Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Türkçe'nin en eski harfleri bilgi istiyorum.
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 20 Oca 2008
Bildiriler: 2
Şehir: antalya
Alıntıyla Cevap Gönder
Ben geçen gün bir olay yaşadım. Bu olayı da sizlerle paylaşmak gereği duydum. Benim memleketim Tokat Niksardır. Tokat Niksar'da insanlar bir türlü Tokat diyemez Tohat der. Aynı şekilde Tadı nasıl? detirtemezsiniz Dadı nasıl? Bende de bu böyle olunca bir araştırma yapmak gereği duydum. Sizlere de sorayım dedim. Dil dediğimiz olgu belli ki bizim genetiğimize yazılmış. Peki eski Türkçede 'K' ve 'T' harfi yok muydu, yoksa bunun yerine bir başka harf vardı da terk mi etmişiz?

_________________
Madem Türksün Göster Ürksün...
Kullanıcı kimliğini göstererenyurt tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 21 Ksm 2007
Bildiriler: 99
Şehir: Ankara
Alıntıyla Cevap Gönder
Bizde de Ankaralıyım yerine Angaralıyım denir. Akşam yerine ağşam, sabah yerine zabah, fırın yerine furun... Onlarca örnek yazabilirim, bu söylenişten kaynaklanıyor kanımca. Aksan, şive farklılıkları bildik bir kelimeye farklı söyleyişler yüklüyor ama yine de konuyu uzmanlarına bırakalım.

_________________
O?uzsoylu, Kayyboylu Türkmenim.
Kullanıcı kimliğini gösterOğuzsoylu tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 06 Mar 2008
Bildiriler: 57
Şehir: Denizli
Alıntıyla Cevap Gönder
Eski Türkçede belirttiğiniz sesler vardır. Bugün de vardır. Eski Türkçe'de "Türik (Türk) anlamında, "Kültigin" sözleri var. Görüyorsunuz bunlarda o sesler var. Ancak k-h arası ses de vardır. Bugün de var. Oğuz lehçe öbeğinde "k" sesinin yumuşatılmış biçimleri yoğunca kullanılıyor. Ancak "kalın k" önemini yitirmiş değil. Yazı dilimizde kullanılmayan örneğin geniz n'si dediğimiz "n" de bütün Türk lehçelerinde, Anadoluda da vardır. Daha pek çok örnek verilebilir. Bu biçimde bazı sesler İstanbul Türkçesinde olmaması yüzünden bugün yok olma durumuna gelmiştir.

Bir de çok konuşurken kullanılmayan "ğ" var. Bu sesi yazarken de konuşurken de gereken yerde kullanmaya çalışmalı. Türkçedeki bir sesin yok olmasını istemeyiz. "Bey" yerine "Beğ" yazıyor, söylüyorum...

_________________
Adem Süpçin


Eline,diline,beline YYE OL!
Kullanıcı kimliğini gösterErendiz tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Eyl 2005
Bildiriler: 312
Alıntıyla Cevap Gönder
O halde bundan böyle iyi yerine edgü, ayak yerine adhak demeliyiz. Çünkü bu sözlerin aslı budur. Sözlerinizden bunları mı anlamalıyız Sayın Erendiz?
Kullanıcı kimliğini gösterMehmet Çömez tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 03 Ekm 2004
Bildiriler: 104
Alıntıyla Cevap Gönder
Erendiz demiş ki:

Bir de çok konuşurken kullanılmayan "ğ" var. Bu sesi yazarken de konuşurken de gereken yerde kullanmaya çalışmalı. Türkçedeki bir sesin yok olmasını istemeyiz. "Bey" yerine "Beğ" yazıyor, söylüyorum...


Ben de yanlışlıkla yazıyorsunuz snmıştım. Bu konuda Mehmeh Çömez Bey gibi düşünüyorum.
Kullanıcı kimliğini gösterH. Ergenç tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 06 Mar 2008
Bildiriler: 57
Şehir: Denizli
Alıntıyla Cevap Gönder
Ben yalnyzca bir sesin yok olmamasy için o sesi belirgin olarak kullanmaya çaly?yyorum.
Milyonlarca Türk balasyna "rüzgâr", "kâ?yt" sözlerindeki ?apkaly a'yy söyletmeye çaly?mak daha my do?rudur?

_________________
Adem Süpçin


Eline,diline,beline YYE OL!
Kullanıcı kimliğini gösterErendiz tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 16 Eyl 2005
Bildiriler: 312
Alıntıyla Cevap Gönder
Sesin yok olduğu yok Sayın Erendiz. Bununla birlikte dilin canlı olduğunu, yeni yaşam biçimi, çevre uluslarla etkileşim ve daha pek çok nedenle bir takım değişiklikler göstermesinin doğal olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Bu konu daha önce defalarca anlatıldı. şimdi tek tek adreslerini de veremeyeceğim. DİLİMİZ sayfalarında şöyle bir araştırma yapacak olursanız bunları bulabilirsiniz. Yine de yer tutmasın, eski arkadaşların da zamanını almasın diye kısacık bir örnek vereyim.

Atalarımızın yaşayış biçimlerine ve yaşadıkları coğrafyaya bakacak olursanız sürekli bir savaş içinde olduklarını görürsünüz. Komşularıyla savaştadır, yer şekilleriyle savaştadır, iklimle savaştadır falan filan... Bu nedenle sözcükleri de serttir. Sert söylenişlidir. EDGÜ sözcüğü bu nedenle sert söylenmiştir. Yıllar geçtikçe daha az savaşır olmuştur. Yani daha bir ılıman bir yaşam biçimini seçmiştir kendine doğal olarak. Bu nedenle EDGÜ=>EYGÜ'ye dönmüştür. Yaşam koşulları yumuşadıkça EDGÜ=>EYGÜ=>EYÜ=>İYİ olmuştur.

İlkel zamanlarında bolca O ve U sesi olan Türkçede şimdi en gelişmiş sesler olan A ve E yaygın olarak kullanılmaktadır. Seslerin değerini yitirmesi, değişmesi doğal bir çevrimdir. Eskiden E ile söylenilenler şimdi İ ile söylenebiliyor. EŞİT sözcüğünün İŞİT olması gibi. Bir zamanlar kalın G olarak kullanılan Ğ harfi de bugün farklı görevler edinmiş kendine. Yine aynı konulardan söz edip Sayın Ölce'yi de yeniden kışkırtmak istemiyorum. O yazıları bulup okuyabilirsiniz.
Kullanıcı kimliğini gösterMehmet Çömez tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 06 Mar 2008
Bildiriler: 57
Şehir: Denizli
Alıntıyla Cevap Gönder
Bulursam okurum, sağolun.
Bildirinizdeki savın iyesi siz misiniz? Bu savın başka savunucuları varsa söyleyiniz ki ben de öğrenmeye çalışayım. Daha önce duymamıştım.

Dilin canlı bir varlık olarak adlandırılması durumu, dildeki edilgenliği benimsenebilir bir duruma getiriyor. O zaman, şimdi İngilizce baskısı yüzünden sesleri yayarak, yayvanlaştırarak çıkaralım. Hani Teoman adlı şarkıcının şarkıları gibi. Nasıl olsa başka ulusların dilinden etkilenmek olağan. Nasıl olsa dil canlı bir varlık... Vurgusu, durgusu bir değişik, ilginç. Geniz "n"sini attık yazı dilinden, kapalı "e" ile açık "e"yi de yıllardır kullanmıyoruz zaten. Böylece "halk" anlamındaki "el" sözünü öldürmüş olduk.
Ayrıca kimi kışkırtıyorsunuz? Kim kışkıracak? Düşüncelerinizin tersini birisinin söylemesini böyle mi değerlendiriyorsunuz? Anlayamadım ınanın (Bakın, Türkçe'nin ünlü uyumu bozulmasın diye eski biçimiyle "ınan" olarak kullandım..) .

Atatürk'ün Dil Devrimi üzerine çalıştığı çağlarda kimi kişiler çıkıp, bugün büyük bir çoğunluğunun Türkçe olduğu kanıtlanan birçok söze, "Yok o Türkçe değildir, Farsçadır, Yok rumcadır!" diyerek karşı çıkarlarmış. Bir gün böyle bir söyleşi anında Atatürk bir fıkra anlatmış. Fıkra şöyle :

Adamın biri birgün hamama gitmiş. Hamamdaki arkadaşları şuna bir şaka yapalım diye düşünerek adamcağızın bütün giyitlerini saklamışlar. Adam işini bitirince giyinip gitmek istemiş. Ancak giyitlerini bulamayınca kime sorsa "Biz görmedik", "Biz saklamadık", "Bilmiyoruz." gibisinden yanıtlar almış. Adamcağız en sonunda dayanamayıp peştamalını iki yana açıp bağırarak şöyle demiş "Yahu ağalar! Ben buraya böyle mi geldim?!"

Şimdi soruyorum. Biz buraya böyle mi geldik ağalar?

Öte yandan şapkalı a'yı (â), nispet i'sini (î) yaşatmak için binbir çaba gösteriyoruz. Olmuyor işte. "Rüzgâr" diyemiyor insanlarımız. Rüzgâr sözü de yanlış. Aslı "Rûz-i gâr" dır. Yani "günlük kâr", "günlük geçim". "Yel" ile ilgisi yok. Farsın günlük kârı yüzünden yelin soluğu yok..



Ek bilgi (Not değil!): "Giyit" Anadolu yöre ağızlarında en çok da Toros Türkmenlerince "elbise" "giysi" anlamında kullanılır. Bugün bu sözcükteki ile "binit" (binilen hayvan, binek başka binit başka), "dikit", "sarkıt", "içit" sözcüklerindeki birdeş olan yapım ekinin unutulmaması için kullanılmalıdır.

_________________
Adem Süpçin


Eline,diline,beline YYE OL!
Kullanıcı kimliğini gösterErendiz tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderMSNM
Türkçe'nin en eski harfleri bilgi istiyorum.
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2