Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Ahmetler Yaşasın
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 26 Eyl 2005
Bildiriler: 408
Şehir: KAYSERİ
Alıntıyla Cevap Gönder
Gece zifiri karanlık, sokak lambalarını kırmışlar yine
Ellerim cebimde bir meçhule giderdim
Bir türkü mırıldanırdım bütün korkularıma denk
Ökçeli ayakkabımla yalnızlığımı ezerdim
Bir sokağın yanından geçiyorken hayalet gibi
Tank gürültüsünü duymamışken kaldırımlar
Pusuya yatmıştı bütün karanlıklar.
Eli silahlı bir adamdı
Çıktı karşıma.
O an ikimiz de donakaldık
Dünyanın yükünü hissettim omzumda
Elindeki silah, bakardı sokağın başına
Bir ananın kuzusunaydı namlunun hedefi
Can pazarında sanki alındı satıldı Ahmet’in canı
Kelimeler anlamsızdı, yürekler acımasız
O gün kahpe kurşunlara hasım oldum yana yakıla,
O gün Ahmet’in canına kefil oldum
Ben tanımazdım ki Ahmet’i
Adem oğullarından bir candır diye düşünürdüm
Namlunun ucuna geçtim korka korka
Ahmet’e kıyma ey can, Ahmet’e kıyma!
Yalvardım yakardım Ahmet için
Dilimin dizimin bağı çözüldü
Gözlerimden yaş döküldü Ahmet için.
Hiç yıkılmaz sandığım dağlar yıkıldı
Bükülmez dediğim bilek büküldü
Silahın namlusu yere yıkıldı.
Ben bu hengamede çekerken bir offff
Ahmet’ti bu, sokaktan geçen
Ecel pazarlığında ne yaşanır bilmez ki
Öfkeyle baktı sokağı geçerken
Koca bir tükürüktü düştü önümüze
“Pis faşistler” dedi ikimize.
Git Ahmet git, güle güle git.
Bu sokaklara yaraşır senin gibi yiğit.
Ben korkarım silahtan, karanlıklardan
Bir silah gördüm mü namlusuna bakarım
Ahmet’ler yaşasın isterim, Ahmet’ler yaşasın.

_________________
Ne mutlu Türkçe konuşana
Kullanıcı kimliğini gösterS.Burhanettin AKBAŞ tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
KUSURSUZ
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 26 Eyl 2005
Bildiriler: 408
Şehir: KAYSERİ
Alıntıyla Cevap Gönder
KUSURSUZ

Tanrym seni kusursuz yaratty biliyorum.
Ke?ke sevgili Tanrym ke?ke...
Sana birkaç kusur verseydi.
Bu kadar kusursuz olmak sana yaky?myyor.

Seyit Burhanettin AKBA?

AKIL MI KALDI

Aklymy alyp da ba?ymdan
Soruyorsun bana aklyn nerede?
El insaf be kuzum, el insaf!
Akyl my byraktyn bende?

Seyit Burhanettin AKBA?

_________________
Ne mutlu Türkçe konuşana
Kullanıcı kimliğini gösterS.Burhanettin AKBAŞ tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Bendeki Sen
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 26 Eyl 2005
Bildiriler: 408
Şehir: KAYSERİ
Alıntıyla Cevap Gönder
Bendeki Sen
Bendeki seni görmen mümkün olsaydı eğer
Çöllerde yanmak neymiş, kutuplarda donmak nedir
Senin için herşeyi yapardım inan
Bütün renkler doğanın her parçası çılgın
Nehirler gözlerim, dağlar yüreğim olmuş
İçimdeki volkan ki tarifsiz patlamalarla sancılı

Bendeki seni görmen mümkün olsaydı eğer
Satır satır ezberlediğim yüzlerin
Boynuma doladığım, koynumda sakladığım saçların
Yüreğime hapsettiğin kalbini görürdün inan
Bir ırmağın denizlere koştuğu gibi
Yağmurun toprağa hasretle kavuşması gibi
Sana koştuğumu görürdün.

Yollara ve yıllara meydan okuyan ben
Senin yanında çaresizim inan.
Dünyayı verseler bir elime
Cenneti serseler önüme
Sensiz cennete bile girmezdim inan.

Sözler benim gibi çaresizce uçuşur
Yüreğimdeki yangın seninle tutuşur
Hayatımdaki tek gerçek sensin
Aklım da gönlüm de hep seni konuşur

Eğer bu senin şiirinse yazık bu şiire
Bu dünyadaki en güzel şiir sensin ki...


Seyit Burhanettin Akbaş

_________________
Ne mutlu Türkçe konuşana
Kullanıcı kimliğini gösterS.Burhanettin AKBAŞ tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Yenigünüm, Taze Baharım, Nevruzum
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 26 Eyl 2005
Bildiriler: 408
Şehir: KAYSERİ
Alıntıyla Cevap Gönder
Benim yeni günüm, taze baharım sensin
Bütün çiçeklerimin adı sensin
Taç yaptığım çiğdemim, nevruzum, papatyam
Seninle bahar olup açtılar.
Ergenekon’dan seninle çıktım.
Demir dağlarımı sen erittin.
Ruhumun kafeslerini kırdın.
Dağ rüzgarlarına, uçsuz bucaksız denizlere seninle koşarım
Burcu burcu kokan hürriyetim sensin
Buzullarla kaplı umut vadilerimdesin
İlk açan kardelenim.
Beni ısıtan, beni yakan, beni eriten
Yeni günüm, nevruzum, taze baharım sensin.
Varsın ellerin üşüsün,
Sen beni ısıt yeter ki…
Varsın her yeni yıl, bir yıl daha geçti diye seslensin.
Her nevruzda bizim yeniden açtığımızı,
Yeni baharlara, yeni umutlara, yeni hayallere koştuğumuzu,
Bizim her nevruzda aşkımızı tazelediğimizi bilmesinler.
Benim yeni günüm, taze baharım, nevruzum sensin.

Seke seke madımak topladığım, yemlik yediğim
Elsende deyip peşine koştuğum ceylanım.
Yanımdayken körebe oynayıp gözüm kapalı bulduğum
Gönül gözüyle bakıp sevdiğim sensin.
İlk çocuklukta cebime doldurduğum kavurga gibi sıcak
Yağmurlar gibi kanatlı, yüzüne yüzüme sürdüğüm toprak
Anadolu gibi bir bereketsin sen hayatımda.
Dokuduğun halılar gibi renk renk, desen desen
Bir emek ki ilmik ilmik maharet,
Ve alnındaki ter ki en mübarek…
Sırtımı ısıtan, yüzümü aydınlatan bir güneşsin sen.
Koparmaya kıyamadığım ilk kardelensin.
Varsın dünya dönsün bütün hızıyla
Varsın kıyametler kopsun, fırtına üstüne fırtına
Bütün bunlar vız gelir, tırıs gider
Yanımda sen, sen varsın ya…
Bana sen yarsın, sevgilisin ya…
Yeni günüm, taze baharım, nevruzum.
Aşım sensin, işim sensin, eşim sensin.
En acı zehirleri sunsam, yalnızca sen içersin.
Dibi olmayan kuyulara düşsem yalnızca sen gelirsin.
Benim yeni günüm, taze baharım, nevruzum sensin.

S.Burhanettin AKBAŞ

_________________
Ne mutlu Türkçe konuşana
Kullanıcı kimliğini gösterS.Burhanettin AKBAŞ tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Aşkın Beyazı
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 26 Eyl 2005
Bildiriler: 408
Şehir: KAYSERİ
Alıntıyla Cevap Gönder
Beyaz şehirde bir o yana bir bu yana uçuşan
o karlar
bir şehir ki beyazlara boyanan
Bir aşık ki hasrete dayanan
Yollara bakan, gönlünü yakan
Bir Anadolu türküsü kadar içli
Bir Anadolu kızı kadar zarif
o karlar, o karlar, o karlar
Bilirler mi ki acep gökleri yerleri ağlatan
Bir beyaz sevdakar
karlar, karlar, karlar
Ateşli bir yürek yangısının üstüne
ağlar, ağlar, ağlar
Kar taneleri
Alevli güllerin üzerine düşer
Kar taneleri
Dikenli yollara,
Kara sevdalara
Umutlu günlere düşer
Kar taneleri, ah o kar taneleri
Nar tanelerine döner...

_________________
Ne mutlu Türkçe konuşana
Kullanıcı kimliğini gösterS.Burhanettin AKBAŞ tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Yazıcıoğlu Muhsin'e ağıt
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 26 Eyl 2005
Bildiriler: 408
Şehir: KAYSERİ
Alıntıyla Cevap Gönder
Yazıcıoğlu Muhsin’e ağıt

Bugün dağlar kavuştu birbirine
Bugün sisler örtemedi ölümsüz gerçeği
Bugün Yazıcıoğlu Muhsin Hakka yürüdü
Her alperen gibi o da al bayrakta kan oldu
Yurdunun toprağına taşına sarıldı sıkı sıkı
Can verenlerin yoluna can oldu
Mamak’ın beton duvarlarında başlamıştı üşümeye
“Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum” derdi
Gezerdi yurdunun dağını, taşını
Severdi nane kokularını, yarpuzları, peygamber çiçeklerini
Göksun’da bir çeşme başına uzandı, uyuyuverdi
Uyudu, bir daha uyanmadı
Huzur doluydu, mutluydu
Ahir son ucu ölümlü dünyadan
Kekik kokulu bir koyakta ayrılıverdi
Elmalı’dan çıktım yayan
Dayan ey dizlerim dayan
Muhsin Bey, yürümüş Hakka
Dayan ey gözlerim dayan
Sivas’tan çıkmıştık yola
Ankara’da verdik mola
Mamak bizi misafir etti
İçe sine, doya doya
Yedi buçuk yıl bekledim
Mapushane damında
Suçun yok deyip saldıklarında
Bir gün olsun etmedim isyan
Bir kutlu sevdam vardı Türkiyem
Onun yoluna kurban olurdum
Göksun dağlarında ölmekmiş kaderim
Bin kere Muhsin olsam bin kere ölürüm
Yurdumun dağlarına, yaylalarına…
Ölüm bir saniyedir.
Ruhun bedenden uçması bir saniye…
Hükmedemediğim bir hayat için
Kimselerin fırıldağı olmadım ya…
Gözyaşlarınızla uğurlayacaksınız beni
Bilirim
Elleriniz gökyüzüne açık
Dilleriniz duadadır bilirim
Bu kutlu davalar için daha birçok Muhsinler ölür
Adımız kalır yadigar
Ama kutlu davalar ölmez
Göksun dağlarında hüzün
Tanrı dağından Hira dağına matem var bugün
Bir kutlu insan geliyor şeb-i arusa
Bir ruh koşuyor rahmanına doğru
Ölümüyle bile ibret veriyor bizlere
Ey siz hayat süren leşler, nereye gidiyorsunuz böyle
Allah’ın her günü bu milletin ömrünü çaldınız
Bir gün olsun ölümü düşünmediniz bile
Her gün Aliler, Fatmalar, Ayşeler ölürken
Hey siz, bıçaksız katiller!
Neden sesinizi hiç çıkarmadınız?
Bugün ben ölürken mi hatırladınız ölümü?
Daha dün sizlere ölüm yok muydu?
Benim adım Muhsin, Rabbü’l,Aleminin adı
İhsan eden, sonsuzlukta her şeyin sayısını ve yönünü bilen
Kadir-i Mutlak’ın sıfatı.
“Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum”
25 Mart 2009… Çarşamba günüydü tarihe iz düştüm
Yazıcıoğlu Muhsin bugün yürüdü Hakka
Bugün milletçe üşüdük, üşüdüm, üşüdüm…
Zikre dalmıştı her şey…
Dualarımız kanatlandı bugün arşa…

S.Burhanettin AKBAŞ

_________________
Ne mutlu Türkçe konuşana
Kullanıcı kimliğini gösterS.Burhanettin AKBAŞ tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Şiirlerim (S.Burhanettin AKBAŞ)
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
8. sayfa (Toplam 8 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2