Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
AŞKA DAİR
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
AŞKA DAİR


Kalem ve gönül dostum değerli yazar Sayın Perihan Reyhan ALKAN Hanımla yazışmalarımızdan yansıyanlar…

Önemli olan, aşık olmak ya da birilerinin veya aşık olduğunuzun size aşık olması değil; o aşkı yaşayabilmek ve yaşatabilmektir! Daha da önemlisi, bedenlerin değil, ruhların sevişebilmesidir!!!
...
TENSEL Mİ, TİNSEL Mİ? başlıklı yazıma çok tepki almıştım, hele de erkeklerden. Ten olmadan, tinin anlamsızlığını savunmaktaydılar. Tinin tensiz anlamsız ve boş oluşunu, hatta, öncelin ten olup, tinin ardından gelebileceğini ama mutlaka öncelikle ten olması gerektiğini savunuyorlardı çoklukla! Ne kadar acı değil mi günümüzün aşk anlayışı Tahsin Bey? Aşk aşktan başka her şeyin adı oldu ne yazık ki ve çoğu kişi, en süfli ilişkilerin, bir gecelik paylaşımların adını bile aşk diye anar oldu. Hiç kimsenin, hiç kimsenin tinsel, yani ruhsal yanıyla hiçbir işi yok ve umurları da değil. Anı yaşar oldu insanlar ne yazık ki. Üzücü, çok üzücü... Oysa bilseler o tinselin hazzını... Gerçi nereden bilecekler, kalmadı ki...

(Perihan Reyhan ALKAN)

Perihan Hanım, maalesef diyerek tespitinizin ne kadar yerindi olduğunu onaylamak zorundayım. Zaman zaman kendimce yazdığım şiirlerden dolayı gelen sorulara ben de ne diyeceğimi bilemiyorum. İlk soru "Bu şiirleri kimin için yazdın?" oluyor. Oysa o kim olduğu bilinmeyen sevgililere olan sevda aslında çok daha yüce bir sevdanın kırıntıları, yansıması, göstergesi değil midir? Birilerini sevdikçe aslında onu yaradana değil midir sevdamız? Her seferinde daha da artmaz mı? Eğer güzellikleri yüzeysel görüp sizin de çok iyi yorumladığınız gibi "tensel" açıdan değerlendirirsek olay kısır bir döngü içerisinde kalmaya mahkûm değil midir? Oysa aşk sınır tanımaz, aşk bitmez, aşkın kuralları olmaz. Aşk sürekli kendini yenileyen, yenilendikçe artıp kendi kendini besleyen duyguların ürünü değil midir? Bilmem yanılıyor muyum? Ben sevdayı uzaktan görünen bir ışık pırıltısına benzetiyorum. Eğer cesaretimiz varsa ve bu ışığa yaklaşmaya gayret ederiz. Bu yaklaşımla ışığın gittikçe artan gücüne şahit olur, acılarla dolu bir sürece girmiş oluruz. Ne zaman ki ışığa kavuşuruz belki pervane olup yanarız. Ama o yanış aslında bence gerçeğin, var oluşun ta kendisidir. İşte o an aslında biz, biz olur ve gerçeğe ermenin kıvancını tadarız. Sanırım bu da tinselliğin odak noktası olsa gerek. Sevmek, kimi? Önce kendimi sonra beni yaratanı… Kimseler aslında vesile...
(Tahsin MELAN)

İşte bu, yani son cümleniz işin özü lakin bu gerçeğin bilincinde olan öylesi az ki. Size gelen sorulara şahit de oluyorum zaman zaman Tahsin Bey ve gülüyorum. Her şiirinizin altında gizli bir beşeri ya da tensel sevda arıyorlar ve büyük ve de mahallevari merakla öğrenmeye çalışıyorlar. Sizin her bir seslenişinizin kime ve hangi nedenle olduğunu öylesi doğru duyumsuyorum ki. Çünkü aynı pencereden aynı yere bakmaktayız, bunu görüyor ve biliyorum. Her ne kadar hiç karşılaşmamış da olsak, yazılarınızdan beyninizi, ruhunuzu ve yüreğinizi görebiliyorum yıllardır.

Aynı şey benim de başıma geliyor. Hatta bir yayınevi editörü, dosyamı inceledikten sonra "Siz oturup aşklarınızı yazmışsınız, elâleme ne sizin aşklarınızdan?" demişti, çok üzülüp yıkılmıştım. Görememişti oradaki aşkın belli bir kişiye olmadığını ve dahasını. “Beyefendi burada 100 e yakın aşk mektubu var, sizin kast ettiğiniz anlamda, benim bu kadar kişiye aşık olmam mümkün mü? Diyelim ki şıpsevdiyim, diyelim ki her en ufak beğeniyi aşk sanacak kadar da aptalım; hepsine bu kadar temiz ve derin duygularla ve el değmesiz yazabilir miyim, aklınız alıyor mu?” dedimse de anlayamadı yine de ne demek istediğimi.

Kimi de yalancılık ya da saklamakla suçluyor; birine aşık olmasan yazamazsın bunca aşk mektubunu, gel itiraf et diyorlar. Ardından da, bir var sanıma böylesi yoğun hissedere,k böylesi mektuplar yazabiliyorsan, gerçekten aşık olsan, yani gerçek biri olsa, kim bilir nasıl yazarsın diye meraklarını dile getiriyorlar. İnsan sormadan edemiyor bu durumda: Gerçek aşk nedir sizin için? Bir aşkın gerçekliği elle tutulur yaşanılırlıkta oluşunda, hatta tensel oluşunda mıdır? Bu nevi daha birçok soru…

Hatta, ölüme hitaben yazdığım bir mektubu, bir şiir paylaşım gecesinde okumuştum, herkesçe çok beğenilmiş ve merak da edilmişti, bu denli aşık olunan kişi kimdi? Ardından da iki hanım yanıma gelerek, “Bu nasıl bir aşk, kim bu adam, çok merak ettik, ne olur bir dahaki gece onu da getirin, tanımak istiyoruz bu kadar aşık olunan adamı.” demişlerdi. “Allah korusun.” dedim önce, çok şaşırdılar. “O, o zamandı, kendisini çok özlediğim, istediğim, arzuladığım bir andı, şimdi asla istemiyorum, dilerim semtime bile uğramaz.” dedim. Kim olduğunu öğrendiklerinde asla tanımak istemeyeceklerini, tanıştıklarında ise çok pişman olacaklarını ama işin işten geçmiş olacağını söyleyerek, Allah korusun, dilerim ne sizin, ne de benim hayatıma gelmesin uzunca süre, uzak olsun şimdilik bizlerden, keşke mümkün olsa da hiç tanımasak kendisini.” diye yanıt verdim. Çok şaşırdılar, muhtemel ki deli ya da dengesiz sandılar beni. Ardından da açıklayınca, İnanmadılar ölüme yazışıma. “Öyle biri olsa burada yanımda olmaz mıydı?” dedim ve daha başkalarını da ama inandıramadım.

Elle tutulur aşklar dışındakilerin varlığından haberdar olmayışlarıyla, anlamalarını beklemek de boşunalık aslında.

Tek cümleniz yetiyor anlatmaya asıl ve ulaşılmaya çalışılan o yüce sevdayı...

KİMSELER ASLINDA VESİLE!..

(Perihan Reyhan ALKAN)


Perihan Hanım biraz sonra son şiirimi paylaşmayı düşünüyorum. SÖYLE adını taşıyan bu şiirimde sözlerimizin ne kadar örtüştüğünü ve samimi olduğunu göreceksiniz. Umarım beğenirsiniz.

Beni en az ben kadar tanıyan edebî anlamdaki gönül dostum olmanız beni yücelere erdiriyor. İyi ki varsınız.

SÖYLE
Şiiri okumak için lütfen tıklayınız

_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
AŞKA DAİR
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2