Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Yaşam Işığı Şiirler
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 09 Eyl 2005
Bildiriler: 172
Alıntıyla Cevap Gönder
Yaşam Işığı Şiirler
M. Güner Demiray



Dursun Özden, Ulukışla Beyağıl'dan yüreği Toros çiçekli bir şair. Toprağı, bozkırı, dağları, mazlumları bilincinde yeşerterek dünyaya açmış duyargalarını. Özellikle de Ortadoğu'ya, Kafkasya'ya, Turkuvaz dünyaya. Onun şiirlerinde çoklayın gezgin şair kimliğini buluruz. Asya'dan Afrika'dan, yeryüzünün başka uzak köşelerinden barış kokulu sesler getirir, acılarını, aşklarını yansıtır.

İşte altıncı şiir kitabı "Yitik Zaman Işığı" da bu örgüde şiirlerden oluşuyor. Ağustos 2003'te sunulmuş şiirseverlere. "Yitik Zaman Işığı" yapıtında yeni bir söylem, değişik bir deyişle karşı karşıya kalıyoruz. Bu kitabıyla alışılmışın dışında sıcak bir şiir ortamı yaratıyor Dursun Özden. Daha çok Doğu uygarlığını, bu uygarlığın nesnel yapısını, ekin öğelerini dilsel bir çağrışım ağı oluşturarak yedirmiş şiirine. Hazer'den Horasan'a, platonik aşkların mekânı sahralara, çöllere yürüyor yüreğinde hep bir turkuvaz sevdası. Dursun Özden "hikmet burcunda bir şaman" duruşu sergileyen Hüseyin Ferhat gibi Avrasya coğrafyasından, çöl insanlarından esintiler getiriyor. Bu esintileri ak sözcükler yüklenmiş. Anadolu, Tunus, Filistin, Irak, Berberiler, Küba ve birçok ülke kendi egzotik yapılarıyla Özden'in şiir potasında yerlerini almışlar

Şair Özden, toplumcu bir bakış açısı ve gerçeküstü bir anlayışla yazmış şiirlerini. Bilinçaltından gelen ırmağı renkli şiirler üretmiş. Hele dizeleri yaşamdan soluk almış, canlı, diri nitelikleriyle okuyanda çarpıcı izler bırakıyor.

Gezgin şair her gittiği ülkede "sevgimsebil" diyerek yüreğindeki barışı sunuyor, insan olmanın, kendini bilmenin hikmetini dillendiriyor "Sevgim sebil-sevi kime gerek / ağlayana gülene sevilene sevene (s.10)". ilkesi budur Özden şairin. Bombaların altında can veren Irak insanının , Filistin halkının acısını yüreğinde duyar, barış gülü çocukların ölümüne ağıt yakar, "kara yılan çöreklendi kundağa / kan tutmuş baykuş öter boş beşikte / şahinler, akbabalar, sam amcalar üşüştü / kapı komşumuz ölümle cebelleşiyor eşikte (s.12)"; "Filistin kutsal toprak, ölüm tarlası / ağlama duvarında gülerken Musa / yeniden çarmıha gerildi kimsesiz İsa / ey Muhammed ya ali-tanrı aşkına / döne döne yana yana kanıyor dünya (s.19). Kardeş Azerbaycan'ın işgal altındaki toprakları içini sızlatır: "gül yok gülistanda/güllü basma, yamalı fistan / kaç bahar geçti son gülüşün ardından / kaçkınlık zor balam, unuttum sevdayı / ben ki, ateş gülü hazar maralı / bir bakışta dağları delen reyhan (s.3Cool.

Sevmek bir yerde özgürleşmektir. Bunun için tüm insanlığa bir umut ışığı yakar sevgi ateşiyle, insanın insana uzattığı dost elidir sevgi. Gönül pınarından çağlar, insanları çiçeklendirir. "savaşı durdurur sevgi sonsuz barış / zamansız zamanda ışıklı sel / melekler sevişirken özgürleşir / kopar zincirlerini düşistana gel" (s.25).

Dünyayı saran kargaşa, karabasan, dünyaya giydirilen ateşten gömlek ne denli ölümcül olsa da umudu ve iyimserliği dizelerinde sürekli diri tutarak insanlığa güven aşılar, geleceği aydınlık görür. Kötülüğün bir gün kesinlikle yeryüzünden silineceğini, ulusların eşitlik, paylaşım düzeyinde bir işbirliği çağına kavuşacağını muştular birçok şiirinde, "marmaristeki sütbeyaz bir zaman" benzeri bir çağ doğacağını dile getirir. Belki Mustafa Kemal'in atıyla gelecek bir kurtuluştur bu. "özgür atlar yelesinde, olgun nurlu bilgeler ordusu / türkiye-utku ateşiyle aydınlandı, bilgehan yontusu" (s.5Cool. Aşk doğanın kanıdır. Onun dilinden özneli besler. Doğanın tüm varlıklarını tanımlayan sözcükler aşkın tanımına dönüşür Özden'in şiirlerinde, "turnalar zamanı dağ eteği saçların alev alev / men sana gelmişem rüzgâr gülü öp güneşi (...) evcil tadımlık şiirbalı bir yudum uçuk sevi / ve ıslak havaya dağlıyor gece sessizce/kendini dip köklere uzat çelikten hüzün / meryem bahçesinde gül-güle gülüver / gül benizli hazar yeli gülüzar / çeliğe su verir demiri tavında döver" (s.40).

Şiirlerinde zaman zaman halk türkülerine, deyişlerine yaslandığını görürüz Özden'in. Sözlü yazın geleneği şiirinin kurgusuna belirgin bir etkide bulunmuştur. Kimi şiirlerini türkü biçemiyle oluşturmuş, "şahmaran", "küheylan", "madımak", "nevruz", "şahbaz", "gülmeme", "semah döndü turnalar-uçtum uçtum" gibi Türk folklor ve masal motiflerini dizelerine ustalıkla yerleştirmiştir. Doğu'nun "avesta", "ateşgah" ve benzeri kavramlarından yeni imgeler yaratmıştır. Azeri Türkçesinde geçen "kaçkın: mülteci, sığınmacı", "keskin9mek: yanaşmak", Türkmen Türkçesindeki "açkı: anahtar" vb. sözcükler Türkiye Türkçesinde de yaşatılabilir öztürkçe sözcüklerdir. "Keskinmek" sözcüğü ortak bir sözcüğümüzdür. Sivas, Gemerek ve dolaylarında da çok kullanılan bir sözcüktür. Cinsellik kapsamında ilişki için eylem durumunu içerir.

Özden'in şiirleri bir imge bahçesi aynı zamanda. Doğu ekini ağırlıklı dünya, uygarlık öğelerinden ve Türk dağarcığından süzülen gerçekçi , somut ve doğasal imgeler. Bu imgelerle kendine özgü bir güzelduyu yaratmış Özden.Şiirlerinde dizeler önemli bir yer tutuyor. Anlam çokluk tek dizelerde, kimileyin de birkaç dizede tamamlanıyor. Dizeler oldukça düzyazı tümceleri gibi uzun tutulmuş. Kırık ve kesik dize hemen hemen yok gibi. Dizelerinde yer yer ses yinelemelerini görüyoruz. Şiirinin bütününde ses uyumu, ritmi duyumsuyoruz. Ayrıca kurgusal yapımında benzer sözcük uyumlarına da tanık olduğumu belirtmeliyim. Sözcük ve imgelerin çağrışımlı dokusunda ince bir düşün ve felsefenin gizli iletilerine de ulaşamıyoruz. Üzüntüyü, Kederi, sevgi ve aşkıyla gezgin bir yüreğin evrensel sevdasını özümsüyoruz. Diyebilirim ki hepsi de yaşamın düş ve gerçeklerinden yansıyan öz türküler.

Demem o ki Özden'in kendi biçemiyle yarattığı kendine özgü bu şiirleri okuyana ayrı bir tad veriyor. O, şair bakışıyla her gittiği diyarın yüreğini yakalayıp değişik bir kanaldan şiir şiir damıtıyor bize. "Nirvana'ya ulaşmış lanetli bir Hindu gibi" bilgece. Gittiği ülkenin şiirsel ruhuna girerek salkım söğüde âşık bir ardıçkuşu sevdası içinde "Şiir ülkesinde yedi iklim yedi sevdalı derviş / Şiir atı, şiir okuyla yoleri, ben ki fatihlere eş."

................................

Yitik Zaman Işığı (Şiir), Dursun Özden, Babıali Kitaplığı, 96 s



http://www.turkdilidergisi.com/111/demiray.htm

_________________
ERDEMiN BAŞI DiL...
Kullanıcı kimliğini gösterdilsever tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Yaşam Işığı Şiirler
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2