu. Masanyn kenaryna vardy. Ellerini komuta koltu?unun üzerine koydu. Dizlerinin açysyny kapatty, do?ruldu ve belini bükerek geriye do?ru verindi, kollaryyla koltu?u kavrayarak omuzlary yukaryya bakar durumda gövdesini kasty. Beklemeden sözü açty: “Geminin yalpalamaya ba?lady?yny görüyorsunuzdur umarym.”

“De?me yerde sorunlar olabilir. Bunlar a?ylmayacak güçlükler de?il. Korku hiçbir sorunu çözmez.”

“Do?rusunuz, sorunlary korkular çözmez; insan çözer!”

“Ydarecili?in temel kuralynyn durumu idare etmek oldu?unu bilseydiniz konu?makta bu denli ivedi davranmazdynyz.”

“Siz, bir gemiyi yürütmek kolay my sanyyorsunuz! Size kalsa arkasyny bo?luk akymyna verdin mi tamam. Kendisi gider geminin sanyyorsunuz.”

“O sizin ki?ice dü?ünceniz. Saygy duyarym. Yalnyz benim duydu?um ve size gösterdi?im bu saygy görü?ünüzedir, bilmenizi isterim.”

—Yanly? anladyysam düzeltiniz lütfen. Yani diyorsunuz ki ben bilirim siz bilmezsiniz.
—Ehh, kysmen do?ru. Çok nen biliyorsunuz sayylmaz.
—Peki, ben bilmiyorum. Ne yapaca?yz?
—Öyle bir nen yapmaly ki Amore Sömürey’in çaly?anlary dy?ary bakty?ynda karanly?y da?ytan y?yltylary görmesin. Ya?amyn içinde ki?i öyle bir varlyk ki kendisini tanymamazly?y pek çoktur.
—Do?ru, dediklerinize katylmyyorum desem yalan olur.

Kysa bir süreli?ine durdu; gözlerini kypyrtysyzca bir yere odaklady.

“Aslynda sana pay veriyorum…” Durdu, duraklady; ba?yny kaldyrdy, yüzünü Coni’ye döndü.

“Yav adamlar i?i gücü byrakmy?, bo? bo? ?u yyldyz hangisidir, acaba bu yyldyza my ineriz, ?urdan my geçeriz. Yok ?u yok bu. Yok senin dedi?in do?ru yok benim dedi?im… Sen ben kavgasy ba?layacak nerdeyse! Yav noluyor? Y?inizi yapsanyza be mübarekler.”

—Bana kalyrsa bu avaralary sevgi yaty?tyryr; inanç kayna?tyryr. Sevildiklerini anlasyn keratalar.

Güdergin, duyduklaryna ve yapacaklaryna anla?ynda tam olarak bir yer belirlemeye çaly?yrken duyduklaryny anlady?y ?ekliyle onaylayacak sözü söyleyeninden bir kez daha duymak istercesine “yhm”layarak sorusunu sordu: “Sevgi ve inanç my dediniz?”
—Evet.
—Yani onlary sevdi?imize inanacaklar…
—Evet.
—Yani inandy?ymyza inanacaklar…
—Nasyl yani?
—Yani inandy?ymyzy göstermekle duyduklary sevinçle bize inanacaklar.
—Yahu sen ne saçmalyyorsun?
—Yahu usta diyorum ki daha tasarysyny bile biz burada görü?ürken bu kadar celalleniyorsak yrgatlar helallik alana kadar kapy?yr.
—Sen nereden buluyorsun bunlary, Allah a?kyna!
—Ben son-okulda da böyleydim. Konu uzasyn ders bitsin; i?imize bakalym diye dersin ortasynda soyut kavramlarla ilgili sorular sorardym ustama.
—Desene derste herkesi uyuturdun.
—Ehh, herkes uyumasa da aval aval bakar dururdu.
—Peki ya ustanyz?
—N’olsun… O da “ö?renciler onlary sevdi?imi anlasyn” diyerekten yüzünde olu?an ifadeyle bütün bildiklerini ve aslynda genelce bütün bilinenleri sayar syralardy. Ben i?ime bakardym.
—Mesela?
—Örne?in, sevdi?im kyza y?yldaty atardym.
—Saman altyndan su yürütürdün yani?

Sevgili sözü dile kolaydy. Ancak o sevgi ba?lamy ve anylar birdenbire birle?ince sanki sularyn en derin ucunda bütün bir evren suyunun basyncy olu?tu. Kendisine sorulan soruyu duymady bile… Sonra kendi kendine yakynty tynysyyla… “Ahh ah! Ne deli sevmi?im seni ne… Ben y?yldaty atardym sen aldaty sanardyn. Az çyldyrmadym senin yüzünden…”

Telgezen durdu. Urazanna, iti? kaky? güç bela kendini dy?ary atty. Derin bir soluk aldy. Sa?yna soluna iyice bakyndyktan sonra kar?y kaldyryma yürüdü. Syrçaly Çar?y’nyn geçele?inden geçti, Yargy Sarayy’nyn arkasyndan Beylice Korusu’na indi. Yolun kar?y yakasynda bir küme kadyn toplanmy?ty. Yçlerinden biri yüksere?e çykmy? kalabaly?a kar?y konu?uyor, kalabalyk da alky?larla kar?ylyk veriyordu. Sese kulak kesilip o yana yakla?ty. Saçlary kyzyl bir kadyn do?ulu a?zy ile avazy çykty?y kadar ba?yryyordu.

Ey gecesini gündüzüne katyp,
Bir gö?sünde balasyny bir gö?sünde yarasyny büyüten
Ey uzayan geceler boyu gözleri sallancada* uykusuz kalyp
Bir dü?ünde yaryny bir gülü?ünde umutlaryny yürüten

Sen ey türlü çileler içinde karanly?y yaryp y?yk gibi yükselen
Sen ey yeni yetme tüysüzler üstüne kol kanat geren
Bir ömür ne ki’ tek söze bir ömrü yerlere seren

Tanry sana ev verdi, e? verdi, kyzlaryn oldu,
Ystedin boy boy o?ullaryn ota?yna doldu.
Bey dedin sevginle e?in ba?kö?eye kondu.
Ah yaraly, ah bahty karaly toprak bile o?luna doydu
Doymadyn tek sen, deyin bir kere, saçla ba?yny kim yoldu?
Gör bak hele o?lun koynuna bir yosmayy koydu
Hadi diyelim dün çocu?un dahaca toydu
Ak gerdan üstünde benlerin soldu
Yi?itler kayboldu, yer mi yaryldy ya?yzlara ne oldu?

Emzirdin, besledin, ninniler söyledin,
Yetmedi gecelerinden sorgusuz verdin
Can içre can ile kaç mevsim geçti bekledin?
Sorsana o?luna, “gitti?in yerden neden dönmedin?”

Böyle sus pus olmu? geçecekse tüm zaman
Analar kara ba?lar halymyz toptan yaman
Bir tatly söz bir top kuma?sa ?ayet kaygylandyran
Byrak yykylsyn barkyn, dünya ?afakla yeniden kurulur
Hâlbuki sözü sen söylesen, sözünle bütün sular durulur.

“Kadynlar çiçe?i sever, size Acun’un bütün çiçekleri feda olsun!” diyerek elindeki gülleri yükserekten hatunlaryn üzerine saçty. Koca bir alky? koptu.

Acun’da bunlar olurken Coni, Güdergin ile görü?üp odadan çykty. Yki soluklanyp, kafasyny dinlemek için Harbi’nin yanyna vardy. Gülü?tüler, konu?tular, ?akala?tylar, söz yary?tyrdylar…

—Yahu bizim hanymda çok i?li be! On parma?ynda on ustalyk. ÇEKO diye bir kurulu?un temelini atmy?lar.
—Bu hakikat olamaz, hakikaten mi?
—Evet, gerçek, gerçekten kurmu?lar.
—Yçeri?i neymi? peki bu olu?umun?
—Ben en iyisi yazylany okuyayym, sen de birinci a?yzdan duymu? ol.
—Pekiyi, dinliyorum seni.
—Ya bu kysmyny… Neyse ben ba?tan okuyayym.

“Sevgilim, bir tanem… Esen yelde kokun var. Ça?yrsam gelemezsin, gelsen de elinde çiçekler i?veyle bunlar sana demezsin. Gidi?ine nasyl olsa aly?yrym sanyyordum ama bilsen her gün a?kla kanyyorum. Beni bu hasret tüketecek. Bereket versin, ?u y-mektuplarymyz var. Yoksa görü?türmeye bu adamlar yine görü?türmeyecek. Ynan sevindi?ini, sevildi?imi ve özlendi?imi bilmesem ?uracykta dü?er; çelimsiz bir serçe gibi yy?ylyr kalyrym. Sevmek nedir diye soruyorlar. Sevmek ayrylykmy?, sevmek kavu?amamakmy?. Vuslat özlemle yanmakmy?. Y?te gene sevinece?ini umdu?um bir çavla yazyyorum sana bebe?im. Yki gün olmady ÇEKO’yu kurduk. Karyny görmeliydin. Herkesin gözü üzerimdeydi. Haaa! ÇEKO ne dersin sen ?imdi! Seni yaramaz seniiii. Yok yok kötü bir nen de?il. Uzatylmy?y, Ça?da? E?cinselleri Kollayalym Olu?umu. Ylk ba?larda baya?y bir tedirgindik. Kaygylarymyz vardy. Yanda?ymyz olur mu olmaz my diye… Herkes kendi derdine dü?mü? ne bileyim… Ben de inanamadym. Öyle bir ilgi var ki ?imdiden üye sayymyz yüzbinlere ula?ty. Do?rusu çevreden bunca ilgi olaca?yny hiç ama hiç ummuyordum. Çok sevinçliyim çok. Me?er ne çok…”

Coni bu yar iletisini okumayy ilk parçasynda çavy(haber) duyurduktan sonra keserek sevincini gemide?iyle payla?mak üzere söze girdi:

—Özledim be dostum. Mis kokulu kadynlary, çe?it çe?it ?araplary, yaltyz mumlary (y?ynly mum) özledim.
—Ben karymy, yolda?ymy, syrda?ymy özledim. Arady?ymyz mumsa ve duygu dolu bir anyn yüreklerimize dü?en yansymasy ise yansyyan seninki türünden gönül y?y?y olamaz.
—Hayyrdyr, sen de mi Türkle?iyorsun?
—Ne alakasy var canym! Bu aralar iyicene yaygynla?ty, ço?u ki?i diline dolar oldu: Ynsanca bir nen i?itildi mi söz hazyr; “sen de mi?” …
—Cinlerim ba?yma toplanmadan konuyu kapatalym, istersen…
—Sana bir ?ey söyleyeyim mi? Bence, Türkler iyi adamlar. Diyelim bugün ba?yn derde dü?tü, ça?yrsan kimse gelmez belki ama onlardan birine i?in dü?sün yeter ki! Onlaryn bu eli bollu?undan, cömertli?inden yararlanmak istiyorsan bu adamlarla iyi geçineceksin. Tek ko?ul bu! Onlar, bir’ tatly söze bir’ de dü?mana can verir: E?er içinde bir yanylgy seni ayny sava? meydanynda ola ki kazara Türklerle bulu?turursa bir tek canlaryny byrakyrlar, onurlaryny asla! Ama yok istedi?in bir ceset de?il i?ini görecek bir ganimet ise sen ho? dilli ol, olmasan da dost ol; istedi?in kendili?inden gelir. Yani… Akylly ol!

Urazanna Yerli Pazary’na evin mutfak gereksinimlerini kar?ylamak için aly? veri?e çykmaya hanyklanyyordu. Gelinine seslendi: “Kyzym, ay kyzym” Yanyt gelmedi. Bir daha… Urazanna içli yapysyyla, üzerine titredi?i gençlerden yana kendisini endi?elendirecek bir nen oldumu kan basyncy artar yüre?i bunu kaldyrmaz ve o yufka yürek küt küt bir davul gibi çarpardy. Derinle?en soluklarla gelin kyzyn odasynyn kapysyna dayandy. “Kyzym beni duyuyor musun?” Çyt çykmady. Urazanna söylendi. “Alla allaaaa… Son zamanlarda bu kyzca?yza bir ?eyler oldu. Konu?muyor, yemiyor, gülmüyor, eskisi gibi koluma girip gel ana az dola?alym; sykyldym demiyor. Allah’ym sen onu koru. Ona gelen bana gelsin.” Gayry beklemek olmazdy. Sa? elini kapy açaryna do?ru uzatty ve aç yazyly dü?meye basty; kapy açyldy. Urazanna irkildi. Gözleriyle görmese inanmayacakty. “Kyzym sen ne yapyyorsun?” Gelin kyz yakla?yk ikiyüz elli kilo a?yrly?yndaki koltu?un altyna yatmy? üzerine basan yükün etkisiyle kypkyrmyzy kesilmi?ti. Ses verecek durumda de?ildi. Donuk baky?larla zar zor bir çift söz edebildi. “Çile çekiyorum” Kyzym bizim çekti?imiz çile bize yeter. Etme eyleme, çyk ?u yükün altyndan. Çor çocu?un var, kocan var; hepsi bir yana görece?in mutlu yarynlaryn var. Önünde kocayacak uzun yyllaryn ve yyllara kar?y sorumlulu?un var. Bize sen lazymsyn.” Ne etti ne dediyse bir türlü anla?amadylar. Ne gelin kyz çile çekmeyi byrakty ne Urazanna vazgeçirmek için ysrary sürdürdü. Yalnyz, odadan çykarken söylenmeyi de elden byrakmady: “Ynançlarymyzyn temel ö?retisi bizi çileden kurtarmayy amaçlar. Umarym çekti?in çile seni isyana yöneltmez. Kendine bir çeki düzen vermelisin yavrum.” Duda?yndaki yakary? kypyrtylaryyla Urazanna evi terk etti.

Bir süre sonra, bir soka?yn insanynyn nerdeyse topunu alabilecek kapsamyyla hizmet veren Toplu Ta?yma Telgezeni’ne bindi. Telgezen fykyr fykyr kaynyyordu.

—Yapty?ynyz çok ayyp, çocu?unuzu kuca?ynyza alyr mysynyz?
—Bana akyl vermeyin. Çocu?uma da… Akyl verece?inize örnek olun. Bir zahmet oturaktan kalkyn da insanly?y siz yapyn.
—Kocaman adamsyn, hiç utanma yok mu sende be!
—Benim çocu?umun babasy, anasy, bacysy var yanynda. Nasyl davranmasy gerekti?ini ö?retmek size mi kaldy?
—Susar mysynyz lütfen! Sizinle daha çok konu?mak istemiyorum.
—Aaa! Beyefendi be?eniyor musunuz yapty?ynyzy?

Belikli kyz olanlara daha çok dayanamady ve kestirmeden söz aldy, yerini bo?altty. “Dede ben kalkayym teyze otursun.”

Bo?a çykan tek ki?ilik yer cam kenary oldu?undan yan oturakta oturan bayan, bey amcaya seslendi: “Az yana kayar mysynyz?” Adam onca sözün ve dala?manyn etkisiyle köpürmü?, kyzgyn bir belirtiyle aya?a kalkty. Sonra kom?u oturaktan… “Bey amca kalkyn demedim.”

—Yok evladym yok, ben dayanyrym; ben erke?im.
Ta?ytyn en güzeli denilebilecek hatun konu?ana dek a?zyndan tys çykmayan beyefendi de aty?maya girdi:
—Amca ak?am ak?am yaktyn ba?rymyzy. Gözünü seveyim tafra yapma yahu…

Ortalardan bir yerden bir genç sesi i?itildi: “Baylar bayanlar, birbirinizi kyrmayyn. Ya?yny ba?yny almy? insanlarsynyz. Davrany?larynyz yaky?yk alyr türden de?il. Sizi izleyen ufaklyklar var. Yerinize geçsinler diye büyüttü?ünüz ve yanynyzda o?lumdur kyzymdyr diyerek dola?tyrdy?ynyz yavrulara verebilecekleriniz bu kadar my? Birbirinizle didi?ece?inize gidin ilbeyinize söyleyin size üç be? ta?yr daha alsyn. Çocuklarynyz için de karaça veriyorsunuz, vermiyor musunuz?”

—Aaa! Her ?ey bitti syra ilbeyimize mi geldi? Kurban ol sen onun syçty?y boka.

Genç sesi bir çyldyrmy?yn sesi gibi çynlyyor yalnyz kim ba?yryyor kimse görmüyordu.

—Demek öyle! O halde onun pisli?inin içinde böyle bo?ulursun kimse de gelip seni çykarmaz. Kadyn olmasan bu pisli?in içinde bo?ulmadan önce seni ellerimle ben bo?ardym. Anlyyor’ musun ben’ bo?ardym”

Urazzanna heyecandan ölecek, kalbi duracakty. “Çocuklar yapmayyn nolur; o?lum, kyzym..!” Bu ?efkatli sese yürekli bir sesle kar?ylyk verdi parlayan genç: “Özür dileriz ana, kastym sizleri rahatsyz etmek de?ildi.” Urazanna içinden “Amorekalylar tanymadyklary ya?lylara ana demez, demek ki bu delikanly kuzey göçmeni” dedi

Genç tam indir dü?mesine basmak için sa?yna dönüp üste do?ru uzanmy?ty ki sa? yanyna pek bir tokat yedi. “Lan baldyry çyplak! Buranyn fedaisi sen misin?” …

A?zyndan tek kelime çykmasyna olanak tanymadan tekme tokat dy?ary attylar. Atmasalar da inecekti. Kuzeyli nasylsa (nihayet) bir fyrsatyny bulup “Kurusyky yapmayyn lan bana” diyebildi. Sonra öteki… “Sen kim oluyorsun lan leblebi çocu?u! Senin o diklendi?in kadyn kimdi bana sordun mu hy?” Sonra hep birlikte ta?yra geri dolu?tular. Genç, yere bir seksen uzanmy?ty. A?zy yüzü adeta da?ylmy?ty. Yçler acysy durumuna bakmadan ba?yrdy:

“Biz erkek gibi yere dü?sek de haykyryryz ulan itler! Dizlerinin üstüne çöküp köpek gibi havlamayyz”

Telgezen büyük bir cayyrtyyla yerinden kymyldady. Gören görmeyen onlarca ki?inin hemen hepsi olayy yorumluyordu.

—Amoreka’yy küfürbazlar sardy ay!
—Ne adamlar var ?u acunda yahu.
—Toplum bunlaryn yüzünden geri kalyyor.
—Daya?y yedi oturdu enayi…
—Tam bir alykmy? haa!

Telgezen kalkty?y ilk duraktaki gibi fykyr fykyr kaynyyordu. Konu?acak konu bulamayanlara gün do?du. Kapy?ma anyny gülü?lerle konu?an kalabaly?yn o andaki görüntüsünü telgezenin arkasyna asylan bir gülen adam resmi ve ili?ik bir yazy tek ba?yna özetliyordu. Sanki koca bir telgezen dolusu insan dövülen kuzeyliye resimdeki bayyn gülü?üyle sesleniyordu. Kan revan aya?a kalkabilen inatçynyn acylaryna buz etkisi yapacak bu son gülümseme “ho?ça kal” diyordu:
“Bu Hizmetler Sizin Yçin”



......................................................................
Yükserek: platform
Sallanca: Alevtirikli be?ik
I?yldaty: y?ykla yollanan a?k mesajy
_____________________________________________________

SÜRECEK/DEVAM EDECEK

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Görülen yararly i?ler dy?ynda rü?vet, yolsuzluk, iki yüzlülük, aldatmaca, kandyrmaca, ya?cylyk, ?ak?akçylyk ViP* takyntysyna yol açty?yndan ve dolayysyyla güvensizlik, temelli salgyn duruma geldi?inden özellikle kamu yararyna çaly?an özel ve tüzel kurumlarda iç denetimi sa?lamasy amacyyla syrçalama yaygynla?tyryldy. Böyle bir önlemle kamuya çaly?an yerlerde, çaly?anlar arasy iç denetim getirilecekti. Kimin çaly?yp kimin çaly?mady?y gözle görülebilecekti. 551lik syrasy ile yürürlü?e giren “Arlanma Yasasy”nda içerik syrçalama üzerine oturtuldu. En büyük özelli?i, kamu i?i gören yapylarda çelik direkler ile cam yüzeyin dy?ynda ba?ka nesnelerin kullanylmasyna izin vermemesi idi. Kiri?ler, salmalar, sundurmalar hep çelikten; o güne dek beton kullanylan tüm yüzeyler ise syrçadan te?ekküldü. Tapulama Merkezi göz önüne alyndy?ynda üst katta tapu i?lerini yürüten ameleler ile alt katta kasa i?lerini yürüten akçacylar birbirini görebilecekti. Y?veren i?çisini, i?çisi i?verenini, dolayysyyla akla geldik gelmedik ne kadar alan varsa de?mesinde herkes birbirinin hallaryny… Kimin baldyry çyplak, kimin göbe?i topalak, kim kimle kaçamak ortaya çykacakty. Baca?y e?rilerle sütun bacaklylar, cepkeni deliklerle saça?y ipekliler göz göze... Herkes kendi üzerinde bir göz oldu?unu bilecek, bütün kötü i?lerden el etek çekecekti.

De?i?im de?i?mezken, Urazanna, elinde bir körtelle Julya’nyn kapysyna dayandy. “Kim o”laryn soyguncuya, ya?macyya, çat kapy okuntusuz gelen ya?ylara kar?y önlemsiz kaldy?yny bildi?inden, içeriden kapyya, kendisine do?ru yakla?an ayak seslerini i?itir i?itmez beklemeksizin 80 yyllyk ömrün geride byrakty?y çizgilere inat çiçe?i burnunda, kyz o?lan kyz tavryyla “benim” dedi. “Ben, Urazanna”…

—Nasylsyn, kyzym?
—Sa?olasyn Yurazanna. Ne olsun, bildi?in gibi i?te… Çile bitmiyor. Bir çocuk, bir de babasynyn gölgesiyle ya?ayyp gidiyoruz.
—Ne yaparsyn kyzym. Ya?amak bu! Varly?y da yoklu?u da bilmek gerek.

O ara a?kanadan* gelen tan tun sesler konu?mayy böldü. Ayçil, tam eyvah ile yere e?ilecekti ki kapynyn e?i?inde hy?ymla dikilen anasyny gördü.

—Ömrümü yedin kyzym, bitirdin sen beni, bitirdin.

Ayçil, oldu?u yerden tek adym atmady. Ba?yny öne e?di. Burnunu çekti; gözlerini büzdü; dudaklaryny gerdi. Sustu, pustu… Yalnyzca yutkundu. Ya?lar, dü?meden gözlerinde kurudu. “Büyük olmak varmy?. Küçüklere ne kalmy??” dedi.

—Sus, terbiyesiz seni. Boyuna bosuna bakmadan kar?ylyk veriyor. Utanmasyz…

Yurazanna araya girdi?i gibi Ayçil’in elinden tuttu. “Gel bakalym…” Sonra bir aya?yyla a?kanadan içeride, bir aya?yyla dy?aryda duran Julya’yy da syvazlayarak gel dedi. “Sen de gel bakalym güzel kyzym.”

Yki kolun sardy?y sekiz yyllyk körpe kendini tutamady. Ya?laryny yutamady. Byraksalar susacakty. Ko?amady. Julya ça?yrsa, kollaryny açsa belki ko?acakty.

“Oy’ seni veren Allah’a gurb’ban olaram”

Julya, bu sözü çok tuhaf buldu. Çocu?unun konu?masy, a?zy de?i?ecek diye içinde bir ürperti duydu. “Hangi anne, çocu?u üstüne kaygylar ta?ymaz ki… Kaç anasy olur bir yavrunun?

Urazanna, her ananyn ortak dili olan ?efkat ile “Dur bak, sana ne aldym...” diyerek yerinden kalkty. Masadan aldy?y bir torba ile yerine döndü. Ylk geldi?inde koymu?tu onu masanyn üzerine. Anasy da Ayçil gibi merakla torbanyn içinden ne çykacak diye bekliyordu.

—Bil bakalym burada ne var?
—Ne var?

Çyka çyka bir gözlük çykty torbadan.

—Ne o’ ho?una gitmedi mi?

Julya girdi söze: Ne gere?i vardy anacy?ym, elde iki gözlü?ü var.

—Olsun olsun. Bu ba?ka. Bizim o?lan uzaklara gittiydi i? gezisine, O getirmi?. Birkaç da çokça almy?.

Gönül u?rusu*, Urazanna, “Al kuzum bu da senin körtelin.” dedi, gülümseyerek.

“Aaa… Anne, sen dokuz tanesin”

Az önce u?unmakla yutkunan Ayçil’in gözleri açyldy. “Anne, her bi nen dokuz tane: Dokuz masa, dokuz lamba, dokuz el, dokuz ayak, dokuz oyuncak… Neye baksan, dokuz do?uracak.”

—Yurazanna bu ne? Gözleri bozmasyn?
—Yok canym, bizim çocuklarda da var.
—Neler çykaryyorlar, bakar mysyn ay!
—Öyle haymahasyl bir gözlük de?ilmi? bizim o?lanyn dedi?ine göre.
—Nesi varmy? ki?
—Elin adamy neler dü?ünür i?te ortada. Açgözlülük duygusuna gem vurasyymy?.

Julya basbaya?y ?a?yrdy.

—Duygulara da gem vurula!
—Vurulmaz my kyzym! Gem bir ?u tykydyk tykydyk ko?turdu?umuz hayvanlara bir de duygulara vurulur.

Julya, masum duru?u atarak takylmadan edemedi:

“ E ben de sana vurulurum.”

Arkasyndan ekledi.

—Vallahi helal olsun. Duygularla hayvanlary ayny dala kondurdun ya…
—Bunda ?a?ylasy ne var kyzym? Dengesini yitiren duygu insanyn de?ildir artyk; hayvana bula?yr.
—Alla alla! Öyleyse bu körtel midir nedir zararly bir nen…
—?öyle söyleyeyim: ?imdi bu körtel var ya… Ya da ?öyle diyeyim: Açsynan, açlyk duyan ki?inin duygusu dengesini yitirir, de?il mi?
—E…
—Ne olmasy gerekir bu durumda? O ki?inin çoksunmasy gerekir. E diyecen ki böylesi duygu da dengesiz bir avuntu duygusu vermez mi? Vermez kyzym, vermez. Balyk nasyl ya?arsa suda, ayny öyle i?te. Bir uca, dibe inse cehennemin dibine inmi? kimi soluksuz kalyr. Edemedi mi? Hadi o balykba?yny sudan çykarsyn da gör bak noluyor?

—Sudan çykmy? baly?a döner, ne olacak.

—Hah, demek ki dengeli bir yerde durmaly. Elindekini byrakyp ötekinin berikinin varyynan yatyp kalkanlar için birebirmi? i?te körtel denen ?u çatma. Bunun oldu?u yerde açgözlüyü mercekle arasan bulamazmy?syn. Kimse kimsenin malyna göz komazmy?. Herkes birbirinin iyili?ini diler; her kim kötülü?ü, kemi görse o yerden çeker gidermi?.
—Bi dakka, bi dakka! Ne yani, herkesin kötülü?ü kemi görünce çekip gitmesi uygun bir davrany? my?
—Niye uygun olmasyn a kyzym!
—Yurazanna, bir yerde kötülük varsa kötülü?ün üstüne üstüne gidilir. Ona syrt dönülmez.
—Kyzym öyle de?il. Kötülüklere kötülükle kar?ylyk vermek kötülük zinciri olu?turaca?yndan iyilikle kar?ylyk verirlermi?.
—Tamam da canym bu ayny çamurlu suyu, kire pasa bula?mamak için, oldu?u gibi millete içirmeye benzemez mi?
—Çok dert etmemek gerek kyzym. Su akar yolunu bulur.
—Büyüksün atasyn, dedi?inle ya?ayasyn ama aky?yna byrakty?yn su, gün olur tüm kenti içinde seninle birlikte yutarsa ya?
—Kyzym sen de nerden nereye getirdin sözü, ilahi! ?usu busu neyimize… Adamlaryn kötülükle i?i olmazmy?.
—Yok yok. Bak biz suyu aky?yna byraktyk yalnyz kaldyk. Gitme deseydim, kal deseydim… Aklym batsyn. Çarkyna etti?im fele?in do?urdu?u tek iyilik mele?i benim sanki. Byrak kim hayat verirse versin dünyaya. Ne i?in var senin uzayla uzaylyyla…

Koyu söyle?i birdenbire kesildi. Dalgynlyk, evin küçük kyzyny unutturmu?tu.

—Ayçiiiiil… Nerdesin haylaz?

Çyt çykmady. Bir kez daha: “Kyzym ses versene, çileden çykartma beni.” O an Julya’nyn çileden çykty?y andy. Öyle bir kalky? kalkty ki yerinden, Urazanna eyvah çekti. Ko?maca ko?turmaca her odayy yoklady. Yyi ile kötü arasynda gidip gelen dü?üncelerle ne yapaca?yny ?a?yrdy, donakaldy. Avuçlaryny alnyna dayayyp yuhlandy: “Yuh sana yuh!” Gerginlik, kan basyncyny my dü?ürdü ne olduysa gözleri karardy, oldu?u yere dü?eyazdy. Tam o ara Urazanna dalyndan kavrady.

Ayçil evde yoktu. Kyzca?yz her nesneyi dokuz gösteren körtelin tadyna kaptyrdy kendini. Açlykla kasylan karny tyka basa doldurmanyn sevinci benzeri bir duyguyla göz doyurmanyn zevkine kaptyrdy kendini. Güle oynaya evden çykyp gitti.

Çok geçmeden Urazanna’nyn deste?iyle kendine gelen kadyn “hemen” dedi. “Hemen çykalym, arayalym.”

Kent içi güvenli?i aradylar, kendileri de yola koyuldular. Kö?e bucak, sokak sokak oradan girip buradan çyktylar. “Yer yaryldy kyz içine girdi. Çekmeye çekmeyesice kime çektiyse bize bir bunu çektirmemi?ti…” Bir yandan Julya’nyn söylenmeleri, iki kadyn iki yandan a?la?arak her deli?e girdi, çyktylar. ?ekilden ?ekle girdiler. Az sonra umutlaryn dengesini iyiden iyiye yitirdi?i bir ara “az soluklanmaly” dedi ya?ly kadyn. “Görme yetene?ini yitirmi? kör dana gibi dolanmanyn yarary olmaz, bir yerde dengeli olmaly…”

Kimin aklyna gelir? Burunlarynyn dibinde, az ötede Ayçil, yönü yola dönük dokuz mezar ta?y okuyordu.

Ne hatrymy sordunuz ne tasa a? koydunuz
Sa?ly?ymda yoktunuz, öldüm saç ba? yoldunuz
Ellerde mor menek?e, gökku?a?y çelenkle
Ya?arken görmedi?im sevgi bana neylesin
Epey göz doldurdunuz, ola ki göz de?mesin.

Son söz, ki?inin ömründe yeni bir çy?yr açacak türdendi.

“Takymlar hanyk; iniyoruz. Ynsano?lunun göncelece?i gün bu gündür arkada?lar.”

Amore Sömürey’in co?kulu ekibi sevinçten dört kö?eydi. Yeni bir küreye inmenin verdi?i hazla atyldylar. Ne var ne yok, pür dikkat bakyndylar. Her ko?ula kar?y e?itilmi? olmaktan çok do?u?tan yetenekliymi?çesine emin bir tavyr takyndylar. Çevrede bir sürü çukur vardy. Çivisi çykmy? düzenekler, uzayyp giden basamaklar, tasmalar, göndeler… Gözler, gözün de?di?i yerde ki?io?luna benzer bir varlyk arady. Belli belirsiz nesneler beliriyor, beliriyor gidiyordu. Bu duruma ilk tepkiyi Harbi verdi. “Bunlar olasylykla, gövdelerinde yüksek ysy baryndyryyorlar. Yüksek ysy da gözleri a?yry uyaryp algyda yanylgyya yol açyyor.”

—Olabilir.
—Bakyn görüyor musunuz, ?uraya do?ru gitti biri.

Sangan kendi sesiyle ça?ry yapmayy dü?ündü, sonra… “ Kimse yok mu? Bizi duyuyor musunuz?”

—Do?rusu, ?imdiye dek kurdu?umuz kurgularyn kuruntu oldu?unu anlamaktan korkuyorum.
—Yani?
—Ne bileyim, tek yanyyla da olsa hep kendimize benzer yaky?yksyz biçimler yaratmy?tyk uslarda.
—Bu da demek oluyor ki bizi burada öyle kuruntulandy?ymyz türden kollu bacakly tuhaf yaratyklar kar?ylamayacak.
—Kesin yargyda bulunmak için henüz çok erken.
—Aslynda görünü?e bakylyrsa genel durum bende, ba?tan sona yamanan bir kent görüyormu?um duygusu yaratty.

“Evet, yakynda seçim olacak. Çaly?malary tezelttik.”

—O da kim?
—Yere yatyn, herkes yere yatsyn.

Ynsany ?akyn örde?e çevirecek bu ses nerden geldi, kim söyledi anla?ylamadan yalnyzca korkuya yol açty. Güdergin titrek bir sesle herkesi uyardy: “Sakin olun, delilik edip pusatlara sarylalym demeyesiniz!”

Geride alayly gülümsemeler byrakacak kar?ylyk gecikmedi. ‘Sunay’ kyz seslendi.

“Özür dilerim, tavu?kutum* açyk kalmy?...”


DEVAM EDECEK

__________________________________________
*ViP, Very ignorant Person: A?yry Densiz Ki?i
A?kana: mutfak (TDK; DS, TLS)
Gönül u?rusu: Gönül almayy bilen kimse (TDK; DS)
Tavu?kut: palaskaya takylan küçük radyo.

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Sunay kyz tavu?kutunu kapatarak olanlardan üzgünüm dercesine kendisine ondan sonrasy için çeki düzen verece?inin izgirini1 verdi. Üzerindeki baky?lardan kaçmak için öte yana syvy?mak isterken tökezledi; adymlaryny dengeleyemedi dü?tü. Alny iki kolunun arasynda dü?tü?ü yüzeye ko?ut bakacak biçimde duracakken bacaklarynyn arasyndan takyldy?y yere bakty. Gözleri fal ta?y gibi açyldy. Kalkty, bir iki adym gerisinde kalan o yere yakla?ty; bakty, yere yatty. Sa? eliyle yüzeyi birkaç parmak derinli?inde e?ti. Birden yüre?i depre?ti.

“Bakyn ne buldum?”

Takym arkada?lary hemen oraya ko?tular.

“?i??t, sessiz olun! Kimse duymasyn.”

Sunay’yn bütün belez2 a?rylaryny geçirmesine yetecek o bulu?un sevinci bedenini ba?tan sona kaplady.

Sunay kyzyn elinde tuttu?u nesne ile hepsi dolmu?a döndü. Ara?tyrma odasyna dolu?tular. Elden ele dola?tyrdyklary yuvarlak ufak boyutlu nesnenin içeri?ini çözmek için tüm bilgileri, yöntemleri kullandylar. Yere saply iken çykardyklary tencere kapa?y büyüklü?ündeki tykmanyn3 yypranmy?ly?yna bakylyrsa o yssyz yerlerin üstünden bir kasyrga geçmi? olabilece?i akla gelirdi.

Ne ettilerse bir sonuç alamadylar. Uygarlykta kendilerinden a?a?y kalyr yany olmady?y anla?ylan yeniküre sakinlerinden konuklaryna ipucu byrakacak eldeki o tek tykmanyn çözülemeden giz kalmasy ne büyük kayypty. Uygar dünya insanynyn be?enmedi?i ta? kesekler4, betler, betikler bin yyllar boyu delil olu?tururken uygarly?yn son kertesinde bilginin syky?tyryldy?y tykmanlar yalnyzca çer çöp mü olu?turacakty…

Sonra seçtiler. Sonra anladylar. Bir kez daha yanyldylar. Uyarylma dengesini bozacak de?er yo?un ysydan my yo?un so?ukluktan my? Dü?ük ysy de?erleri de yüksek ysy de?erleri gibi gözün algysynda dengeyi bozaca?yndan ara ara göze çarpan karaltylaryn buz ayarynda uçu?an nesneler olabilece?ini ancak kavradylar. Kendilerini bu yenikürede neyin bekledi?ini bilmediklerinden hanykly olma gereklili?iyle kar?yla?abilecekleri her türlü olasy durumu göz önüne alarak önlem tasla?y olu?turmak üzere i?e koyuldular.

Ayny ö?ün, eskikürenin Amorekaly vatanda?lary, öfke ile Büyük Kurultay’yn önünde genel gidi?i kynamak için toplanmy?ty. O syrada hükümet televizyonlardan, ça?da?lyk yolunda çok büyük bir atylym yapty?yny sözcüsü aracyly?y ile duyuruyordu. “Bundan sonra birden çok dil bilen ki?ilerin ölümüyle sonuçlanan olaylarda sanyklaryn tutukluluk süresi maktulün bildi?i dil sayysy katyna çykacak” deniliyordu. Yasada de?i?ikli?e yol açan temel gerekçe hükümet sözcüsünce “Her Dil Bir Ynsandyr” görü?ü ile açyklanyyordu. Bu yasanyn azynlyk paylaryny koruyaca?y, okullardaki seçmeli yabancy ders uygulamasynda da isteklili?i artyraca?y vurgulanyyordu. “Böylesi bir yasanyn, yasanyn çykmasynda öncülük eden akyl hocalarynyn ülkelerinde dahi olmamasy ça?da?lyk adyna bizi en öne ta?yyor.” eklemesi yapylyyordu. Yenili?e ili?kin mu?tu havasynda sunulan ulusal duyuru “Gözünü üstümüzden ayyrmayan ülke ba?kanlary bile, ülkemizin ça?da?lyk yolunda bu büyük ba?arysy adyna kendi ülkelerinde ?enlikler düzenliyorlar. Ya?asyn Amoreka!” ile bitiyordu.

Harbi Acun’dan çok uzaklarda, ilk maymunun uzayly oldu?una ili?kin ileri sürülen görü?lerin do?ruluk kertesini dü?ündü. Kendi kendine sayyp sayy?tyrmaya ba?lady.

“ Yok ilk patlamadan sonra yerküre kendi kabu?una çekilmi? de, yok sular çekilmi?mi?… Ylk embriyolardan ilk canly, ilk canlylarda evrimle maymun olmu?mu?. Yalpak budalalar! Ki?io?lunun maymundan türedi?i savyna inanyyorsunuz da neden benim olan, ilk maymun insanyn evrimle?mesiyle olu?mu?tur, savyma alçakça saldyryyorsunuz. Do?ru olmasa bile madem maymundan türeyip de dolayly yoldan maymun oldu?unuzu açyklamaya çaly?an pi?mi? iradenizin ortaya koydu?u anlayy?y anlayy?la kar?ylamamy istiyorsunuz, küflenmi? yüre?inizin yansytty?y insancyllykla neden benim dü?üncelerime saygy göstermiyorsunuz? Böyle ikiyüzlülük, böyle tutarsyzlyk olmaz. Siz, ki?i aslynda maymun özlüdür diyorsunuz bilimsel oluyor; ben “insanlyktan çyky?my? maymunlar” diyorum sövgü oluyor...”

Söylediklerinin bir nedeni vardy. Onu bu uçuk, iki buçuk dü?ünceye yenikürenin ya?am çizgisine dair bulu?takta5 yapylan tarty?malar syrasynda ileri sürülen kar?yla?tyrmaly savlar olu?turuyordu.

Ara?tyrma Uygulama Ba?kanly?ynyn önderli?inde Sömürey ekibi kyly kyrk yardy; her yolu, her oluru saymaya durdu, hesaba katty. Harbi’nin dudaklarynda ayny söz vardy:

“Ynsanlyktan çyky?my? maymunlar…”

DEVAM EDECEK
________________________________________________

1 Yzgir : sinyal
2 Belez: romatizma; a?ry, syzy (TDK; TTAS)
3 Tykman: CD, compact disk
4 Kesek: blok
5 Bulu?tak: labaratuvar

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Irayyp giden yollar sonu o uzak ellerde çok yeni oldu?unu, insan oldu?unu unuttu Sunay kyz. “Yüre?inin götürdü?ü yere git cehennem de olsa” diyen içindeki ses O’nu karma?aya gelen bir top gibi uzay dolmu?undan dy?ary çykartty. Zaten, yolculuk ba?lady ba?layaly ülkesi için dünyalylar ve yurtta?lary için yararly bir i? görememek O’nu bunaltmy?ty. A?yr adymlarla ilerlerken kendisiyle birlikte bir uçarynyn gitti?ini bilmiyordu. Dahaca, kapynyn e?i?indeki konuk durumunda olduklary bu yeni yerin varlyklaryyla tany?mamy?lardy. Alaca karanly?a bürülü o yeni tüne?in* pütürlü yüzeyinde ilerlemek O’nu endi?elendiriyordu. Çevrede bir kypyrty görse, bir ses duysa içindeki bilinmezlik korkusunu yenecekti.

Birden, yüre?ini bir ate? kaplady. Ortalykta, tenine dokundu?unu hissedece?i bir varlyk yoktu. Ama içindeki kadyny fi?ekleyecek bir el ensesinden omuzlaryna do?ru iniyordu. Bilinmedik o yerde, bildik bir insanyn içi titriyordu. Titredikçe benzindeki renk gidiyordu.

Sen!
Aydynlyk mysyn yoksa karanlyk mysyn?
Yoksa içine dü?tü?üm bir çatlak mysyn?

Sen!
Dü?lerimi ça?yrsam, yoksa kaçacak mysyn?
Yalnyz mysyn?
Yüre?in var my?

Sen!
Suya dü?ürsem duygularymy, sarylacak mysyn?
Kaçyrsam aklymy, yoksa hayvan gibi saldyracak mysyn?

Aralyklarla sen diye ba?lady?y deyi?lerini her kadyny büyüleyecek erkeksi bir ses kesti?

“Kimsin?”

Y?veyle “ Yhh! ben Sunay” dedi.

Sonra yeniden: “Sunay my?”

“Evet”

“Kimlerdensin?”

“Amorekalylardanym”

O ara, Sunay’yn tanymady?y, görmedi?i, nereden geldi?ini bilmedi?i yah?i ses yerini tekrar sessizli?e byrakty.

“Orada mysyn?”

Soru yanytsyz kalynca duramady, duraklady. Bir an kendini vah?i kediler ile sayyklady.

“Yoksa sen de bizim gibi dü?ler ardynda mysyn?”

Uçary girdi araya:

“Soru sormayy, sorgulamayy seven birine benziyorsun!”

“Ehh, sayylyr. Acun’da yargyçlyk yaptym bir dönem.”

Birbirini tanymayan o ayry dünyalaryn iki varly?y arasynda geçen bu konu?ma iki yanyn da ho?una gitmi? görünüyordu. Ne var ki bu iki varlyktan biri görünmüyordu. Görünmese de O, ülkesine a?kla yanyp tutu?an bir kadynyn gözünde tütüyordu. Ardy arkasyna gelen sorularla uzayyn derinliklerinde ki?io?lu, aslynda sorularla kendini ölçüyordu.

“Yargyçlyk yaptym, derken… Yani ne yaptyn?”

“Ynsanlary yargyladym.”

“Bu gezginlik merakyn ne ara ba?lady peki?”

“Yargyçlyk sanyma bir de kargyç sany ekledikten sonra…”

“Kargyç neyin nesi?”

“Yargyçly?yn bir üstündeki mertebe…”

“Nerede?”

“Amoreka ile dost ülkelerde.”

“Dost ülkeler dediniz peki o ne?”

“Aman bo?ver canym sen de! Varsay ki kullanyp atty?yn bir nesne.”


DEVAM EDECEK >>>
_____________________________________________________________

* Tünek: iskan yeri

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Arguç Acun Kurguları
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2