Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Türkçede vurgu: yeniden değerlendirme
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Ortaokuldan beri pek kulak asmadığımız ama benim en çok beğendiğim bir kuralı duyarız Türkçe derslerinde:
Türkçede vurgu yüklemden önceki öğededir!
Oysa ben bunun tam da öyle olmadığını düşünüyorum. Dilbilimci değilim ama kendi çapımda düşününce, bana öyleymiş gibi geliyor. Günlük kullanımlarda en çok bu gözüme çarpıyor. Bu yüzden bu başlık kişisel bir sav niteliğindedir. Muhtemelen dilbilimciler bunu uzun uzadıya tartışımışlardır. Ama ben uzman olmayan biri olarak kuşkulandım, kafama yatmayan bir şey var. Açıklaması gelene kadar ben karşı çıkmalıyım ki doğrusunu öğrenebileyim, "sav + karşıt sav = birlik" ("tez + anti tez = sentez").

Bilinen savı anımsayalım:
Türkçede vurgu yüklemden hemen önceki öğededir. Buna örnek olarak çok çok basit ve tanıdık bir cümleyi ele alalım :)
Ali, dün sabah okula gitti.
Burada vurgu açıkça "okula" öğesidir. çevirisi: "Ali'nin dün sabah gittiği yer okuldur". Kural da bunu söylüyordu zaten. Evirelim,
Ali, okula dün sabah gitti.
vurgu "sabah" öğesinde! "Ali'nin okula gittiği zaman dün sabahtır."
Dün sabah okula Ali gitti.
vurgu açıkça "Ali"de. "Dün sabah okula giden Ali'dir."

Peki ya yüklem? Yüklemin vurgulandığı durum hangisi? yüklemi iki kere kullanıp birini diğerinin önüne mi koyalım? Önüne hiçbir şey koymasak ne olur?
gitti Ali okula dün sabah
bu cümlenin anlamı ne? Neye vurgu yapıor? Tamam, birinin dün sabah okula gittiğini anlatıyor ama vurgulamak istediği ne? Sanki yine "okula" vurgulanmış gibi duruyor. Başka türlü tonlama yapamadım.

Yukarıdakilerin hepsi "kurallı" cümlelerdi ve görüldüğü gibi sorun yaşamadık. Oysa devrik bir cümle yaptığımızda işler karşıtı. Adı üzerinde kuralsız :) Ama benim savım o ki kuralsız kullanımlardan en az biri kurallı olarak nitelendirilmelidir!

Sav. Türkçede vurgu son öğeden hemen önceki öğededir!
Kurallı cümlelerde yüklem hep sonda olduğu için onun önündeki öğe açıkça vurguludur. Kurallı cümleler için bilindik kural geçerliliğini korur.
Devrik cümlelere bakalım. Şimdi amacımız yüklemi vurgulamak olsun. Daha az öğeli cümlelerle başlayayım.
Gitti Ali.
Burada zaten iki öğe bulunduğu için her şey açıktır. Vurgu yüklemdedir. (Ali ne yaptı? sorusuna yanıt)
Üç öğeye çıkaralım:
Ali gitti okula.
Ali gitti dün sabah.
Okula gitti Ali.
Dün sabah gitti okula
...
Örnekler çoğaltılabilir.

Konunun uzmanlarından yardım dileklerimle, saygılar...

_________________
Bir özgönderge: "Bu tümce yanly?tyr."
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Şub 2007
Bildiriler: 53
Şehir: Frankfurt/Main
Alıntıyla Cevap Gönder
Ben bu bölümü açtığımda, Türkçedeki vurgu ile karşılaşacağımı sanmıştım. Bilindiği gibi, vurgunun kelime vurgusu, cümle vurgusu, anlam vurgusu, ünlem vurgusu gibi türleri vardır. Meğerse tümcedizisi ile ilgiliymiş.

Meseleyi
konu - odak açısı altında ele alınmalı. Konuşan, neyi konu seçiyor, neyi dinleyicinin dikkatine sunmak istiyor?

Sonra, Türkçenin "normal" diyebileceğim tümcedizisi nedir, farklı sırayla yapıldığında kasıt nedir, onlara bakmalı. Konunun odaklaşabilmesi ya da nispeten önemini kaybetmesi keyfiyeti gözden uzak tutulmamalıdır. Yüklemden sonra getirilen özneler, cümlenin anlaşılması için gerekli olan bir bilgiyi mi içeriyor (yani yeni bir bilgiyi mi), yoksa aslında gerekli olmayan, fazladan bir bilgiden mi ibaret?

Devrik denilen cümlelere de bu açıdan bakmak gerekir.
Buraya gel
yerine
Gel buraya
dense bile, Türkçeye uygun düşüyor. Ona devrik diyemiyorum (Gerçek devrik cümleleri mesela Bekir Yıldız´ın kitaplarında bulabilirsiniz.)

Buradan hareketle, sanıyorum, bir neticeye ulaşabilirsiniz.
Kullanıcı kimliğini gösterBilge tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Bahsettiğim şey öğe vurgusudur. Yâni tümcede hangi sözcüğe/öbeğe vurgu yapıldığıyla ilgileniyorum. Diğer vurgulara da değinmek istiyorum, ama öncelikle bu tür vurguya eğilmek niyetindeyim. Önce biçim sonra anlam...

Benim başlıkta rica ettiğim şey hangi yolu izleyeceğim değildi. Kendime bir yol kestirmiştim (önerdiğinize benzer olarak). Sonrasında zâten bir sonuca vardım. Başta da dediğim gibi, iletide (kendi çapımda) bir "sav" ortaya atıyorum. Yâni bir sonuca varmışım. Bu başlığı okuyanlardan ricam, doğru düşünüp düşünmediğimin tartılması idi. Siz ne düşünürsünüz? Türkçede vurguyu taşıyan sözcük yüklemden önceki öğe midir yoksa son öğeden önceki midir? Bunu dilbilimciler tartışmışlar mı daha önce? Tartışmış olsalar gerek.

Devrik cümleye gelirsek, devrik cümleyi tartışma dışı olarak görüyorum. Devrik tümceyi, ortak sezgiye dayanarak "yüklemi sonda olmayan tümce" olarak kullandığım ortadadır. Bu yüzden devrik cümlenin ne olduğuyle değil, devrik cümlede ne olduğuyla ilgileniyorum.

Saygılar...
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Eyl 2005
Bildiriler: 312
Alıntıyla Cevap Gönder
Konuşma Sanatı (Diksiyon) konuları arasında biz buna "Değer Sözcük" diyoruz. Dilciler ise "Ayrım Vurgusu" diyorlar. Özetle: "Bir tümcede diğerlerinden daha çok anlamı üzerinde toplayan sözcüğe DEĞER SÖZCÜK" diyoruz. Aslında söylenen doğrudur. Yani "Bir tümcede vurgulanması gereken sözcük yükleme en yakın olanıdır." Ancak bunu her durumda gerçekleştiremeyebilirsiniz. Anlamı yüklediğiniz sözcükle birlikte tümcenin anlamı da değişir. Sözgelimi:

Bugün Mehmet bize geldi.

Tümcesinde öncelikle vurgulanması düşünülecek olan sözcük yüklemin hemen yanındaki "bize" sözcüğüdür. Bu sözden çıkan anlam da "Bugün Mehmet'in bize geldiğinin bilinmesi isteğidir." Yazının öncesi ve sonnrası incelendiğinde de aslında anlatılmak istenen şeyin tümcenin içine başka bir biçimde saklandığı görülür. Bunun okuma sırasında açıkça ortaya çıkarılması gerekir. Buna da "Anlatımda Açıklık" ilkesi diyoruz. Eğer anlatılmak istenen "Bize bugün gelenin MEHMET" olduğunun bilinmesi ise bu durumda:

Bugün Mehmet bize geldi.

Olarak vurgulanmalıdır. Anlatılmak istenen "Mehmetin bize BUGÜN geldiği" ise o zaman da:

Bugün Mehmet bize geldi.

Diye vurgulanacaktır. Bunun yanında bir de sesin tonuyla verilecek başka anlamlar da vardır. Buna da "İncelik" diyoruz. Hani öyle bir "Seni seviyorum" dersin ki "Allah belanı versin" demekten beter edersin ya... onun gibi işte... Bu, dilin kuralları içinde yer alır. Yani aslında ortada tartışacak bir şey de yoktur. Söylediğiniz konularda kimsenin bir şeye itiraz edebileceğini sanmıyorum sayın OktayD.
Kullanıcı kimliğini gösterMehmet Çömez tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Sayın Çömez. Benim iddiam şu: Türkçede "ayrım vurgusu", son öğeden bir önceki öğededir (son öğe yüklem olmasa bile!) Yâni benim savıma göre,
Mehmet bize geldi bugün.
tümcesinde ayrım vurgusu geldi sözcüğü olmalı, yâni burada vurgu yüklemdedir diyorum. Oysa bilindik kural: Türkçede "ayrım vurgusu", yüklemden önceki öğededir. Yâni bu kurala göre yine aynı tümcedeki ayrım vurgusu bize olmalı. İşte ben buna (izninizle) itirâz ediyorum.

Bu arada son iki örneğinizde vurgu söylediğiniz yerlerde değil diye düşünüyorum (ses tonuyla bile olmuyor gibi geldi). Saygılar...
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Eyl 2005
Bildiriler: 312
Alıntıyla Cevap Gönder
Alıntı:
Mehmet bize geldi bugün.
tümcesinde ayrım vurgusu geldi sözcüğü olmalı

diyorsanız eğer, "geldi" sözcüğünü vurgulayarak konuşmalısınız. Bunda bir sorun yok demeye çalışıyorum ben de. Ancak bu "Vurgu genelde yüklemden önceki sözcüktedir" kuralını değiştirmez. Yalnızca ayrıcalıklı bir durumdur hepsi bu.
Kullanıcı kimliğini gösterMehmet Çömez tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Arl 2006
Bildiriler: 244
Şehir: Mersin
Alıntıyla Cevap Gönder
Ben de zâten diyorum ki "yüklemden önceki öğe" kuralı da sadece kurallı (yüklemi sonda olan) tümcelerde geçerlidir! Onun dışında geçerli değildir, bu yüzden kuralın genel ifadesi "son öğeden önceki öğe" olmalıdır.

İnsanlar devrik tümce kurmayı çoğunlukla bilemiyor. Örneğin bir metin yazarken vurguyu yapmak istediği sözcüğü yanlış yere koyması metinde boğukluk yaratıyor. Özellikle uzun tümcelerde, vurguyu taşıyacak yan tümcecikler yanlış yerde olunca okuyan kişi tümceden hiçbir şey anlayamıyor. En kötüsü de çevirilerde görülüyor, batı dillerinde (ve birçok dilde) vurgu sadece ve sadece ses tonuyla yapıldığı için Türkçeye çevirmek biraz dikkat istiyor. Ben çevirmen ya da dilbilimci değilim, ancak okuduğum kitaplardan aldığım gözlemler beni böyle bir düşünceye sürükledi.
Kullanıcı kimliğini gösterOktayD tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Türkçede vurgu: yeniden değerlendirme
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2