Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Gönül Titreten, Ybretlik Hikâyeler
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Birini Mutlu Kylmanyn Verdi?i Mutluluk

Shay ve babasy bir gün parkta Shay’in tanydy?y birkaç çocu?un beyzbol oynadyklaryny gördüler. Shay sordu, 'Acaba oynamama izin verirler mi?' Shay'in babasy ço?u çocu?un Shay gibi bir çocu?un takymlarynda oynamasyny istemeyeceklerini ama ayny zamanda e?er o?luna izin verirlerse o?lunun o çok ihtiyacyny duydu?u, engellerine ra?men ba?kalary tarafyndan kabul edilmenin özgüveni ve sahiplenme duygusunu verece?ini de biliyordu. Shay'in babasy çocuklardan birinin yanyna yakla?ty ve (fazla bir ?ey beklemeyerek) Shay’in oynayyp oynayamayaca?yny sordu. Çocuk ?öyle dany?abilece?i birilerine bakty ve sonra '?u anda 6 sayy gerideyiz ve oyun sekizinci turunda. Herhalde takyma girebilir ben de onu dokuzuncu turda vurucu olarak sokmaya çaly?yrym' dedi.

Shay büyük bir gayretle takymyn yanyna gitti ve yüzünde kocaman bir gülümseme ile takym giysilerini giydi. Babasy gözünde ya?, kalbi sycak duygularla dolu onu izledi. Çocuklar o?lunun kabul edilmesinden dolayy babanyn mutlulu?unu gördüler. Sekizinci turun sonunda Shay'in takymy birkaç puan kazandy ama hala 3 sayy gerideydi. Dokuzuncu turun ba?ynda Shay eldiveni eline geçirdi ve sa? açyk sahaya çykty. Ona do?ru hiç top isabet etmemesine ra?men oyunda olmaktan son derece mutluydu ve babasynyn ona seyir yerinden (tribünden) el sallady?yny gördü?ünde yüzünde kocaman bir gülümseme vardy. Dokuzuncu turun sonunda Shay'in takymy yine puan kazandy. ?imdi bütün kaleler doluydu, oyunu kazanma ?ansy ortaya çykmy?ty ve topa vurma syrasy Shay'e gelmi?ti.

Bu noktada Shay'in vurucu olmasyna izin vererek oyunu kaybetme riskini mi almalyydylar? ?a?yrtycy bir hamleyle Shay'e sopayy verdiler. Herkes topa isabet ettirme ?ansynyn syfyr oldu?unu biliyordu. Çünkü byrakyn topa vurmayy Shay sopayy bile elinde tutmasyny bilmiyordu. Ama Shay sahaya çykty?ynda top atycy, di?er takymyn kazanma ?anslaryny bir kenara byrakarak Shay'e bu fyrsaty tanydyklaryny görünce birkaç adym öne giderek yumu?ak bir ?ekilde topu Shay'e do?ru fyrlatty. Ylk topa Shay zorlukla sopayy savurdu ama yskalady. Atycy tekrar birkaç adym öne do?ru geldi ve topu yine yumu?ak bir ?ekilde Shay'e do?ru atty. Shay sopayy savurdu ve hafifçe topa dokunarak yere, atycyya do?ru vurdu. Oyun ?imdi bitecekti. Atycy topu yerden aldy ve ilk kaledeki adamyna kolaylykla atabilecek ve Shay'i sobeleyerek oyunu bitirebilecekti. Ama atycy topu aldy ve ilk kaledeki adamynyn ba?ynyn üzerinden di?er takym arkada?larynyn eri?emeyece?i yere fyrlatty. Seyirciler ve iki takym da ba?yrmaya ba?lady: 'Shay, ilk kaleye ko?, ilk kaleye ko?!' Shay hayatynda hiç bu kadar uza?a ko?mamy?ty ama ilk kaleye gidebildi. ?a?kynlyktan büyümü? gözleriyle yere çöktü. Herkes ba?yrmaya devam etti: 'Ykinci kaleye ko?, ikinci kaleye ko?!' Nefes nefese Shay zorlukla ikinci kaleye ko?abildi. Shay ikinci kaleye geldi?i syrada açyk sahada di?er takymdan biri topu almy?ty... Takymyn en küçü?ü olan bu çocuk kahraman olma ?ansyny elinde tutuyordu. Topu ikinci kaledeki adamyna atabilirdi ama top atycysynyn niyetini anlady?yndan o da kasytly olarak topu üçüncü kaledeki arkada?ynyn ba?ynyn üzerinden atty.

Herkes ba?yryyordu: 'Shay, Shay, Shay, bütün yolu ko? Shay!' Kar?y takymdan birinin yardym ederek onu üçüncü kaleye do?ru döndürmesiyle Shay üçüncü kaleye ko?abildi. 'Üçüncüye ko?! Shay, üçüncüye ko?!' Shay üçüncüye gelirken di?er takymdaki çocuklar ve seyirciler aya?a kalkmy?lardy ve ba?yryyorlardy: 'Shay, hepsini ko?! Hepsini ko?!' Shay hepsini ko?tu ve oyunu takymy için kazanan bir kahraman olarak herkes tarafyndan alky?landy.

'O gün', dedi babasy, gözlerinden ya?lar a?a?yya do?ru süzülerek, 'iki takymdaki çocuklar da dünyaya bir parça sevgi ve insanlyk getirmeyi ba?ardylar'.

Shay bir sonraki yaza yeti?emedi. O ky? öldü. Bir kahraman oldu?unu ve babasyny mutlu etti?ini ve eve geldi?inde annesinin de gözya?lary içinde onu kucaklady?yny asla unutmady.

*****

Bu hikâyeyi bana göndererek sizlerle payla?mama vesile olan de?erli dostum Sema KABATA? 'a sonsuz sevgi ve saygylar.

_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 04 Ekm 2004
Bildiriler: 109
Şehir: Ankara
Alıntıyla Cevap Gönder
Sayın Hocam, buraya aktardığınıza göre mutlaka bir bildiğiniz vardır diye düşünerek okumaya başladım. Sona yaklaştıkça gözyaşlarıma hakim olamadım.

Kaybedilen, kaybedilmesi istenilen insani duygularımızı hatırlamamıza ışık tuttunuz. Teşekkürler.
Kullanıcı kimliğini gösterİ. Özsoy tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 03 Ekm 2004
Bildiriler: 104
Alıntıyla Cevap Gönder
Çok etkilendim. Açıkçası bu kadar etkileneceğimi ben de ummuyordum. Teşekkürler hocam.
Kullanıcı kimliğini gösterH. Ergenç tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Her Y?te Bir Hayyr Saklydyr

Bir zamanlar bir ülkede hüküm süren bir kral vardy. Kral daha çocuklu?undan itibaren arkada? oldu?u, birlikte büyüdü?ü bir dostunu hiç yanyndan ayyrmazdy. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü. Kralyn bu arkada?ynyn ilginç bir huyu vardy. Yster kendi ba?yna gelsin ister ba?kasynyn, ister iyi olsun ister kötü her olay kar?ysynda hep ayny ?eyi söylerdi:
-Bunda da vardyr bir hayyr.

Bir gün kralla arkada?y birlikte ava çyktylar. Kralyn arkada?y tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ate? ediyordu. Kralyn arkada?ynyn tüfeklerden birini doldururken dalgynlykla yapty?y yanly?lyk sonucu kral ate? ederken tüfek geriye tepti ve kralyn ba? parma?y koptu. Herkes “Geçmi? olsun!” diyerek kralyn açysyny payla?yrken arkada?y yine her zaman oldu?u gibi “Bunda da vardyr bir hayyr.” diyordu. Kral acy ve öfkeyle “Bunun neresinde hayyr var bre densiz, bunda hayyr filan yok! Görmüyor musun, parma?ym koptu?” diye ba?yrarak o kyzgynlykla arkada?yny zindana attyrdy.

Bir süre sonra kral birkaç adamyyla vah?i ormanlara ava gitti. O bölgelerde insan yiyen, yamyam kabilelerin ya?ady?yndan habersizdi. Yamyamlar onlary yakalayyp ellerini, ayaklaryny ba?layarak köylerine götürdüler ve köy meydanyna yy?dyklary odunlaryn ortasyna diktikleri direklere ba?ladylar. Tam odunlary tutu?turacaklardy ki kralyn ba?parma?ynyn olmady?yny fark ettiler. Bu kabile, batyl inançlary nedeniyle uzuvlaryndan biri eksik olan insanlary yemiyordu. Böyle bir insany yedikleri takdirde ba?laryna kötü olaylar gelece?ine inanyyorlardy. Bu korkuyla kraly çözdüler ve salyverdiler. Di?er adamlary ise pi?irip yediler. Sarayyna döndü?ünde kurtulu?unun kopuk parma?y sayesinde gerçekle?ti?ini anlayan kral, onca yyllyk arkada?yna reva gördü?ü muameleden dolayy pi?man oldu. Hemen zindana ko?tu ve zindandan çykardy?y arkada?yna ba?yndan geçenleri bir bir anlatty.
-Haklyymy?syn, parma?ymyn kopmasynda gerçekten de bir hayyr varmy?. Seni bu kadar uzun süre zindanda tuttu?um için özür dilerim, ba?y?la beni. Yapty?ym çok haksyz ve kötü bir ?eydi.
- Hayyr, diye kar?ylyk verdi arkada?y. “Bunda da bir hayyr var.”
-Ne diyorsun Allah a?kyna? diye hayretle ba?yrdy kral. “Bir arkada?ymy bir yyl boyunca zindanda tutmanyn neresinde hayyr olabilir.”
-Dü?ünsene, ben zindanda olmasaydym seninle birlikte avda olurdum, de?il mi? Ya sonra...

_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 21 Ekm 2006
Bildiriler: 106
Alıntıyla Cevap Gönder
Anlayana sivri sineğin saz olduğu gibi gerçekten ibretlik hikâyeler. Bundan ders çıkarmayanlara kulağının dibinde çalınan davul zurna da fayda etmez.
Kullanıcı kimliğini gösterZ. Şakiroğlu tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Güzel Ya?amyn 10 Anahtary

Philip E. Humbert adly bir psikiyatri profesörü, “Ynsanlara mutlu ya?amyn anahtaryny 10 kuralda toplayacak olsam, hangi deyi?leri seçerdim” diye kapsamly bir çaly?ma sonrasy bir liste çykartmy?.

1. Kendini tany - Sokrat

Kendi içinde yolculuk yap. Günlük tut. Kalbin, gönlün, vicdanyn ne diyor? Neyi öne çykartyyor? Dünyaya bilinçli bakmanyn yolu ba?ta bu iç yolculuktan geçiyor.

2. Oldu?un gibi görün ya da göründü?ün gibi ol - Mevlana

Dürüst ol, adil ol, hakça dü?ün. Yçinden gelen sesin öne çykardy?y de?erleri koru. Hayatta bir ?eyleri korumak için ayakta kalmazsan her ?ey seni dü?ürür.

3. En yukarda a?k var - Aziz Paul

Sesi müzi?e dönü?türen a?ktyr. A?k olmazsa, sevgi ili?kileri yoksa, ihtimam eksikse hayatyn kuru bir daldan farky kalmaz.

4. Dünyayy hayal gücü döndürür - Albert Einstein

Yapty?ymyz her ?ey hayal kurarak ba?lar. Hayat -herkes için- hayalleri gerçekle?tirmek ve yapabilece?inin en iyisi, olabilece?inin en güzeli pe?inde gitmektir. Bobby Kennedy’nin sözü gibi: Di?erleri dünyaya bakyyor ve “Neden?” diye soruyor. Ben bamba?ka bir dünya dü?ünüyor ve “Neden olmasyn?” diye soruyorum.

5. Fazla güzellik göz çykarmaz - Mae West

Güzel hayat doya doya ya?anyr. Mutluluk payla?ylyr, hayaty sevme hissi co?kuyla beraber gelir. Ruhun müzi?inde “Haydi bastyr, göster kendini!” temposu vardyr. Kibir de?il, co?ku!

6. Fyrsatlar yakalandykça ço?alyr - Sun Tzu

Ba?ary cesaret ister, ba?langyçtaki cesaret sonradan inanca dönü?ür. Ynanç insanly?a daha iyi hizmet arzusuna dönü?tü?ünde fyrsatlar yelpazesi yukary bir seviyede tekrar açylyr.

7. Ya yap ya yapma. Denemek yok!
- Yoda (Yyldyz Sava?lary)

Hayat seri hareket, karar ve kararlylyk gerektirir. Tereddütte kalanlar geride kalyr. Hayatyn üstüne gitmezseniz hayat sizin üstünüze gelir.

8. Mükemmellik, ekleyecek bir ?ey kalmady?ynda de?il, alynacak bir ?ey kalmady?ynda olu?ur
- Antoine de St.Exupery

Hayatynyzy basitle?tirin. Basite indirge, indirge, bir kere daha indirge… O zaman ne kalyyor, ona bak. Ystekler listenizi kysa tutun. Kysa tutun ki daha ayryntyly görebilesiniz. Güne? y?y?yna büyüteç tutmak gibi odaklanmazsanyz hayaty yakamazsynyz.

9. Yetenek yoksa sanatçy olmaz, ama çaly?ylmadykça yetenek hiçbir i?e yaramaz - Emile Zola

Ancak akylly, bilinçli ve oda?y ?a?mayan çabalar güzel sonuçlara vesile olur. Elmasy yontmadykça elinizde sadece bir ta? parçasy vardyr.

10. Hayaty ya?amanyn iki yolu var. Biri hiçbir ?ey mucize de?ilmi? gibi ya?amak… Di?eri her ?ey mucizeymi? gibi ya?amak - Albert Einstein

?ükretmeyi unutmamak gerek!

_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Dükkânlarının önünde müşteri kapmak için kıyasıya kavga eden günümüz esnaflarının kulakları çınlasın...

Fatih Sultan Mehmet istanbul’u fethetme plânları yapıyordu. Daha henüz 21 yaşında bulunan hükümdar, İstanbul’un fethine girişmeden önce, halkını imtihan etmek istemişti. Sabahın erken saatlerinde tebdili kıyafet ederek, Osmanlı’nın başşehri olan Edirne’de çarşıya çıktı.

Çarşının bir tarafından girip, alış veriş yapmaya başladı. Birinci dükkâna varıp bir şey aldı. İkinci bir şey istediğinde dükkân sahibi vermedi. Fatih’i tanımıyordu dükkân sahibi. Fatih Hazretleri mal olduğu halde neden vermediğini sordu.

Adam:

- “Ben sana bir şey satmakla sabah siftahımı yapmış oldum, ikinci alacağını da karşıdaki dükkândan al. Çünkü o henüz siftah etmemiştir,” dedi.

Fatih memnun olmuştu. Öbürüne vardı, bir miktar mal aldı… İkincisini istediğinde o da vermeyip komşu dükkâna gönderdi. Böylece Hazreti Fatih koca çarşıyı baştan sona kadar dolaştı… Hepsinde aynı asillikte davranmıştı.

Aldıkları erzakı, medresede ilim tahsil eden talebelere gönderdi, kendisi de saraya gelip Allah’a şükür secdesine kapandı ve şöyle dedi:

- Ya Rabb sana hamdolsun… Bana böyle birbirini düşünen millet ihsan ettin. Ben bu milletimle değil Bizans’ı, dünyayı bile fethederim, dedi ve İstanbul’un Fetih planlarını hazırlamaya başladı.

51 gün süren muhasaradan sonra Bizans, Akşemseddin Hazretlerinin de bizzat iştirakiyle fetholunmuştu. İstanbul fetholunduktan sonra, Osmanlı İmparatorluğu'nun merkezi Edirne’den İstanbul’a taşındı.

_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 03 Ekm 2004
Bildiriler: 138
Alıntıyla Cevap Gönder
Çok güzel ve anlamlı hikayeler.

Bir tane de ben eklemek istedim. Çok hoşuma giden bir hikaye. Eminim siz de beğeneceksiniz.

**************

Umuda Yolculuk

Tarihin bir yerinde, canlı varlıklara kazanma hırsı aşılandığı bir vakitte, kaplumbağalar arasında bir yarış tertiplenmiş. Hedef, çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış.

Vakti gelince, bir sürü kaplumbağa arkadaşlarını seyretmek için yarış yapılacak bölgeye toplanmışlar. Ve yarış başlamış.
Seyircilerden hiçbiri arkadaşlarının kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Kimileri bu inançlarını yüksek sesle dile getirmekten kaçınmıyorlarmış. Öyle ki, yarışmacıların bazıları “…..Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!” seslerini dahi işitebiliyormuş.

Yarışmaya katılan kaplumbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmaz bir gayretle kuleye tırmanmaya çalışıyormuş.

Seyircilerin sesleri yükselmeye başlamış; giderek bağıranların sesleri yarış alanında yankılanır olmuş: “…Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!”

Sonunda, bir tanesi hariç, diğer kaplumbağaların tümü ümitlerini, gayretlerini yitirmiş ve yarışı terketmişler.
Ama yarışta yapayalnız kalan son kaplumbağa, büyük bir gayret ile mücadele ederek, kulenin tepesine çıkmayı başarmış.
Diğer yarışmacılar ve seyirciler, hayret içinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kaplumbağa ona yaklaşmış ve sormuş, bu işi nasıl başardın diye.
O anda farkına varmışlar ki…
Kuleye çıkan kaplumbağa sağırmış!

Sağır kaplumbağanın çıkılmaz sanılan doruğa tırmanmayı başarması ile, kaplumbağalar dere tepe demeden yeryüzüne yayılmanın, sabır ve kararlılıkla yol almanın ne demek olduğunu öğrenmiş ve bunları gerçekleştirmeye cesaret bulmuşlar.
Olumsuz düşünen insanları duymayın… Onlar kalbinizdeki ümitleri çalabilirler!

Duyduğunuz ve okuduğunuz kelimelerin gücünü düşünün. Bu suretle her zaman pozitif olmaya çalışmanın ilk aşamasını kaydetmiş olursunuz…

Rüyalarınızı gerçekleştiremeyeceğini söyleyenlere karşı sağır olmak, size seslenenlere saygısızlık değildir; düşünüze karşı saygınızı korumanız demektir.
Kullanıcı kimliğini gösterEbubekir U. tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Gönül Titreten, İbretlik Hikâyeler
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2