Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Geri Dönmek / Kendine İyi bak / DİLİMİZİ KİRLETENLER 1
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
DİLİMİZİ KİRLETENLER I

GERİ DÖNMEK / KENDİNE İYİ BAK

Dil kirliliğinin günahını sadece dilimize sokulmaya çalışılan el dili sözcüklere yüklemek doğru olamaz. Kendi sözcüklerimizle de dil kirliliğine istemeden neden olabiliriz. Bu kirlilik sözcükten ziyade sözcüklerin dizilişi ile ilgilidir. Bu da yanlış cümle kuruluşları ya da sözcüklere yanlış anlamlar yükletilmesi sonucu gerçekleşmektedir. Genellikle bunun kaynağı yanlış çevirilerdir. Çeviri dalında uzmanlaşmamış, her iki dili de yeterince bilmeyen çevirmenler mutlaka bu hatayı işleyeceklerdir. Örneğin İngilizcesi çok iyidir. Ama Türkçesi (genellikle) yeterli olmayabilir. Olsun Türk ya, Türkçe konuşuyor ya, niye yapamasın ki? Bal gibi yapar. Çünkü İngilizce biliyor ya yeter. İstenilen koşul da budur. Ama Türkçe bilgisini, düzeyini sorgulamak pek akla gelmez her nedense. Oysa çeviri ustası geçinen kişilerin bilinçsizce ve sorumsuzca yaptığı çeviriler sonucu birden bire olmadık cümle kuruluşları, söz dizimleri halkın dilinde yere edinebilir.

Pek çok kişi tanıyorum, çevirmen. İnanın 3-5 dakikalık bir muhabbetiniz olsa hemen notunu verirsiniz. Dilini doğru dürüst kullanamadığı bir yana sözcük dağarcığının kısırlığı hemen kendini göstermektedir. Ama yabancı dil bildiği için çıkıyor "Ben çevirmenlik yaparım." diyor. Yapamazsın kaaaaardeşim. Buna hakkın yok. Sen dilinin inceliklerini, ilmek ilmek işlenişini, yemeni oyası gibi her sözcüğün nerde ve ne zaman hangi anlamda kullanıldığını bilmezsen, seslerin renginden bihabersen bu işi yapamazsın, yapmamalısın. Bu saygı gereğidir. Hem diline hem de okuyucuna.

İşte bu nedenle gün geçmiyor ki dilimizde ilginç ve hilkat garibesi söz dizimleri görülmesin. İşte en çok aşina olduğumuz kullanımlardan biri:

-Kendine iyi bak!
-Olur, bakarım; sen de kendine dikkat et!

Hay dilimizi eşek arıları soksun. Bizim dilimizi soksunlar ama bunu yazıp ortaya sunanların da kalem tutan ellerini soksun. Bir daha yazamasınlar. Hiç mi ebenden, dedenden; anandan, babandan "sağlıcakla kal" lafını duymadın be adam? Bunu böyle deseydin ölür müydün? Ölmezdin elbet, bir şeycikler olmazdı. Şimdi kendini nasıl savunacaksın ben onu da biliyorum. Sen söylemeden ben senin yerine açıklamasını yapacağım merak etme. Çok bilmiş tavrınla diyeceksin ki "Ama senkron kayar, oyuncuların ağzına, dudak açıp kapatmalarına uymaz, heceleri hesaplamak zorundayız, bunlar işin inceliği..." bilmem ne, bilmem ne. Doğru mu? Bunları sıralayacaktın o çok bilmiş tavrınla değil mi? Allah'tan zamanında tiyatro ve ses eğitimi almışım. Bak ne işlere yaradı. Senden önce senin söyleyeceklerini bir çırpıda söyleyiverdim. Şimdi nereye kaçacaksın? Bunlar bahane dostum. Usta bir çevirmen bunları çok iyi ayarlayabilir. Ne ustalar vardır ki elleri öpülesi, kalemleri tükenmeyesi kişilerdir. Öyle çeviriler yaparlar ki olmadık esere yeni bir can, yeni bir kimlik katarlar. Tadına doyum olmaz. Özengen çevirmen dostun, eğer bunu beceremiyorsan bari onlara leke düşürme, senin gibi tuzu kuruların yanında o yaşları yakma. Bırak işi ehil olanlar yapsın. Eğer bilmiyorsan yapmayacaksın. Ortalığı kirletmeyeceksin. Uydurduğun çeviri dilini, varmış gibi kullanarak dilimize sokmayacaksın. Sen bunu yaptığında özentiye kapılan yeni yetmeler anında bunları hayata geçirmektedir. Bunun vebalini taşıyabilecek misin?

Bir tane daha. Daha da ilginç ve çıldırtıcı bir söylem.
-Sana telefon edersem, bana geri döner misin?
-Tamam sana geri döneceğim.

Döner mi, dönme mi? Allah aşkına neyi döndürüyorsunuz kardeşim? Bu nasıl bir konuşma. Hiç mi dilinize, kendinize, karşınızdakine saygınız yok? Neymiş, herkes böyle diyormuş. Herkes yanlış kullanıyorsa aynı yanlışta karar kılmak zorunda mısın? "Bu böyle söylenmez, beni arayın, bana haber verin, beni bilgilendirin vb. anlatım yollarımız varken neden bu hilkat garibesi söylemi yeğliyorsunuz?" Diyemiyor musunuz? Diyemezsiniz, çünkü onun yaptığı karşısında sizin altta kalmamanız gerekir. Bu, moda bir kullanımsa, siz de bu modaya neden uymayasınız ki, onlardan neyiniz eksik?

Neyimizin eksik olduğunu ben söyleyeyim. Ama kimsecikler gücenmesin. Yok, yok... Gücenen gücensin. Zaten onuncu köydeyim daha fazla uzağa atamazlar. Belki de böyle uzaktan baktığım için bu kadar ayrıntılı görüp değerlendirebiliyorum. Yanlışım varsa düzeltin.
Kişiliğimiz, kendimize güvenimiz eksik. Başkalarının bizden farklı, üstün olabileceklerini kabullenebilme erdeminden yoksunuz. Başkaları ne der endişesi hep yanı başımızda. Kendimizden çok birilerini eleştirme yeteneğimiz çok gelişik. Gördüğümüz güzellikleri değil de çarpıklıkları örnekseme alışkanlığımız var. Atalarımızın değil de medeniyeti tekellerinde bulundurduklarını sananlara körü körüne kapılmışlığımız var. Elimizdekinin kıymetini bilip yetineceğimize başkalarındakine imrenme sevdamız var. Her nedense işin doğrusunu, gereğini yapmaktansa kaçamağını, hilesini yapmayı meziyet bellemişiz. Daha sayayım mı? Dilim varmıyor. Utanıyorum. Geçmiş şanlı tarihime, kültürüme bakınca yüzüm kızarıyor. "Biz bu durumlara düşecek ulus muyduk?" diye düşünüyor, karalar bağlıyorum.

Sitemim sevdamdan, bu böyle biline.
Dilim söyler, özüm inler.
Ne gerek var el diline.



Tahsin MELAN


En son Tahsin MELAN tarafından Cmt Şub24, 2007 02:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.

_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Şub 2007
Bildiriler: 53
Şehir: Frankfurt/Main
Alıntıyla Cevap Gönder
Daha neleri var:

saat on gibi (neye benzetilerek?)
du? aldym (kaça acaba?)
Kullanıcı kimliğini gösterBilge tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Maalesef saymakla bitmez. Y?te bunlardan bazylary.

Bügün arkada?ymdan telefon aldym. (Kaça aldyn?)
Bügün arkada?ym telefon etti.

Nasyl gidiyor? (Gidemiyor, benzini bitti…)
Nasylsynyz, ne var, ne yok?

Vavvvv kimleri görüyorum (i?te bu çok havaly)
Oooo kimleri görüyorum

_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
"Nasyl gidiyor?" öbe?indeki sorun ne anlayamadym. "Hayat/i?ler/okul/vs. nasyl gidiyor?" anlamynda kullanylmyyor mu? Genel bir "durum sorma" diye biliyorum, yanly? my biliyorum?
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 14 Arl 2006
Bildiriler: 4
Şehir: Ystanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
Arkada?ym, "Nasyl gidiyor?" sözünde de sorun var; çünkü büyük olasylykla "How is it going?" sorusunun Türkçe kar?yly?ydyr. Yani Yng.den gelme...

************

Merhaba Tahsin Bey ve arkada?lar. Ben imzamdan da anla?yldy?y üzere, bir mütercim-tercümanlyk ö?rencisiyim. Bundan dolayy da dil üzerine sykça dü?ünmekte, kar?yla?ty?ym sorunlar üzerine kafa yormaktayym. Ayryca "Öncelikle Türkçe" söylemiyle olabildi?ince, Türkçe'de bulunan sözcükleri kullanmaya çaly?yyorum konu?malarymda, yazylarymda, çevirilerimde. Devalüasyon yerine de?erdü?ü(rü)m, perspektif yerine syradan konu?malarda baky? açysy, bilimsel yazylarda görüngeyi önermek ve kullanmak gibi. Sitenize de bu ?ekilde ula?tym diyebilirim. Aslynda bir konuda dü?üncelerinizi almak için yazmak istedim bu elme?i:

Bildi?iniz gibi, TDK geçen yyl adlaryny Türkçele?tiren ?irketlere ödül vermek gibi bir uygulama ba?latty. Dil konusundaki duyarlyly?ymdan dolayy özellikle sevinmi?tim bu duruma. Ne ki, farkly yayynlarda kysa bir süreli?ine de olsa tarty?ylan TDK'nyn son uygulamasy, ba?ta pek inandyrycy gelmese de sonradan ?a?kyna çevirdi beni: Okunu?uyla yazyly?yyla Türkçe olmayan sözlükleri Türkçe sözlü?üne sokmak ! Ali Püsküllüo?lu bu durumu örneklendirmi?ti Cumhuriyet'te kaleme aldy?y yazyda (20.04.2006). Ben de denedim. Au pair yazdy?ym zaman beni bakycy sözcü?üne yönlendiriyor. Bu Türkçe-Türkçe mi yoksa Yngilizce-Türkçe bir sözlük mü? Evet, süper sözcü?ü de Türkçe de?il; ama yyllar boyunca kullanylyp yerle?tirildi?i için yyllarca tanymlandy Türkçe sözlüklerde. Peki ya au pair, anchorman, zaten arya olarak dilimize geçen aria? Yaryn bir gün bakycy sözcü?ünün yanynda da au pair bulunaca?y anlamyna my geliyor bu durum? Neden Türkçeler?tirme de?il de zaten tanynmayan yabancyyy oldu?u gibi sokmak dile?

Ystanbul Bilgi Üniversitesi konusundaki ba?arynyzy takdir etti?imi belirtmeliyim. Bu duruma da benzer bir uygulamayla katky sa?layabiliriz kanymca. umarym yanytlarsynyz elme?i.

_________________
Mutercim-Tercumanlik, Uluslararasi iliskiler
Kullanıcı kimliğini göstermutter.ilhan tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Şub 2007
Bildiriler: 53
Şehir: Frankfurt/Main
Alıntıyla Cevap Gönder
mutter.ilhan demiş ki:
Arkada?ym, "Nasyl gidiyor?" sözünde de sorun var; çünkü büyük olasylykla "How is it going?" sorusunun Türkçe kar?yly?ydyr. Yani Yng.den gelme...


Tahsin Beyin de?indi?i konular da tercümeden kaynaklanyyor. Sanyyorum, Türkçeye çevrilip de senkronize edilen televizyon serileri bunun "suçlusu".

80´li yyllaryn ba?ynda DALLAS serisi vardi. Olur olmaz yerlerde "üzgünüm" deniliyordu (ki o da bugün çok yayylmy? bir kullanym). O tarihlerde dergilerin birisine (sanyyorum HAYAT idi) bu kullanym ile ilgili bir soru sorulmu?tu, cevapta da
Yngilizcede o yerde

I´m sorry geçiyor, hece yapysy ve a?yz hareketi uysun diye böyledir, denmi?ti.
Kullanıcı kimliğini gösterBilge tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Dön Baba dönelim...
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 30 Ekm 2006
Bildiriler: 9
Şehir: İstanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
Kendine iyi bak sözünü kendine hiç de iyi bakmayan üstü başı dökülen kişiler, ağzında sigara ya da önünde içki söylediği zaman yadırgıyorum, onlara, önce sen kendine iyi bak, diyesim geliyor. Hoşça kal ne kadar güzel söz oysaki...
Dönmek sözü de yadırgadıcı. Mevlananın torunları ya da dönek oldukları için böyle söylüyorlar galiba. Demek ki daha önce bize dönmüyorlar da sonra dönecekler.
Çocuklarımız eskisi gibi yaşa, yaşasın diye sevinmiyorlar bir de. Olee diyorlar. Bunu tv dizisinde de gördüm, sinir oldum.

_________________
erhantygly
Kullanıcı kimliğini gösterErhan Tığlı tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Aslında dilimiz selamlaşma vb. deyimler konusunda oldukça zengin.

Bu dizi ve filmlerden geçme çeviriler ister istemez olacaktır. Ancak dikkat ederseniz son bir iki yıldır bu engellenmiş durumda. Önceden sadece yabancı dizi/filmler varken artık Türk sinemacılığının gelişmesiyle herkes Türk dizisi ve Türk filmleri seyreder oldu. Özellikle bu diziler (her ne kadar tâkip edemesem de) insanlarımızı iyi sarmış durumda ve yapmacık olmasın diye de halk içinden geçen sözcük ve deyimleri yeğlemek zorunda kaldıklarından iyiye özendirici olmakta. Yayımlanan diziler hakkında pek bilgim yok ama bazılarında şiveli ağızlı konuşmaların hâkim olması "hey dostum"dan çok daha yeğdir.
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Eyl 2005
Bildiriler: 15
Alıntıyla Cevap Gönder
Bilge demiş ki:
Daha neleri var:

saat on gibi (neye benzetilerek?)
du? aldym (kaça acaba?)


Burada verilen örneklerin ço?u do?ru, ama ben bu “gibi” konusunda çekince koyaca?ym.

“Saat on gibi” deyiminde bir gariplik yok Türkçe manty?yna uygun. Buradaki “gibi” benzetme ifadesi olarak kullanylmamaktadyr “Saat … gibi” bir deyimdir.

“Saat on sularynda” veya “Saat on civarynda” deyimleriyle e?de?erdir.

Bir randevu vereceksiniz, ama tam bir zaman söyleyemiyorsunuz; 10.00 da olabilir 10.15’de trafik açyk olursa 9.45 de olabilir.
Bu durumda “On civary”, “on sulary” veya “on gibi” denebilir.

Peki ?öyle bir örnek verelim, diyelim ba?ka bir zaman birimi kullanyyoruz;
“Bu hafta içinde bir gün geliyorum; Saly, Çar?amba veya Per?embe” diyeceksiniz…
Bu durumda “Çar?amba civary” veya “Çar?amba sulary” diyemezsiniz, ama “Çar?amba gibi” dedi?inizde anlatmak istedi?inizi rahatlykta anlatyrsynyz…

“Sana borcumu Eylül’de, bilemedin Ekim’de en geç Kasym’da ödeyece?im” derken
“Ekim sulary”, “Ekim civary” dememiz biraz garip kaçar ama “Ekim gibi ödeyece?im” ifadesi
kula?a pek ters gelmez.

Tabii ki “gibi” sözcü?ünün çok yanly? kullanyldy?y ba?ka yerler vardyr ama buradaki örnek bana göre do?rudur.
Kullanıcı kimliğini gösteryazar tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Tümüyle katılıyorum.
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 28 Oca 2007
Bildiriler: 1
Şehir: Ankara
Alıntıyla Cevap Gönder
Bizim ilkokuldaki Yngilizce hocamyz Yngilizce alt yazyly film izlerken "Hi" kelimesi yerine "Selam" kelimesinin kullanyldy?yny çünkü "Merhaba" kelimesinin uzun oldu?unu söyledi. Ayryca "Türkçede 'Selam' diye selamla?ma ünlemi yoktur" dedi ve uygununun "Merhaba" oldu?unu söyledi.
Ayryca geçenlerde bana "Nabersin?" yazan arkada?yma da kyzdym. O ne demek oluyor ki saçma sapan kelimeler üretiliyor bilinçsizler tarafyndan.
Kullanıcı kimliğini gösterozanozcan tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Ne güzeldir, merhabalaşmak, vedalaşmak, ayrılık ve sonrasında kavuşmak. Şairin dediği gibi bir ömre bedeldir vuslat. Hepsinin ayrı bir hüznü ve mutluluğu vardır. Ulusça duygusallığımızdan, sevgimizi, hüznümüzü yansıtmaktan, paylaşmaktan çekinmediğimizden olsa gerek. Bundan dolayıdır ki dilimizde bu duyguların hepsi için ayrı ayrı sözcük kullanılmaktadır. Bu da bir dilin zenginliğinin göstergesidir. Bunun kıymetini bilmemek gerçekten nankörlüktür.

Gelenin de gidenin de “selam” dediğini duymak gerçekten üzücü. Sakın yanlış anlamayın. Bu sözcüğün kullanımına değil yanlış kullanımına karşıyım, bundandır üzüntüm. Allah'ın selamını bile verip alırken savsaklıyorlar yani kısadan kesiveriyorlar. Tembellik başa bela. Ya adam gibi tamamını söylersin ya da hiç söylemezsin. Ama nerde... Tembellik taaa ruhumuza işlemiş. Benim derdim başka. Acaba diyorum, böylesi basit bir yolu seçerek selamlaşmanın nedeni sözcük dağarcığımızın kısırlığından mı yoksa özentiden mi? Bence özentiden. El diline özenti. Başka hiçbir şey olamaz. Nesine özenirler anlamam.

Bakın özenti duyulan dillerde işler nasıl yürüyor. O dillerin kullanıldığı kültürlerde gelen de giden de tek sözcükle yetinir. Yani herkes aynı sözcükle vedalaşır. Örneğin sadece “bye bye” ya da “tschüs (çüz)” derler. Gidenin, kalanın bir ayrıcalığı yoktur. Oysa bizde bu, iki taraflıdır. Giden “hoşça kal” derken, yolcu eden, uğurlayan “güle güle” der. Ya da “sağlıcakla kal” diyene, uğurlayan “sen de sağlıcakla git, sağlıcakla dön” der. Üstelik “Allah’a emanet olun!” demeyi de ihmal etmezler. Bir de gidenin arkasından su dökmek vardır ki sormayın gitsin. “Sular seller gibi ak, git; yine öyle dön, gel; ayağına taş değmesin.” demek istemektedir. Siz, bütün bu bolluğu ve güzelliği görmezden gelerek bir kenara bırakın ve gidenin de uğurlayanın da “hoşça kal” ile yetinmesine razı olun. Bu nasıl bir iştir, nasıl bir gaflettir anlamıyorum. Bu işin içinden yine bir tercüme kokusu gelmiyor mu? Bence kesinlikle.

Geçenlerde bir dizide şöyle bir konuşma geçiyordu.

-Annem gidecek, ona hoşça kal demeyecek misin?

Evet yanlış duymadım ve yanlış aktarmadım. Gidecek olana “hoşça kal” diyeceklermiş. Bekledim ve gerçekten de öyle dediler. Giden de, yolcu edenler de “hoşça kal” dedi.

Bakalım daha neler duyacağız.
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Bir an dü?ündüm de, o sahnede karakter "Hayyr demeyece?im, gidene Ho?çakal denir mi?" deseydi ke?ke :)

Ayryca; "u?urlar olsun", "Allah kavu?tursun", "görü?mek üzere", "ho?geldin/ho?buldum", "sen sordun daha iyi oldum", "seni sormaly" gibi bir sürü deyim bulunuyor. Halk arasynda da "nöryon?", "n'ettin?", "ye?lik sa?lyk" (iyilik sa?lyk), "iyi diyelim iyi olsun", gibi bir sürü deyi? de mevcut. Saymakla bitmez. Hatta syrf bu yüzden telefon konu?malarymyz masraflydyr. Birisini sadece 2 kelime söylemek için aramak isteseniz kendisinden ba?lar ailesini soyunu sülalesini sorar bir de diyece?inizi dedikten sonra hepsine teker teker selam söyler ve gözlerinden ellerinden öpersiniz. Bir de arady?ynyz adama u?urlar iletecek, sa?lyklar dileyeceksiniz. Sonra faturanyz iki seksen! :) Bazy yabancy dillerde "hayt huyt" deyip duygusuzca telefonu kapatyyorsunuz.

Ayryca yanylmyyorsam site üyelerimizden sanalbaba'nyn Merhaba için bir türetimi (? yoksa eskilerden mi bulup çykardy, bilmiyorum) vardy: u?rola. Güzel bir söz bence, bazen de?i?iklik olsun diye söylüyorum kar?y taraftaki biraz garipsese de güzel oluyor :)

Saygylar...
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Bu güzel ve anlamlı sözler gönülden gelen yansımalardır. Uğrola da bunlardan biri olup aslında "uğurlar olsun ( ola) " sözlerinin halk dilindeki söylenişidir.

_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Kofluklar...
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 19 Şub 2005
Bildiriler: 289
Şehir: Yarımca-Körfez/Kocaeli
Alıntıyla Cevap Gönder
Evet, epeyce zamandyr dilimizde bir ?eyler oluyor: Türkçenin o kendine özgü anlatym zenginli?ini törpüleyen ?eyler... Dilimizi çirkinle?tiren, bozan özensizlikler yetmezmi? gibi, bir de bu ‘dil törpüleri’ çykty ortaya. Dilin kysyrla?masyna yol açan törpüler... Bunlar, genel dil yanly?larynyn dy?ynda kalan ?eyler. Üstelik, ço?unlukla da toplumun örnek aldy?y kimi ki?ilerce üretiliyor. Yönetim, e?itim, yargy, güvenlik, sa?lyk, bilim, kültür, sanat, moda, spor, siyaset, ekonomi, i?, üretim, sanayi, ticaret, ileti?im, basyn-yayyn, reklamcylyk, tanytym vb. alanlarda yetkili, etkili ve sorumlu konumlarda, yerlerde olan kimilerince...

Y?in uzmanlary, ö?renim ya?y ortalamamyzyn 10 dolayynda oldu?unu hesaplamy?lar. Böyle bir toplum, hele de o ö?renim yetersiz ellerden alynmy?sa, her türlü kötü etkiye açyktyr: çeviri kokan televizyon dizileriyle yatyp kalkan, ucuz ve donanymsyz i?gücüyle kotarylmy? basyn-yayyn ürünleriyle beslenen (!) bir toplumun vay haline!...

Bu konuyla niye ilgileniyorum? Belirteyim: bir kere, benim dilim Türkçe; bu dilin ba?yna gelenler, ku?kusuz benim ba?yma gelmi? demektir; ikincisi, -bu konuda alçakgönüllü olamam- dil bilinci düzeyim, bu olumsuz durumu görmemi sa?lyyor, beni bu konuda dü?ünmeye yöneltiyor.

Dilimizin pek çok sorunu var; anlatym zenginli?inin törpülenmesi, onlaryn arasynda belki pek dikkat çekmeyen bir gidi?... Pek tehlikeli buldu?um, dolayysyyla pek önemsedi?im bu duruma yol açan ve içeri?i kabaran olgular, günden güne yeni yeni halkalar edinen bir zincire dönü?mekte. Hem de hyzly bir tyrmany? gösteren bir zincire...

Sözünü etti?im olgulary tek bir ba?lyk altynda toplamam yanly? olur. Ayryca, bu yeni sorunun genel durum içindeki yerini belirlemem de gerekiyor. Onun için, önce ortaya özel bir genel çerçeve koyaca?ym; bu çerçeve, dil yanly?larynyn tamamyny kapsamayacak, ancak toplumun örnek aldy?y kimi ki?ilerden, ba?ta belirtti?im kimi etkili, yetkili ve sorumlu ki?ilerden yayylan olumsuzluklary yansytmama yarayacak.

Belirledi?im çerçevede neler var, ona geçmezden önce, hem derdimi do?ru anlatmak hem de kimsenin hakkyny yememek için bir noktayy belirtmek istiyorum: diyelim bir konferans vereceksiniz; konu?manyzda, kimi sözcüklere, ele aldy?ynyz konu ba?lamynda özgürce özel anlamlar yükleyebilirsiniz; buna kimsenin bir diyece?i olamaz. Ya da yazylarynyzda, yazynsal yapytlarynyzda... Yazary, sözcüklerin sözlük anlamlaryna tutsak edebilir misiniz?

Çerçevemde Neler Var?

Bu çerçeveye sokabilece?im olgulary synyflandyrmakta pek zorlandym. Ynce ayryntylara girmezsem, onlary ?u dokuz ba?lykta toplayabiliyorum:

1 Ayny ya da ayry dillerden anlamda? (e?anlamly) sözcüklerin birlikte kullanylmasy.

2 Kökleri ayry dillerde anlamda?, ama biri ad (isim) öbürü önad (syfat) olan sözcüklerin birbirleriyle ilintili olarak birlikte kullanylmasy ya da bunlarla tamlamalar yapylmasy.

3 Çeviri ya da çeviriye kaçan sözler kullanylmasy.

4 Gereksiz yere kalypla?my? sözler edilmesi.

5 Türkçesi ya da Türkçede yerle?mi? kar?yly?y olan yabancy sözcük kullanylmasy.

6 Moda sözcük ve söz kalyby kullanylmasy.

7 Gereksiz sözcük kullanylmasy.

8 Yanly? sözcük kullanylmasy.

9 Zorlamayla olur olmaz yeni anlamlar yüklenen kimi sözcük, söz kalyby ya da deyimler kullanylmasy.

Birer Örnekle Yetineyim

Bu ba?lyklaryn hepsini tek bir yazyda açmam olanaksyz; çünkü, her ba?ly?yn altynda ortalama 20 örnek olsa, bunlaryn da 5'er de?i?ik biçimi olsa, 900 olgu çykar kar?ymyza. Bir de bunlaryn yer aldy?y birer örnek tümce vermem gerekir ki, i?in boyutu tek bir yazyyy kat kat a?ar, uzun bir öyküye dönü?ür ve ben buna, Türkçemizin ba?yna gelenler diyorum.

Yukarydaki ba?lyklara ili?kin açyklama ve örneklerim ?unlar:

1 Ynsan böyle bir ?eyi neden yapar? Ço?unlukla, konu?mayy, yazyyy zengin göstersin diye yapyldy?y kanysyndayym. Osmanlycadan vazgeçemeyenler ile Osmanlyca sözcüklerin albenisine kapylanlar da bu yolu seçiyor. Anlamda? sözcü?ün birini öbürünün açyklamasy olarak kullananlary unutmayalym. Bir de bunlary, anlamlary yakyn sözcükler, benzer sözcükler diye bilenler var. Örn.: “Kalp ve damar hastalary, tercihan, kolesterol düzeyleri dü?ük olan bu ya?lary ye?lemelidir.”

2 Yukarydaki nedenler, bu madde için de geçerli. Ayryca, söz da?arcy?ynyn kulaktan dolma olu?u bu i?te önemli bir etmen ve böylesi yanly?lyklary yapabilmek, dilbilgisi konusunda da bilgisiz olmayy gerektiriyor. Örn.: “Son seçimlerde, birçok siyasetçi politika sahnesinden silindi.”

3 ‘Özgün’ görünme tutkusu insana neler yaptyrmaz ki!... Örn.: (Hemen her televizyon kanalynyn olmazsa olmazy olan yemek bölümünde, izlencenin o pek ünlü konu?u, a?çynyn gururla sergiledi?i yeme?e ?öyle bir göz attyktan sonra:) “Harika gözüküyor!...

4 Bu durumla, bol keseden harcamanyn bir ba?ka türü olarak her an kar?yla?abilirsiniz. Örn.: (Irak’taki içsava?a dönü?en olaylar dolayysyyla, bir televizyonumuzun e?siz ‘engkyrmen’i:) “Olaylary yerinde izleyen arkada?ymyz M...., aya?ynyn tozuyla stüdyomuza geldi; ?imdi bize izlenimlerini aktaracak. Evet M...., neler diyeceksin?”

5 Bunu, genellikle, ‘bilgili, konusunda uzman, yabancy yayynlary günü gününe izleyen birisi’ oldu?u izlenimini yaratmak için yapyyor insanlar; genellikle de sözcüklerin kimini Yngilizce, kimini de Fransyzca söyleni?leriyle kullanarak... Örn.: (Yine televizyonlarymyzyn vazgeçilemez çerezlerinden biri olan ‘sektörel’ tanytym izlencelerinden birinde, bir kurulu?un yatyrym uzmany, “kimse beni tutmasyn” dercesine anlatyyor:) “Bu finansal enstrümanlardan hangisinin realize edilece?i, tüm opsiyonlar dikkate alynmak suretiyle, direkt olarak menicmynt departmanymyza ba?ly olan .....” (Siz, direkti direkle?tirmedi?ine ?ükredin; i?i direk direk ‘götüren’ nice büyük adamlarymyz var.)

6 Bu, modaya dü?künlü?ün bir uç noktasy olarak her an/her yerde/her ko?ulda kar?ynyza çykar. Ondan kurtulu? yoktur, çeker sizi; çünkü, “Onda müthi? bir pozitif elektrik var”dyr.

7 Kimileri, dil ve sözcük bilgilerinin ne denli ‘engin’ ve ‘derin’ oldu?unun bir ba?ka göstergesi olarak zaman zaman bu yolu da seçer. Örn.: (Bir yetkili, düzenledi?i basyn toplantysynda bir soruyu ‘kysaca’ yanytlyyor:) “O konuyla bizzat ben kendim me?gul olaca?ym.”

8 Bu durumun, sözcük da?arcy?ynyn ve sözcük bilgisinin zayyfly?yndan kaynaklandy?yna ku?ku yok. Ancak, kimi kez hiç umulmadyk a?yzlardan da bu synyfa giren ?a?yrtycy sözler duyulabilir; neden böyle bir durum ortaya çykar, hiç anlayamamy?ymdyr. Örn.: “Ba?bakan Recep Tayyip Erdo?an, hükümet ile ordu arasyndaki ahenkli çaly?mayy bozmak isteyenler oldu?unu söyledi. ‘Genç subaylar hükümetten rahatsyz’ haberlerine atyfta bulunan Erdo?an, ‘Sa?yr duymaz uydurur kabilinden fitne fücur do?urabilecek virüsleri ortaya koymak, bu ülkeye ihanettir’ dedi.” (Ak?am gzt., 26.5.2003. Ve anlamsyz bir not: fitne fücur, çok fitneci; insanlary birbirine dü?üren, arabozucu, kary?tyrycy [kimse] demek.)

Ve Tez Hazyrlamaya De?er Gördü?üm Bir Konu

9 Dilimizin kysyrla?masyna yol açan i?lerin ba?ynda, bu 9'uncu ba?ly?a girenler geliyor. Bu saçmalyklar, dil törpüleyicilerince ortaya konmakta. Dil törpüleyicilerinin ba?araçlary ise, ‘her kapyyy açan anahtar’ gibi yerli yersiz, gerekli gereksiz kullandyklary kimi kof sözler... Ben o sözlere ‘maymuncuk sözler’ diyorum. Sayylary pek çok... Ve her gün dola?yma yenileri çykarylyyor... Y?te birkaçy: Adyna, bu anlamda, bir ?ekilde, ..... diye dü?ünmek, altyny çizmek, ..... gibi bir lüksü olmamak vb. vb.... Kendine iyi bakmak ile geri dönmek de i?te bu kofluklardan.


En son İnal Karagözoğlu tarafından Pzr Mar04, 2007 17:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi.
Kullanıcı kimliğini gösterİnal Karagözoğlu tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Geri Dönmek / Kendine İyi bak / DİLİMİZİ KİRLETENLER 1
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 3 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2