Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Adlarımız neden Türkçe değil
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Ksm 2007
Bildiriler: 38
Şehir: Mu?la
Alıntıyla Cevap Gönder
Adlarımız neden Türkçe değil Çocuklarımıza koyduğumuz adların‚ adlarımızın yalnızca üçte birinin Türkçe olduğunu‚ geri kalanın çok önemli bölümünün Arapça‚ önemli bir kısmının Farsça ve çok az bir bölümünün diğer dillerden oluştuğunu söylemiştik.

Bu olgunun nedenini de uygarlık tarihindeki rolümüzün “kurucu” olmaktan ziyade “aracı”lık etmek olmasına bağlamıştık. Çocuklarımıza koyduğumuz “ad”ın dolayısıyla “dil”in uygarlık oluşumundaki değerini toplumca anlayamıyoyoruz demiştik. Bu düşüncelerimiz bazılarınca hiç dikkate alınmayabilir‚ “Hangi devirde yaşıyoruz‚ çocuklarımızın adları şu veya bu dilden olmuş ne fark eder?” diye burun kıvırabilirler. Onlara bize buraya kadar bile tahammül edebildikleri için teşekkür ediyor‚ iyilikler ve kolaylıklar diliyor‚ yazının bundan sonrasını okumamalarını salık veriyoruz. Bazıları ise bu düşüncelerimizi hiç değilse tartışmaya değer bulurlar. “Ne var bunda‚ Türkler bini yılı aşkın süredir İslam uygarlık ve kültürü dairesindedir‚ bu yüzden adlarımızın çoğunun Arapça olması anlaşılabilir bir durumdur” diyenler çıkabilir. Yine Türkçe adlar kadar çok olan Farsça adlarımız uzun yıllar İran’da İmparatorluk kurmamızın getirdiği kültürel etkileşimle ve İslam olmamızda İranilerin etkilerinin pek çok olmasıyla açıklamaya kalkanlar olabilir.

Albatros‚ Buket‚ Defne‚ Delta‚ Demet‚ Demeter‚ Efe‚ Efendi‚ Elmas‚ Fulden‚ Fulya‚ Funda‚ Helin‚ Hülya‚ İlayda‚ Kiraz‚ Melis‚ Melisa‚ Papatya‚ Pelin‚ Petek‚ Poyraz‚ Püren‚ Selin‚ Temel adlarının Rumca-Yunanca; Levent‚ Lider‚ Sezar‚ Turunç‚ Venüs‚ Volkan adlarının Latince ve İtalyanca; Melodi‚ Orkide‚ Sibel‚ Tül adlarının Fransızca; Eylül‚ Nisan‚ Semiramis adlarının Süryanice; Fidel ve Manolya adlarının İspanyolca; Tayfun adının Japonca oluşunu açıklayacak nedenler olanlar bulunabilir aramızda.

Bizim tüm bu söylenenlere bir itirazımız yoktur. Şüphesiz İslam uygarlık ve kültürü dairesinde oluşumuz çocuklarımıza verilen adları etkilemesinde hatta birinci etken olmasında şaşılacak bir durum bulunmamaktadır. İslamlaşmamızdan sonra ad verme yöntemimiz (geleneğimiz) İslam Peygamberinin ve yakınlarının adlarını çocuklarımıza verme şeklini almış‚ verilen adların Kur’an’da bulunmasının iyi olacağı şeklinde bir inanç oldukça etkili olmuştur. Bu etkinin sonucu olarak halkımız nesiller boyu Peygamberin ve yakınlarının isimlerini çocuklarına vermiş “Muhammed”i‚ “Mehmet”‚ “Mahmut” yaparak hem Türkçeleştirmiş hem de bir nezaket ve zerafet örneği de göstermiştir. İslam’ın önde gelenlerinin adlarını Türkçe kullanıma uygun hale getirmek‚ tüm İslam dünyasının önderi konumundaki Türk imparatorlukları için anlaşılabilir bir durumdur. Ancak çağlar boyunca çocuklarına ad verme konusunda Türklerin bir özensizlik sergiledikleri‚ kendilerine özgü bir yol izlemekten ziyade duruma uygun davrandıkları‚ ad verme işemine gerekli önemi vermedikleri de doğrudur. Orhun Anıtları’nda “Türk beyleri Türk adını bıraktı‚ Çince adlar alıp Çin kağanına bağlandı” diye sitem edilmektedir. Bu özensizlik İslam öncesi Sasani ve Pers adlarını hükümdara ve ailesine veren Anadolu Selçuklularında doruğa çıkmıştır. Farsça kökenli ad verme geleneği öylesine yerleşmiştir ki‚ aramızdan birisine Feridun‚ Hüsrev‚ Cem‚ İsfendiyar‚ Behram‚ Rüstem‚ Neriman‚ Zühre gibi adların Farsça olduğu ve İslam’la hiçbir ilgilerinin bulunmadığını söyleseniz‚ inandırıcı olamazsınız.

Çocuklarımıza ad vermedeki özensizliğimiz bugün de kendini belli etmektedir. Çocuklarımızın adları hala önemli ölçüde dinsel gelenek tarafından belirlenmektedir. Örneğin 1950-1970 arası en çok verilen adlarla 1995-2000 arası en çok verilen adlar arasında büyük ölçüde benzerlik vardır. 1950-1970 yılları arasında çocuklarımıza en çok kızlarda‚ Ayşe‚ Emine‚ Fatma‚ Zeynep‚ Hatice‚ Fadime‚ Meryem‚ Rahime‚ Sultan‚ Şerife erkeklerde en çok Mehmet‚ Mustafa‚ Ahmet‚ Ali‚ Hüseyin‚ Hasan‚ İsmail‚ İbrahim‚ Osman‚ Ramazan adları verilmiştir. 1990-2000 yılları arasında doğan çocuklarımıza kızlarda en çok Merve‚ Fatma‚ Büşra‚ Elif‚ Kübra‚ Esra‚ Zeynep‚ Ayşe‚ Emine‚ Hatice erkeklerde en çok Mehmet‚ Mustafa‚ Ahmet‚ Emre‚ Ali‚ Murat‚ İbrahim‚ Ömer‚ Burak‚ Hüseyin adları verilmiştir. Gerek kızlarda gerek erkeklerde en çok verilen adlarda dinsel referansların belirleyici olduğu dikkat çekmektedir. (Enteresan olan şu ki‚ bu yıllar arasında soyadı olarak en çok kullanılanlar‚ Yılmaz‚ Kaya‚ Demir‚ Şahin‚ Çelik gibi Türkçe kelimelerdir.) Ancak adlarda belli belirsiz bir yenilenme görülmektedir. 1990 sonrasında başlayan bu dinsel referanslardaki yenilenme daha sonraki yıllarda çok bariz hale gelmiştir. Adlar üzerine çalışan bir araştırmacı‚ son zamanlarda “dindar çevrelerde kolektif aidiyet bilincinin ve ortak kültürün‚ adları belirlemede epey etkili olduğu da gözlendi. Sümeyye‚ Tuğba‚ Rabia‚ Elif‚ Kübra ve Betül‚ en popüler olanlarıydı. Öyle ki bu dönemde doğan çocukların okula gittiği döneme rast gelen 1990’larda kimi özel kız kolejlerinin sınıflarında ortalama 30 kişilik öğrenci sayısına karşılık‚ sınıftaki isim sayısı 4-5’i geçmedi. 1990’lı yıllarda ise toplumun bu kesiminde ’nur’lu döneme geçildi Ayşe‚ Fatma gibi klasik isimlerin ve yukarıda sayılanların sonuna ’nur’ eklendi. Bu dönemde dinî kaygıyla verilen Mehmet‚ Mustafa‚ Ahmet‚ Ali‚ Hasan‚ Hüseyin gibi erkek isimlerinin yerini‚ gelenekte var olmayan sahabe isimlerinin aldığını Ammar‚ Yasir‚ Enes‚ Muaz‚ Furkan ve Ensar gibi isimlerin verildiğini görüyoruz.” demektedir ki bu gözlemlere katılmamak mümkün değildir.

Dinsel referans sistemlerinde ortaya çıkan bu değişim‚ zaten güçlükle ayakta duran geleneğin egemenliğinden ideolojilerin egemenliğine doğru hızlı bir geçişi göstermektedir. Artık çocuklarımıza ad vermede özensizliğimize bir de ideolojinin egemenliğinin eklendiği her çevrede kendisini açıkça hissettirmektedir: Umut‚ Barış‚ Deniz‚ Özgür‚ Özlem‚ Devrim‚ Uygar‚ Nazım‚ Piraye‚ Ulaş‚ Eylem… Turan‚ Alparslan‚ Atilla‚ Asena‚ Ülkü‚ Işık‚ Kürşat… Kağan‚ Kaan‚ Doğuhan‚ Metehan‚ Alp‚ Alperen‚ Boğaç‚ Türkmen‚ İzgi‚ Aybüke‚ Aydilge… Selamet‚ Necmettin‚ Adil‚ Mücahit‚ Fatih… Merve‚ Sümeyye‚ Büğra‚ Tu?ba‚ Rabia‚ Elif‚ Kübra‚ Betül‚ Şeyma Feyza‚ Beyza… Bu saydıklarımız çocuklarımıza yeni verdiğimiz adlardan birer demet değildir yalnızca. Her adın arkasında bizi göndermek istediği başka bir adres vardır. Bu gerçeği hepimiz bilmiyor muyuz?

Sahi‚ ben boşuna mı kaygılanıyorum? Özbeöz Türkçe olan ve Türklerin adeta kutsadıkları hayvan “at” ile çok yakın bağlantısı bulunan “ad” kelimesini Türkçe değil diye kullanmayıp Arapça “isim” kelimesini kullanmayı yeğleyen dil duyarlılığına (!) sahip aydınlarımız varken niye gidip rahatça yerimde oturmuyorum?


Doç. Dr. Erol Göka
Kullanıcı kimliğini göstermiba tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 18 Eyl 2007
Bildiriler: 31
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
Din değişince, birçok şey değişir, dini yaşam biçimi olarak alırsanız, hayatınız da kökten değişir. Bu adlara neden yansımasın? Belirteyim, ben "ad"sözcüğünü çok severim. Benim adlarım Arapça, soyadım Farsça ve çok aşağılayıcı. Ama en azından Muhammed, Abdullah değil. Lütfen, bu adlara sahip katılımcılar olabilir ama bu adlara sahip olmadığım için şanslıyım. Mehmet daha güzel mesela, denildiği gibi, Türkçe kokuyor. İnsanların, inandıları dindeki önemli ve kutsal kişilerin adlarını alması olağan, ama Türkler "abartıyorlar". Koca ailemde, 5 kardeşim var, sadece bir ablamın adı Türkçe: Evren. Anneminki Farsça, babamınki Gürcüce, ablamı, abimin ve benim Arapça, kardeşimin İbranice. Soyadımız da Farsça, tam cümbüş. Hiçbirimizde Türkçe ad yok. Ama eskiye oranla, insanlar daha çok Türkçe ad koymaya başladılar çocuklarına. Ama Türkçe olsun diye de bazen "eski mi eski" adları koymak da yanlış. Türkçe öyle bir dil ki, her şey, neredeyse her kavram ad olabiliyor.

Eğer çocuğum olursa, ki olmaz sanırım, adının tamamen Türkçe olmasını istiyorum. Bir tane daha olursa, ona da Gürcüce ve Yunanca bir ad vermek istiyorum Smile Evet, ters duruyor ama istiyorum.

_________________
O?an
Kullanıcı kimliğini gösterAfrasiyab tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 18 Eyl 2007
Bildiriler: 31
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
Bu arada, Albatros Yunanca değil Arapça bir sözcüktür. Arapçadan Latinteceye, oradan dünya dillerine yayılmıştır. Aynı şekilde Zühre de. Farsça değil, Arapçadır.

_________________
O?an
Kullanıcı kimliğini gösterAfrasiyab tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Ksm 2007
Bildiriler: 38
Şehir: Mu?la
Alıntıyla Cevap Gönder
Ertuğrul ÖLCE demiş ki:
Günlük hayatın akışına kendini bırakan umursuz insanlar için ne keder. Ad olmuş arapça, farsça, hans, coni ne farkeder. Şimdilerde ise yağmur, yaprak, yasmin gelecekte olacak regın, brid, jasmin.

Şükür Allahıma ki; Rahmetli babam Oğuz dedi bizlere Cengiz, Attila, Ertuğrul, Sencar, Turan, Erman. Sizlerde öğütleyiniz çocuk, torun, torunlara Türkçe adlar koymaya. Bizler de devam ediyoruz Oğuz, Timur, Mete, Uygur vs. adlandırmaya.


Hocam dilinize sağlık, ne güzel özetlemişsiniz. Şuan yabancı isimlere öyle büyük özenti var ki, bu da benliğimizden uzaklaştığımızı ve hep bir özenti içerisinde yaşadığımızın kanıtı.

Artık jasmin ve buna benzer yabancı isimleri sıkça görüyoruz zaten.
Kullanıcı kimliğini göstermiba tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Ksm 2007
Bildiriler: 38
Şehir: Mu?la
Alıntıyla Cevap Gönder
Bir internet sayfasında yayınlanan, en çok aranan isimler tablosu;

Sude.......141002
Tuana......132908
Arda..........71304
Almina......49245
Esra..........38742
Tuğçe........37125
Emre.........36204
Berfu.........29492
Azra..........28931
Zümra.......18174
Kullanıcı kimliğini göstermiba tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 18 Eyl 2007
Bildiriler: 31
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
yanLış: Turan, Farsça bi' ad/sözcük iken, nasıL oLur da Türkî atan sana bunu öğütLüyor? Turan, Farsça, TürkLer ya da Türkân gibi, TürkLerin yaşadığı yer demektir. Fars MitoLojisinde, İskitLerin (SakaLaryn) yaşadığı yer ebu ad veriLir, ama asLında burası Tur'a kaLmıştır. Zerdüşt'ü öLdürecek oLan bi' TuranLının ardından, bu iki uLus düşman oLacaktır hep... GazneLi Mahmud'a sunulan şahname'de (Firdevsî) bunLar uzun uzun anLatıLır...

Mete, uydurma bi' addır, Bu Mete'ye (gerçek adını hatırLamıyorum) ÇinLiLerin verdiği bi' adken, bunu TürkçeLeştirip ( Mou-tu) çocukLarımıza ad oLarak yakıştırmışız. İşin özüne baktığınızda, Türkçe sanıLan adLar biLe netameLidir. Ben o yüzden, Türkiye'de, "ad koyma özgürLüğü" oLmasını istiyorum. Kürt adLarı da rahat rahat veriLsin, Farsça veriLirken neden Kürtçe adLar engeLe uğruyor? Farsça ve Kürtçe çok mu uzak diLLer? Neredeyse tüm padişahLarın eşLerinin/anneLerinin yabancı oLduğu bi' saLtanatın mirasını taşıyan bi' üLkede, yabancı adLarı neden bu kadar tepki var?

_________________
O?an
Kullanıcı kimliğini gösterAfrasiyab tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 18 Eyl 2007
Bildiriler: 31
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
Attila için ne diyeceksiniz? Kökü var mı? Ata sözcüğünden türeme desek, sonundaki -ila nedir? Bu Got diLinde küçüLtme ekidir. AttiLa'ya "atacık-babacık" denmi?. Gördüğünüz gibi, o ad da tümüyLe Türkçe değiLdir. Ama AttiLa adı Roma'da bile kuLLanıLmış - bunun kanıtını, AntaLya'yı kuran kraL AttaLos adında görüyoruz.

_________________
O?an
Kullanıcı kimliğini gösterAfrasiyab tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Ksm 2007
Bildiriler: 38
Şehir: Mu?la
Alıntıyla Cevap Gönder
sayın afrasiyab, yazdıklarınıza bakılırsa kullandığımız herşey yabancı, peki bu asıl Türkçe isimler veya kelimeler nerede?
Kullanıcı kimliğini göstermiba tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 18 Eyl 2007
Bildiriler: 31
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
Açıklamalarını verdiklerim dışında kalanlar, Türkçedir. Türkçe ad konusunda korkmamamız gerek. Türkçe öyle bir dil ki, her kavram, kişi adı olabilir.

_________________
O?an
Kullanıcı kimliğini gösterAfrasiyab tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Eyl 2005
Bildiriler: 312
Alıntıyla Cevap Gönder
Atilla sözcüğünün kaynağı, bu büyük hakanın doğduğu yer olan İdil'den gelir. Yani İDİLLİ veya ETİLLİ anlamında Türkçe bir sözcüktür. Anlaşıldığı üzere söylenişte bir takım değişikliklere uğramıştır.
Kullanıcı kimliğini gösterMehmet Çömez tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 18 Eyl 2007
Bildiriler: 31
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
Türkî, istihza amacıyla kullanılmıştı. Bugün Azerilere ya da Türkmenlere Türk demiyorsunuz sanırım? Türk, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan Türklere denir. Türkçe de, bu ülkede konuşulan dile denir.

Turan sözcüğü için yaptığınız açıklama çok ilginç. Bunu kökenbilimsel olarak da açıklarsanız, daha inandırıcı olabilirsiniz. :s Bal gibi Farsçadır. İran dişi için kullanılmıyor, İskit ülkesi için kullanılıyor. Peygamber Zerdüşt'ün kitabı Avesta'da ve Firdevsî'nin şahname'sinde bulabilirsin.

Sözcükler anlamları dışında kullanılabilir. Türkçe konuşan bir kişi olarak buna anlamamanız tuhaf. Netameli, hileli ya da kuşkulu anlamına da gelir. Buradaki kuşkudan kasıt, köklerinin açıklandığı gibi olmadığı üzerinedir.

Örf ve âdetlerin düzgüsü nedir ki?

Bazı kişiler de, tarihini farklı görüp bir yalan içinde yaşar. Düşlemin gerçek olması için en iyi yol, uyanmaktır, Ertuğrul Bey.

_________________
O?an
Kullanıcı kimliğini gösterAfrasiyab tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Eyl 2005
Bildiriler: 312
Alıntıyla Cevap Gönder
Alıntı:
Bugün Azerilere ya da Türkmenlere Türk demiyorsunuz sanırım? Türk, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan Türklere denir. Türkçe de, bu ülkede konuşulan dile denir.

İlahi Afrasiyab, çok güldürdünüz beni... Very Happy Sanırım bu da gözümüzün içine baka baka bizi inkar etmeye, bölüp parçalamaya çalışan andavallarla alay etmek için söylediğiniz sözlerden değil mi Wink Yoksa ben sizin Kazak'ı, Azeri'si, Kırgız'ı, Uygur'u ve daha pek çok devlet ve devletçikleriyle bilmem kaç yüz milyonluk Türk Dünyası'nı ve yine dünyanın her köşesine yayılmış çeşitli kollarıyla Türkçe'yi bilmediğinizi sanmıyorum...

Sayın Ertuğrul ÖLCE'yi de anlamak gerek Sayın Afrasiyab. Öyle ciddi söylemişsiniz ki az kalsın ben de ciddi olduğunuza inanacaktım.
Kullanıcı kimliğini gösterMehmet Çömez tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderMSNM
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Bu tür söylemlerde daha dikkatli olunması gerekmez mi?

_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 18 Eyl 2007
Bildiriler: 31
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
Azerilere, Kazaklara ve diğerlerine Türk denmez. Türk, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk kökenli insanlara denir. Onlara Türkî diyebilirsiniz. Şöyle ki:

Türkiye Türk Türkçe
Azerbaycan Azeri Azerice
Kazakistan Kazak Kazakça
Özbekistan Özbek Özbekçe
...

_________________
O?an
Kullanıcı kimliğini gösterAfrasiyab tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Ksm 2007
Bildiriler: 38
Şehir: Mu?la
Alıntıyla Cevap Gönder
Afrasiyab demiş ki:
Azerilere, Kazaklara ve diğerlerine Türk denmez. Türk, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk kökenli insanlara denir. Onlara Türkî diyebilirsiniz. Şöyle ki:

Türkiye Türk Türkçe
Azerbaycan Azeri Azerice
Kazakistan Kazak Kazakça
Özbekistan Özbek Özbekçe
...


Sovyet Rusyası yıllarca şu sizin söylemlerinizi gerçekleştirmek için çalıştı. Siz de aynı şekilde düşünüyorsun. Çok dar bir düşünce.
Kullanıcı kimliğini göstermiba tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
Adlarımız neden Türkçe değil
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2