Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
YURT DIŞINDA KAYIP NESİL
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
YURT DIŞINDA KAYIP NESİL -1-

Türkçe Derslerinin ve Türk Çocuklarının Karanlık Geleceği
Bizim Hoca bir gün çatıdan düşer. Komşularından koşan gelir. Her kafadan bir ses.
"Hoca, niye dikkat etmedin yahu?"
"Olan olmuş, geçmiş olsun?"
"O kadar olacak Hoca, abartma..."
Hoca dayanamaz "Aranızda çatıdan düşen biri var mı?" diye sorar.
"Yok!" der, komşuları "Ne yapacaksın ki?"
Hoca "Hiiç, siz bana öyle birini bulun. Benim derdimden en iyi o anlar." der.
...

Anlattıklarımı ve anlatacaklarımı da sanıyorum ancak yurt dışında öğretmenlik yapan kişiler anlayacaktır. Anlatacaklarımın abartı olduğunu düşünenler olabilir. Keşke öyle olsa.
Sözlerime başlamadan önce geleceğin umudu(!) 6. sınıf öğrencilerinden bir Türk çocuğu ile aramızda geçen küçük söyleşiyi aktarmak istiyorum.
- A…… derslere neden gelmiyorsun?
- Herr Me:lan (Aradaki iki nokta hecenin uzun-ince söylenişini gösterir) biz do:ç (Deutsch yani Alman) olduk. Babam beni türkiş (Türkçe) unteriş (ders)'ten abmelden (çıkış) yaptı. Ben vayta ( daha fazla) gelmeycem.
- …
…..
(Benzeri örnekler için bk: http://www.dilimiz.com/forum/viewtopic.php?t=11 )

Yazımda özellikle söyleyiş şekliyle yazmaya çalıştım bu olayı yaşayıp da kahrolmayacak bir Türk, özellikle o ulusun değer yargılarıyla bezenmiş bir kişi, bir öğretmen düşünemiyorum.

Yurt dışı işleriyle ilgilenen ey zevat-ı muhterem! Sizler masa başında mangal küllerini üflerken farkına varamadığınız hayatın gerçek yüzü işte budur. Bunları nereye ve ne zamana kadar görmezlikten geleceksiniz bilemiyorum.

Sizin alfabenize, dilinizde gerek duymadığınız harfleri, ve işaretleri (q, x, q, &) sokmaya çalışanlar bu çocukların adını kendi harflerine uydurarak yazıyor ve kendi seslerine göre söyletiyor, biliyor musunuz? Madem bu kadar gerçekçiler neden kendi alfabelerine gerekli harfleri eklemiyorlar da abuk subuk söylemler üreterek isimlerimizin kişiliğini yok ediyorlar. Adınızda “ş, ç, ğ ı” harflerinden biri varsa yandınız. Bunlar kesinlikle benzerlerine dönüşecektir. Bir zamanlar başta Yugoslavya, Bulgaristan ve Yunanistan olmak üzere bazı ülkelerde soydaşlarımıza yapılan siyasî ve etnik baskılar şimdi bilimsel yöntemlerle ve gözünüzün içine baka baka medeniyet ve Avrupalılık ambalajı içinde süslü bir şekilde burada yapılıyor ve dahi kimsenin gıkı çıkmıyor. İşte size kişileri kimliksizleştirmeye doğru sürükleyen bir süreç. Üstelik öylesi bir hava yaratılıyor ki herkes durumdan memnun. Benim gibi 3-5 çağ dışı kalmış(!) “globalleşememiş” lüzumsuzların dışında herkes için her şey güllük gülistanlık. Eğer bilmiyorsanız işitin: Sizin çocuklarınız adını Almanca söylemine ve harflerine uydurarak söylemekten zevk alıyor. Üstelik bu söylem sanki bir ayrıcalık gibi onurlandırıyor onları. Hatta sizin düzeltmenizi bile tersleyebiliyorlar. Çok acı ama “Birçok Türk öğretmenin bile kendi adını Almanca telaffuz ettiğine şahitliğim vardır." desem, sanırım dahasına gerek kalmayacaktır. Ne demişler “İmam bilmem ne yaparsa cemaat de bilmem ne yaparmış.” Bu istisnai diyemeyeceğim durumdan dolayı yine de duyarlı öğretmen dostlarımı ayırt etmenin gerekliliğini vurgulamak ister onların affına sığınırım.

İş bununla da bitmiyor. Sizlere diğer dillerde de ders yapılmasını bastıran bu medenî(!), demokratik(!) insanlar çaktırmadan buradaki Türkçe (ana dili) derslerini bitirmeye, önünü kesmeye doğru hedef belirliyorlar. Sinsice uygulanan plan gereği yaklaşık 5 yıldır not verme durumu kaldırılmıştır. Bu durumda çocuklara bir tür angarya olarak gösterilen bu derslere ne gerek vardır ki? Üstelik Türkçe dersleri Almanca öğrenmeyi de engelliyormuş. Bunu da öğrendik. Kim mi diyor? Alman öğretmenler. Haaa onlar, yani Almanlar diyorsa doğrudur. Ama bir Türk öğretmenin sözlerini kim ciddiye alır ki? Burada da sayın velileredir sitemim. Yarınlarda sakın kimseleri suçlamayın ve “Ben nerede yanlış yaptım?” diye dövünmeyin. Bu çocukların yok olma fermanını ilk imzalayanların başında sizler varsınız. Saçınızı süpürge etme edebiyatıyla hâlâ kendinizi kandırmaya çalışabilirsiniz ama, gerçekleri saklayamaz, bizlere yutturamazsınız. Kafanızı kuma gömmekle olayları görmezden gelemezsiniz. Kazandığınız paralar -ki artık bugünkü şartlarda o da mümkün değil- aldığınız falanca yerdeki evler, arsalar, arabalar eğer size çocuklarınızın geçmişini ve geleceğini garantileyecekse ve buna hâlâ içten inanabiliyorsanız sizinle konuşmanın yersizliğini kabul ediyor, bu nedenle hiç çenemi bile yormaya değmez diyorum. Çünkü hani deveye hendek atlatmak hikâyesi vardır ya! İşte onu iyi bilirim. Bildiğimdendir ki sizinle konuşmanın faydası olmadığını içime sinmese de kavrayabilirim. Siz ki bir Alman hocanın yanında el pençe divan görünümüne bürünür, Türk öğretmene selam vermeye bile tenezzül etmezsiniz. Ama o öğretmenler ki sizin olduğu halde sizden daha çok sahiplendiği çocuklarınız için ne yapabilirim kaygısıyla kahrolmaktadır. Buna da galiba gereksiz yere kraldan çok kralcı olmak deniyor.

İş işten geçmek üzere demiyorum. GEÇMİŞTİR. Atı alan bırakın Üsküdar’ı Türklüğü bile aşmış, Avrupalılaşmış(!), tek dişi kalmış o medeniyet çarkındaki dişlilere teslim olmuştur. Bunun aksi için ancak, inanıyorsanız mucizelere sığınmanız gerekir. Aslında bu da mümkündür. Bu ulus ki yok oldu, bitti denildiği anda millî iradeyle destanlar yaratmış bir tarihe sahiptir. Eğer tarih de tekerrürden ibaretse neden olmasın? Bu iş için tek şart şudur: Millî şuur ve iradenin özümsenerek gereğinin yapılması.
Siz her şeyi, çok iyi bilen kodamanlar, adının önü kalabalık akademisyenler, dilciler sizler bunları da biliyorsunuzdur eminim. Merak etmeyin bunlar düzelecek, bu sorunlar bir daha yaşanmayacaktır. Nasıl ve ne zaman mı? Dilini tamamen yitiren bu ve gelecek kuşağın kaybolup gitmesiyle. Böylece ortada uğraşılacak, dert edinilecek sorun kalmayacak, dolayısıyla sizler de rahat edeceksiniz. Lütfen rahatınızı bozmayın. Mangal üflemeye devam. Küller savruldukça sizin makamınız daha da yücelecektir eminim. Oturduğu yerden, onun bunun dediklerini kaynak göstererek masa başında akademik kariyerini sürdürme ve adının önündeki kalabalığın görünümünü bir adım yukarı çekmeye çalışan sayın değerli oturak akademisyenleri, kaldırın bir yerlerinizi. Gün iş yapma günüdür. Vakit gelip geçmektedir. Su uyurken düşmanın neler yapmaya çalıştığını görün, uyanın gaflet uykusundan. Armudun iyisini yiyenler bile sadece kış boyu -ki o da doğanın yasası gereği- uyur, uyanınca da tüm gayretiyle yaşama yeniden dört elle sarılırken, bir ömür boyu olaylara at gözlüğüyle bakan, adeta seyirci kalan siz akıllı uslu(!) kişilerin bu aymazlığı neden?

Öğrencilere yönelik bir uygulamanın acı sonucunu vermek istiyorum. Bir ev ödevi, 5. - 10. sınıflara yönelik. Konu: Bir hafta süre içerisinde öğrencinin evde kullandığı bütün sözcükleri (Türkçe) alt alta sıralaması. Sonuç: 50 ile 100 sözcük arası. Üstelik çoğu sözcükler biraz derin incelense aynı kökten. Şunun bilinmesini istiyorum ve işte buraya yazıyorum, şahidimdir bu satırlar: Çok değil 2, bilemediniz 3 kuşak sonra Almanya'daki Türk gençliğinden söz edemeyeceksiniz. Çünkü böyle birileri kalmayacaktır. Belki kimlik olarak mümkündür. Ellerinde ikinci vatandaşlık göstergesi olarak tapu gibi pembe vb. kimlik kartları da olabilir. Buna rağmen kesinlikle dedesiyle Türkçe konuşup anlaşamayan bir Türk(!) olacaktır. Tabii buna da ne derece Türk genci denilir bilemiyorum? Hani ne derler “Dibin ahlat ağacı, doruğunu kim aşladı?” Alman deseniz, değil. Türk deseniz, hadi bakalım içinize sindirerek diyebiliyorsanız deyin. İşte acı gerçek ortada. Kısacası bu şartlar altında veli ve eğitimcilerin bu durumlarını da göz önüne alırsak, haksız oldukları halde haklı duruma gelen ve kaybolmaya yüz tutan bu nesle, acımanın ötesinde yapabilecek hiçbir şeyinizin olmadığına ve söyleyecek söz bulamayacağınıza eminim.

Allah hiçbir Türk öğretmene, 8. sınıfa geldiği ve kesinlikle aklı başında olduğu halde hâlâ Türk alfabesindeki harfleri sayıp dillendiremeyen öğrenci yüzü göstermesin. Nerdesiniz eyyy çatıdan düşenler? Sesime ses verin! Bugün yine kahrettiğim günlerden birini yaşıyorum. Her seferinde "Alıştım artık, umursamayacağım." diyorum ama yine kahroluyorum.
Söyleyeceklerim bitti sanmayın. Söylenenler sadece devede kulaktır. Bunca dökülüp dertlenmenin neye yararı olur bilmiyorum, ama olsun devenin diğer kulağını da yazının ikinci bölümünde aktarmaya çalışacağım. Söyleyemediklerimi de birileri söyler umarım.

Saygılarımla

Tahsin MELAN


En son Tahsin MELAN tarafından Pzr May02, 2010 19:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 6 kere değiştirildi.

_________________
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ DİLİMİZ İÇİN. tm
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
gençyazylym
Misafir

Alıntıyla Cevap Gönder
Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad

Bak, bak da ağla Türk evladı haline. Nerelerdeydin nerelere geldin. Bak, bak da ağla Türk evladı haline..........
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 03 Ekm 2004
Bildiriler: 104
Alıntıyla Cevap Gönder
Nefes nefese hayretler ve şaşkınlıkla okudum. Bir de yurtdışındaki gençliğin geleceğimize katkısını olacağını söylüyorlar. İnanamıyorum. Allah yardımcınız olsun.
Kullanıcı kimliğini gösterH. Ergenç tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Site Sorumlusu

Kayıt: 03 Ekm 2004
Bildiriler: 28
Şehir: Tokat/Erbaa
Alıntıyla Cevap Gönder
Bu yazıyı okuduktan sonra içimdeki çalışma ve savaşma isteği arttı diyebilirim. İnsan üzülüyor bu durumlara ve elinden bişey de gelmemesi çok kötü bir durum. Hocam çatıdan düşmedim ama acınızı anlıyor hatta ta buradan o acıyı yaşıyor gibi oluyorum Sad

Hocamla düşündüğümüz çalışmalar var. İnşallah en kısa zamanda dilimize katkıda biraz daha bişeyler yapabileceğiz. Buda bir teselli olur inşallah bizler için.

İyiçalışmalar
Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad Sad Sad Sad Sad
Kullanıcı kimliğini gösterHasan AYDIN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 03 Ekm 2004
Bildiriler: 46
Alıntıyla Cevap Gönder
Söyleyecek bir kelime bile bulamyyorum. Çok acy bir durum. Crying or Very sad

Benim de yurt dy?ynda olan arkada?larym var. Buna benzer örnekler verebilmem mümkün. Türkiyede ya?arken, "Mek Danyls" tan yemeyen, Avrupaya gittikten sonra, Türk yeme?i yemeyen ki?ileri tanyyorum. Benim verdi?im örnek, Sayyn Tahsin abimin anlatty?y örne?in yanynda ne kadar küçük bir örnek kalyr. E?er ki çaba sarfetmezsek, Osmanlydan, Türkiyeden, Türkçeden, Türk Kültüründen, Türk Halysyndan tutunda Türk Yemek Kültürü'ne kadar ileride neler kalaca?y hakkynda az veya çok bir fikir veriyor.
Gerçekten üzücü bir durum. Umarym, batylyla?ma özentisi böyle bir dili yaralamaya yetmez..
Yalnyz tamamen farkly dü?ünen, farkly ya?ayan, kültürü için sava?an tanydyklarymda var. Cidden hepsi bu ?ekilde de?il. (Tabii ne kadar oldu?u tarty?ylyr)

Saygylarymla.

Bu arada Hasan, Tahsin abimle dü?ündü?ünüz ne gibi çaly?malar var? Meraktan soruyorum ?
Kullanıcı kimliğini gösterirfaN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Yurt dy?ynda kayyp nesil
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 18 Arl 2004
Bildiriler: 5
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Frankfurt ' ta bir ilkokul ö?rencisi T?rkçe ö?retmenine '' ö?retmenim, ben artyk Türkçe dersine gelmim.'' der. Ö?retmen de '' Neden yavrum, bir ?ey mi oldu?'' diye sorar. Çocuk saf Anadolu ?ivesiyle '' Annem diyi ki biz artyk doyçuk. '' (doyç, Alman demek)
Kullanıcı kimliğini gösterHüseyin Azizefendioglu tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 04 Ksm 2004
Bildiriler: 32
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Buralarda ö?retmen olup da bunlary ya?amamak mümkün mü? Her sene artan bir yo?unlukla bu gibi olaylary ya?amanyn üzüntüsü içindeyiz. Sayyn Melan'yn tüm söylediklerine aynen katylyyorum. Bu olay yaydan çykmy? ok gibi belirsiz bir hedefe do?ru ilerlemektedir. Bu çocuklara sahip çykmayy beceremeyen sonuçta onlary suçlayan veliler er geç bu vurdumduymazly?yn acy sonunu ya?ayacaktyr. Hatta ya?amaktadyr. Dile?im bunlardan çykarylacak derslerin bir an önce hayata geçirilmesidir.

Sayyn Melan, sizin deyiminizle "çatydan dü?enlerden biri" olmanyn üzüntüsü içindeyim.

Dedi?iniz gibi anlattyklarynyz anlatylamayanlaryn yanynda devede kulak bile de?il.

Saygylarymla
Kullanıcı kimliğini gösterSalih Yalcin tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Te?ekkürler dostum. Dedi?in gibi gün yok ki buna benzer olaylarla kar?yla?mayalym.

Ba?ka bir bölümde yine bu tip anylary yazmy?tym.

Belki ilgilenip ibret alanlar olabilir.


http://www.dilimiz.com/forum/viewtopic.php?t=11
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 03 Ekm 2004
Bildiriler: 138
Alıntıyla Cevap Gönder
Sayın Hocam, siz oralardan söz ediyorsunuz inanın gittikçe buraları da tanıyamaz oluyoruz. Bindirdiler bir alamete gidiyoruz kıyamete. Sad
Kullanıcı kimliğini gösterEbubekir U. tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 06 Oca 2005
Bildiriler: 1
Şehir: Trakya
Alıntıyla Cevap Gönder
Hocam haklısınız. Ben de Almanya'da üniversitede Almanca dil eğitimi aldım. Ancak üniversitede okuyanların dahi anlattıklarınızdan fazlaca bir farkı olmadığını yaşayarak gördüm.
Kullanıcı kimliğini gösterÖzgür tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 10 Oca 2005
Bildiriler: 4
Alıntıyla Cevap Gönder
Yurt dışındaki Türk'lerin durumuna (veya durumsuzluğuna) dair Tahsin Bey'in haklı kızgınlığının klavyeden yansıması gerçekten düşündürücüydü.. Böyle örneklerle karşılaşmak için yurt dışına çıkmanın bile artık gereksizleştiği bir zamanda, o çocuklara dayatılmış bakış açısından herkes kendi payına düşen utancı duymalı..
Türkiye'de yaşayıp da buna örnek teşkil edenlerin olduğunu görmek, hayatın ve gerçeğin büyük bir tokadı gibi her an karşılaşılan bir durum haline geldi.. İlköğretimi de geçtik, liseden mezun olan çocuklara kadar mikrop gibi bulaşarak ilerleyen bu dil yozlaşması, Frankenstein'ı hatırlatıyor.. Cehaletin marifet kabul edildiği bir ülkeye dönüşüyoruz hızla.. Ahmet Hamdi Tanpınar'la tanışmadan Sartre'ı Fransızca okumaya meyil veren nesil yaratılmışken, ben kafamı hangi giyotine bırakacağımı bilemiyorum bazen.. Bu nesle sahip çıkmayanlar, küreselleşmeyi kimliksizliğe dönüştürenler, kaçtıkları yağmurun bedelini ödeyecektir.. Özlerini öğretmedikleri ama şakır şakır İngilizce konuşuyor diye çocuklarının alnından öpenler, yıkasalar geçmeyecek bir lekeyi oradan nasıl sileceklerini hesaplamaya başlasalar iyi olur..
Kullanıcı kimliğini gösterEçilarK tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 28 Mar 2005
Bildiriler: 34
Şehir: adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Burada en büyük görev anne ve babalara dü?müyor mu sayyn Melan?ben en çok bunu merak ediyorum.Burada suçlanmasy gereken birileri varsa bunlar kesinlikle anne ve babalardyr.Tabi bir suçlu aryyorsak......!aramyyorsakta bunun çözümü ne ise yapylmalydyr diye dü?ünüyorum.Burada ilk önce anne ve babalar daha sonra ise anne ve babalaryn yardymyyla çocuklaryn biliçlendirmektir.Kendi milletini ,kendi kültürünü bilmeyen bir nesil yeti?tirmek hiç bir anne babanyn hakky de?ildir.Saygylarymla

_________________
Zafer ,'' Zafer Benimdir'' diyebilenindir.
Kullanıcı kimliğini gösterkader gaya tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
Re: YURT DI?INDA KAYIP NESYL
Site Sorumlusu

Kayıt: 29 Ekm 2004
Bildiriler: 1514
Şehir: Frankfurt
Alıntıyla Cevap Gönder
Sayyn GAYA, kysa ve öz yorumunuzla konunun can alycy noktasyna de?indi?iniz için sizi kutluyor ve te?ekkür ediyorum. Bu benim en büyük kavgam olmu?tur. A?a?ydaki alynty ne demek istedi?imi bilmem yeterli derecede yansytyyor mu? Yyllarca bunu vurgulamaya çaly?tym ama....

Sonsuz saygylarymy sunuyorum.

Alıntı:

....
Burada da sayyn velileredir sitemim. Yarynlarda sakyn kimseleri suçlamayyn. Bu çocuklaryn yok olma fermanyny ilk imzalayanlaryn ba?ynda sizler varsynyz. Saçynyzy süpürge etme edebiyatyyla kendinizi kandyrmaya çaly?abilirsiniz ama gerçekleri saklayamaz, bizlere yutturamazsynyz. Kazandy?ynyz paralar (ki artyk bugünkü ?artlarda o da mümkün de?il), aldy?ynyz falanca yerdeki evler, arsalar, arabalar e?er size çocuklarynyzyn geçmi?ini ve gelece?ini garantileyecekse ve buna hâlâ içten inanabiliyorsanyz sizinle konu?manyn yersizli?ini kabul ediyorum. Bu nedenle hiç çenemi bile yormaya de?mez diyorum. Çünkü hani deveye hendek atlatmak hikâyesi vardyr ya! Y?te onu iyi bilirim. Bildi?imdendir ki sizinle konu?manyn faydasy olmady?yny idrak edebilirim. Siz ki bir Alman hocanyn yanynda el pençe divan sergiler, Türk ö?retmene selam vermeye bile tenezzül etmezsiniz. Ama o ö?retmenler ki sizin oldu?u halde sizden daha çok sahiplendi?i çocuklarynyz için ne yapabilirim kaygysyyla kahrolmaktadyr.
....
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin MELAN tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
Ylgili ve yetkili ki?ilerde özde de?il sözde milliyetçilik, vatanseverlik oldu?u için bütün bunlar. Sloganlar ülkesi haline getirildik onlarca yyldyr. Ycra kadrolary ülke hayryna, bir?eyler yapmak için neden u?ra?synlar ki! hiçbir emek gerektirmeyen sohbetler arasynda slogan üretmek varken!

Daha henüz Türk milleti Atatürk'ün sanayi, ekonomi ve di?er ülke meselelerindeki fikirlerini akademik düzeyde ö?renece?i bir kayna?a dahi sahip de?ildir. Bu ara?tyrmalary, bu ba?vuru kaynaklaryny biz syradan vatanda?lar my yapmalyyyz, yoksa devletimin bilmem nere kurumlary, anly ?anly üniversitelerimizin ilgili bölümleri mi yapmalydyr?

Atalarymyzyn yaptyklaryny, hizmetlerini minnet duygularyyla her daim anarken peki torunlarymyzyn bizleri anmasy için neler yaptyk?

Günlük bravo, ya?a naralarynyn yanynda yarynlarymyz, çocuklarymyz için ciddi, kalycy planlarymyz olsun derim. Geçmi?imize layyk olmak hedefimiz olmaly.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Güzel Türkçemiz Kampanyasy
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 23 Mar 2006
Bildiriler: 304
Alıntıyla Cevap Gönder
Hürriyet Avrupa, Avrupa'da bir kampanya ba?latarak Türkçe'ye sahip çykyyor. 'Güzel Türkçemiz' kampanyasy ile Türkçe'yi tam olurak yazyp okuyamayan 1 milyon gençimizin ana dilini ö?renmesinin yolunu açyyor.

Temel hedef, Türkçe'nin Avrupa müfredatyna 2. yabancy dil olarak girmesi... Hürriyet, Avrupa'da 24 Kasym Ö?retmenler Günü'nde verdi?i 'Türkçe Eki' Türk veliler ve e?itimciler arasynda büyük yanky uyandyrdy. Bize gönderilen bir çok uyaryda "Türkiye, Avrupadaki Türkleri unutmak my istiyor? Türkçe'nin Almanya'da ya?ayan çocuklarymyza do?ru ö?retilmesi uyum adyna atylacak en önemli adymdyr... Alman üniversite ö?rencileri arasynda Türkçe ö?renmek moda olurken, biz genç beyinlerimizi ö?retmek için siyasi anlamda hiçbir giri?imde bulunmuyoruz... Çocuklarymyz kendi kültürlerinden kopuyor,
Türk imajyndan uzakla?ylyyor" deniliyor.

Hürriyet Yurtdy?y Yayynlar Müdürü Bülent Mumay, 24 sayfalyk 'Türkçe Eki'ni gösterdi?inde acy gerçe?i de anlatyyor:

"Ne acydyr ki, Trabzon'un nüfusu kadar Avrupaly Türk genci, Türkçe okuyup yazamyyor. Türkiye, Avrupa'daki bu gençlerimizi kaybetmek üzere. Bu nedenle iflas eden Türkçe e?itim sistemi yüzünden; dönere, Galatasaray'a ve Tarkan'a bayylan ama Türkçe konu?amayan bir nesil ortaya çykty. Bunun nedeni Türkçe diye zorunlu bir e?itimin olmamasy... Dersler bittikten sonra verilen kurslar, karne notunu etkilemedi?i için katylym %10'larda kalynca Türkçe bilmeyen bir nesil do?uyor."

Türkçe'nin geçmi? hükümetler tarafyndan görmezden gelinmesi nedeniyle ortaya çykan tablo ?u gerçekleri sergiliyor:

Almanya'da do?an 20 ya? altynda, 800 bin Türk kökenli çocuk ve genç var. Bu sayy, bütün Avrupa'da yakla?yk 1 milyona ula?yyor. Bu gençlerimizin %80'i, do?ru dürüst Türkçe okuma-yazma bilmiyor. Türkçe kitap veya gazete okuyamyyor. Bunun temel nedeni, 1960'ly yyllardan günümüze kadar çökmekte olan Almanya'nyn 'Türkçe Anadil E?itimi' sisteminin çökmü? olmasyna duyarsyz kalynmasy... Türklerin Almanya'daki 45 yyllyk macerasynyn geldi?i tabloyu kampanya haline
getirme cesaretini, Türklerin devletten çok güvendikleri Hürriyet Avrupa yerine getiriyor.

KRV eyaleti ba?ta olmak üzere bazy eyaletlerde açylan kurslara katylan Türk ö?rencilerin sayysy %10'u bile bulmuyor. Zaten Almanlar parayy kesti?i için emekli olan ö?retmenin yerine yenisi gelmiyor. Bazy yerlerde, Türkçe kurslara synyf verilememesi nedeniyle ö?renciler camilerde ders almaya ba?lady. Bu süreçte Türkiye'den gönderilen ö?retmenlerin ço?unlu?u da, Türkçe konusunda kurs vermekten çok kutsal de?erler üzerine e?itim verince 'gönüllü' ö?renci sayysynda çok ciddi dü?ü?ler meydana geliyor. Daha da vahimi bazy yerlerde Türkçe dersini Almanya'ya kaçanlaryn veya PKK'ly çetelerin eline geçmesi... Bunun sonucunda kurslaryn sayysy giderek azaldy.

ALMANCA KO?UL, TÜRKÇE HAK


Hükümetin bu vahim tablo kar?ysynda ciddi ?ekilde bir gündem olu?turmasy gerekiyor. O da ne mi; ana dilimizin Alman müferadyna seçmeli ders olarak girmesi... Yoksa, Almanya'daki yazarymyz Yüksel Pazarkaya'nyn uyum için dedi?i gibi 'Almanca ko?ul, Türkçe hak' anlayy?y egemen olmazsa Türkün varly?y, Türkçesiz bir varlyk olur; unutulan bir nesil olur.


'Türkçem, benim ses bayra?ym'

Yalçyn Bayer
Kullanıcı kimliğini gösterMetin YILMAZ tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
YURT DIŞINDA KAYIP NESİL
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2