Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
TÜRK-ÇE
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 19 Mar 2008
Bildiriler: 2
Şehir: ADANA
Alıntıyla Cevap Gönder
Bir milleti millet yapan dil ve kültürdür. Kültürü nakış gibi işleyen ve millet bilincini ve sevincini yaşatan ve canlı tutan da dildir. Dil ve Kültür aynı zamanda bir milletin en kıymetli hazineleridir. Bir milletin dilini yozlaştırırsanız o dili yok ederseniz, o milletin kültürü de yok olmaya başlar ve daha da önemlisi o millet de kimlik ve benlik bilinci yok olmaya ve o milletin mensupları bir millettaşına yapılan haksızlığa tepkisiz milletine diline kültürüne ve tüm milli çıkarlarına yapılan haksızlıklara ve saldırılara kayıtsız kalmaya başlar ki bu da günümüz de çok masum bir özenti gibi görünen Türkçe’nin yozlaştırılmasının ne kadar ince hesaplarla Türk milletini ve onun bağımsızlığını doğrudan hedef aldığını açıkça göstermektedir.

Nasıl ki bireylerin namusu varsa, bir erkek anasını, bacısını ve eşini namusu olarak görüyorsa, dil, din ve kültür de bir milletin namusudur.
Dilin yozlaştırılması ve yok edilmesi bilinçli bir işlevdir. Dil bir milleti millet yapan değerleri bir arada tutan ve nesilden nesile aktaran en önemli milli servettir. Dil yok edilirse gerisi çorap söküğü gibi gelir, milli değerlerin tamamı çözülmeye başlar. Milli değerleri zayıflamış ve milli hisleri yara almış milletler tepkisiz ve umursamaz hale gelirler. Bu ortamda tüm sömürgeciler o milleti top tüfek kullanmadan rahatça sömürebilirler.

TÜRK DİLİ
Dünyanın en eski uluslarından olan Türk’lerin dili de kuşkusuz tarihin en eski dillerindendir. Türk dili M.Ö. 1300 lere kadar uzanmaktadır. 8.yy’a ait olduğu söylenen Orhun yazıtları da en eski yazıtlardandır. Tarih boyunca Türk dili Türk ulusları ve devletleri tarafından en iyi şekilde kullandıkları dönemlerde Türkler arasında milli birlik ve beraberlik en üst seviyede olmuş ve Türkler çok güçlü bir soy olarak yaşamışlardır. Ne zaman ki Türkçe yozlaşmaya başladıysa başka dillerin boyunduruğu altına girmeye başaladıysa Türklerde de milli benlik zayıflamaya ve diğer milli benliğini yitiren uluslar gibi Türkler de sömürülmeğe bağlanmıştır.
Türklerin çoğu son imparatorlukları olan Osmanlı devleti ile övünürler. Ama aslında Osmanlı dönemi Türkler için Türklük için tam bir milli benliğini yitirme ve sömürülme dönemi olmuştur. Osmanlı döneminde Türklük ve Türkçe hep ikinci plana atılmış, Türkler horlanmış aşağılanmış ve hep en alt tabakada yaşayan, sömürülen ve ezilen bir ulus olmuştur.
Türkler osmanlı döneminde her zaman asker olarak kullanılmışlar. Ticaret, eğitim ve sanattan uzak tutulmuşlardır. Osmanlı tarihi boyunca, Osmanlı devletinde bulunan yabancılar devlet memurluğunda en üst seviyelere kadar çıkartılmış, her türlü ticareti yapmalarına olanak sağlanmıştır. Yabancılar sürekli ticaretle uğraştıkları ve askere alınmadıkları için ve aynı zamanda milli ve dini hayatlarını yaşama konusunda da tamamen özgür oldukları için günden güne güçlenmişlerdir. Türkler ise sadece askerlik yaptıkları ve ticaretle uğraşmadıkları için hep fakir kalmışlar ve sürekli zayıflamışlardır. Nitekim osmanlı devleti bir ulus devleti değil her zaman bir ümmet devleti olmuştur. Osmanlı tarihi boyunca İslam dini nedeniyle Ümmetçilik zihniyeti nedeniyle Arapça ve Farsçanın etkisi altında kalmış hatta ve hatta anadil olarak Arapça ve Farsça kullanılmıştır. Tüm resmi işler Arapça yapılmıştır. Böylece Türklük ve Türk benliği yok edilmiştir. Türkçe ise kırsal kesimlerde halk arasında konuşulan pek sevilmeyen bir dil olarak varlığını sürdürmeye çalışmıştır. Osmanlı döneminin son yıllarında ise Arapça ve Farsça kadar dilimiz Fransızcanın da saldırısına uğramaya başlamıştır.
Türkçenin ve Türklüğün asıl kurtuluşu Atatürk’ün tarih sahnesindeki hayati görevini yapmaya başlamasıyla olmuştur. Ancak Atatürk’ten sonradır ki Türklük ve Türkçe hak ettiği saygıyı görmeye başlamıştır. Ve Atatürk demiştir ki;
“Türk Milleti‚ dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması milli hissin inkişafında müessirdir. Türk dili‚ dillerin en zenginlerindendir yeter ki‚ bu şuurla işlensin. Ülkesini yüksek istiklalini bilen Türk Milleti dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır.”
Ancak Atatürk’ün ölümünden sonra her şey büyük bir hızla tam tersine döndürülmeğe başlanmıştır. Atatürk’ün inatla savunduğu tama bağımsızlık ve onurlu Türkiye çizgisinden ufak hesaplar ve yanlış fikirler yüzünden sapılmaya başlanmış ve dilimizde hızla tekrar yabancı dillerin boyunduruğu altına sokulmaya başlanmıştır. Bu kez dilimize hızla saldıran dil İngilizce olmuştur. Evet 300 yıllık tarihi olan dünün sığır çobanları bizim gibi ulu ve yüce bir ulusu egemenliği altına almaya başlamıştır. Bir milleti sömürmenin en kolay yolu milli benliğini zayıflatmak, toplumsal tepkiyi en aza indirmek ve yerli işbirlikçiler aracılığı ile o ulusu istediğiniz gibi kullanmaktır. Sömürücülerin her zaman yaptığı gibi ABD de aynı yöntemi kullanmış önce milli benliğimizi yok etme çalışmalarına başlamıştır. Bunun en büyük kanıtı şu anki öğretmenlerimizin çağıyla bu günümüzü kıyaslamaktır. Aceba toplumumuz bugün mü daha duyarlı, daha bilinçli daha çok okuyor? Milli benliğimiz bugün mü daha canlı yoksa onların gençlik yıllarında mı daha canlıydı?
Her gün gazete ve televizyonlar aracılığı ile saçma sapan bir ingilizce kelime Türkçe mi? gibi söylenerek kullanılıyor. Bunu yazan yazarlarımız ve konuşan sunucularımız, aydın bir insan olarak aydınlığın ve çok bilmişliğin bir göstergesi olarak insanların anlamadığı bir kelimeyi kounuşuveriyorlar. Sonra diğerleri bu kelimeleri kullanmaya başlıyor. Sonra bunu gören halk bu anlamını bilmediği kelimeyi merak ediyor nedir aceba bu diye ve daha kötüsü bunun anlamını bilmemeyi bir cahillik zannediyor kendisi bilmediği için utanıyor ve kısa bir uğraştan sonra o da bu kelimeleri öğrenip kullanmaya başlıyor. Gerisi malum, zayıflayan milli benlik. Tepkisiz ve sömürülmeğe açılmış bir ulus bir millet bir tarih. Dilimize zorla sokulan ve gayet masumane gösterilmeye çalışılan bazı kelimeler,


adaptasyon uyarlama
adapte uyarlanmış
adapte etmek uyarlamak
adapte olmak uymak
adaptör uyarlaç
aksesuar 1. eklenti 2. donatımlık
aksetmek 1. yansımak, yankılanmak 2. yayılmak
aksettirmek 1. yansıtmak 2. Duyurmak
branş dal, kol
burjuva kentsoylu
burjuvazi kentsoylular, kentsoylular sınıfı
büro iş odası, işevi
bürokrasi genörgüt
bürokrat genörgütçü
bürokratik genörgütsel
deflasyon inginlik
defnetmek gömmek, toprağa vermek
deformasyon biçimsizleşme, biçimsizlenme, biçimsizleştirme
deforme biçimsizleşmiş, bozulmuş
deforme olmak biçimsizleşmek, bozulmak
defroster buzçözer
deha öke, ökelik
dehşet korku, ürkü
dehşetengiz ürkünç, korkunç
dehşetli korkunç
dejenerasyon soysuzlaşma, yozla?ma
dejenere soysuz, yoz, bozulmuş, bozuk
dejenere olmak soysuzlaşmak, yozlaşmak, bozulmak
dejenereleşmek soysuzlaşmak, yozlaşmak
deklarasyon 1. bildiri, açıklama 2. mal bildirimi
deklare etmek bildirmek, açıklamak, bildirimde bulunmak
dekolte açık saçık
dekor bezem
dekorasyon bezemleme
dekoratif bezemsel
dekoratör bezemci
dekore etmek bezemlemek
delalet 1. kılavuzluk 2. aracılık
delegasyon seçilmenler, seçilmenler kurulu
delege seçilmen
delil 1. kanıt, tanıt 2. ipucu
delta (coğr.) çatalağız
demagog sözavcısı
demagoji sözavcılığı
demet bağlam, çiçek bağlamı
demografi nüfusbilim
demonstrasyon gösteri
demoralizasyon içgücü bozumu, içgücü yitimi
demoralize etmek içgücünü bozmak, içgücünü yitirmek
demoralize olmak içgücü bozulmak, içgücünü yitirmek
deni alçak
deontoloji ödevbilim, ödevbilgisi
departman bölüm
deplasman değiştirmece
depozit, depozito önödence
depresyon çöküntü
faktör etken
form biçim
formalist biçimci
formalite gerekli işlem
formalizm biçimcilik
formasyon 1. yetişim 2. oluşum
formül çözüm yolu
formüle etmek biçimlendirmek
fors güç
forslu sözü geçen, güçlü, sayılır
forum toplutartışma
forvet (sp.) akıncı
fos boş
fosil taşıl
fosseptik çürütme çukuru
fotokopi tıpkıçekim
fotometre ışıkölçer
fotosel ışıkgözü
fotosfer ışıkyuvarı
fraksiyon bölüngü
ideal 1. ülkü 2. ülküsel
idealist ülkücü
idealizm ülkücülük
editör yayımcı
editörlük yayımcılık
egoist bencil
egoistlik bencillik
egzersiz alıştırma
egzotik yabancıl
egzotizm yabancıllık
eko yankı
labirent dolangaç
laborant yardeneyci
laboratuvar deneylik
radyasyon ışıma, ışınım
radyatör ısıyayar, (otoda) ısısavar
reaksiyon 1. tepki 2. tepkime ışınetkin


Dilimize karşı açılan savaş bununla da bitmemiş, sıra okullardaki eğitim diline gelmiştir. Birçok üniversitede, Anadolu liselerinde ve hatta bazı ilkokullarda bile eğitim dili İngilizce olmuştur ve olması için çalışılmaktadır.
Türkçemizin yok edilmesiyle başlanan sömürü süreci tüm milli değerlerimizi de Önüne katarak hızla devam etmektedir. Artık kültürümüz bizim kültürümüz olmaktan dilimiz de bizim dilimiz olmaktan çıkmıştır. Ramazan bayramı şeker bayramı olmuş, Dini bayram günlerimizde eğlence adı altında tüm televizyon kanalarında dansöz oynatılmakta, Hristiyan inancında var olan Noel Baba ve çam ağacı süsleme aynı azim ve kararlılıkta maalesef yurttaşlarımız tarafından da yapılmaktadır.
İşyeri isimler, sokak ve cadde isimleri, ürün isimleri birer birer İngilizce olmuştur. İngilizce ve Amerika kalitenin, büyüklüğün ve gelişmişliğin simgesi olarak toplumsal hayatımızı işgal etmiştir ve ediyordur. Her yönden insanlığın en eski ve en yüce medeniyetlerinden biri olan Türk’ler bir tarihleri bile olmayan dünkü sığır çobanlarının boyunduruğu altına girmiştir.
Türkçe kimsenin babasının malı değildir. Dünyanın en eski uluslarından birinin ortak zenginliği ortak namusudur. Kimsenin böyle kafasına göre Türkçe’mizi yok etmesine izin verilmemelidir.

DİLİNİ KAYBETMİŞ ULUSLAR VE BAŞLARINA GELENLER
1. KAZAKİSTAN - RUSÇA
2. KIRGIZİSTAN - RUSÇA
3. TÜRKMENİSTAN- RUSÇA
4. TACİKİSTAN - RUSÇA
5. AZERBAYCAN - RUSÇA
6. ÖZBEKİSTAN - RUSÇA
7. ERMENYİTAN - RUSÇA
8. GÜRCİSTAN - RUSÇA
9. BUHARA - RUSÇA
10. BELARUS - RUSÇA
11. UKRAYNA - RUSÇA
12. MACARİSTAN - RUSÇA
13. FİNLANDİYA - RUSÇA
14. ESTONYA - RUSÇA
15. BAVYERA - RUSÇA
16. SLOVAKYA - RUSÇA
17. ANGOLA - PORTEKİZCE
18. BATI SAHRA - İSPANYOLCA
19. BENİN - FRANSIZCA
20. BOTSVANA - İNGİLİZCE
21. BURUNDİ - FRANSIZCA
22. CEZAYİR - FRANSIZCA
23. ÇAD - FRANSIZCA
24. EKVATOR - İSPANYOLCA, PORTEKİZCE, FRANSIZCA
25. FAS FRANSIZCA – İSPANYOLCA
26. FİLDİŞİ SAHİLİ - FRANSIZCA
27. GABON - FRANSIZCA
28. GAMBİYA - İNGİLİZCE
29. GANA - İNGİLİZCE
30. GİNE - FRANSIZCA
31. KAMERUN FRANSIZCA - İNGİLİZCE
32. KENYA - İNGİLİZCE
33. KONGO - FRANSIZCA
34. LESOTHO - İNGİLİZCE
35. LİBERYA - İNGİLİZCE
36. LİBYA - FRANSIZCA, İTALYANCA
37. MADAGASKAR - FRANSIZCA
38. MALAVİ - İNGİLİZCE
39. MALİ - FRANSIZCA
40. MORİTANYA - FRANSIZCA
41. MOZAMBİK - PORTEKİZCE
42. NAMİBYA - İNGİLİZCE
43. NİJER - FRANSIZCA
44. NİJERYA - İNGİLİZCE
45. ORTA AFRİKA CUMHURİYETİ - FRANSIZCA
46. RUANDA İNGİLİZCE - FRANSIZCA
47. SENEGAL - FRANSIZCA
48. TANZANYA - PORTEKİZCE
49. SOMALİ İNGİLİZCE - İTALYANCA
50. SUDAN - İNGİLİZCE
51. TUNUS - FRANSIZCA
52. UGANDA - İNGİLİZCE
53. ZAMBİYA - İNGİLİZCE
54. ZİMBABVE – İNGİLİZCE

Yukarıda sayılan 54 ülke ve milletlerine daha fazla örnek eklenebilir. Bu milletler milli benliklerini öncelikle onun temsilcisi olan dillerini kaybettikleri için, yıllardan beri kendileri açlık ve sefalet içinde yaşarken tüm ülke zenginlikleri sömürülmekte, tüm maddi kaynakları talan edilmektedir. Hatta ve hatta yıllar boyunca bir mal gibi alınıp satılmışlar köle ticaretine maruz kalmışlar başka uluslara kölelik yapmışlardır ve hala da yapmaktadırlar.
Neden?
Milli birlik ve beraberliklerini kaybettikleri için. Milli birlik ve beraberliği bir arada tutan tek şey de dildir. Dil giderse milli birlik dağılır. Yukarıdaki ülkeler yıllarca sömürüldükleri ve insan dışı uygulamalara maruz kaldıkları halde, milli benliklerini yitirdikleri için bugün hala yıllarca kendilerine işkence yapan ulusların ana dillerini kendi resmi dilleri olarak konuşmaktadırlar. Arap bir aile evde çocuğuyla Fransızca konuşmaktadır. Bir Kazak yahut Kırgız kardeşiyle Rusça konuşmaktadır. Hem yıllarca kendilerini sömüren ulusların ana dillerini kendi dilleri olarak konuşmakta hem de onların kültürünü benimsemiş ve o kültüre göre yaşamaktadırlar.
Hiçbir ulus kendi bağımsızlığını korumaktan aciz değildir. Düşman ne kadar güçlü ne kadar zalim olursa olsun her ulus kendi milli birlik ve beraberliğini koruyabilir. Yeter ki milli birlik ve beraberliğini bir arada tutacak unsurların kıymetini bilsin ve ona sımsıkı sarılsın. O da dildir. Dil giderse herşey gider.
Bir örnekle açıklamak gerekirse; yukarıdaki uluslardan gerek toprak olarak gerek nüfus olarak gerekse de iktisadi olarak çok daha zayıf olan ama yıllardan beri Rusların tüm baskı ve zulmüne rağmen milli birlik ve beraberliğini, onurunu namusunu yitirmemiş ve hala tam bağımsız olan bir ulus vardır. Çeçenler. Ruslar yaklaşık 15 ulusu ve 300 milyon insanı zaptetdiler. Onları yıllarca sömürdüler. Dillerini dinlerini ve milli benliklerini yok ettiler. Ama bir buçuk milyon Çeçenle başa çıkamadılar.
Neden?
Çünkü Çeçenler yediden yetmişe canları pahasına her zaman milli birlik ve beraberliklerini korudular.
Sonuç olarak;
Bir millet milli benliğini ve şuurunu kaybederse başka milletler tarafından sömürülür. Milli benliği korumanın tek yolu da dilimizi korumaktan geçer.
Dil giderse her şey gider.
Milli siyasetçilerimiz milli onurumuzu ve namusumuzu yabancılar karşısında korumaktan aciz kalmış ve hatta bu değerlerin yok edilmesinde onlarla işbirliği yapmaya başlamışlardır.
Bu arada altın, bor, petrol ve daha nice yer altı ve yer üstü zenginliklerimiz yıllardır sömürülmekte ve Türk halkı gün geçtikçe fakirleşmektedir. Her tarafımız yabancı mallarla dolup taşmış, kendimize ait bir cep telefonu basit bir götürgeçimiz bile yoktur.
Atatürk döneminde yüzde yüz yerli malı uçak üreten Türkiye bugün her şeyini dışardan almaktadır.
Sömürülüyoruz…
Türk ulusu bataklığa sürüklenmektedir.

Ben bir Türk olarak utanıyorum.
Kullanıcı kimliğini gösterSeralan tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderMSNM
TÜRK-ÇE
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2