Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
OktayD'nin Köken Aranmasy
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Bu ba?lykta birkaç sözcü?ün kökenini tarty?mak istiyorum (e?er ba?lyk yanly? bölümdeyse lütfen uygun bölüme alyn).

belit. Yng. axiom L. axioma Ar. mütearife. Yakyn anlamly: Koyut.
bel sözcü?ünden geldi?i açyktyr. "belli olan", "akla uygun" anlamyna geliyor, matematiksel mantykta ve felsefede kullanylan bir terim (bknz. TDK - Bilim ve Sanat terimleri sözlü?ü). Açyk ya da yary-açyk olarak ayny kökten türeyen sözcükler: bellek, belli, belir(t)mek, belge, belik...

Burada bel sözcü?ünün nerden geldi?ini merak ediyorum. Arapça'da halk arasynda "ica-b' bælu" diye anylan ve "aklyna gelmek" anlamynda bir deyim var. Ymkânym yetti?ince bakyndym ve Türkçe'de "bel" sözcü?ünün "vücutta bir bölüm", "da? syrtyndaki geçit gibi çukur", "kürek", "toprak küreklemek (bel bellemek)" gibi anlamlaryna rasladym. Acaba belitdeki "bel" ile küreklemek vs. anlamyna gelen "bel"ler ilgisiz sözcükler mi? Acaba Arapça'daki "bel" sözcü?ü Türkçe'den mi geçmi? yoksa Arapça'dan my bize geçmi?? Bunlary göz önünde bulunduran kökenbilimsel (etimolojik) sözlükler önerebilir misiniz?

Ylginiz için ?imdiden te?ekkürler ve iyi çaly?malar...

_________________
Bir özgönderge: "Bu tümce yanly?tyr."
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 08 Eyl 2005
Bildiriler: 2333
Şehir: Almanya
Alıntıyla Cevap Gönder
Sayın OktayD arkadaş ve kökendilbilim araştırması yapmak isteyenlere duyurulur.

Dilimizdeki ''bel'' kelimesi,
1. aslen Türkçe
2. aslen Farsça
3. aslen Arapça

olmak üzere 3 ayrı dilden gelmekte olup, her birinin de kendine göre ayrı anlamları vardır.

Bu ve benzeri konularda daha geniş bilgi için

İsmet Zeki Eyuboğlu
Hasan Eren

isimli yazarların kökendilbilim (etimolojik) sözlüklerine bakmanızı öneririm.

Selamlar

OktayD arkadaş için diplik:
Kökenbilim > etnoloji
Kökendilbilim > etimoloji

Dilimizde ayrıca ''bel''kökünden gelen ''belde'' (yöre, kesim, yerleşim yeri) kelimesinin yanısıra,
beldibi, belgüzâr, belkız.....gibi kelimeler de mevcuttur.

Önemli diğer bir nokta da, ''bel'' kelimesinin ''e'' harfinde iki türlü telaffuzu olmasıdır. (Açık ağızla ve kapalı ağızla). Aradaki farkları da buradan çıkarma olanağınız vardır.

_________________
Sev ki sevilesin!
Kullanıcı kimliğini gösterKederli tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 05 Ekm 2006
Bildiriler: 55
Şehir: istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
Bu konulara yanıt aramak için en iyi kaynak Sir Gerard Clauson'un ( 1891-1974) etimolojik sözlüğüdür ... Aradığınız sözcüğün en eski yazılı kaynaklarda ne zaman, nasıl kullanıldığını izleyebilirsiniz bu sözlükte.

"An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish" Londra: Oxford University Basimi, 1972, XLVIII+988 sayfa

Ayrıca geçtiğimiz yılda ölen Tietze'nin de bir etimolojik sözlük çalışması var:

"Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugatı"

Ben bu sözlüğü görmedim ... Belki daha yeni bir çalışma olduğundan daha kapsamlıdır. Bilgi için aşağıdaki satıra tıklayın:

http://www.bilkent.edu.tr/~kanat/k1302.html
Kullanıcı kimliğini gösterüçgen tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Verdi?iniz kaynaklar için te?ekkürler, hepsini inceleyip edinmeye çaly?aca?ym.

Bugün nihayetinde bir bilgiye rasladym: Ni?anyan'yn etimolojik sözlü?ünde belir(mek) fiili için,
" ~ ET belgürmek meydana çykmak, belli olmak (xi) < *bel alamet, i?aret"
yazyyor. Demek ki "belit", "belli", "belge", ... sözcüklerinin kökü olan "bel" Türkçe olan bir sözcükmü?, arady?ymy buldum. Bunu daha ayryntyly olarak da ara?tyraca?ym.

Sayyn Kederli,
Bildi?im kadaryyla "belde" sözcü?ü Arapça'da "beled" (yöre, ülke, memleket) sözcü?ünden geliyor, kökü "b-l-d".

Te?ekkürler ve iyi çaly?malar...
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Nerdeyse her cümlemizde kullandy?ymyz -i[mek] ek eyleminin hikayesini merak ediyorum. Göktürklerde, di?er Türk toplumlarynda, eski zamanlarda biçimi nasyldy? Hiç tek ba?yna bir sözcük oldu mu? Bundan türeyen sözcükler var mydyr?

Bence vardyr. A?a?yda tahminlerimi yazayym:

yap[mak > yapy?
gel[mek > geli?
git[mek > gidi?
bu türetme ekinin adyny bilmedi?im için örnek verdim. Ayny kuralla:
i[mek > i?
bu fiilin anlamyny biliyorsunuz. "olmak", "olu?mak", "meydana gelmek" gibi bir anlamy var (varlyk belirtti?i kesin). Di?er dillerdeki ayrdymcy fiillerle ayny anlamda: ing. "to be" (am/is/are), Fr. "etre" (suis/est/sont/..), Alm. "ist", Ar. "kün"...
Yanly? bilmiyorsam Türkçe'de fiiler üçe ayrylyr: "i?, olu?, kyly?". Bu adlaryn köklerini "imek, olmak, kylmak" ?eklinde dü?ündüm. Umarym yanylmyyorumdur.

yap[mak > yapym
yar[mak > yarym
dür[mek > dürüm
bu ekin de adyny bilmiyorum, neyse ki örne?i var... Bundan hareketle:
i[mek > im (i?aret)
fiilin anlamy yukaryda bahsetti?im gibi olunca "i?aret"in bir "meydana gelme", "belirme", "olu?ma" anlamy ta?ymasy do?al oluyor. (i?aret demi?ken "bel" sözcü?üne de de?inece?im sonra)

gör[mek > görün[mek
giy[mek > giyin[mek
yani dönü?lü çaty...
i[mek > in[mek
imek sanki ileri do?ru bir hareket, dönü?lü çatyyla türeyince beriye bir hareketmi? gibi dü?ünülebilir geldi. Ama çok da ilgili görünmeyebilir :)

Tekrar edeyim, bunlar sadece tahmindir daha ilerisi de?ildir, bunlaryn asyl olanla hiç ilgisi olmayabilir de!

Bu konuda dü?ünce ve bilgilerinizi payla?manyzy dört gözle bekliyorum...
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Ek olarak, acaba tarihte -i(mek) fiili hiç bi(mek) ?eklinde görüldü mü? Typky bol(mak) > ol(mak) dönü?ümü gibi acaba bi(mek) > i(mek) dönü?ümü de olmu? olabilir mi?

Bu bilgiyi do?rulayabilecek birisi varsa (çok zor görünüyor) buradan bir yere varaca?ym, o da sürpriz olsun ;)
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Merhaba,
Sökel. Güçsüz, hasta, sakat, ... anlamlaryna geliyormu?. Nerden geliyor, kökeni nedir? Nasyl türetilmi?? fikir bile yürütemedim. TDK buna "halk a?zynda" imini koymu?. Bilgisi olan varsa aydynlatabilir mi?

_________________
Bir özgönderge: "Bu tümce yanly?tyr."
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Eyl 2005
Bildiriler: 312
Alıntıyla Cevap Gönder
Sakar:Eski Türkçe: Alında uğursuzluk nişanı ve alnında bu nişan bulunan kimse
Sekel: isim, tıp (***) Fransızca séquelle : Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu
Sökel: 1 . Sakat (kimse), malul. 2 . Güçsüz. 3 . Hasta.


Yukarıdaki sıralamaya göre düşünüyorum. Sakar sözcüğünün değişmiş biçimi olduğu düşüncesindeyim. Görüldüğü gibi Fransızcaya da geçmiştir.
Kullanıcı kimliğini gösterMehmet Çömez tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Teşekkürler, çok aydınlatıcı oldu; Fransızcadan gelebileceğini (ya da orayagirip geri döneceğini) tahmin etmemiştim. Biraz daha bakınayım belki bu (mantıklı) bilgiyi doğrulayacak bir şeyler bulurum...
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Türk dilleri ailesinde bulunan Çuva?ça'nyn bazy farklylyklaryna bakarken ilginç bir noktaya rasladym. Bazy bilimciler, di?er Türk dillerinden farkly oldu?u için Çuva? dilini gerçek Türk dili olarak tanymamktaymy?. Bu farklardan birisi de di?er Türk dillerinde sonu "-z" ile biten sözcüklerin "-r" ile bitmesiymi?.
kyz (qyz) > χe'r
göz (köz) > kör
yyldyz > ça'lta'r
semiz > sama'r
yüz > ser
dokuz (dohuz, tokiz) > tahar
vb.
Bu gerçekten ilginç, çünkü ben burada bir farklylyk de?il bir e?leme görüyorum.

Öncelikle Türkçede "r" ile "z" arasyndaki ba?y irdeleyelim. Öncelikle geni? zamanyn bu konuda â?inâ bir farklyly?a sahip oldu?unu biliyoruz. Geni? zamanyn olumlusu "-r" iken olumsuzu "-mez/-maz". ?imdi bir an için olumsuzunu di?er çekimlerdeki gibi kurally yapalym:
gelirsin x gelmersin
gider x gitmer
vb.
Dikkat edin, e?er r>z dönü?ümü yaparsanyz bu bizim kullandy?ymyz hale gelir. Mesela "göz" ile "gör[mek]" sözcükleri... Kaldy ki Çuva?çada "göz (köz)" yerine "kör" diyorlarmy?. Türkçede r ile z arasynda bir ba?yn oldu?u kesin. Bence bu iki harf bir çe?it dönü?ümle bu hale gelmi?. Siz ne dersiniz?
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Şub 2007
Bildiriler: 53
Şehir: Frankfurt/Main
Alıntıyla Cevap Gönder
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87uva%C5%9F%C3%A7a

Çuvasça eskiden Türki dili sayilmazken, Türk dil ailesine mensup oldugu çoktan kanitlanmistir.

Bu r/z dönüsmesi ile ilgili Prof. Jevgeni Helimski´den çok ilginç bir konferans dinlemistim. Tezine göre, eskiden iki türlü /r/ fonemi varmis. Birisi bizim bildigimiz /r/, ikincisi titresimli.

Bu bana neden ilginç geldi. Çünkü bugünkü ölçünlü Türkçede bile, hece basindaki /r/ ile sonundaki /r/ (eger yutulmuyorsa) ayri söylenir.

O kadar ki, Türkçe ögrenen Almanlar bir süre sonra hece sonundaki /r/´yi

r + s, (virgül koymam lazim, çünkü sistemim Türkçe karakterlere müsait degil) olarak söylerler ki, bu da dogru degil.
Kullanıcı kimliğini gösterBilge tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Bu iki tane /r/ olma durumu Göktürk (Orhun) abecesindeki ince ve kalyn r (Re, Ra) ile ayny my? Yoksa üçüncü bir /r/ sesinden mi bahsediliyor?
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Şub 2007
Bildiriler: 53
Şehir: Frankfurt/Main
Alıntıyla Cevap Gönder
OktayD demiş ki:
Bu iki tane /r/ olma durumu Göktürk (Orhun) abecesindeki ince ve kalyn r (Re, Ra) ile ayny my? Yoksa üçüncü bir /r/ sesinden mi bahsediliyor?


Kesin bir sey söyleyemeyecegim, çünkü konferansi dinleyeli bir on yil kadar oldu. Ama alofondan degil, fonemden bahsettigini çok iyi hatirliyorum.

Prof. Helimski Hamburg Üniversitesi´nde görevlidir. Kendisi Rus asilli.
Kullanıcı kimliğini gösterBilge tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
ekfiilin olumsuzlu?u:
de?il
Bu neyin nesi, kimin fesidir?
Kökeni,
de?[mek] > de?il
?eklinde midir? (ki öyle oldu?unu söylüyor kökendilbilim sözlükleri)
Tam olarak anlamy nedir? Ne mantykla türetilmi?tir? ... ve daha birçok sorum var.
Ne kötü, bu sözcük için fikir yürütemiyorum.
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Türkçe kap, Arapça (halk dili) kybbaye, Yngilizce cup, Fransyzca coupe, ...

Bu sözcü?ün ilginç bir benzerli?ini, annemin Arapçadaki kubbaye (bardak) sözcü?ünün Türkçesini hatyrlayamamasy üzerine ke?fetmi? bulunuyoruz. Bu benzerli?i de?ince ilginç ama kesin olmayan sonuçlara vardym, sizinle payla?mak ve dü?üncelerinizle paylanmak istiyorum.

Türkçe kap:
~ (ET) kāp 1. tulum, torba (xi), 2. tas, ölçek (xiv)
• Kar?. Ybr qab, Ar qabb, OYun kábos (y. 4 litreye e?de?er kuru erzak ölçüsü). ET kāp Yakyndo?u kökenli eski bir alynty olabilir; veya anlamca ayry ikinci bir sözcük tarafyndan deplase edildi?i dü?ünülebilir. Eski Türkçe adyn ET *kāpmak (?i?mek, kabarmak) fiiliyle ili?kisi açyk de?ildir. [1]

Arapça kybbaye:
Muhtemelen Fransycadan geçmi? olan sözcü?ün halk arasynda yaygynla?my? bir biçime dönü?mesi (bu biçim "i?levlik" anlamy katan bir ?ey sanyrym, "arabaye", "?emsiye", vs.) Belki de Türkçedeki "kap" sözcü?üne ayny biçim de?i?ikli?i uygulanmy? olabilir.

Dökmek anlamyna gelen (belki dolayly bir anlam ili?kisi olabilecek) *kb (keb) fiiliyle ilgili görenebilir. Ancak olmady?yny sanyyorum (annem de hemfikir). Ayryca Arapçada bardak, kâse olarak kullanylyr.

Yngilizce cup ve Fransyzca coupe:
Eski Yngilizce'den; Geç Latince cuppa'dan; Latince cupa'dan; Ön Hint-Avrupa kökü *keup-'den; ... [2]

Sav:
Bence bu sözcüklerin hepsi ayny kökene sahip. Daha ileri gidip bu sözcüklerin Türkçedeki kap sözcü?ünden geldi?ini dü?ünüyorum. Bunu dü?ünmek için bir sürü neden var: kaplamak, kapamak, kapy, kapak, kaban, kapan, vs.

Dü?üncelerinizi merak ediyorum. Yyi çaly?malar...
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
OktayD'nin Köken Aranması
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2