Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Soğd ve Uygur Yazıları
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Alıntı:
Soğd milleti, bugünkü Özbekistan’da yaşamış, çok yumuşak huylu, barış sever ve tüccar bir millet idi. Türklerin genelde iyi ilişkiler kurdukları, topraklarında ticaret yapmalarına izin verdikleri bu halk, Zerdüştlük, Maniheizm, Budizm ve Hıristiyanlık gibi çeşitli dinleri benimsemiş ve Orta Asya’daki ticaret kolonileri vasıtasıyla dillerini ve yazılarını Türk ülkelerinde de yaymışlardır. Özellikle Uygur hakanı Bögü Kağan’ın Mani dinine girip bunu devlet dini olarak kabul etmesinden sonra, Doğu Türkistan’da oldukça yayılan bir yazı biçimi, Soğd yazısı olmuştu. Köktürk devleti zamanında bile, gerek mektup gerek anıt taşlarda bu yazıya rastlanmaktadır.

Bugün artık hem millet hem de dil olarak ortadan kalkmış olan Soğdluların yazısı, Uygur alfabesinin kökenini teşkil etmiştir. Soğd yazısının işlek türünden çıkarılmış olan Uygur alfabesi, 8. Yüzyıla kadar yaygın ve oldukça yoğun bir şekilde kullanılmış ve -kökeni ayrı olmakla birlikte- tam bir Türk alfabesi özelliğini kazanmıştır.

Özellikle 9. Yüzyıl ortalarında Koço Uygur Hanlığı’nda yaygın olarak kullanılmaya başlanan Uygur yazısı, zamanla diğer Türk toplulukları arasında da yayılmış ve meselâ, Fatih Sultan Mehmet tarafından bile kullanılan (Orta Asya’ya gönderilen “Zafername”lerde) bir yazı olmuştur. 12. Yüzyıldan sonra Moğollar tarafından da kullanılmaya başlanan Uygur yazısı, Türklerin bin yıllık yazı sistemleri olmuştur.

Bu harflerle, ham yazma hem de basma tekniği ile birçok eserler yazılmış; dinî içerikli olmak üzere Çince, Sanskritçe, Toharca ve Soğdçadan Türkçeye tercüme edilen eserler de bu yazı ile yazılmıştır.

“Kutadgu Bilig” ve “Atabetü’l-Hakayık” gibi Orta Asya kültür tarihimize ait ana eserlerin en iyi nüshaları da, bu yazı ile yazılmış nüshalar idi.

Uygur yazısının kullanıldığı dönemde, Türklerde örgün eğitim çalışmalarının da başladığı görülmektedir. Özellikle Budist rahip ve propagandacıları yetiştirmek için kurulan Budist “vihara”larında, din esasları üzerine yazılmış kitaplar okunuyor, öğreniliyor ve halka öğretilmek için Türkçeye çevriliyordu. Bu harflerle bazı Uygur kitaplarının basıldığı da net olarak bilinmektedir. Bu bakımdan Uygur harfleri, Türk kültür tarihinin en görkemli özelliklerinden birini temsil eder.


Prof.Dr. Mustafa ERGÜN


_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Soğd ve Uygur Yazıları
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2