Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Ali Püsküllüo?lu'na Cevap
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Ekm 2004
Bildiriler: 11
Alıntıyla Cevap Gönder
“En Büyük Sözlük”mü? Yoksa
“Yanly?larla Dolu, ?i?irilmi?
Bir Sözlük” mü?
Püsküllüo?lu Sözlü?ü


Prof. Dr. Recep TOPARLI


Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün koruyucu ba?kanly?ynda kurulan Türk Dil Kurumu (TDK), Türkçenin öz güzelliklerini ortaya çykarmak, dilimizi yabancy dillerin etkisinden korumak amacyyla çaly?malaryny sürdürmektedir. TDK’ye yasayla verilen görevlerden biri de sözlükler ve yazym kylavuzlary hazyrlamaktyr. Bu sözlüklerin en ba?ta geleni de Türkçe Sözlük’tür. TDK, 1945 yylyndan bu yana Türkçe Sözlük’ün on baskysyny yapmy?tyr.

Hazyrlanan sözlüklerle ilgili her türlü ele?tiri yapylabilir. Bu ele?tirilerin dikkate alynmasy ve de?erlendirilmesi gerekir. Çünkü hiçbir sözlük mükemmel de?ildir. Prof. Dr. Hasan Eren’in deyi?iyle: “Sözlük un çuvalyna benzer, vurdukça tozar.”

Sözlük hazyrlamanyn bir veya birkaç ki?inin ba?arabilece?i bir i? olmady?yny bilen TDK, ?u anda sanal ortamda herkesin hizmetine sundu?u Güncel Türkçe Sözlük’ü, ilgilenenlerin ele?tiri ve katkylaryna açmy?tyr. Böylece imece yöntemiyle bir çaly?ma yürütülmektedir. Yurt içinden ve yurt dy?yndan gelen ele?tiri ve katkylaryn tamamy de?erlendirilerek gere?i yapylmaktadyr.

Son baskysy 2005 yylynda yayymlanan Türkçe Sözlük; kullany?lyly?y, basky kalitesi, söz varly?ynyn zenginli?i, sözlükçülük ilkelerine ba?lyly?y ile toplumun her kesiminden büyük bir ilgi görmü?tür.

Sözlü?ün bu denli ilgi görmesinden çe?itli nedenlerle rahatsyz olanlar, sözlükçülük ilkelerine aykyry olmayan konulary dillerine dolayarak bir karalama kampanyasy ba?latmy?lardyr. TDK, amacyny a?an ve bilimsel dayanaktan yoksun bu karalamalara önem vermemi? ve çaly?malaryny bilimsel ilkeler do?rultusunda sürdürmü?tür.

TDK, Türkçenin söz varly?yny ortaya çykarmak ve bir veri tabanynda toplamak amacyyla var gücüyle çaly?maktadyr. Dünyanyn en güçlü dillerinden olan güzel Türkçemizin bütün söz varly?yny ortaya koymak amacyyla yürütülen bu çaly?malar, Türkiye’nin de?i?ik yerlerinde, kendisini bu i?e adamy? bilim adamlary tarafyndan yapylmaktadyr. Amacymyz yalnyzca Türkçenin söz varly?yny ortaya koyarak gelecek ku?aklara Türkçeye yaky?yr bir sözlük arma?an etmektir.

Bu amaçla TDK’de yürütülen sözlük çaly?malaryndan bazylaryny ?öylece syralayabilirim:

Güncel Türkçe Sözlük:
1945 yylyndan bu yana 10. baskysy yapylan Türkçe Sözlük’ü geni?letmek ve güncellemek, çaly?malarymyzyn en önemli bölümünü olu?turmaktadyr.

Türkiye Türkçesinin Tarihsel Sözlü?ü:
TDK’ce daha önceleri yalnyzca Türkçe kelimelerin bir araya getirilmesiyle hazyrlanan Tarama Sözlü?ü’nün geni?letilmi? biçimi olarak gerçekle?tirilecektir. 13, 14 ve 15. yüzyyllarda yazylmy? üç yüzü a?kyn Arap harfli eser 1970 yylyndan bu yana taranarak yakla?yk bir milyon iki yüz bin fi? hazyrlanmy?tyr. Otuz yedi yyllyk bir çaly?manyn eseri olan bu fi?ler, TDK ar?ivlerinde kaderine terk edilmi?ken yeniden elden geçirilerek yayyma hazyrlanmaktadyr. Çaly?manyn sonucunda herkesin büyük bir heyecanla bekledi?i en az on be? ciltlik bir sözlük ortaya konulacaktyr. Yalnyzca Türkçe kökenli de?il o dönemlerde kullanylmy? sözlerin tamamyny içine alacak olan bu sözlükte kelimelerin yazyly? ve anlam farklylyklary ayry ayry gösterilecektir.

Derleme Sözlü?ü:
Türkiye Türkçesi a?yzlaryndan derlenmi? kelimeleri içeren Derleme Sözlü?ü’nü geni?letmeyi ve Genel A? ortamynda kullanyma açmayy tasarlyyoruz. Üniversitelerimizdeki bilim adamlaryyla e? güdüm içerisinde hazyrlayaca?ymyz bu çaly?ma, bölgelerimizin söz varly?yny canlandyracak ve gelecek ku?aklara aktarylmasyny sa?layacaktyr.

Baty Kökenli Kelimeler Sözlü?ü:
Seçkin yazarlaryn eserlerinden taranarak olu?turulacak Baty Kökenli Kelimeler Sözlü?ü’nü en kysa zamanda tamamlamayy tasarlamaktayyz. Bu sözlük çaly?masynda ona yakyn bilim adamy görev yapmaktadyr.

Bilim ve Sanat Terimleri Ana Sözlü?ü:
TDK’nin kurulu?undan bu yana yayymlanan terim sözlükleri, Veteriner Hekimli?i Terimleri Sözlü?ü ve Su Ürünleri Terimleri Sözlü?ü ile henüz tamamlanmamy? olan Yktisat Terimleri Sözlü?ü bir veri tabanynda toplanmy? ve Genel A? ortamynda kullanyma sunulmu?tur. Yüz elli bine yakyn terimi içeren bu veri tabanynda Eczacylyk Terimleri Sözlü?ü, Di? Hekimli?i Terimleri Sözlü?ü, Hem?irelik Terimleri Sözlü?ü, Typ Terimleri Sözlü?ü, Ekonometri Terimleri Sözlü?ü de kysa zamanda yerlerini alacaktyr. Hedefimiz bütün bilim dallarynyn terimlerini bir veri tabanynda toplamaktyr.

Atasözleri ve Deyimler Sözlü?ü:
Dilimizin atasözü ve deyim bakymyndan ne denli zengin oldu?u bilinen bir gerçektir. Taramalara dayaly yeni eklemelerle hazyrlamakta oldu?umuz bu çaly?ma da en kysa sürede yayymlanacaktyr.

Resimli Okul Sözlü?ü:
Özellikle ortaö?retim ö?rencilerine yönelik olarak hazyrlanan bu sözlük üzerindeki çaly?malarymyz tamamlanmy?tyr. Sözlük 2007 yyly içinde yayymlanacaktyr.

Ylkö?retim Okullary Yçin Türkçe Sözlük:
Ylkö?retim ö?rencileri için hazyrlanan bu sözlük hâlen Kurum yayynlary arasynda yer almaktadyr.

Osmanly Türkçesi Sözlü?ü:
Yirmi bilim adamy tarafyndan hazyrlanmakta olan bu sözlü?ün bütün malzemesi bir araya getirilmi? ve i?lenmeye ba?lanmy?tyr. Bu çaly?ma ile Osmanly Türkçesinin en kapsamly sözlü?ünün olu?turulmasy amaçlanmaktadyr.

Sözlükler… Sözlükler… Sözlükler… Tarihî ve ça?da? Türk lehçeleri ile ilgili sözlükler, iki dilli sözlükler, terim sözlükleri...
Çaly?malar bu denli yo?un ve kapsamly oldu?unda kyskanylmasy, meyveli a?aç gibi ta?lanmasy, çamur atylmasy my gerekir? Yayymlanmy? onca sözlü?e kaynaklyk etmesine kar?yn TDK’nin Türkçe Sözlük’ünün hedef tahtasy hâline getirilip sürekli olarak haksyz ele?tirilerle kar?y kar?yya byrakylmasyny anlamak mümkün de?il. Di?er sözlüklerin pazar payyny dü?ürdü?ü için sözlü?ümüzün bu denli haksyz ele?tiriler aldy?y dü?üncesini aklyma getirmek bile istemiyorum.

Her neyse…

Kim ne derse desin bizim ilkemiz; hakly ele?tirilere kulaklarymyzy tykamamak, onlara de?er verip gere?ini yapmak, haksyz ele?tirileri ise dikkate almamak.

?imdiye kadar hep böyle yaptyk. Ancak i?i ba?ka noktalara götürmek istedi?i anla?ylan Ali Püsküllüo?lu’na gereken yanyty vererek hem kendi sözlü?ü üzerinde yazyly olan “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” (!) iddiasynyn gerçe?i yansytmady?yny gözler önüne sermek hem de ?imdiye kadar yanyt vermeyi?imizin bu tür maksatly ele?tirileri dikkate almayy?ymyzdan kaynaklandy?yny kamuoyuna bildirmek dü?üncesiyle bu satyrlary yazmak zorunda kaldyk.

“Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” gibi aslynda çok abartyly ve yanly? bir ifadeyle bir sözlük yayymlayan Sayyn Püsküllüo?lu, ele?tirilerinin ölçüsünü kaçyrmy?, yazylaryny bir iftira ve karalama kampanyasyna dönü?türmü?tür:

“Evet, “irtica”, eskiyi geri getirme eylemidir. Bunu siyasal, toplumsal alandan dar bir alana, dil konusuna indirgersek Osmanlyca özlemi olarak görebiliriz. Örne?in sözlü?e, kullanymdan dü?mü? Arapça, Farsça sözcükleri yeniden almak da böyle bir eylem sayylmalydyr. Bir sözlük dü?ünün ki, daha önceki baskylarda bulunmayan Osmanlyca sözcükleri almakla yetinmemi?, buna dinsel alanda kullanylan sözcükleri de yo?un bir biçimde eklemi?se, bu eyleme bir ba?ka tanym verebilir misiniz?” (Püsküllüo?lu 2007: 63-65)

Sayyn Püsküllüo?lu’nun TDK’nin ?u andaki çaly?malaryndan ne kadar habersiz ve TDK’ye kar?y ne denli ön yargyly bir tutum içinde oldu?u yukarydaki alyntydan açykça anla?ylmaktadyr.

Türkçenin söz varly?y içinde yer alan ve Osmanlyca olarak nitelendirilen kelimelere kar?y bir özlem içinde oldu?umuzu iddia etmenin gerçekle ba?da?mady?y açyktyr. Biz böyle bir özlem içinde de?iliz ve kullanymdan dü?mü? olan Arapça, Farsça sözleri sözlü?ümüze yeniden almak gibi bir dü?üncemiz de bulunmamaktadyr. Hazyrlamakta oldu?umuz Osmanly Türkçesi Sözlü?ü bu sözlerin tamamyny içine alacak ve bu alanda çaly?anlaryn ihtiyacyny kar?ylayacak bilimsel bir kaynak olacaktyr.

TDK’yi “Osmanlyca özlemi” içinde olmakla suçlayan Sayyn Püsküllüo?lu, “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” (!) diye adlandyrdy?y sözlü?ünde yer alan maddelerle, bu özlemi aslynda kendisinin duydu?unu gösterdi?inin farkynda bile de?ildir. Kullanymdan dü?tü?ü için sözlü?ümüzün 10. baskysynda yer almayan birçok Arapça ve Farsça kökenli kelime Püsküllüo?lu sözlü?ünde varlyklaryny sürdürmektedir. Y?te bunlardan birkaçy:

be?u?: (Arapça) Gülümseyen, güleç.
hâd: (Arapça) 1. (hastalyk için) Çabuk ilerleyen, ive?en. 2. (bunalym geçimsizlik gibi kötü durumlar için) A?yry, çok, gerçek, ye?in, ?iddetli.
isaf: (Arapça) Bir iste?i yerine getirme.
kâfuru: (Arapça) Kâfur.
ra?m: (Arapça) Ynadyna, tersine davranma.
suzi?: (Farsça) 1. Yanma, yakma. 2. etkileme.
?âhys: (Arapça) Yer ölçme i?inde kullanylan i?aretli, dereceli syryk.
talavet: (Arapça) Güzellik.
vefiyat: (Arapça) Ölümler.

Püsküllüo?lu sözlü?ünde, özgün yazymynda kaf (ﻕ) harfi içeren Arapça sözlere eklenen “k kalyn okunur” veya “k’ler kalyn okunur” açyklamalary mantyksyzdyr. Ynce syradan ünlü alan sözlerdeki bu harfin kalyn olarak nasyl okundu?unu do?rusu çok merak ediyorum. Hukuki, fakir, hukuken, mü?fik vb. kelimelerdeki ince ünlülerin yanynda bulunan k’leri mümkün olsa da Sayyn Püsküllüo?lu kalyn okusa biz de dinlesek! Biz Arapça kökenli sözlerin Türkçeye uygun bir biçimde söylenmesini isterken Sayyn Püsküllüo?lu’nun Arapçanyn özgün söyleyi?ine özenen bu tutumunu do?rusu anlamakta güçlük çekiyoruz. Öte yandan “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nün (!) yazary ?evk gibi kaf (ﻕ) harfi içeren sözlerin bazylarynda da bu açyklamaya yer vermemi?tir.

Püsküllüo?lu sözlü?ünde fesuphanallah, hasbyhal, hulasa, hulasaten, hulya, mubah, ryka, ryzk, suiistimal, ?ahadet, zatürree vb. özgün söyleni? biçimleriyle yer alan sözler artyk fesüphanallah, hasbihal, hülasa, hülasaten, hülya, mübah, rika, ryzyk, suistimal, ?ehadet, zatürre biçiminde söylenip yazylyrken Sayyn Püsküllüo?lu’nun bu tür sözleri Arapça özgün biçimleriyle vermesinin anla?ylyr bir yany yoktur.

Sözlü?ün 664. sayfasynda bir faikkyyet maddesi var ki evlere ?enlik… Dilimizde faikiyet biçiminde olmasy gereken bu sözdeki yanly?lar nasyl düzeltilebilir, bilemiyorum. Sayyn Püsküllüo?lu’nun “geriye do?ru bir de?i?im” tanymlamasyna bundan güzel bir örnek olamaz sanyrym!

“Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nde halkiyat, ?arkiyat vb. sözlerinin ünlüsü ile verilmesine kar?yn sevkyyat sözünün ile verilmesi de özgün biçimlere olan özlemden kaynaklansa gerek!

Püsküllüo?lu sözlü?ünde hâ?â sözüne düzeltme i?areti neden konulmu?tur? “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nde (!) ha?a biçiminde kysa ünlülü bir kelime olmady?y için bir kary?madan da söz edilemez. Türkçe kökenli olarak verilen kekâ ve kekâh sözlerinde düzeltme i?aretinin kullanylma nedenini anlayana da a?k olsun!

Arapçadan dilimize giren sözlerdeki çift (y)’ler tek (y)’ye dönü?ür ama takiye olarak söylenip yazylmasy gereken kelime, özgünlü?e olan ba?lylyktan dolayy “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nde takyyye biçiminde veriliyor.

Sayyn Püsküllüo?lu: “TDK sözlü?ü, her sözlük gibi, “seccade” yi almy?. Onu yeterli bulmamy? ‘namaz seccadesi’ne yer vermi?. ‘Seccade’ üzerinde bir tek ki?inin namaz kyldy?y küçük bir yaygydyr. Ona halk ‘namaz seccadesi’ dese bile, bu bir ‘galat’tyr. Onu alan sözlü?ün, en azyndan, bunun bir yanly? kullanym oldu?unu belirtmesi gerekir.” demektedir. Sayyn Püsküllüo?lu, Türkçe Sözlük’ün eski baskylaryna bakmayy aklyna getiremedi?i için namaz seccadesi sözünün 6. baskyya alyndy?yny fark edememi? (TDK 1974: 595). Namaz seccadesi yanly? bir kullanym de?ildir. Seccadenin tanymyndaki “... bir tek ki?inin namaz kyldy?y” ifadesinde “tek” ve “bir” sözlerini birlikte kullanyp yanly?lyk yapan Sayyn Püsküllüo?lu, üstüne üstlük bir de “galat” dersi vermektedir. Ona göre halkyn bu tür kullanymlary bir “galat”tyr. Anla?ylan Sayyn Püsküllüo?lu’nun galatlar hakkynda bilgisi çok az.

TDK tarafyndan yayymlanan sözlü?e haksyz ele?tirilerini sürdüren Sayyn Püsküllüo?lu: “Bu sözlükte kimi atasözlerinde bile, sözün özgünlü?ü bozularak dinsel göndermeler yapylmy?. Örne?in “sora sora Ba?dat bulunur” sözü “sora sora Kâbe bulunur” biçiminde de sunulmu?tur. Yani atasözünün hem özgün biçimi bozulmu?, hem de dinsel kyly?a büründürülmü?tür.” demektedir.

Yapmayyn Allah a?kyna “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nün (!) yazary… Ömer Asym Aksoy tarafyndan yayymlanan Atasözleri ve Deyimler Sözlü?ü’ne hiç bakmadynyz my? Bu atasözünün orada nasyl verildi?ini görmediniz mi? Ömer Asym Aksoy’un eserinde bu atasözü Türkçe Sözlük’ün 10. baskysynda oldu?u gibi “Sora sora Ba?dat (veya Kâbe) bulunur” biçiminde verilmektedir (Aksoy 1971: 349). Ömer Asym Aksoy da my atasözünün özgün biçimini bozmu?, dinsel kyly?a büründürmü?tür?

Sayyn Püsküllüo?lu Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü’nde dinî terimleri anlamlandyryrken de çokça yanly? yapmy?tyr.

Bunlardan birkaçy:
fatiha: “Kuran’yn, ölülere Tanry’nyn rahmetini dilemek için dua olarak okunan ve halk arasynda “elham” diye bilinen birinci suresi.”
hafyz (2): “Ahmak, aptal, bön, saf.”
hatim sürmek: “Bitirmek amacyyla Kuran’y okumayy sürdürmek.”
kerahet vakti: “(ak?amcylar arasynda) Yçkiye ba?lama zamany.”
Arapça “Rabb’im, Tanry’m” anlamyna gelen ve sonundaki –i Arapça iyelik eki olan (Sayyn Püsküllüo?lu’na göre Rab, Tanry) Rabbi sözü bir Türkçe sözlü?e madde ba?y olarak alynamaz. Böyle olsaydy rabbüke, rabbühüm vb. Arapça di?er biçimlerinin de syralanmasy gerekirdi.

“Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nde velfecir olarak verilip sanki ek alyyormu? gibi -cri biçiminde gösterilen madde ba?ynyn do?ru biçimi velfecri’dir ve gözleri velfecri okumak deyiminde geçti?i için madde ba?y olarak da verilmesi yanly?tyr.

Sayyn Püsküllüo?lu yazysynyn devamynda: “TDK sözlü?ünde deyimlerin özgünlükleri bozulmu?tur. Örne?in “nohut oda, bakla sofa” deyimi bu sözlükte “bakla oda, nohut sofa” olmu?tur. Özgün olana bir yazarymyzdan tanyk konmu?, ama özgünlü?ü bozuk olarak “bakla oda, nohut sofa” biçiminde alynanda tanyk tümce yok. Nedeni açyk: Hiçbir yazarymyz bu deyimin bozuk biçimini kullanmaz.” demektedir.

Sayyn Püsküllüo?lu ele?tirilerini bilimsel dayanaktan yoksun bir biçimde yapmaya aly?ty?y için bu deyimin Türkçe Sözlük’e 1959 yylynda yapylan 3. baskydan itibaren alyndy?yny nereden bilsin (TDK 1959: 82)? Bilemez ki... Hiçbir deyimin ve atasözünün özgünlü?ünü bozmak gibi bir çaba içinde de?iliz, aksine onlaryn dilimiz için ne denli bir zenginlik kayna?y oldu?unun farkyndayyz. Onlary de?i?tirenlerle, onlara olmadyk anlam yükleyen-lerle mücadele ediyoruz.

Sayyn Püsküllüo?lu’nun sözlü?ünün 480. sayfasynda yer alan de?er maddesinin içinde bilmek de?er (ne demekse!) diye bir madde içi var. Deyimlerin özgünlüklerinin Sayyn Püsküllüo?lu tarafyndan bozuldu?una bundan daha güzel bir örnek olabilir mi?

Sayyn Püsküllüo?lu, TDK’nin Türkçe Sözlük’ünün eski baskylaryny esas alarak hazyrlady?yny tahmin etti?imiz ve “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” (!) olarak sundu?u çaly?masynda alay (I) kelimesinin 2. ve 3. anlamlaryny düzeltme gere?i duymadan aynen vermi?. Sözlü?ün alay maddesinin 2. anlamy: “çok, kalabalyk, pek çok” olarak verilmi? ve masa ba?y olarak nitelendirdi?imiz “Bir alay insan birikmi?ti, bir alay azar i?ittik.” cümleleri örnek olarak syralanmy?. Örneklere dikkat edildi?inde verilen anlamyn alay de?il bir alay sözünün kar?yly?y oldu?u açykça anla?ylacaktyr. Sayyn Püsküllüo?lu da ayny kanyda oldu?u için bir maddesinin içinde farkynda olmadan bir alay diye bir madde içi daha almy? ve “bir sürü, pek çok” anlamy vermi?. “Bahçede bir alay çocuk vardy” örne?ini de tanyk olarak getirmi?. Alay (I) sözünün 3. anlamynda “bütünü, hepsi” demi? ve “Onlaryn alayyny iyi tanyrym.” cümlesini örnek olarak vermi?. Örne?e dikkat edildi?inde “bütünü, hepsi” anlamynyn alay sözcü?ünün de?il alayy kelimesinin kar?yly?y oldu?u açykça anla?ylacaktyr.

Sayyn Püsküllüo?lu’nun “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nde (!) yaptyklary veya yapamadyklary bunlarla synyrly de?il. Bakynyz daha neler var neler...

muzahir (s. 1271) kelimesini madde ba?y alyp “arka çykan, destekleyen, yardym eden” anlamlary veren Sayyn Püsküllüo?lu, birkaç sayfa sonrasynda (s. 1278) müzahir diye bir madde ba?y daha alyp “arka çykan, arkalayan, yardymcy olan” anlamlary vermi?. Bununla da yetinmeyip 1271. sayfada muzaheret olarak alynan ve “arkalama, destek, yardym” anlamlary verdi?i madde ba?yndan sonra 1278. sayfada bu kez müzaheret diye bir madde ba?y alyp “yardymcy olma, arka çykma, arkalama” anlamlary vermi?. Y? bununla da kalsa iyi... Sözlü?e darbetmek biçiminde bir madde ba?y alynyp “1. çarpmak, vurmak. 2. (para için) basmak” anlamlary syralanmy?, darp maddesinin içinde darp etmek biçiminde bir madde içi daha alynyp “1. çarpmak, vurmak. 2. (para için) basmak, çykarmak” anlamlary, üstelik ayny sayfada (s. 472) verilmi?. Yorumunu okurlarymyza byrakyyorum.

Sözlü?ün 158. sayfasynda yer alan asfaltlayabilmek sözünün tanymynyn verilmeden geçilmesi de kanymca yeni bir sözlükçülük ilkesi olsa gerek!

maiyetinde yanynda” biçiminde verilip ba?ka bir açyklama yapylmayan madde ba?y (s. 1211) da sanyrym Sayyn Püsküllüo?lu’nun yeni sözlükçülük anlayy?ynyn bir eseri!

Sayyn Püsküllüo?lu yazysynyn devamynda: “Genel dil sözlüklerinde (daha do?rusu, ölçünlü dil sözcüklerinin bölge a?yzlaryndaki bozuk biçimlerine) yer verilir mi? Bu sözlük vermi?tir: “Benef?e”, “bytyrak”, “bö?rülce” ve daha niceleri... Buna bir ?ey diyen çykmyyor.” demektedir.

Sayyn Püsküllüo?lu “benef?e”nin “menek?e”nin özgün biçimi oldu?unu ve her ikisinin de ?u anda yaygyn bir biçimde kullanyldy?yny nereden bilsin? Bilemez ki… Sözlü?ümüzde “bytyrak” ve “bö?rülce” maddelerinde tanym verilmemi?, “pytyrak” ve “börülce”ye gönderme yapylmy?tyr. Sayyn Püsküllüo?lu da ayny yöntemi izleyip “namet”i “nimet”e, “mundar”y “murdar”a gönderdi?i hâlde bizim göndermelerimizden neden rahatsyz oluyor?

Derleme Sözlü?ü’nü açyp oradaki kelimeleri kullanym sykly?yna bakmadan “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”ne (!) dolduran Sayyn Püsküllüo?lu i?i o denli ileri götürmü?tür ki hüsür, hü?ür, heyle gibi yalnyzca bir veya iki yörede kullanylan pek çok kelimeyle sözlü?ünü ?i?irmi?tir.

“Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nü yazmak gibi bir iddiayla ortaya çykan Sayyn Püsküllüo?lu’nun, Derleme Sözlü?ü’ndeki sözlerin fiil biçimlerini uydurup bunlary kullanylyyormu? gibi göstermesi de yadyrganacak bir durumdur:

i?mar”dan: i?marlama, i?marlamak, i?marla?ma, i?marla?mak;
zabyn”dan: zabynla?abilme, zabynla?abilmek, zabynla?yverme, zabynla?yvermek, zabynla?ma, zabynla?mak, zabynlyk…

Sözlü?ündeki madde ba?y sayysyny artyrmak için Sayyn Püsküllüo?lu bakynyz ba?ka neler yapmy?:

Bugün kullanymdan dü?mü? olan helecan kelimesini almy? ve helecanlandyrabilme, helecanlandyrabilmek, helecanlandyrma, helecanlandyrmak, helecanlanabilme, helecanlanabilmek, helecanlany?, helecanlanyverme, helecalanyvermek biçimlerini syralamy?.

ticari kar?yly?y olan tecimsel sözünden bugün için kullanymy yaygyn olmayan tecimselle?ebilme, tecimselle?ebilmek, tecimselle?me, tecimselle?mek, tecimselle?tirebilme,tecimselle?tirebilmek, tecimselle?tirilebilme, tecimselle?tirilebilmek, tecimselle?tirilme, tecimselle?tirilmek, tecimselle?tirme, tecimselle?tirmek, tecimsellik sözlerini türeterek sözlü?ünü ?i?irmi?.

Fiillerin bilmek, vermek, durmak, kalmak, yazmak yardymcy fiilleriyle yapylmy? birle?ik biçimlerini verirken i?i abartmy?, kullanymda olup olmady?yny ara?tyrmadan aklyna geleni syralamy?.
Ne diyelim… En büyük sözlük (!) ancak bu yöntemlerle (!) hazyrlanyr…

Sayyn Püsküllüo?lu’nun sözlü?ünde kelime kökenleri gösterilirken de pek çok yanly?lyk yapylmy?tyr. Y?te bunlardan birkaçy:

biletilme, biletilmek: Kökeni “Ytalyanca, Türkçe” biçiminde gösterilmi?. Türkçe biletmek’i “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nün yazary Sayyn Püsküllüo?lu Ytalyanca sanmy?…
fa?: Farsça olmasy gerekirken “Arapça” gösterilmi?.
felaketzede: Arapça, Farsça olmasy gerekirken “Arapça” gösterilmi?.
mestane: Farsça olmasy gerekirken “Arapça, Farsça” gösterilmi?.
meyveho?: Farsça olmasy gerekirken “Arapça” gösterilmi?.

“Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nü hazyrlarken yazym ve dizgi yanly?y yapmamak gerekmez mi? “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” yazarynyn de?il de dizgicisinin yanly?y olarak görmek istedi?imiz o kadar çok yanly? var ki bunlaryn basky i?inin aceleye getirilmesinden kaynaklandy?yny sanyyorum. Birkaçyny syralayalym:

Madde ba?y yanly?lary:
âcizle?le?ebilmek (do?rusu âcizle?ebilmek)
bapyryverme (do?rusu ba?yryverme)
fakirhahe (do?rusu fakirhane)
zahat (do?rusu izahat)
a?betsizlik (do?rusu ra?betsizlik)
erpilmek (do?rusu serpilmek)
elekyz (do?rusu telekyz)
esanüt (do?rusu tesanüt)…

Madde içi yanly?lary:
aydynlanabilmek maddesinde olana?u (do?rusu olana?y)
balkanlyk maddesinde syra sary (do?rusu syra syra)
balyalatmak maddesinde bayla (do?rusu balya)
büyütebilmek maddesinde bütütmek (do?rusu büyütmek)…

Sayyn Püsküllüo?lu’nun sözlü?ünde alfabetik syraya uymayan sözcüklerden bazylary:
Madde ba?ynda: ak?i?, anyvermek, çykary?, çözünürlük…
Madde içinde: Allah bereket versin, Allah sabyr versin…

Sayyn Püsküllüo?lu’nun “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” yanly?lary bakymyndan belki de bir rekor kyrmak üzeredir. Madde ba?larynyn birço?unda yanly? bulmak mümkündür. Bu yanly?lardan yalnyzca birkaçyny syralamakla yetiniyorum:

* Syfat oldu?u belirtilen a?ylmaz maddesinde verilen örnek syfat de?il çekimli bir fiildir: “Bu synyrlar a?ylmaz, Mehmetçik bekliyor.”
* kap kacak, sulu sepken, ufak tefek, yara bere ikilemeleri alyndyktan sonra, bir anlam ta?ymayan kacak, sepken, tefek, bere vb. kelimelerinin yeniden madde ba?y yapylmasy gerekmez. “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nün (!) olu?turulabilmesi için bunlaryn da alynmasy gerekiyormu? demek ki!
* hamakat kelimesine -i getirilirken [b]talakat[/b] kelimesine -y getirilmesi bir tutarsyzlyk de?il midir?
* tek tük sözünün hem madde ba?ynda hem de tek maddesinin içinde verilmesinin nedeni anla?ylamamy?tyr?
* nezaket kelimesinde yapylan (Farsça “nazik”ten Arapça kalybyna göre uydurulmu? söz.) açyklamasynyn, galatyme?hur sayylan tayyare, felaket vb. sözlerde de yapylmasy gerekirdi.
* havadis kelimesinde yapylan (Arapça “hadise” sözcü?ünün ço?ulu olmakla birlikte Türkçede tekil gibi kullanylyr.) açyklamasy hademe, elbise, talebe vb. sözlerde de tekrarlanmalyydy.

Sayyn Püsküllüo?lu 1 Kasym 1928 gün 1353 sayyly Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkynda Kanun ile belirlenen alfabemizde bulunmayan x ve w harflerine sözlü?ünde (1792 ve 1793. sayfalar) ayry birer bölüm açmy?!

Sayyn Püsküllüo?lu TDK’nin 10. baskysyny ele?tirdi?i yazysynyn devamynda ise: “Anchorman”, “au pair”, “billboard”, “blender”, “bodyguard”, “grossmarket” gibi Yngilizce, Fransyzca, Almanca sözcüklerin böyle kendi özgün yazyly?laryyla Türkçe Sözlük’e alynmasyna da kimse bir ?ey demiyor. Üstelik böyle bir sözlük bir devlet kurulu?unca hazyrlanyyor ve devlet eliyle da?ytylyyor. Do?ru mu yanly? my diye, bir göz atan olmuyor” demektedir.

“Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nün (!) yazarynyn amacy üzüm yemek de?il ba?cyyy dövmek oldu?undan konulary saptyrmakta da üstüne yok. Sayyn Püsküllüo?lu, sözlü?ümüzü hazyrlarken uydu?umuz ilkelere dikkat etmedi?i, ne yapty?ymyzy anlamady?y veya anlamazlyktan geldi?i için bir özenti sonucu kullanylan Baty kökenli kelimelerle ilgili tutumumuzla ilgili olarak haksyz ele?tirilerde bulunuyor. Bu konudaki tutumumuz son derece açyktyr: Bu tür özenti alyntylarynyn Türkçede okunu?unda ve yazyly?larynda büyük sorunlar oldu?undan bu tür sözleri biz koyu biçimde e?ik olarak yazyyoruz ve kar?ylaryna Türkçelerini veriyoruz. Sözlerin tanymlary gönderme yapyldyklary Türkçe madde ba?larynda yer almaktadyr. Amacymyz Türkçe kar?ylyklaryn yaygyn bir biçimde kullanylmasyny sa?lamaktyr. Sayyn Püsküllüo?lu’nun anlamady?y veya anlayamady?y uygulamamyz ?öyle:

anchorman: bk. ana haber sunucusu.
ana haber sunucusu: Toplanan haberleri önem derecesine göre de?erlendiren ve yayymlayan yetkili sunucu.
billboard: bk. ilan tahtasy, duyuru tahtasy.
ilan tahtasy: Duyurularyn üzerine yazyldy?y veya yapy?tyryldy?y düz levha.
bodyguard: bk. koruma.
koruma: Can güvenli?inin tehlikede oldu?u dü?ünülen bir kimseyi saldyrylardan korumak üzere görevlendirilmi? ki?i.
grossmarket: bk. büyük ma?aza.
büyük ma?aza: Her türlü tüketim maddesinin bol miktarda saty?a sunuldu?u yer…
Sayyn Püsküllüo?lu! Yanly? bu uygulamanyn neresinde? Türkçe kullanymyn yaygynla?masyny sa?lama çabasy içinde olmamyz yanly? bir davrany? mydyr?

Siz ne yapmy?synyz?
• Bizim e?ik biçimde blender yazyp “kary?tyrycy” maddesine gönderdi?imiz kelimeyi blender yazyp tanymyny vermi?siniz.
• Bizim e?ik biçimde fiction yazyp “kurgu” maddesine gönderdi?imiz kelimeyi fiksiyon yazyp tanymyny vermi?siniz.
• Bizim e?ik biçimde master yazyp “yüksek lisans” maddesine gönderdi?imiz kelimeyi master yazyp tanymyny vermi?siniz.
• Bizim e?ik biçimde trend yazyp “e?ilim” maddesine gönderdi?imiz kelimeyi trent yazyp tanymyny vermi?siniz.
• Bizim e?ik biçimde zapping yazyp “geçgeç” maddesine gönderdi?imiz kelimeyi zaping yazyp tanymyny vermi?siniz…

Y?te “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” iddiasynda olan bir sözlü?ün, eskilerin deyi?iyle “hâl-i pür-melali”…
Bu yazyda de?indiklerimiz Püsküllüo?lu sözlü?üne yalnyzca ilk baky?ta dikkatimizi çekenlerdi. O yüzden, bu sözlü?ü kullananlaryn bir kez daha dü?ünmelerini salyk veririz.

Niçin mi?
Türkiye Türkçesinin ?i?irilmi? ve yanly?larla dolu en büyük sözlü?ünü kullandyklary için…

Kaynakça
Aksoy, Ömer Asym (1971), Atasözleri ve Deyimler Sözlü?ü I Atasözleri Sözlü?ü, TDK yayyny, Ankara.
Püsküllüo?lu, Ali (2004), Türkçe Sözlük, Do?an Kitapçylyk A?, Ystanbul.
Püsküllüo?lu, Ali (2007), “Myzrakly Ylmihal” ya da Myzrak Çuvala Sy?maz, Sözcükler, Ocak-?ubat 2007, S.: 5, s. 63-65.
TDK (1959), Türkçe Sözlük, 3. basky, TDK yayyny, Ankara.
TDK (1974), Türkçe Sözlük, 6. basky, TDK yayyny, Ankara.
TDK (2005), Türkçe Sözlük, 10. basky, TDK yayyny, Ankara.
Kullanıcı kimliğini gösterTDK tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
TDK demiş ki:

Prof. Dr. Recep TOPARLI


Ortada yanly? varsa ve yanly?y do?rusuyla düzeltmek için emek verilmi?se bu türden her emek saygyya de?erdir; eme?e saygy duyarym.

Yazynyn bir yerinde "...bir tek ki?i..." tamlamasynyn yanly? oldu?u vurgulanmy?. Burada, "bir tek ki?i" "yalnyz bir ki?i" ile de?erde? de?il midir? Bu da peki?tirme ile ilgili de?il midir?

Bir ba?ka yerde "... yara bere ikilemeleri alyndyktan sonra, bir anlam ta?ymayan kacak, sepken, tefek, bere vb. kelimelerinin yeniden madde ba?y yapylmasy gerekmez." denilmektedir. Kaçak ile tefek için ?u anda bir diyece?imin olmamasyna kar?yn "sepken" ve "bere"nin anlamly oldu?unu belirtmeliyim. Anlamlary da TDK'nin genel a? Türkçe Sözlü?ünde verilmi?tir.

yara
isim

1 . Keskin bir ?eyle veya bir vuru?la vücutta olu?an derin kesik:
"Mendilimi bir çatky ?ekline sokarak ba?yma, yaramyn üzerine sardym."- R. H. Karay.
2 . Bir ?eyin iç veya dy? yüzünde herhangi bir etki ile olu?an ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yaryk:
"Geminin omurgasyndaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acy:
"Bu yarayy de?meyin."- .

bere (I)
isim

1 . Vurma ve incitme sonucu vücudun herhangi bir yerinde olu?an çürük:
2 . Herhangi bir ?eyde görülen çizik, ezik.

yara bere
isim

1 . Vurma ve incitme sonucu vücudun herhangi bir yerinde olu?an çürük:
"Üstü ba?y parça parça, vücudu yara bere içinde fakat gözleri bakyyor ve a?zy gülüyor gibi."- Y. K. Karaosmano?lu.
2 . Herhangi bir ?eyde görülen çizik, ezik.

"Sulu sepken" için de tanymlar verilmi?tir. Bu tanymlar arasynda
sulu sepken
syfat, meteoroloji

1 . Ya?murla kary?yk bir biçimde ya?an (kar):
"Artyk so?uklar ba?lamy?ty, ya?murlaryn ardy arkasy kesilmiyor, bazen sulu sepken kar bile dü?üyordu."- R. H. Karay.
2 . zarf Kar, ya?murla kary?yk bir biçimde (ya?mak)
vardyr.

Ya?mur su ise sepken de kar olmalydyr. De?ilse, tanym bu olmamalydyr.

Burada bunlary yazmakla amacymyn Türkçe'ye çaly?maktan ba?ka ki?ileri savunmak, kayyrmak olmady?yny da özellikle belirtmeliyim.

Türk Dili için çaly?anlarymyz umarym en kysa sürede yüce Ka?garly'nyn arma?any Ata Sözlü?ümüzde geçen "burbatmak" ve TDK genel a? Türkçe Sözlü?ünde geçen "berbat etmek/ Farsça" sunumunun nedenine de açyklyk getirir.

Saygylar

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Şub 2005
Bildiriler: 14
Alıntıyla Cevap Gönder
TOPARLI’YA YANIT

?imdiki TDK sözlü?ünü hazyrlayanlardan Sayyn Prof. Dr. Recep Toparly, benim ele?tirilerime bir yanyt vermek durumunda kalmy? ama onlara yanyt verecek yerde benim sözlü?ümü ele almy?. Yyi de etmi?. Gözümden kaçan ufak tefek pürüzleri düzeltmeme olanak verdi?i için kendisine te?ekkür ederim.
Sayyn Toparly, yazysyny dergide yayymlamakla yetinmemi?, onu bilgisunar (internet) aracaly?yyla herkese göndermi?. Dergide okunmayaca?yny dü?ünmü? olmaly.
Yazysynda ?imdiki TDK çaly?malaryny söz konusu etti?i bölümleri atlayarak, bana yöneltti?i ele?tirileri üzerinde tek tek duraca?ym. Sayyn yazaryn ele?tirilerini ve kyrmyzy renkli BENYM NOTUM ba?lykly açyklamalarymy ilgilerinize sunuyorum.
Ayryca TDK sözlü?ü üzerine yazdy?ym, biri Cumhuriyet gazetesinde biri Sözcükler dergisinde yayymlanmy? iki yazymy da ekliyorum. Lütfen onlara da bir göz atmanyzy dilerim. Sayyn yazaryn, onlarda de?inilenlere hiçbir yanyt veremedi?i görülecektir.


Ali Püsküllüo?lu

Çaly?malar bu denli yo?un ve kapsamly oldu?unda kyskanylmasy, meyveli a?aç gibi ta?lanmasy, çamur atylmasy my gerekir? Yayymlanmy? onca sözlü?e kaynaklyk etmesine kar?yn TDK’nin Türkçe Sözlük’ünün hedef tahtasy hâline getirilip sürekli olarak haksyz ele?tirilerle kar?y kar?yya byrakylmasyny anlamak mümkün de?il. Di?er sözlüklerin pazar payyny dü?ürdü?ü için sözlü?ümüzün bu denli haksyz ele?tiriler aldy?y dü?üncesini aklyma getirmek bile istemiyorum.

BENYM NOTUM: Amaç düzgün bir sözlüktür. Ele?tirilecek yany bulunmayan bir sözlük ortaya koysunlar. Kimseye çamur atylmyyor, ele?tiri yöneltiliyor. Kendi sözlüklerinin önceki baskysynyn yalnyzca “A” harfinde rastlanan bilgi ve yöntem yanly?lary için ben Cumhuriyet gazetesinde ve Ça?da? Türk Dili dergisinde sayfalarca yazdym.

Her neyse…
Kim ne derse desin bizim ilkemiz; hakly ele?tirilere kulaklarymyzy tykamamak, onlara de?er verip gere?ini yapmak, haksyz ele?tirileri ise dikkate almamak.
?imdiye kadar hep böyle yaptyk. Ancak i?i ba?ka noktalara götürmek istedi?i anla?ylan Ali Püsküllüo?lu’na gereken yanyty vererek hem kendi sözlü?ü üzerinde yazyly olan “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” (!) iddiasynyn gerçe?i yansytmady?yny gözler önüne sermek hem de ?imdiye kadar yanyt vermeyi?imizin bu tür maksatly ele?tirileri dikkate almayy?ymyzdan kaynaklandy?yny kamuoyuna bildirmek dü?üncesiyle bu satyrlary yazmak zorunda kaldyk.

BENYM NOTUM: Yazaryn, “i?i ba?ka noktalara götürmek istedi?i anla?ylan” demesini yadyrgadym. Hiçbir yere götürmek istedi?im yok,yukaryda söyledim, amaç düzgün bir sözlüktür. Ele?tirilecek yany bulunmayan bir sözlük ortaya koysunlar, bütün istenen bu.
Yazar, yayynevinin önerdi?i savsözü diline dolamy? ama madde sayysyny belirtmekten kaçynmy?. Kendilerininki, önsözde yazdyklaryna göre 77.407 madde ba?y ve iç madde. Benim sözlü?ümün söz konusu etti?i baskysy 90.000 madde ba?y ve iç madde. Basylmakta olan 6. baskysy ise 100.000 madde ba?y ve iç madde. Hangisi küçük?


“Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” gibi aslynda çok abartyly ve yanly? bir ifadeyle bir sözlük yayymlayan Sayyn Püsküllüo?lu, ele?tirilerinin ölçüsünü kaçyrmy?, yazylaryny bir iftira ve karalama kampanyasyna dönü?türmü?tür:

“Evet, “irtica”, eskiyi geri getirme eylemidir. Bunu siyasal, toplumsal alandan dar bir alana, dil konusuna indirgersek Osmanlyca özlemi olarak görebiliriz. Örne?in sözlü?e, kullanymdan dü?mü? Arapça, Farsça sözcükleri yeniden almak da böyle bir eylem sayylmalydyr. Bir sözlük dü?ünün ki, daha önceki baskylarda bulunmayan Osmanlyca sözcükleri almakla yetinmemi?, buna dinsel alanda kullanylan sözcükleri de yo?un bir biçimde eklemi?se, bu eyleme bir ba?ka tanym verebilir misiniz?” (Püsküllüo?lu 2007: 63-65)

Sayyn Püsküllüo?lu’nun TDK’nin ?u andaki çaly?malaryndan ne kadar habersiz ve TDK’ye kar?y ne denli ön yargyly bir tutum içinde oldu?u yukarydaki alyntydan açykça anla?ylmaktadyr.

BENYM NOTUM: Önyargy söz konusu de?il, amaç Türkçedir, yetkin bir Türkçe sözlüktür. Devletin bütün olanaklary ellerinde. Ba?arabilirler mi bilmiyorum ama oturup onu hazyrlasynlar.

Türkçenin söz varly?y içinde yer alan ve Osmanlyca olarak nitelendirilen kelimelere kar?y bir özlem içinde oldu?umuzu iddia etmenin gerçekle ba?da?mady?y açyktyr. Biz böyle bir özlem içinde de?iliz ve kullanymdan dü?mü? olan Arapça, Farsça sözleri sözlü?ümüze yeniden almak gibi bir dü?üncemiz de bulunmamaktadyr. Hazyrlamakta oldu?umuz Osmanly Türkçesi Sözlü?ü bu sözlerin tamamyny içine alacak ve bu alanda çaly?anlaryn ihtiyacyny kar?ylayacak bilimsel bir kaynak olacaktyr.

BENYM NOTUM: Yyi ya, elinizi tutan yok. Osmanly Türkçesi Sözlü?ü’ne Osmanly dönemindeki bütün sözcükler, sözler alynacak my? Görece?iz.

TDK’yi “Osmanlyca özlemi” içinde olmakla suçlayan Sayyn Püsküllüo?lu, “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” (!) diye adlandyrdy?y sözlü?ünde yer alan maddelerle, bu özlemi aslynda kendisinin duydu?unu gösterdi?inin farkynda bile de?ildir. Kullanymdan dü?tü?ü için sözlü?ümüzün 10. baskysynda yer almayan birçok Arapça ve Farsça kökenli kelime Püsküllüo?lu sözlü?ünde varlyklaryny sürdürmektedir. Y?te bunlardan birkaçy:

be?u?: (Arapça) Gülümseyen, güleç.
hâd: (Arapça) 1. (hastalyk için) Çabuk ilerleyen, ive?en. 2. (bunalym geçimsizlik gibi kötü durumlar için) A?yry, çok, gerçek, ye?in, ?iddetli.
isaf: (Arapça) Bir iste?i yerine getirme.
kâfuru: (Arapça) Kâfur.
ra?m: (Arapça) Ynadyna, tersine davranma.
suzi?: (Farsça) 1. Yanma, yakma. 2. etkileme.
?âhys: (Arapça) Yer ölçme i?inde kullanylan i?aretli, dereceli syryk.
talavet : (Arapça) Güzellik.
vefiyat: (Arapça) Ölümler.

BENYM NOTUM: Bu sözcüklerin hepsinin de önünde esk. yani “eski sözcük” kysaltmasy var. Yazar bunu belirtmekten kaçynmy?. Ayryca onlary almasam daha iyi olurdu. Belki ba?ka baskylarynda yaparym bunu.

Püsküllüo?lu sözlü?ünde, özgün yazymynda kaf (ﻕ) harfi içeren Arapça sözlere eklenen “k kalyn okunur” veya “k’ler kalyn okunur” açyklamalary mantyksyzdyr. Ynce syradan ünlü alan sözlerdeki bu harfin kalyn olarak nasyl okundu?unu do?rusu çok merak ediyorum. Hukuki, fakir, hukuken, mü?fik vb. kelimelerdeki ince ünlülerin yanynda bulunan k’leri mümkün olsa da Sayyn Püsküllüo?lu kalyn okusa biz de dinlesek! Biz Arapça kökenli sözlerin Türkçeye uygun bir biçimde söylenmesini isterken Sayyn Püsküllüo?lu’nun Arapçanyn özgün söyleyi?ine özenen bu tutumunu do?rusu anlamakta güçlük çekiyoruz. Öte yandan “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nün (!) yazary ?evk gibi kaf (ﻕ) harfi içeren sözlerin bazylarynda da bu açyklamaya yer vermemi?tir.

BENYM NOTUM: Kysmen hakly. Yani “hukuki” dy?ynda.

Püsküllüo?lu sözlü?ünde fesuphanallah, hasbyhal, hulasa, hulasaten, hulya, mubah, ryka, ryzk, suiistimal, ?ahadet, zatürree vb. özgün söyleni? biçimleriyle yer alan sözler artyk fesüphanallah, hasbihal, hülasa, hülasaten, hülya, mübah, rika, ryzyk, suistimal, ?ehadet, zatürre biçiminde söylenip yazylyrken Sayyn Püsküllüo?lu’nun bu tür sözleri Arapça özgün biçimleriyle vermesinin anla?ylyr bir yany yoktur.

BENYM NOTUM: Bu söyledikleri do?ru de?il, eski TDK’nin yazym kylavuzlary benim uygulady?ym gibidir. Geleneksel yazym diye bir ?ey vardyr, ona ba?ly kalmazsak karga?a yaratmy? olmaz myyyz? Kendileri gibi. Kendisi “suistimal” yazylsyn istiyor ama buradaki “su” sözcü?ü ne oluyor, onu söylemiyor. Sözlüklerinde “suikast” vb. var, onu neden “sukast” yapmamy?lar. Artyk “sui” ve “istimal”den olu?an sözcük “suistimal” biçiminde yazylacak demek ki. Ama bilgisayardaki otomatik düzeltme bile bu sözcü?ün “suiistimal” oldu?unu söylüyor.

Sözlü?ün 664. sayfasynda bir faikkyyet maddesi var ki evlere ?enlik… Dilimizde faikiyet biçiminde olmasy gereken bu sözdeki yanly?lar nasyl düzeltilebilir, bilemiyorum. Sayyn Püsküllüo?lu’nun “geriye do?ru bir de?i?im” tanymlamasyna bundan güzel bir örnek olamaz sanyrym!

BENYM NOTUM: Bir “k” ile yazylmasy gerekirdi, dizgi yanly?y var.. Ancak “faikyyet” biçiminde yazyly?y eski TDK’nin gelene?ine uygundur.

“Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nde halkiyat, ?arkiyat vb. sözlerinin /i/ ünlüsü ile verilmesine kar?yn sevkyyat sözünün /y/ ile verilmesi de özgün biçimlere olan özlemden kaynaklansa gerek!

BENYM NOTUM: “Sevkyyat” yazyly?y eski TDK’nin yazym kylavuzlarynda benim uygulady?ym gibidir.

Püsküllüo?lu sözlü?ünde hâ?â sözüne düzeltme i?areti neden konulmu?tur? “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nde (!) ha?a biçiminde kysa ünlülü bir kelime olmady?y için bir kary?madan da söz edilemez. Türkçe kökenli olarak verilen kekâ ve kekâh sözlerinde düzeltme i?aretinin kullanylma nedenini anlayana da a?k olsun!

BENYM NOTUM: Eski TDK’nin yazym kylavuzlary benim uygulady?ym gibidir. Düzeltme imleri olmazsa bu sözcüklerin kysa ünlüymü? gibi seslendirilebilece?i dü?ünülmü?tür.

Arapçadan dilimize giren sözlerdeki çift (y)’ler tek (y)’ye dönü?ür ama takiye olarak söylenip yazylmasy gereken kelime, özgünlü?e olan ba?lylyktan dolayy “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nde takyyye biçiminde veriliyor.

BENYM NOTUM: Ykisi de sözlükte gösterilmi?tir. Ylhan Selçuk ve kimi öteki yazarlar “takyyye” biçimini kullanyyorlar.

Sayyn Püsküllüo?lu: “TDK sözlü?ü, her sözlük gibi, “seccade” yi almy?. Onu yeterli bulmamy? ‘namaz seccadesi’ne yer vermi?. ‘Seccade’ üzerinde bir tek ki?inin namaz kyldy?y küçük bir yaygydyr. Ona halk ‘namaz seccadesi’ dese bile, bu bir ‘galat’tyr. Onu alan sözlü?ün, en azyndan, bunun bir yanly? kullanym oldu?unu belirtmesi gerekir.” demektedir. Sayyn Püsküllüo?lu, Türkçe Sözlük’ün eski baskylaryna bakmayy aklyna getiremedi?i için namaz seccadesi sözünün 6. baskyya alyndy?yny fark edememi? (TDK 1974: 595). Namaz seccadesi yanly? bir kullanym de?ildir. Seccadenin tanymyndaki “... bir tek ki?inin namaz kyldy?y” ifadesinde “tek” ve “bir” sözlerini birlikte kullanyp yanly?lyk yapan Sayyn Püsküllüo?lu, üstüne üstlük bir de “galat” dersi vermektedir. Ona göre halkyn bu tür kullanymlary bir “galat”tyr. Anla?ylan Sayyn Püsküllüo?lu’nun galatlar hakkynda bilgisi çok az.

BENYM NOTUM: Olabilir ama yanly?a da yanly? demek gerekir. “Bir tek” sözü tekli?i vurgulamak içindir, sayyn yazar bunu bilir ama...

TDK tarafyndan yayymlanan sözlü?e haksyz ele?tirilerini sürdüren Sayyn Püsküllüo?lu: “Bu sözlükte kimi atasözlerinde bile, sözün özgünlü?ü bozularak dinsel göndermeler yapylmy?. Örne?in “sora sora Ba?dat bulunur” sözü “sora sora Kâbe bulunur” biçiminde de sunulmu?tur. Yani atasözünün hem özgün biçimi bozulmu?, hem de dinsel kyly?a büründürülmü?tür.” demektedir.

Yapmayyn Allah a?kyna “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nün (!) yazary… Ömer Asym Aksoy tarafyndan yayymlanan Atasözleri ve Deyimler Sözlü?ü’ne hiç bakmadynyz my? Bu atasözünün orada nasyl verildi?ini görmediniz mi? Ömer Asym Aksoy’un eserinde bu atasözü Türkçe Sözlük’ün 10. baskysynda oldu?u gibi “Sora sora Ba?dat (veya Kâbe) bulunur” biçiminde verilmektedir (Aksoy 1971: 349). Ömer Asym Aksoy da my atasözünün özgün biçimini bozmu?, dinsel kyly?a büründürmü?tür?

BENYM NOTUM: Olabilir ama yanly?a da yanly? demek gerekir.

Sayyn Püsküllüo?lu Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü’nde dinî terimleri anlamlandyryrken de çokça yanly? yapmy?tyr. Bunlardan birkaçy:
fatiha: “Kuran’yn, ölülere Tanry’nyn rahmetini dilemek için dua olarak okunan ve halk arasynda “elham” diye bilinen birinci suresi.”

BENYM NOTUM: Neresi yanly?? Fatiha, Kuran’yn birinci suresi de?il mi yoksa? Kendileri “fatiha”yy özel ad gibi dü?ünüyorlar, dü?ünsünler. Bir dü?ündükleri vardyr elbette.

hafyz (2): “Ahmak, aptal, bön, saf.”

BENYM NOTUM: Sayyn yazar okurlaryny yanyltyyor, sözcü?ün argodaki anlamy oldu?unu belirtti?imi saklyyor. Bu ikinci anlam argodakidir. Bütün argo sözlüklerine bakabilir. Sözlü?ümde geni? bir kaynakça var, bu sözlükler orada gösterilmi?tir. Sözcü?ün birinci yani temel anlamy ise, gere?i gibi tanymlanmy?tyr.Yazar bunu okurlaryndan saklyyor. Aklynca insanlary ky?kyrtacak. Yazyk!

hatim sürmek: “Bitirmek amacyyla Kuran’y okumayy sürdürmek.”

BENYM NOTUM: Neresi yanly??

kerahet vakti: “(ak?amcylar arasynda) Yçkiye ba?lama zamany.”

BENYM NOTUM: Neresi yanly?? Osmanlyca sözlüklerde “vakt-i kerahet” biçimi var ve orada da bu sözün ak?amcylar arasynda kullanylan bir söz oldu?u belirtiliyor.
Ayryca kendi sözlüklerinde de var, yazyly?y da tanym da ayny. O halde?


Arapça “Rabb’im, Tanry’m” anlamyna gelen ve sonundaki –i Arapça iyelik eki olan (Sayyn Püsküllüo?lu’na göre Rab, Tanry) Rabbi sözü bir Türkçe sözlü?e madde ba?y olarak alynamaz. Böyle olsaydy rabbüke, rabbühüm vb. Arapça di?er biçimlerinin de syralanmasy gerekirdi.

BENYM NOTUM: Haklydyr, katylyyorum.

“Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nde velfecir olarak verilip sanki ek alyyormu? gibi -cri biçiminde gösterilen madde ba?ynyn do?ru biçimi velfecri’dir ve gözleri velfecri okumak deyiminde geçti?i için madde ba?y olarak da verilmesi yanly?tyr.

BENYM NOTUM: Haklydyr, katylyyorum.

Sayyn Püsküllüo?lu yazysynyn devamynda: “TDK sözlü?ünde deyimlerin özgünlükleri bozulmu?tur. Örne?in “nohut oda, bakla sofa” deyimi bu sözlükte “bakla oda, nohut sofa” olmu?tur. Özgün olana bir yazarymyzdan tanyk konmu?, ama özgünlü?ü bozuk olarak “bakla oda, nohut sofa” biçiminde alynanda tanyk tümce yok. Nedeni açyk: Hiçbir yazarymyz bu deyimin bozuk biçimini kullanmaz.” demektedir.

Sayyn Püsküllüo?lu ele?tirilerini bilimsel dayanaktan yoksun bir biçimde yapmaya aly?ty?y için bu deyimin Türkçe Sözlük’e 1959 yylynda yapylan 3. baskydan itibaren alyndy?yny nereden bilsin (TDK 1959: 82)? Bilemez ki... Hiçbir deyimin ve atasözünün özgünlü?ünü bozmak gibi bir çaba içinde de?iliz, aksine onlaryn dilimiz için ne denli bir zenginlik kayna?y oldu?unun farkyndayyz. Onlary de?i?tirenlerle, onlara olmadyk anlam yükleyenlerle mücadele ediyoruz.

BENYM NOTUM: Olabilir, beni ba?lamaz. “Bilimsel dayanak”a gelince, ben kyrk yyldyr sözlük alanynda çaly?yyorum, sözlükçüyüm; bilimle ilgim oldu?unu da hiçbir zaman savlamadym. Ayryca, bu konudaki savy da yanly?tyr, ben yazylarymda örneklerini verdim.

Sayyn Püsküllüo?lu’nun sözlü?ünün 480. sayfasynda yer alan de?er maddesinin içinde bilmek de?er (ne demekse!) diye bir madde içi var. Deyimlerin özgünlüklerinin Sayyn Püsküllüo?lu tarafyndan bozuldu?una bundan daha güzel bir örnek olabilir mi?

BENYM NOTUM: Do?aldyr ki bu dizgide olu?mu?, eskilerin deyi?iyle bir “takdim tehir” durumudur. Elbette bu “de?er bilmek” olacaktyr. Zaten görülmü? ve düzeltilmi?ti. Sayyn yazar, ku?ku uyandyrmak için, ayraç içinde “ne demekse?” diyor. Tanymyna baksa ne demek oldu?unu ve bu durumun dizgi syrasynda olu?tu?unu anlayabilir miydi, bilmem.

Sayyn Püsküllüo?lu, TDK’nin Türkçe Sözlük’ünün eski baskylaryny esas alarak hazyrlady?yny tahmin etti?imiz ve “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” (!) olarak sundu?u çaly?masynda alay (I) kelimesinin 2. ve 3. anlamlaryny düzeltme gere?i duymadan aynen vermi?. Sözlü?ün alay maddesinin 2. anlamy: “çok, kalabalyk, pek çok” olarak verilmi? ve masa ba?y olarak nitelendirdi?imiz “Bir alay insan birikmi?ti, bir alay azar i?ittik.” cümleleri örnek olarak syralanmy?. Örneklere dikkat edildi?inde verilen anlamyn alay de?il bir alay sözünün kar?yly?y oldu?u açykça anla?ylacaktyr. Sayyn Püsküllüo?lu da ayny kanyda oldu?u için bir maddesinin içinde farkynda olmadan bir alay diye bir madde içi daha almy? ve “bir sürü, pek çok” anlamy vermi?. “Bahçede bir alay çocuk vardy” örne?ini de tanyk olarak getirmi?. Alay (I) sözünün 3. anlamynda “bütünü, hepsi” demi? ve “Onlaryn alayyny iyi tanyrym.” cümlesini örnek olarak vermi?. Örne?e dikkat edildi?inde “bütünü, hepsi” anlamynyn alay sözcü?ünün de?il alayy kelimesinin kar?yly?y oldu?u açykça anla?ylacaktyr.

BENYM NOTUM: Hakly oldu?u yerler var. Yleride üzerinde durulacak.

Sayyn Püsküllüo?lu’nun “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nde (!) yaptyklary veya yapamadyklary bunlarla synyrly de?il. Bakynyz daha neler var neler...

muzahir (s. 1271) kelimesini madde ba?y alyp “arka çykan, destekleyen, yardym eden” anlamlary veren Sayyn Püsküllüo?lu, birkaç sayfa sonrasynda (s. 1278) müzahir diye bir madde ba?y daha alyp “arka çykan, arkalayan, yardymcy olan” anlamlary vermi?. Bununla da yetinmeyip 1271. sayfada muzaheret olarak alynan ve “arkalama, destek, yardym” anlamlary verdi?i madde ba?yndan sonra 1278. sayfada bu kez müzaheret diye bir madde ba?y alyp “yardymcy olma, arka çykma, arkalama” anlamlary vermi?. Y? bununla da kalsa iyi... Sözlü?e darbetmek biçiminde bir madde ba?y alynyp “1. çarpmak, vurmak. 2. (para için) basmak” anlamlary syralanmy?, darp maddesinin içinde darp etmek biçiminde bir madde içi daha alynyp “1. çarpmak, vurmak. 2. (para için) basmak, çykarmak” anlamlary, üstelik ayny sayfada (s. 472) verilmi?. Yorumunu okurlarymyza byrakyyorum.

BENYM NOTUM: Hakly oldu?u yerler var, üzerinde durulacak.

Sözlü?ün 158. sayfasynda yer alan asfaltlayabilmek sözünün tanymynyn verilmeden geçilmesi de kanymca yeni bir sözlükçülük ilkesi olsa gerek!

BENYM NOTUM: Hakly. Tanym dü?mü? olmaly. Bilgisayarda çaly?manyn azizli?i ya da dalgynlyk. Bu daha önce görülmü? ve düzeltilmi?ti.

maiyetinde yanynda” biçiminde verilip ba?ka bir açyklama yapylmayan madde ba?y (s. 1211) da sanyrym Sayyn Püsküllüo?lu’nun yeni sözlükçülük anlayy?ynyn bir eseri!

BENYM NOTUM: Yazar “maiyet” tanymyyla ba?lantysyny kurabilseydi, böyle demezdi. Sözcü?ün “belirteç” oldu?u belirtilmi?, daha ne olsun?

Sayyn Püsküllüo?lu yazysynyn devamynda: “Genel dil sözlüklerinde (daha do?rusu, ölçünlü dil sözcüklerinin bölge a?yzlaryndaki bozuk biçimlerine) yer verilir mi? Bu sözlük vermi?tir: “Benef?e”, “bytyrak”, “bö?rülce” ve daha niceleri... Buna bir ?ey diyen çykmyyor.” demektedir.

Sayyn Püsküllüo?lu “benef?e”nin “menek?e”nin özgün biçimi oldu?unu ve her ikisinin de ?u anda yaygyn bir biçimde kullanyldy?yny nereden bilsin? Bilemez ki… Sözlü?ümüzde “bytyrak” ve “bö?rülce” maddelerinde tanym verilmemi?, “pytyrak” ve “börülce”ye gönderme yapylmy?tyr. Sayyn Püsküllüo?lu da ayny yöntemi izleyip “namet”i “nimet”e, “mundar”y “murdar”a gönderdi?i hâlde bizim göndermelerimizden neden rahatsyz oluyor?

Derleme Sözlü?ü’nü açyp oradaki kelimeleri kullanym sykly?yna bakmadan “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”ne (!) dolduran Sayyn Püsküllüo?lu i?i o denli ileri götürmü?tür ki hüsür, hü?ür, heyle gibi yalnyzca bir veya iki yörede kullanylan pek çok kelimeyle sözlü?ünü ?i?irmi?tir.

BENYM NOTUM: Bunlaryn halk a?zy oldu?u sözlükte belirtilmi?tir. Kendi sözlüklerinde ise böyle bir belirtme yok. Halk a?zyna uzak my durulacak yani?

“Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nü yazmak gibi bir iddiayla ortaya çykan Sayyn Püsküllüo?lu’nun, Derleme Sözlü?ü’ndeki sözlerin fiil biçimlerini uydurup bunlary kullanylyyormu? gibi göstermesi de yadyrganacak bir durumdur:
i?mar”dan: i?marlama, i?marlamak, i?marla?ma, i?marla?mak;
zabyn”dan: zabynla?abilme, zabynla?abilmek, zabynla?yverme, zabyn¬la¬?yvermek, zabynla?ma, zabynla?mak, zabynlyk…

BENYM NOTUM: Halk a?zydyr. Bizim kasabada kullanylan biçimlerdir. Örne?in halk, “Ben konu?urken i?marla?yp duruyorlar”, “Bizim o?lan hastalandy, üç günde zabynla?yverdi” diyemez mi? Ayryca “i?mar”, “zabyn” varsa dil bu biçimleri gereksinir. Bunlara kar?y çykacak yerde kendileri de sözlü?e alsyn. Nitekim, sözlüklerinde benzerleri var.

Sözlü?ündeki madde ba?y sayysyny artyrmak için Sayyn Püsküllüo?lu bakynyz ba?ka neler yapmy?:

Bugün kullanymdan dü?mü? olan helecan kelimesini almy? ve helecanlandyrabilme, helecanlandyrabilmek, helecanlandyrma, helecanlandyrmak, helecanlanabilme, helecanlanabilmek, helecanlany?, helecanlanyverme, helecalanyvermek biçimlerini syralamy?.

BENYM NOTUM: Bu sözcü?ü TDK’de çaly?ty?ymyz yyllarda Ataç’yn kyzy çok syk kullanmaktaydy, kula?ymla duydum. Daha çok eski Ystanbullu hanymlar kullanyyor sanyrym. Artyk unutulmaya yüz tutmu?tur, az kullanyldy?y, eski oldu?u belirtilebilirdi.

ticari kar?yly?y olan tecimsel sözünden bugün için kullanymy yaygyn olmayan [b]tecimselle?ebilme, tecimselle?ebilmek,tecimselle?me, tecimselle?mek, tecimselle?tirebilme,tecimselle?tirebilmek, tecimselle?tirilebilme, tecimselle?tirilebilmek,tecimselle?tirilme, tecimselle?tirilmek, tecimselle?tirme, tecimselle?tirmek, tecimsellik [/b]sözlerini türeterek sözlü?ünü ?i?irmi?.

BENYM NOTUM: Kullanymy yaygyn olmasa bile yazy dilinde kullanylyyor. Ysteyen “Öz Türkçe Sözlük”e bakabilir. Kendi sözlüklerinde “ticari”, “ticarile?me”, “ticarile?mek” var ama Türkçeleri yok. Türkçeleri kullanylyyorsa, sözlü?e neden girmesin?

Fiillerin bilmek, vermek, durmak, kalmak, yazmak yardymcy fiilleriyle yapylmy? birle?ik biçimlerini verirken i?i abartmy?, kullanymda olup olmady?yny ara?tyrmadan aklyna geleni syralamy?.

Ne diyelim… En büyük sözlük (!) ancak bu yöntemlerle (!) hazyrlanyr…

BENYM NOTUM: Kendi sözlüklerinde bile “salyvermek”, “dü?eyazmak”, “çykagelmek”, “bakakalmak” vb. var. O zaman “durabilmek”, “yazyvermek”, “gidedurmak”, “durakalmak” vb. neden olmasyn. Yardymcy eylemlerle bile?ik eylem olu?turan sözcükler hem yazy dilinde hem de konu?ma dilinde var. Üstelik de çok syk kullanylyyor. Dilde var olan Türkçe sözcükler saptanyp sözlü?e alynmalydyr. Benim yapty?ym yalnyzca budur.

Sayyn Püsküllüo?lu’nun sözlü?ünde kelime kökenleri gösterilirken de pek çok yanly?lyk yapylmy?tyr. Y?te bunlardan birkaçy:

biletilme, biletilmek: Kökeni “Ytalyanca, Türkçe” biçiminde gösterilmi?. Türkçe biletmek’i “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nün yazary Sayyn Püsküllüo?lu Ytalyanca sanmy?…

BENYM NOTUM: Hakly. “Bilet” sözcü?ü Ytalyanca, “biletçi”yi Yt. T. (yani Ytalyanca ve Türkçe) diye gösterince, bilgisayarda “kes yapy?tyr” i?leminde yanly?lyk yapylmy?tyr. Bunun da bir dalgynlyk yüzünden oldu?u açyktyr.

fa?: Farsça olmasy gerekirken “Arapça” gösterilmi?.
felaketzede: Arapça, Farsça olmasy gerekirken “Arapça” gösterilmi?.
mestane: Farsça olmasy gerekirken “Arapça, Farsça” gösterilmi?.
meyveho?: Farsça olmasy gerekirken “Arapça” gösterilmi?.

BENYM NOTUM: Hakly.

“Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nü hazyrlarken yazym ve dizgi yanly?y yapmamak gerekmez mi? “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” yazarynyn de?il de dizgicisinin yanly?y olarak görmek istedi?imiz o kadar çok yanly? var ki bunlaryn basky i?inin aceleye getirilmesinden kaynaklandy?yny sanyyorum. Birkaçyny syralayalym:

Madde ba?y yanly?lary:
âcizle?le?ebilmek (do?rusu âcizle?ebilmek)
bapyryverme (do?rusu ba?yryverme)
fakirhahe (do?rusu fakirhane)
zahat (do?rusu izahat)
a?betsizlik (do?rusu ra?betsizlik)
erpilmek (do?rusu serpilmek)
elekyz (do?rusu telekyz)
esanüt (do?rusu tesanüt)…
Madde içi yanly?lary:
aydynlanabilmek maddesinde olana?u (do?rusu olana?y)
balkanlyk maddesinde syra sary (do?rusu syra syra)
balyalatmak maddesinde bayla (do?rusu balya)
büyütebilmek maddesinde bütütmek (do?rusu büyütmek)…

BENYM NOTUM: Hakly ama bunlaryn dizgi yanly?y oldu?u açyk. Yazar da öyle söylüyor. ?u var ki, bir sözlükte bu da olmamalydyr.

Sayyn Püsküllüo?lu’nun sözlü?ünde alfabetik syraya uymayan sözcüklerden bazylary:
Madde ba?ynda: ak?i?, anyvermek, çykary?, çözünürlük…
Madde içinde: Allah bereket versin, Allah sabyr versin…

BENYM NOTUM: Hakly. Ancak “çykary?”yn alfabeti?inde bir sorun yok.

Sayyn Püsküllüo?lu’nun “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” yanly?lary bakymyndan belki de bir rekor kyrmak üzeredir. Madde ba?larynyn birço?unda yanly? bulmak mümkündür. Bu yanly?lardan yalnyzca birkaçyny syralamakla yetiniyorum:

• Syfat oldu?u belirtilen a?ylmaz maddesinde verilen örnek syfat de?il çekimli bir fiildir: “Bu synyrlar a?ylmaz, Mehmetçik bekliyor.

BENYM NOTUM: Hakly.

kap kacak, sulu sepken, ufak tefek, yara bere ikilemeleri alyndyktan sonra, bir anlam ta?ymayan kacak, sepken, tefek, bere vb. kelimelerinin yeniden madde ba?y yapylmasy gerekmez. “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nün (!) olu?turulabilmesi için bunlaryn da alynmasy gerekiyormu? demek ki!

BENYM NOTUM: Bana göre gerekir. Diyelim “kacak” neymi? diye merak eden biri, bunun ancak “kap kacak” sözünde geçti?ini, tek ba?yna bir anlamy olmady?yny ö?renmi? olur. Ötekiler de böyledir.

hamakat kelimesine -i getirilirken talakat kelimesine -y getirilmesi bir tutarsyzlyk de?il midir?

BENYM NOTUM: Eski TDK’nin uygulady?y yazyma uyulmu?tur. Tutarsyzlyk yoktur.

tek tük sözünün hem madde ba?ynda hem de tek maddesinin içinde verilmesinin nedeni anla?ylamamy?tyr?

BENYM NOTUM: Kimileri bunu “tektük” yazyyor, bunu önlemek için madde ba?ynda da “tek tük” biçiminde yazylmy? ve “tek”e gönderme yapylmy?tyr. Madde ba?y yapylmasa da olurdu elbette.

nezaket kelimesinde yapylan (Farsça “nazik”ten Arapça kalybyna göre uydurulmu? söz.) açyklamasynyn, galatyme?hur sayylan tayyare, felaket vb. sözlerde de yapylmasy gerekirdi.

BENYM NOTUM: Olabilir, ama bunun fazla bir eksiklik oldu?unu dü?ünmüyorum.

havadis kelimesinde yapylan (Arapça “hadise” sözcü?ünün ço?ulu olmakla birlikte Türkçede tekil gibi kullanylyr.) açyklamasy hademe, elbise, talebe vb. sözlerde de tekrarlanmalyydy.

BENYM NOTUM: Olabilir, ama bunun fazla bir eksiklik oldu?unu dü?ünmüyorum.

Sayyn Püsküllüo?lu 1 Kasym 1928 gün 1353 sayyly Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkynda Kanun ile belirlenen alfabemizde bulunmayan x ve w harflerine sözlü?ünde (1792 ve 1793. sayfalar) ayry birer bölüm açmy?!

BENYM NOTUM: Bu harflerle yazylan simgeleri göstermek gerekmez mi? Örne?in “X y?ynlary” sözlü?e alynmasyn my? Bu imin ady “iks”, böyle söyleniyor. Sayyn yazar ve arkada?larynyn sözlü?ünde yok. Oysa matematikte buna Türkçe olarak “çarpy” deniyor.

Sayyn Püsküllüo?lu TDK’nin 10. baskysyny ele?tirdi?i yazysynyn devamynda ise: “Anchorman”, “au pair”, “billboard”, “blender”, “bodyguard”, “grossmarket” gibi Yngilizce, Fransyzca, Almanca sözcüklerin böyle kendi özgün yazyly?laryyla Türkçe Sözlük’e alynmasyna da kimse bir ?ey demiyor. Üstelik böyle bir sözlük bir devlet kurulu?unca hazyrlanyyor ve devlet eliyle da?ytylyyor. Do?ru mu yanly? my diye, bir göz atan olmuyor” demektedir.

“Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü”nün (!) yazarynyn amacy üzüm yemek de?il ba?cyyy dövmek oldu?undan konulary saptyrmakta da üstüne yok. Sayyn Püsküllüo?lu, sözlü?ümüzü hazyrlarken uydu?umuz ilkelere dikkat etmedi?i, ne yapty?ymyzy anlamady?y veya anlamazlyktan geldi?i için bir özenti sonucu kullanylan Baty kökenli kelimelerle ilgili tutumumuzla ilgili olarak haksyz ele?tirilerde bulunuyor. Bu konudaki tutumumuz son derece açyktyr: Bu tür özenti alyntylarynyn Türkçede okunu?unda ve yazyly?larynda büyük sorunlar oldu?undan bu tür sözleri biz koyu biçimde e?ik olarak yazyyoruz ve kar?ylaryna Türkçelerini veriyoruz. Sözlerin tanymlary gönderme yapyldyklary Türkçe madde ba?larynda yer almaktadyr. Amacymyz Türkçe kar?ylyklaryn yaygyn bir biçimde kullanylmasyny sa?lamaktyr. Sayyn Püsküllüo?lu’nun anlamady?y veya anlayamady?y uygulamamyz ?öyle:

anchorman: bk. ana haber sunucusu.
ana haber sunucusu: Toplanan haberleri önem derecesine göre de?erlendiren ve yayymlayan yetkili sunucu.
billboard: bk. ilan tahtasy, duyuru tahtasy.
ilan tahtasy: Duyurularyn üzerine yazyldy?y veya yapy?tyryldy?y düz levha.
bodyguard: bk. koruma.
koruma: Can güvenli?inin tehlikede oldu?u dü?ünülen bir kimseyi saldyrylardan korumak üzere görevlendirilmi? ki?i.
grossmarket: bk. büyük ma?aza.
büyük ma?aza: Her türlü tüketim maddesinin bol miktarda saty?a sunuldu?u yer…
Sayyn Püsküllüo?lu! Yanly? bu uygulamanyn neresinde? Türkçe kullanymyn yaygynla?masyny sa?lama çabasy içinde olmamyz yanly? bir davrany? mydyr?

Siz ne yapmy?synyz?
• Bizim e?ik biçimde blender yazyp “kary?tyrycy” maddesine gönderdi?imiz kelimeyi blender yazyp tanymyny vermi?siniz.
• Bizim e?ik biçimde fiction yazyp “kurgu” maddesine gönderdi?imiz kelimeyi fiksiyon yazyp tanymyny vermi?siniz.
• Bizim e?ik biçimde master yazyp “yüksek lisans” maddesine gönderdi?imiz kelimeyi master yazyp tanymyny vermi?siniz.
• Bizim e?ik biçimde trend yazyp “e?ilim” maddesine gönderdi?imiz kelimeyi trent yazyp tanymyny vermi?siniz.
• Bizim e?ik biçimde zapping yazyp “geçgeç” maddesine gönderdi?imiz kelimeyi zaping yazyp tanymyny vermi?siniz…

BENYM NOTUM: Ben bu sözcükleri yazyldy?y ve söylendi?i gibi sözlü?e aldym, sizin gibi özgün yazyly?laryny de?il. Yazylan çizilenlerde böyle geçiyorlar. Yazyk ki onlaryn ?imdilik tutulan kar?ylyklary yok. Kendileri de “zapping” de?il benim verdi?im gibi “zaping” biçiminde almy?lar ve buna “geçgeç” kar?yly?yny vermi?ler. Öneri bir sözcük “geçgeç”. Yaygyn bir sözcük gibi madde ba?y yapmy?lar. Kim kullanyyor “geçgeç”i? Öteki sözcüklere bulduklary kar?ylyklar da öyle, kimse kullanmyyor.

Y?te “Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlü?ü” iddiasynda olan bir sözlü?ün, eskilerin deyi?iyle “hâl-i pür-melali”…

Bu yazyda de?indiklerimiz Püsküllüo?lu sözlü?üne yalnyzca ilk baky?ta dikkatimizi çekenlerdi. O yüzden, bu sözlü?ü kullananlaryn bir kez daha dü?ünmelerini salyk veririz.

Niçin mi?
Türkiye Türkçesinin ?i?irilmi? ve yanly?larla dolu en büyük sözlü?ünü kullandyklary için…

BENYM NOTUM: Karary elbette sözlükleri kullananlar verecektir. Hangisi daha iyi, daha yetkin, bilir onlar.

Kaynakça
Aksoy, Ömer Asym (1971), Atasözleri ve Deyimler Sözlü?ü I Atasözleri Sözlü?ü, TDK yayyny, Ankara.
Püsküllüo?lu, Ali (2004), Türkçe Sözlük, Do?an Kitapçylyk A?, Ystanbul.
Püsküllüo?lu, Ali (2007), “Myzrakly Ylmihal” ya da Myzrak Çuvala Sy?maz, Sözcükler, Ocak-?ubat 2007, S. 5, s. 63-65.
TDK (1959), [i]Türkçe Sözlük, 3. basky, TDK yayyny, Ankara.
TDK (1974), Türkçe Sözlük[/i], 6. basky, TDK yayyny, Ankara.

TDK, SÖZLÜK, CHP
Ali Püsküllüo?lu

Yeni Türk Dil Kurumu, kendisini eski TDK’nin kalytçysy sayarak (CHP ve Atatürk’ün TDK üyeleri öyle dü?ünmüyor), o dönemin sözlü?ünü kendince elden geçirmeye çaly?yyor. ?u var ki, “Türkçe Sözlük”, eklemeler çykarmalarla ve uygulanan yöntemle yeni bir kimlik ediniyor, yani artyk eskisiyle pek ilgisi kalmyyor. ?imdi tek cilt olarak yayymladylar. Öncekinin yalnyzca “A” harfinde dört yüze yakyn pürüz vardy ve onlary Cumhuriyet’te iki yazy, Ça?da? Türk Dili’nde de 44 sayfalyk bir yazy ile göstermeye çaly?my?tym. Bunun da yine “A” harfinde bulunan dil pürüzlerinden birkaçyny bu kysa yazyya sy?dyrmayy deneyece?im.

Yncelikli bir davrany?la ve “Türkçeye emek veren de?erli sözlükçümüz Ali Püsküllüo?lu’na en derin saygylarymla” sunusuyla gönderdi?i sözlü?ün bu baskysynda da yanly?lar ta?ydy?yny, yeni TDK’nin Sayyn Ba?kany’na duyurmu?tum. Kendisi de yanly?lary saptamamdan “memnun” olaca?yny söylemi?ti. Umarym öyle olacaktyr.

Yeni TDK’nin Türkçe Sözlük’ünde, yöntem yanly?lary var. Bunlary bir bir göstermek için kocaman bir kitap yazmak gerekir. Bence en önemli yöntem yanly?y, baty kökenli sözcüklerin o dillerdeki yazymlaryyla ve madde ba?y olarak sözlü?e alynmasydyr. “Dilimize son zamanlarda girmekte olan Baty kökenli sözler özgün biçimleriyle e?ik olarak yazylmy?, burada tanym verilmeyerek Türkçe kar?ylyklaryna gönderme yapylmy?tyr” denmi?. Türkçe kar?ylyklary varsa ve tanymlary oradaysa, özgün yazymlaryyla sözlü?e almayy neden gereksemi?ler? Almazsynyz, isteyen onlar için yabancy dil sözlüklerine bakar. Kar?ylyklary olsa da olmasa da, yabancy sözcükleri özgün yazymlaryyla “Türkçe Sözlük” adyny ta?yyan bir sözlü?e almak, hiç do?ru olamaz. Hele kendisine Türkçeyi koruma ve kollama görevi verilmi? varsayylan bir kurumun bunu yapmasyysa hiç mi hiç do?ru olamaz. Çar?y pazardaki yabancy dil maymunlu?unu sözlü?e ta?ymaya, bunu Atatürk’ün kurumu oldu?unu öne sürerek yapmaya yeni TDK’nin hakky yoktur. Üstelik görevi de bu de?ildir. Bir yurtta? olarak bunu belirtmek zorundayym. Atatürk ne demi?ti? “Geldikleri gibi giderler!” O sözcükler de geldikleri gibi gidecektir, yeter ki yeni TDK onlary sözlü?e ta?ymasyn. Yazyk ki ta?ymaktan kaçynmamy?. Onlary sözlü?ün her harfinde çok sayyda buluyorsunuz. “A” harfinden birkaç örnek: “anchorman”, “aria”, “au pair”! Üstelik “au pair”in “bakycy” gibi Türkçe kar?yly?y var, “aria” da “arya” biçimiyle daha önce dile girmi?. “Aria”yy bu biçimiyle alyp kullanycyyy “arya”ya, “au pair” için “bakycy”ya göndermenin Türk diline bir katky oldu?u söylenebilir mi?

Yöntem yönünden ilke, ölçünlü (standart) dil sözlüklerine syk kullanylan, artyk ço?unlukça benimsenmi? sözcükler alynyr. Bu sözlük, kimsenin kullanmady?y öneri sözcükleri de bol bol almy?. Oysa yeni TDK bu sözcükleri sözlü?e alaca?yna, onlary bir öneriler sözlü?ünde yayymlasaydy daha iyi ederdi. Örne?in “açym” sözcü?ünü kim kullanyyor? Anlamy “açma, açyly?”my?. Bu iki sözcük varken, “açym”a ne gerek var? Ayny anlama gelen üç sözcük! Ayny anlama gelen yüz sözcük olsa, dil varsylla?my? my olur? Böyle sözcükleri baryndyran bir sözlü?e “ölçünlü” sözlük demek güçtür.

Deyimler bozulmu?

Türkçe, deyimi bol bir dildir. Deyimin kendine özgü bir kalyby vardyr, onu bozmamanyz gerekir. Örne?in “aly?my? kudurmu?tan beterdir” yerine “kyzmy? kudurmu?tan beterdir” diyemezsiniz. Deyim bozulur. “Azmy? kudurmu?tan beterdir” de diyemezsiniz. Bu sözlük demi?. “Bizim köyde derler” derseniz, olmaz; çünkü siz, ölçünlü dilin sözlü?ünü yapyyorsunuz. Ayryca “atsan atylmaz, satsan satylmaz” deyimini atasözü maddesinde atasözüne örnek olarak gösteremezsiniz. O zaman size atasözünü de, deyimi de bilmedi?iniz söylenebilir. Sözlü?e “aspirin gibi gelmek”i alyp ona “ilaç gibi gelmek” derseniz, bu da olmaz. Deyim “ilaç gibi gelmek”tir, ötekini almamanyz daha do?ru olur. Ama “Biz, herkesin bildi?i deyimleri de?i?tirmekte sakynca görmeyiz” diyebilirsiniz. Evet, daha önce “Halep orada ise ar?yn burada” deyimini “halebi orada ise ar?yn burada” biçimine soktunuz, kimsenin sesi çykmady. Sözlü?ünüzde öylece duruyor. Elimizde bir yaptyrym yok, ele?tirmekten ba?ka.

Yazym tutarsyzlyklary çok

Sözlükte yazym tutarsyzlyklary öylesine çok ki, bunlaryn yazym de?il dizgi yanly?y oldu?unu dü?ünmek zor. Örne?in “abril” mi “april” mi? Sözlükte ikisi de var. Bu durum sözlü?ün önceki baskysynda da vardy. Hazyrlayycylara göre demek ki bu sözcük iki biçimde de yazylabilir. Oysa kylavuzlarynda tek biçimi var. Anlamlary ayny olan “a?rykesen”in bile?ik, “a?ry kesici”nin böyle ayry yazylmasy; “ana erki”nin böyle ayry, “anaerkil” ve “anaerkillik” sözcüklerinin bile?ik yazylmasy gibi tutarsyzlyklara ne demeli?

Yazym tutarsyzly?y sayylmaz ama, de?inmeden geçemeyece?im. Sözlük “anfi”, “anfiteatr” gibi yanly? yazy?lary madde ba?y yapmy? ve kullanycyyy do?rularyna göndermi?. Bu da tarty?ylabilir. O zaman abacur, abonoz, acanta, afaroz gibilerinin de alynmasy gerekebilir. O da olacak ?ey de?il. Sözlük dedi?in yanly?y yaymamaly.

Tanymlama, bilgi yanly?lary

Tanymlama yanly?lary ve sözcük türlerinde yanylmalar çok. Örne?in “antihijyenik”e ad denmi?, oysa önaddyr (syfattyr); nitekim “hijyenik” önad olarak gösterilmi?tir, do?aldyr ki ona kar?y olan da önad olur. “Sa?lyk kurallaryna aykyry olma” diye tanymlanmy?, “aykyry olma” de?il “aykyry olan”dyr. Az kullanylan “aldyrtmak” da “aldyrma i?ini ba?kasyna yaptyrmak”my? (iyi ki “yaptyrtmak” denmemi?!); oysa “aldyrma” de?il “alma” i?ini ba?kasyna yaptyrmaya denir, bu eylemin daha yaygyn biçimi de “aldyrmak”tyr. Bilindi?i üzere “asma” bir bitkidir, onun yapra?yna “asma yapra?y” denir. TDK’nin sözlü?ü “asma yapra?y”ny ?öyle tanymlyyor: “Zeytinya?ly ve etli sarma yapmakta kullanylan üzüm yapra?y.” Peki, “üzüm yapra?y” neymi? diye bakyyorsunuz, böyle bir madde yok. Do?aldyr ki “üzüm yapra?y” olmady?y için yoktur, çünkü yine TDK’nin sözlü?ünün tanymyna göre “üzüm”, “asmanyn taze ve kuru olarak yenilen ve salkym durumunda bulunan meyvesi”dir. Halk “üzüm yapra?y” dese de “asma yapra?y”na, sözlük diyemez.

Kyrk yyly a?kyn bir süredir sözlükle u?ra?ty?ym için, her yeni sözlü?ü edinir ve günlerce elimden byrakmam.Yeni TDK’nin sözlü?ü de masamda duruyor. Daha uzun bir süre elimin altynda duracaktyr. Onu kary?tyryrken “B” harfinde rastlady?ym oldukça önemli bilgi yanly?yna de?inmeden geçemeyece?im.

Sözlük, gere?i varmy? gibi, yalnyzca Dinar’yn bir köyünde kullanyldy?y saptanan ?u sözü almy?, “baskyda kalmak”. Onu ?öyle tanymlyyor: “Ya?mur ya?dyktan sonra topra?yn üst kysmy sertle?erek tohumlar fidelenip toprak üstüne çykmak.” Bunun do?ru tanymyny eski TDK’nin Derleme Sözlü?ü’nden aktaralym: “Ya?mur ya?dyktan sonra topra?yn üst kysmy sertle?erek tohumlar filizlenip toprak üstüne çykamamak.” Görüldü?ü gibi, aktarmayy bile do?ru yapamamy? sözlük. Türkçeye de, kendisinde bile bulunmayan “fidelenmek” diye bir sözcük katmy?.

Bundan daha çarpycy bir bilgi yanly?y da “ba?ymsyz bölüm” tanymynda. ?öyle demi? yeni TDK’nin Türkçe Sözlük’ü: “Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre, binada kat maliklerinin ortak kullanymyna açyk olan yerler.”

Bu tanymyn do?ru olmady?yny bir apartmanda konutu olan herkes bilir. Andyklary yasa, “ana ta?ynmazyn ayry ayry ve ba?lyba?yna kullanylmaya elveri?li olup, bu yasa hükümlerine göre ba?ymsyz mülkiyete konu olan bölümlerine ba?ymsyz bölüm denir” diyor. Ba?ka söze gerek var my?

Yeni TDK’ye öneri

Önceki dizgi düzeni yönünden ilkeldi. Bu sözlü?ün uygulayymsal düzenleni?i, baskysy öncekinden iyi. Gönül içerik olarak da iyi, güvenilir olmasyny isterdi. Yazyk ki öyle bir durum yok. Devletin a?yrly?yyla resmi yerlerde, örne?in okullarda kullandyrylmasy, onun Türkçeyi bilenlerce kullanylmasyny sa?layamaz. Gerçekten ölçünlü dil sözlü?ü olabilmesi için çaba harcandy?yny söylemek güç. Öyle olsa, yabancy sözcüklere kar?ylyk olarak önerdikleri, henüz hiç kullanylmamy? olan sözcükleri almazlardy. Çünkü yöntem olarak, sözcüklerin kullanyldy?yny yazarlaryn tanykly?yyla desteklemek yolunu seçmi?ler. Baty kaynakly sözcükleri özgün yazymlaryyla sözlü?e buyur etmezlerdi. Türkçenin yazymyyla böylesine syk oynamazlardy. Sözlüklerinin tanymlary do?ru, tanymlardaki bilgiler sa?lykly olurdu.

CHP yeni TDK’nin çaly?malaryny yeterli bulmuyor ve Atatürk’ün parasyny onlara vermiyor. Yeni TDK’ye önerim ?udur: Her bakymdan güvenilir bir sözlük hazyrlayyn. O zaman CHP bile sizi kutlar.

(Cumhuriyet, 20 Nisan 2006)

“MIZRAKLI YLMYHAL” YA DA MIZRAK ÇUVALA SI?MAZ

Ali Püsküllüo?lu

Dil ile dü?ünce arasyndaki ili?ki, kaçynylmaz. Dilin dü?ünceyi, dü?üncenin de dili de?i?tirdi?ini biliyoruz. Dil her zaman de?i?ebiliyor, çünkü insan ve dolayysyyla toplum de?i?iyor. Çünkü dil de, dü?ünce de insanyn ürünü. Dil de?i?irken dü?ünceyi, dü?ünce de?i?irken dili etkiliyor. Bunu ?u kysacyk ya?amymyzda hepimiz algylamy?yzdyr. Bugünkü biz elli yyl önceki biz olmady?ymyz gibi, kullandy?ymyz dil de elli yyl önceki dil de?il.

“Dil de?i?memeli, geçmi?imizden kopuyoruz” diyenler, “de?i?meyen tek ?eyin de?i?im” oldu?unu kabul etmeyenlerdir.

Her ?ey birdenbire de?i?miyor elbette, bir evrilme söz konusu. Üstelik, “de?i?im” deyince bundan her zaman iyiye, güzele, ileriye do?ru bir yönelimi dü?ünmemeliyiz. Ama usa elbette ilk gelen, ileriye do?ru de?i?imdir.

Ye?ledi?imiz de?i?im budur.

Geriye do?ru bir de?i?imi isteyenler yok mu? ?u yyllarda çok, hem de pek çok. Onlaryn tutumuna “gericilik” deniyor ama bence onlaryn dili bu tutumu daha iyi anlatyyor: “Yrtica!”

Evet, “irtica”, eskiyi geri getirme eylemidir. Bunu siyasal, toplumsal alandan dar bir alana, dil konusuna indirgersek Osmanlyca özlemi olarak görebiliriz. Örne?in sözlü?e, kullanymdan dü?mü? Arapça, Farsça sözcükleri yeniden almak da böyle bir eylem sayylmalydyr.

Bir sözlük dü?ünün ki, daha önceki baskylarynda bulunmayan Osmanlyca sözcükleri almakla yetinmemi?, buna dinsel alanda kullanylan sözcükleri de yo?un bir biçimde eklemi?se, bu eyleme bir ba?ka tanym bulabilir misiniz?

?imdiki Türk Dil Kurumu’nun sözlü?ü yalnyzca Türkçe olmayan dinsel sözleri almakla kalmamy?, buna Hacy Bayram yöresinde bulunan kitapçylarda satylan ve syradan bir kitap ady olan “myzrakly ilmihal”i de eklemi?tir (Türkçe Sözlük, 10. basky, Ankara 2005.)

Bir kitap ady olan Myzrakly Ylmihal madde ba?y yapylmy?.

Peki, “myzrakly ilmihal” ne? Bu da üzerinde myzrak resmi bulunan bir “ilmihal.” Kitapçy?yn üzerindeki “myzrak” bir tür marka imi, onu öteki “ilmihal”lerden ayyran im. Tanymynda “kapa?ynda myzrak resmi bulunan ilmihal kitaplaryndan biri” oldu?u belirtilmi?.

Elbette bu türe giren ba?kalary da var. Örne?in, basyndan ö?rendi?imize göre, kimi belediyeler de görevleriymi? gibi, kendilerine göre “aile ilmihali” düzenleyip halka da?ytmaktadyr. Mademki ba?ka “ilmihal kitaplary” da var, onlar da sözlü?e alynmalyydy, de?il mi? Çünkü sözlükçülük yöntemi, sözlü?e alynan bir ö?enin benzerlerinin de alynmasyny gerektirir.

Bir sözlü?e kitap adlary alynacaksa bunun sonu bulunur mu? Örne?in bu sözlükte Myzrakly Ylmihal var da Kuyucakly Yusuf neden yok? (Bu son soru ?aka elbette, TDK’dekiler “ciddi” sanyrlar da yanytlamaya kalkarlar diye açyklamak zorundayym.)

Bir de ?u var: “Myzrakly ilmihal” kitap adyysa, özel addyr ve her iki sözcü?ünün de ba? harfleri büyük olmalydyr. TDK’nin Yazym Kylavuzu, kitap adlarynda kural olarak her sözcü?ün büyük harfle ba?layaca?yny söylüyor. Bu sözcüklerin yazyly?ynda kendi kurallaryna da uymamy?lar.

“Ylmihal” nedir diye sorarsanyz, TDK sözlü?ünün tanymy ?öyle: “Yslam dininin kurallaryny ö?renmek için yazylmy? kitap.”

“Ö?renmek” için kitap yazylyr my? “Yslam dininin kurallaryny ö?renmek için” mi, yoksa “ö?retmek için” mi kitap yazylyr? “Ö?retmek için” denmesi gerekmez miydi? Andy?ymyz sözlükte böyle tanym pürüzleri sayylamayacak denli çok.

TDK sözlü?ü, her sözlük gibi, “seccade”yi almy?. Onu yeterli bulmamy? “namaz seccadesi”ne yer vermi?.

“Seccade” üzerinde bir tek ki?inin namaz kyldy?y küçük bir yaygydyr. Ona halk “namaz seccadesi” dese bile, bu bir “galat”tyr. Onu alan sözlü?ün, en azyndan, bunun bir yanly? kullanym oldu?unu belirtmesi gerekir.

Bu sözlükte kimi atasözlerinde bile, sözün özgünlü?ü bozularak dinsel göndermeler yapylmy?. Örne?in “sora sora Ba?dat bulunur” sözü “sora sora Kâbe bulunur” biçiminde de sunulmu?tur.

Yani atasözünün hem özgün biçimi bozulmu?, hem de söz dinsel kyly?a büründürülmü?tür.

TDK sözlü?ünde deyimlerin de özgünlükleri bozulmu?tur. Örne?in“nohut oda, bakla sofa” deyimi bu sözlükte “bakla oda, nohut sofa” olmu?tur. Özgün olana bir yazarymyzdan tanyk tümce konmu?, ama özgünlü?ü bozuk olarak “bakla oda, nohut sofa” biçiminde alynanda tanyk tümce yok. Nedeni açyk: Hiçbir yazarymyz bir deyimin bozuk biçimini kullanmaz.

Yki biçimde ve abecesel syra nedeniyle her iki yerde sözlü?e alynan bu deyim, ayny sözcüklerle tanymlanmy?. Sözlükçülükte, böylesi durumlarda tanym birinde yapylyr ve kullanycy tanymy yapylana, daha syk kullanylana gönderilir. Bu deyimde o da uygulanmamy?. Kim bilir, belki de onlary ayry deyimler sanmy?lar. Bir sözcü?ün tanymynda “ta?yt”a “ta?yt aracy” (TDK sözlü?ü, s.204) diyen bir sözlükte böylesi pürüzlerin olmasy do?aldyr.

Genel dil sözlüklerinde yerel dil sözcüklerine (daha do?rusu, ölçünlü dil sözcüklerinin bölge a?yzlaryndaki bozuk biçimlerine) yer verilir mi? Bu sözlük vermi?tir: “Benef?e”, “bytyrak”, “bö?rülce” ve daha niceleri...

Buna bir ?ey diyen çykmyyor.

Yalnyz buna my? “Anchorman”, “au pair”, “billboard”, “blender”, “bodyguard”, “grossmarket” gibi nice Yngilizce, Fransyzca, Almanya sözcüklerin böyle kendi özgün yazyly?laryyla Türkçe Sözlük’e alynmasyna da kimse bir ?ey demiyor. Üstelik böyle bir sözlük bir devlet kurulu?unca hazyrlanyyor ve devlet eliyle yayylyyor. Do?ru mu yanly? my diye, bir göz atan olmuyor.

Ne diyor atasözü: “Myzrak çuvala sy?maz!”

Ama artyk öyle bir dönemdeyiz ki her ?ey çuvala sy?yyor. Çuval delik de?ik olsa da... sy?dyryyorlar ya da sy?dyrdyklaryny sanyyorlar.

Dil de, dü?ünce de de?i?ir ama Türkçeyi böylesine bozarak de?i?tirmeye kimsenin hakky olmady?yny söylemek zorundayyz.

(Sözcükler, Ocak-?ubat 2007)
Kullanıcı kimliğini gösterAli PÜSKÜLLÜOĞLU tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
demiş ki:
fatiha: “Kuran’yn, ölülere Tanry’nyn rahmetini dilemek için dua olarak okunan ve halk arasynda “elham” diye bilinen birinci suresi.”
Ali PÜSKÜLLÜO?LU


Fatiha'nyn Kuran'yn birinci suresi oldu?u ve herkesçe olmasa da halk arasynda ölülerin ruhlaryna gönderme yapyldy?y do?rudur; ama, Kuran ölüler için inmemi?tir.

Alıntı:

(Bakara:53) Hani, do?ru yolu tutasynyz diye Mûsâ'ya Kitab'y (Tevrat'y) ve Furkan'y vermi?tik.

(Nahl:44) (O peygamberleri) apaçyk belgeler ve kitaplarla gönderdik. Ynsanlara, kendilerine indirileni açyklaman ve onlaryn da (üzerinde) dü?ünmeleri için sana bu Kur'an'y indirdik.

(Nahl:98) (Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir ?ahit gönderece?imiz, seni de onlaryn üzerine bir ?ahit olarak getirece?imiz günü dü?ün. Sana bu kitaby; her ?ey için bir açyklama, do?ru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

(Ysra:106) Biz Kur'an'y, insanlara dura dura okuyasyn diye âyet âyet ayyrdyk ve onu peyderpey indirdik

(Tâ hâ:3) (Ey Muhammed!) Biz Kur'an'y sana sykynty çekesin diye de?il, ancak (Allah'yn azabyndan) korkacaklara bir ö?üt (bir uyary) olsun diye indirdik.

(Bakara:99) Yemin olsun, biz sana açyk-seçik ayetler indirdik. Onlary, sapmy? olanlardan ba?kasy inkâr etmez.

(En’âm:126) Bu, Rabbinin dosdo?ru yoludur. ?üphesiz dü?ünüp ö?üt alacak bir toplum için âyetleri ayry ayry açykladyk.

(Furkan:50) Andolsun, biz bunu insanlar arasynda, dü?ünüp ibret alsynlar diye tekrar tekrar açykladyk. Fakat insanlaryn ço?u nankörlükte direttiler.

(Kehf:54) Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali de?i?ik ?ekillerde açykladyk. Fakat insan tarty?maya her ?eyden daha çok dü?kündür.


(Ybrahim:1) Elif, Lâm, Râ. Bir kitaptyr bu. Ki indirdik sana, çykarasyn diye insanlary Rablerinin izniyle karanlyklardan nura; Hamîd, Azîz olanyn yoluna...

(Bakara:2) Y?te sana o Kitap! Ku?ku/ çeli?me/ tutarsyzlyk yok onda. Bir kylavuzdur o, sakynanlar için.
_____________________________________________________
www.kuran.gen.tr
[Diyanet ve Ya?ar Nuri Öztürk Çevirileri]


Ben de önceden ölülerin ruhlaryna gönderiyordum. Bir süredir, özellikle okuduktan sonra "Tanry'm sen bizi katynda yücelttiklerinden et! Bataklykta kaybolup yitenlerden de?il..." diyorum. Çünkü ölünce bunlary dileyemeyece?im.

Alıntı:

(Enam:158) Onlar, ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini ya da Rablerinin bir takym alametlerinin gelmesini gözetliyorlar. Rabbinin bazy alametleri geldi?i gün, önceden iman etmemi? veya imanynda bir hayyr kazanmamy? bir kimseye o günkü imany hiçbir yarar sa?lamaz. De ki: "Gözetin! Çünkü biz de ?üphesiz gözetiyoruz.

(Hac:56) Mülk o gün tek olan Allah'yndyr; aralarynda hükmünü verir. Artyk iman edip iyi i?ler yapmy? olanlar Naim cennetlerindedir.

(Muminun:101) Sur'a üfrüldü?ü zaman, artyk o gün ne aralarynda soy sop ili?kisi olacak, ne de birbirlerini soracaklar.

(Furkan:22) Melekleri görecekleri gün, suçlulara o günde hiçbir sevinç haberi yoktur. Ve "Yasak yasak !"diyeceklerdir.

(Muminun:112) "Yeryüzünde kaç yyl kaldynyz?" diye soracak Allah.

(Muminun:114) Allah buyuruyor ki: "Bilmi? olsanyz, gerçekten pek az kaldynyz."

(Muminun:118) Ve de ki: "Rabbim, beni ba?y?la, merhamet buyur; Sen merhamet edenlerin en hayyrlysysyn!


Sonuç olarak, "tanym yanly?tyr" derim. Her ne kadar halk arasynda ölülere okunsa da...

Saygylar
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Sayın kekmeg_er kesinlikle size katılıyorum. Kur'an ölüler için değil diriler içindir. Elbette okunmasıyla ölenlere rahmet dileme söz konusudur. Bunun aksi söylenemez. Ama bunu esas almak tamamen yanlıştır.

_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Sözlüklerde kelimelerin açyklanmasy üzerine
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 10 Oca 2007
Bildiriler: 87
Alıntıyla Cevap Gönder
Yukarydaki polemikleri yeni gördüm ve tamamyny okuyamadym, okudu?um kadaryna ili?kin görü?lerim ?öyledir:
1. Türk dili hepimize ait oldu?undan gereksiz çeki?meleri bir yana byrakmalydyr.
2. Kullanymdan dü?mek ifadesine katylmyyorum. Bugün bir ki?iden duydum, birisine ?öyle dedi: Devamly be?u? bir yüzün var! Bir ki?i bile kullansa dü?memi? demektir.
3. Türkçede kalyn k, ince k meselesi yoktur, kalyn h ince h meselesi yoktur kanaatimce, çünkü bunu savunmakla hemze ve ayyn seslerini de savunmak gerekecektir. Mesela halkiyat varsa sevkyyat olmaz.
4. Suiistimal=suistimal, hulya=hülya, mubah=mübah yazyly?lary bence do?rudur.
5. Takiyye=takiye'dir.
6. ha?a'da ?apka meselesi: hala bu ?apka meselesini halledemedik mi?!
7. Fatiha: Kur'an'yn ölülere Tanry'nyn rahmetini dilemek için dua olarak okunan ve halk arasynda elham diye bilinen birinci suresi, fatiha suresi, diye açyklamy? Ali Püsküllüo?lu. Ayny kelimenin 1967'de Milliyet'in basty?y Ansiklopedik Sözlük'teki kar?yly?y ?öyle:
Fatiha: Müslümanlar arasynda her i?in ba?ynda ve ölüler için Tanry'nyn rahmetini dilemek üzere dua gibi okunur.... Di?er sözlüklerde farkly kar?ylyklar var, Ferit Devellio?lu'nun sözlü?ünde, Kubbealty sözlü?ünde vs.
Bu kelimenin mecaz anlamyndaki farklylyk üzerinde durmadan, bir kelimeye kar?ylyk yazma syrasynda sözlükbilimcinin nasyl bir gayret sarf etti?i üzerinde tarty?mak lazym, çünkü terimler ba?ta olmak üzere bütün kelimelerin kar?yly?yny açyklama i?i bugünün imkanlary, internet imkanlary (özellikle ek?isözlük geli?melerindeki gibi, bir kelimenin yüzlerce öznel açydan gösterildi?i göz önüne alynyrsa) üzerinde durmak gerekmektedir. Sadece anlamyn ifade edilmesi de?il, bunun öyle bir kusursuz cümle ile verilmesi lazymdyr ki, bu konu üzerinde hiç konu?ulmuyor.
8. "ona yakyn bilim adamy" ifadesi yanly?tyr, ya 10'dur ya 9'dur.
9. Sözlükteki bir maddenin kar?yly?y bir cümleyle açyklanyr ve bu cümle herkesin üzerinde birle?ti?i ve efradyny cami a?yaryny mani olacak ?ekilde tam olmalydyr, diye bir kural var mydyr? Sevgi ve saygylar.
Kullanıcı kimliğini göster14. savaşçı tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Ali Püsküllüoğlu'na Cevap
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2